Estetik diş tedavisi vaadiyle yapılan cerrahi müdahalede doktorun aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesi ve komplikasyonlu ayıplı ifa nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi kararı.
Özet: Gülüş estetiği ameliyatı sonrası enfeksiyon ve hassasiyet gibi komplikasyonlar yaşadığı, doktorun aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davası açan hasta, ilk derece mahkemesi tarafından estetik sonucun kabul edilebilir bulunmasına rağmen, cerrahi müdahalenin ayıplı ifa edildiği ve bilgilendirme eksikliği olduğu gerekçesiyle, ödeme ispatı yapılamadığından maddi tazminat talebinin reddedilmesine, ancak yaşanan elem ve keder nedeniyle 15.000 TL manevi tazminata hak kazanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin diş etlerinin fazla görünüyor olmasından dolayı davalı doktora görüşme ve muayene amaçlı gittiğini, davalı doktorun üst çenenin gömülüp alt çenenin öne alınması şeklinde bir ameliyat olması gerektiğini ve müvekkiline bunun çok basit bir ameliyat olduğunu söylediğini, davacının tedavi ile ilgili bilgisiz olması doktorun kendisine garanti vermesi, sorunsuz bir ameliyat ve istediği sonucu taahhüt etmesi üzerine ameliyat için ikna olduğunu, doktorun ve personelinin tıp bilimine, etik kurallara uymayan davranışları, ameliyat öncesi sözleşmeye aykırılık, onam sorumluluğunu ihlali, hatalı müdahaleler sebebiyle kalıcı olarak hasara maruz kaldığını, yüz orantısını kaybettiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, maddi tazminat yönünden; müvekkili tarafından bugüne kadar yapılan özel ve devlet hastaneleri dahil tüm muayene, tahlil, film vs. ücretleri ile bu sağlık kuruluşlarına gidiş geliş masrafları ve özellikle bundan sonra yapılacak iyileştirme masrafları için fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.500,00 TL maddi tazminatın ve müvekkilinin yaşamış olduğu elem, keder ve acıları bir nebze dahi hafifletmek amacıyla 400.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan, işlem tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın olası risk, komplikasyonlar ve tedavinin tüm aşamaları ile ilgili aydınlatılmış olduğunu, estetik amacıyla değil tedaviye yönelik cerrahi operasyonlar yapıldığını, tedavinin başarı ile gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iş sahibinin gülüş estetiği konusunda davalı yüklenici ile anlaştığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporunda davacının gülüş estetiğinin iyileştiği, diş eti görünürlüğünün azaldığı, hastanın son durumunun değerlendirilmesinde elde edilen sonucun kabul edilebilir olduğu diş hekiminin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun mütalaa edildiği, ancak davacıya uygulanan tedavinin cerrahi müdahale içerdiği, bu uygulama nedeniyle plak vidalarda enfeksiyon ve bölgede hassasiyete neden olunduğu, plak-vida ile ilgili işlemlerin 5 adet ameliyat ile tamamlandığı, davalı doktor tarafından uygulanan işlem nedeniyle komplikasyonların meydana geldiği hususunun sabit olduğu, bu tespitlere göre yapılan işlem sürecinin iş sahibinin beklediği amaca uygun olmadığı, ayıplı ifa edildiği, davacıya yapılan uygulamalar öncesi tedavinin komplikasyonları ve süreci konusunda bilgilendirildiğine ilişkin bir kısım onam belgelerinin bulunmadığı bir kısmı bakımından ise davacının yeterince aydınlatıldığının davalı tarafça ispat da edilemediği, davacıya yapılan tedavi sürecinin davacı iş sahibi yararına gerektiği gibi uygulanmadığı, bu durumda davacı davalı hekimin edimini sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirmediğinden sözleşmenin feshine yönelik ödenen bedelin iadesini talep edebileceği, tedavi bedelinin ödendiğini ispat külfetinin davacı yanda olduğu, davacının ödemelerin elden yapıldığını belirttiği, davalı yanın ödeme yapıldığını kabul etmediği, davacının başkaca yasal delil ibraz edemediği, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, bu nedenle davacının ödeme olgusunu ispat edemediği, manevi tazminat talebi yönünden ise tedavi sürecinin manevi yönden davacıda elem, üzüntü, ızdırap meydana getirdiği, TMK'nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurlu eylemin niteliği ve mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi gözetilerek davanın kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tedavi için davalı tarafa yapılan ödemelerin elden yapıldığını, davalı tarafın tutulması lazım gelen belgeleri eksik tuttuğunu, yapılan ödemelere ilişkin makbuz veya fatura düzenlemediğini, davalının hiçbir ücret almadan tedavi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vergi ödememek ve geliri gizlemek için elden aldığı parayı da inkâr ettiğini, mahkemenin delilleri yetersiz bulması halinde bu durumda dava konusu ameliyatlar için emsal ücret araştırması yapması gerektiğini, yapılan ameliyat için ücret alınmadığını kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat bakımından ise hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması gerektiğini, olayda davalının ağır kusurlu olduğunu, davalının müvekkili üzerinde mutabakat sağlanmamış bir tedavi yöntemini uyguladığını, başarısız olduğunu, müvekkilinin bu ameliyat nedeniyle çalışamadığını, uzun süre normal hayatını devam ettiremediğini ve hala düzelemediğini, verilen manevi tazminat miktarının oldukça az olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki diş estetiği ameliyatından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat talebinin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki belirlemeler dikkate alındığında; davacıya uygulanan tedavinin cerrahi müdahale içerdiği, bu uygulama nedeniyle plak vidalarda enfeksiyon ve bölgede hassasiyete neden olduğu, plak-vida ile ilgili işlemler için 5 kez ameliyat yapıldığı, meydana gelen komplikasyonların davalı doktor tarafından uygulanan işlemden kaynaklandığı, davacıya yapılan uygulamalar öncesi tedavinin olası komplikasyonları ve süreci konusunda bilgilendirildiğine ilişkin bir kısım onam belgelerinin bulunmadığı, bir kısmı bakımından ise davalının yeterince aydınlatıldığının davalı tarafça ispat edilemediği, bu tespitlere göre yapılan işlem sürecinin iş sahibinin beklediği amaca uygun olmadığı, işin ayıplı ifa edildiğinin bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, mahkemece davacının ödeme olgusunu ispat edememesi nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de davalı tarafından ücret alınmaksızın ameliyat yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu davacının talebini aşmayacak şekilde maddi tazminat talebinin kabulü gerekirken reddi doğru olmamıştır. Davacının manevi tazminat talebi bakımından ise 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 05.11.2016 tarihinde ameliyat edildiği, davalı doktor tarafından uygulanan işlem nedeniyle komplikasyonların meydana geldiği, ameliyatın 5 kez tekrarlandığı, 5. ameliyatın 19.07.2017 tarihinde yapıldığı, yapılan işlemin süreci, kusurlu eylemin niteliği ve mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi dikkate alındığında manevi tazminatın az olduğu uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.