**İflas Tasfiyesinde Amme Alacağının Sıra Cetveline Kayıt Kabul ve Terkin Talebi Hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kararı.**
Özet: Bir vergi idaresinin müflis bir şirketten olan amme alacağının, iflas masası tarafından reddedilen gecikme zammı kısmı için iflas sıra cetveline kaydedilmesini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi, iflas tasfiyesinde amme alacaklarının kesinleşmiş olup olmamasına göre farklı hukuki sonuçlar doğduğunu, kesinleşmiş amme alacaklarının masayı bağlayarak sıra cetveline kabul edilmesi gerektiğini, kesinleşmemiş amme alacaklarının ise esasının incelenmeksizin kaydedileceğini ve idarenin idari yargı yoluna başvuru hakkının saklı tutulması gerektiğini belirtmiş, diğer alacaklıların itiraz hakları ile amme alacağının özel hukuk alacağı olarak nitelendirilmesi durumlarını da detaylandırmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2021NUMARASI: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))KARAR TARİHİ: █████/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı müflis ... .... A.Ş.''den █████/2012 tarihli beyannameye ilişkin vergilerin tahsili amacıyla 1.189.092,48 TL tutarında █████/2027 tarihli karar ile para cezası kararının düzenlendiğini, müflis şirketin cezaya itiraz ettiğini, müvekkilince idare mahkemesine dava açıldığını, açılan davanın sonunda müvekkilinin müflis firmadan gecikme zammı dahil 16.368.891,87 TL alacağının bulunduğunu, şirketin █████/2018 tarihinde iflas ettiğini, müvekkilinin alacağı için iflas masasına başvuru yaptığını, ancak iflas masasının gecikme bedelini reddettiğini, bunun üzerine kabul edilmeyen 1.068.203,39 TL tutarının masaya kayıt ve kabulü için iş bu davanın açılması zaruriyetinin hasıl olduğunu belirterek, iflas masası tarafından reddedilen alacağın masaya kayıt ve kabulüne yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDava dilekçesi usulüne uygun olarak davalı iflas idaresini tebliğe çıkartılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...İflas masasına yazdırılan bir amme alacağı o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre iflastan önce kesinleşmişse veya iflası açıldıktan sonra kesinleşirse, bu kesinleşme, iflas idaresi için de bağlayıcıdır; o (kesinleşmiş) amme alacağının sıra cetveline kabul edilmesi gerekir. İflas idaresi, kesinleşmiş bir amme alacağını sıra cetveline kabul etmezse (reddederse), amme alacaklısı, sıra cetveline itiraz davası açabilir (İİK. m.235, II c.1) Alacakları özel hukuktan doğan ve sıra cetveline kabul edilmiş olan iflas alacaklıları, o konudaki amme alacaklarının tahakkuku usulüne göre kesinleşmiş ve bu nedenle sıra cetveline kabul edilmiş olan bir amme alacağından dolayı, alacaklı amme idaresine karşı amme alacağının esası hakkında sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (İİK. m.235, II c.2) açamazlar. Ancak, iflas alacaklıları, amme alacağına sıra cetvelinde verilen sıraya itiraz edebilirler; bu itiraz sıraya itiraz niteliğinde olduğundan, iflas alacaklıları, amme idaresine karşı ticaret mahkemesinde sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası açabilirler (İİK. m.235, II c.2). İflas masasına yazdırılan bir âmme alacağı o konudaki âmme alacaklarının tahakkuku usulüne göre kesinleşmiş değilse, iflas idaresinin, o âmme alacağını, hakkında hiçbir karar vermeden, sıra cetveline yazması gerekir. Bu halde müflisin o âmme alacağına karşı başvurabileceği idari yargı yoluna (idare veya vergi mahkemesinde itiraz yoluna), müflis yerine, iflas idaresi başvurur. Buna rağmen, iflas idaresi, kesinleşmemiş bir âmme alacağının sıra cetveline yazılması talebini reddederse, âmme idaresi, iflas idaresi aleyhine (m.235, II c.1 hükmüne göre) ticaret mahkemesinde sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir. Bu davada, ticaret mahkemesi, âmme alacağının esası (mevcut olup olmadığı) hakkında bir inceleme yapamaz; iflas idaresinin âmme alacağına karşı idari yargı yoluna başvurmak (idare veya vergi mahkemesinde dava açma) hakkı saklı kalmak üzere, âmme alacağının sıra cetveline kaydına karar verir. İflas idaresinin kesinleşmemiş bir amme alacağının sıra cetveline yazması halinde, diğer iflas alacaklıları, amme alacağı hakkında (alacaklı amme idaresine karşı) sıra cetveline itiraz davası açamazlar; ancak, iflas idaresinden, o alacağa karşı idari yargı yoluna başvurmasını talep edebilirler. İflas idaresi (ve ikinci alacaklılar toplanması) o amme alacağına karşı idari yargı yoluna başvurmak istemezse, bu davayı açma hakkı, (İİK'nın 245. maddesine göre) isteyen alacaklıya (veya alacaklılara) devrolunur.İflas idaresi, masaya yazdırılan amme alacağını miktar olarak aynen kabul eder (sıra cetveline yazar) ve fakat alacaklı amme idaresinin bildirdiği sırayı kabul etmezse, yani, amme alacağını iddia edilenden başka bir sıraya yazarsa, o zaman, alacaklı amme idaresi, sıra cetveline karşı icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilir (m.235, IV).Yukarıda da belirtildiği gibi, iflas idaresi, amme idaresinin iflas masasına amme alacağı olarak yazdırmak istediği alacağın, amme alacağı olmadığı, bilakis özel hukuktan doğan bir alacak olduğu kanısına varırsa, (diğer özel hukuktan doğan alacaklar gibi), amme idaresinin yazdırdığı alacağın kabul veya reddine karar verebilir. İflas idaresi alacağın reddine karar verirse, amme idaresi, buna karşı iflas idaresi aleyhine sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235, II c.1).Alacağı sıra cetveline yazılan (alacaklı) amme idaresi, sıra cetveline kabul edilen diğer alacaklıların alacaklarına veya sıralarına itiraz edebilir ve onlara karşı sıra cetveline itiraz davası açabilir (m.235, II c.2). (Bkz: Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, Sh. 1339 vd.) Kamu alacağının haklı olup olmadığını iflas idaresinin ya da kayıt kabul davasına bakan mahkemenin inceleme yetkisi bulunmayıp, bu konuda karar vermek görevi idari yargınındır. Bir kamu alacağının kaydetmeyen iflas idaresi kararına karşı kamu alacaklısı olan kamu idaresini, iflas masasına karşı kayıt kabul davası açmaya zorlamak yerine, vergi alacağının masaya kaydedilmesi ve bu alacak iddiasına karşı müflis yerine iflas idaresinin idari yargıya başvurması gerekir. (Bkz. Dr. Adnan Deynekli, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2. Bası, Ankara, 2002, Sh. 647, 648). Kamu idaresinin, alacağını iflas masasına yazdırması için idari yargıda dava açması gerektiğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.” (Yargıtay 11. H.D.'nin 01.12.1987 tarih ve 4284 E., 6743 K; YHGK'nın 28.04.1993 tarih ve 19-65 E., 182 K; Yargıtay 19. H.D.'nin 17.01.2002 tarih ve █████████ E; ████████ K; 23.01.2003 tarih ve █████████ E., ████████ K; 25.09.2008 tarih ve 6379 E; 8813 K; 09.06.2010 tarih ve 4283 E., 7181 K. ilamları bu yöndedir.)Yargı içtihatları çok açıktır. Belirtildiği gibi üzere, kamu alacaklarında, masanın kayıt talebini reddetme imkanı olmadığı gibi, kayıt kabul davasına bakan ticaret mahkemesinin de alacağın esasına ilişkin inceleme yapma imkanı yoktur. Kamu alacakları iflas idaresi/icra müdürülüğü tarafından, masaya kaydedilir, sonrasında alacağın mevcut olmadığı düşüncesinde olunursa resen veya alacaklıların kararı üzerine idari yargıda dava açılır." gerekçesiyle davanın kabulü ile iflas idaresinin idari yargı yolunda dava açma hakkı saklı kalmak üzere; davacının 1.068.203,39-TL'lik alacağının, müflisin İstanbul ....İflas Müdürlüğü’nün ... iflas dosyasından işlem gören iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi usulüne uygun olarak tarafımıza tebliğ edilmediğinden davaya cevap verilememiştir. Gerekçeli karar ise iflas dairesine 01.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı kurum tarafından masaya kaydı talep edilen 16.018.891,87 TL alacağın 14.950.688,48 TL'sinin kabulüne 1.068.203,39 TL'sinin ise reddine karar verildiğini, ancak ret sebebi alacağın esasından değil, mükerrer kayıt talebinden kaynaklandığını, davacı kurum tarafından ....no.lu alacak kayıt talebi ile 1.068.203,39 TL halihazırda masaya kaydedilmişken, ... no.lu alacak kayıt talebine konu 16.018.891,87 TL alacağın içinde tekrar talep edildiğini, ekli müdürlük kararıyla mükerrerlik teşkil eden kısmın reddine karar verildiğini, mükerrer alacak kayıt talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, alacağın amme alacağı olması, mükerrerlik teşkil edecek biçimde alacak kayıt talebinde bulunma ayrıcalığı tanımadığını belirterek kararının kaldırılmasına ve mükerrer kayıt nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.Emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere; Taraflara hukukî dinlenilme hakkı verilmesi anayasal bir haktır. 1982 Anayasası'nın 36. maddesine göre teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukukî dinlenilme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nde de hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde: "(I) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir". hükmü düzenlenmiştir.Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama sürelerinin yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gerekir.Somut olayda, dava dilekçesi davalı iflas idaresine tebliğ edilmeden dosya üzerinden sonuca gidildiği görülmüştür. Bu durumda, dava dilekçesi usulüne uygun şekilde davalıya tebliğ edilerek savunma ve delilleri sorulmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, ondan sonra toplanan ve/veya toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmesi gerekirken; davalının hak arama özgürlüğü kapsamında iddia, savunma, usulüne uygun şekilde bilgilendirilme ve açıklama yapma hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur.Öte yandan ... ... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2018 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflas kararın kesinleştiği, iflas tasfiyesinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile; davacı müflis ... ... A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; davanın kabulü ile iflas içi konkordatonun tasdiki ile konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK'nın 309/5 ve İİK'nın 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarih █████████ E. ████████ K. sayılı kararı ile müdahil alacaklıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih █████████ E. █████████ K. sayılı onama kararı üzerine kesinleştiği, daha sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.01.2025 tarih ve ████████ E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verildiği, hükmün müdahil alacaklı ... A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizin 24.12.2025 tarih ████████ E. 2025/2 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve temyiz incelemesi sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır.İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir.İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur. " (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ile alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında yapılacak değerlendirme neticesinde sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerler davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi gereğince gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarihli ve 2021/..... Esas 2021/.. Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalının tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026