Asliye Ticaret Mahkemesinin, haksız fiilden kaynaklanan trafik kazası sonrası pert farkı ve mahrumiyet zararı tazminatı davasında ticari dava niteliğini inceleyen gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıya ait aracın davalıların kusurlu olduğu bir trafik kazasında pert olması ve sigorta teminat limitini aşan pert farkı ile mahrumiyet zararının tazmini talebiyle açılan bir davayı ele almakta olup, mahkemenin öncelikle davanın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girip girmediği hususunda Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda kapsamlı bir hukuki inceleme sunduğunu belirtmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM :... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16542-45581-58958] UETS
Av. ... - [15080-80681-68496] UETS
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - [16197-91150-19734] UETS
DAVALI : 2- ... - .....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
.DAVA:
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu, dava dışı ... Sigorta A.Ş.’nin sigortalısı bulunan .... plaka sayılı aracın █████/2023 tarihinde, müvekkiline ait olan ... plakalı araca çarpması sonucu oluşan kazada davacı aracında hasar meydana geldiğini ve aracın pert olduğunu, kazada %100 oranında davalı sürücünün kusurlu olduğunu, tazminat alacağı için sigorta şirketine başvurulduğunu ve sigorta şirketince söz konusu alacaklara ilişkin 120.000,00-TL ödeme yapılarak teminat limitinin tüketildiğini, limiti aşan pert fark tazminatı ve mahrumiyet zararının tahsili amacı ile davalılara karşı işbu davanın açıldığını belirterek davanın kabulü ile pert farkı tazminatı ve mahrumiyet bedeli olmak üzere şimdilik 200,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., usulune uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA GEREKÇE :
Dava, davalı şirketin işleteni ve diğer davalı gerçek kişinin sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen kaza sebebiyle, davacı araç malikinin karşı taraf araç sürücüsü ve işleteni aleyhine açtığı pert tazminatı ve mahrumiyet zararının tazmini istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.
A- Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
B- Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m. TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
C- Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda davacı taraf, mülkiyeti kendisine ait olan aracın yapmış olduğu kazada aracın pert olduğunu ve mahrumiyet zararının da oluştuğunu belirterek tazminat talebinde bulunmaktadır ve taraflar arasındaki uyuşmazlık temelde haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Önemle ifa etmek gerekir ki, davacı eldeki davada karşı tarafın aracı için sigorta poliçesi tanzim eden sigorta şirketine karşı dava açmamıştır, sigorta şirketine husumet yöneltmemiştir ve bu sebeple dava sigorta hukukundan kaynaklanmamaktadır ve yukarıdaki açıklamalar ışığında da mutlak ticari dava değildir. Öte yandan; davacı ve davalı araç sürücüsü de tacir konumunda değildir. Bu bilgiler ışığında, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı sonucuna varılmıştır.
Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115).
Dosya içerisinde bulunan tüm deliller ile dava dilekçesinin incelenmesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, sigorta şirketine husumet yöneltilmediği ve buna göre davanın sigorta hukukundan kaynaklanmadığı ve davacı ile davalı sürücünün de tacir olmadığı, davacı aracının hususi araç niteliğinde olduğu ve ticari olmadığı hususları birlikte değerlendirilmiş ve eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıca, Davaya bakmaya Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kanaatiyle işbu karar verilmiş olup, anılan mahkemece verilen karar tipik bir görevsizlik kararı değil, bir gönderme kararı olduğundan merci tayinine yönelik olarak hüküm ihdas edilmemiş, dosyanın görevli mahkeme olan Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair hükümle yetinilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davaya bakmaya Polatlı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli Polatlı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine,
4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine,
Dair; Davacı vekili ve davalı şirket vekilinin yüzlerine karşı, davalı gerçek kişi yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!