Bağ-Kur sigortalılık tespiti talebinin, prim ve bildirge eksikliği nedeniyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilip Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacı tarafından belirli bir dönem için Bağ-Kur sigortalılık tespiti talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin ret kararı istinaf başvurusunun esastan reddiyle kesinleşmiş olup, davacının talep ettiği dönem için 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesinde öngörülen sürelerde prim ödemesi ve/veya kuruma intikal eden giriş bildirgesi bulunmaması ile borçlanma iradesini gösterir bilgi veya belgesinin de olmaması gerekçeleriyle, bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve kanuna uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 46. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.11.1994-23.10.1997 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18. maddesinde öngörülen sürelerde prim ödemesi ve/veya Kuruma intikal eden giriş bildirgesi bulunmaması ile borçlanma iradesini gösterir bilgi ve belgesinin de olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.