Kamu hizmetine tahsisli enerji nakil hattı bulunan arazinin 6292 sayılı Kanun ile şahsa satışı sonrası irtifak ve pilon mülkiyeti talebinin reddi temyizi.
Özet: Davacı kamu kurumu, 6292 sayılı Kanun kapsamında orman sınırları dışına çıkarılarak davalı şahsa satılan taşınmaz üzerinde, satış öncesinde tesis edilmiş enerji nakil hatları ve pilon yerleri bulunduğunu ileri sürerek, kamulaştırma kararı ve kamu hizmeti amacıyla irtifak hakkı ile pilon yeri mülkiyetinin kendi adına tescilini istemiş; ancak ilk derece mahkemesi, davalının taşınmazı usulüne uygun olarak edindiğini, davacının taleplerini satış öncesinde ve Hazineye karşı ileri sürmesi gerektiğini, davalı şahsın oluşan mülkiyet hakkı karşısında davacının zilyetliğe dayalı iddiasının üstün sayılamayacağını belirterek davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde çalışma alanında bulunan 1 51... parsel sayılı 2.718,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkili kuruma ait .. İstanbul .. .. 19 66... yıllarında alınan kamu yararı kararı ile hat geçirildiğini, hatların 19 67... yıllarında kesin kabulleriyle teslim alındığını, tarih öncesinde hatların fiilen geçirildiğini, 26.09.2012 tarihinde Milli Emlak Müdürlüğüne müracaat ederek 1.014, 07... ,18 m² irtifak haklarının, 83,98 m² pilon yeri mülkiyet hakkının bedelsiz kurum adına kurulmasının talep edildiğini, işlem tamamlanmadan başvurunun sehven dikkate alınmadan taşınmazın davalı ...'a satıldığını, yolsuz tescil yapıldığını, pilon yerinin mülkiyeti ve irtifak hakkı tahsis edildikten sonra vatandaşa taşınmazın verilmesi gerektiğini, 6292 sayılı Kanun'un 6/12. maddesi gereği kamu hizmetine ayrılan veya bu amaçla kullanılan yerlerin hak sahiplerine satılamayacağını belirterek irtifak hakkı ve pilon yerinin müvekkili kurum adına tescil edilmesini, olmadığı taktirde hak talep edilen yerin Hazine adına tescilini, müvekkili adına mülkiyet ve irtifakın bedelsiz tescilini ve kalan kısmın diğer davalı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı müvekkilinin 1990'lı yıllarda çok sayıda hak sahiplerinden satın aldığını, taşınmazı kullandığı döneme ilişkin ecrimisil ödediğini, sonrasında 6292 sayılı Kanun uyarınca Hazineden satın aldığını, 6292 sayılı Kanun'un 6/12. maddesi gereği kamu hizmetine ayrılan yerlerin idarece kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 3 ay içinde idareye bildirilmesinin şart olduğunu, davacı tarafın 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 26.04.2012 tarihinden sonra 26.09.2012 tarihinde başvurduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılınca, 6292 sayılı Kanun gereği hak sahibi satış isteyince ilgiliden taşınmazın 119,31 m²lik kısmı üzerinde ... adına bedelsiz irtifak hakkı tesis edilmesini bu işlem için herhangi bedel istemeyeceği ve durumun tapu kütüğüne belirtme şeklinde düşülmesine dair 25.05.2016 tarihli taahhütname alınıp satış işlemi yapılması için tapu müdürlüğüne yazı yazıldığını, muvafakat edilince de satışın yapıldığını, davalı ...'ın enerji nakil hattını bildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği ve taşınmazı satın alan kişi adına tapuya tescil edilip mülkiyet belirlendikten sonra, şahsi hak niteliğindeki şerhe yönelik olarak açılacak davaların dinlenme olanağı bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının, doğru görülmediği (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, Esas █████████, Karar █████████, Tarih █████/2021), dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edildiği, kadastro çalışması neticesinde taşınmazın davalı ... kullanımında olduğunun tespit edildiği, davalının başvurusu üzerine Hazine tarafından usulüne uygun olarak taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince davalıya satışının ve tescilinin yapıldığı, davalının hak sahipliğinin oluşmasında yolsuz tescilin bulunmadığı, satış bedelini ödeyerek taşınmazın davalı adına tescil edildiği, taşınmazın davalı adına tescil edilmesiyle birlikte davalının taşınmazda mülkiyet hakkının oluştuğu, mülkiyet hakkı karşısında davacının zilyetlik nedeniyle üstün bir hakkının varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda, davanın zilyetlik nedeniyle irtifak hakkı tesis edilmesi, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davacının eldeki davayı Hazine ve tapu maliki aleyhine açtığı, ancak davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca 14.03.2017 tarihinde yapılan satış işleminden sonra 18.12.2020 tarihinde açtığı, gerçek kişi adına kayıtlı tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu ve tapu kaydının 6292 sayılı Kanun kapsamında oluşmasına göre yolsuz tescil niteliğinde olmadığı, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe kullanıcı şerhi, tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı, bu durumun dava şartı olduğu, yargılamanın her aşamasında İlk Derece Mahkemesince resen nazara alınması gerektiği, davanın red sebebine göre davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazda müvekkili kuruma ait 19 66... yıllarında alınan kamu yararı kararı ile hat geçirildiğini, hatların 19 67... yıllarında kesin kabulleriyle teslim alındığını, tarih öncesinde hatların fiilen geçirildiğini, 36.09.2012 tarihinde Milli Emlak Müdürlüğüne müracaat ederek 1.014, 07... ,18 m² irtifak haklarının ve 83,98 m² pilon yeri mülkiyet hakkının bedelsiz olarak müvekkili kurum adına kurulmasının talep edildiğini, işlem tamamlanmadan başvurunun sehven dikkate alınmadan taşınmazın ...'a satıldığını, yolsuz tescilin olduğunu, pilon yerinin mülkiyeti ve irtifak hakkının tahsisi yapıldıktan sonra vatandaşa taşınmazın verilmesi gerektiğini, 6292 sayılı Kanun'un 6/12. maddesi gereği kamu hizmetine ayrılan veya bu amaçla kullanılan yerlerin hak sahiplerine satılamayacağını, zilyetliklerinin kamusal yarara dayandığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın zilyetlik hukuksal nedenine dayalı irtifak hakkı tesis edilmesi ve tapu iptali ve tescil, olmazsa Hazine adına tescil ile sonrasında mülkiyet ve irtifak hakkının bedelsiz olarak tescili istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.