İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin, konut sigortasından doğan su baskını hasarı tazminatında sigortalıya ödenen bedelin yetersiz olduğu iddiasıyla açılan davanın istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacının konutunda meydana gelen su baskını hasarı nedeniyle sigorta şirketinden tazminat talep ettiği bu davada; ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi sonucunda sigorta şirketinin halihazırda ödediği 7.330,24 TLnin, tespit edilen gerçek hasar bedeli olan 6.794 TLden fazla olduğunu belirterek davayı reddetmiştir; davacı ise kararı istinaf ederek bilirkişi raporunun hasarı eksik tespit ettiğini, malzeme ve işçilik bedellerini düşük bulduğunu ve muafiyet uygulamasının hatalı olduğunu iddia etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████ KARAR NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ: █████/2021DAVA: Tazminat (Konut Sigortasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mah., .... Sokak, No:..., D:.., ... adresindeki konutun davalı sigorta şirketi tarafından Bina, (yangın, yıldırım, infilak) sigortası ile sigortalandığını, sigortaya konu konutu su bastığını, risk gerçekleştiğini, poliçe kapsamında hasar husule geldiğini ve durumun sigortacıya ihbar edildiğini, sigortacı tarafından ekspertiz raporu düzenlendiğini ve kesin raporda ödenebilir tutarın 4.160,00 TL belirlendiğini, bilahare düzenlenen ek raporda ise 7.142,24 TL hesaplandığını, hasar bağlamında söz konusu tutarın fahiş derecede düşük kaldığını beyan ederek yapılacak yargılama ile müvekkilinin gerçek zararının tespit edileceğini, davalı sigortacının ödemesi gerektiği halde ödemediği tazminatın şimdilik 9.000,00 TL'nin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.CEVAPDavalı sigorta şirketi davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; "...Davacı tarafa ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından hasar tarihini kapsar şekilde sigortalanan ...Mah., .... Sokak, ... Apt, No: ..., Daire .., ..., İstanbul adresinde bulunan konut 27.06.2019 tarihinde su basması sonucu hasar gördüğü, davacı tarafça, poliçe kapsamında hasarın tazmini için sigorta şirketine başvurulması üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete 27.08.2019 tarihinde 7.330,24 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafça, iş bu davada, sigorta tarafından belirlenip ödenen hasar bedelinin düşük kaldığı iddiası ile 9.000,00 TL tazminat talep edilmiştir.Mahallinde keşfen inceleme yapılarak alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, meydana gelen hasar nedeni ile muafiyet düşülmesi sonucu davacı sigortalıya ödenmesi gereken bedelin 6.794,- TL olarak hesap edildiği, belirlenen bu bedelin hasar dosyası kapsamında davacıya ödenen 7.330,24 TL bedelden düşük olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacının zararının fazlası ile karşılandığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili gerekçeli kararın tebliğinin ardından sunmuş olduğu █████/2022 tarihli ve "█████/2021 Tarihli bilirkişi ek raporuna ilişkin beyanımızın sunulmasıdır." konulu dilekçesinde; bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, olay nedeniyle zemin ve zemin altının, parkelerin ıslanmış ve çürümüş durumda olduğunu, sadece daire içi değil bahçe kısmı ve bahçeye çıkan hol ve duvarların fazlasıyla tahrip olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından esas alınan malzeme ve işçilik ücretlerinin rayice nazaran düşük kaldığını, tenzili muafiyet uygulanmaması gerektiğini, daire aylardır kiraya verilemediğinden boş kaldığını, bilirkişi heyeti tarafından verilen kök ve ek raporların zararı tespitten fahiş derecede uzak düştüğünü beyan etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen dilekçe ile istinaf yoluna başvurup başvurmadığının açıklanması istinaf yoluna başvurulduğu takdirde harç ve masrafların yatırılması için davacı vekiline █████/2022 tarihinde muhtıra çıkartılmış, davacı vekili tarafından bir açıklama dilekçesi sunulmamış ancak istinaf harçları ile istinaf avansının yatırıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, sigortalı konuta su basması nedeniyle sigortalı dairede oluşan hasarın, konut sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu konut, davalı şirket nezdinde █████/2019-2020 tarihleri arasında dahili su, sel ve su baskını dahil çeşitli risklere karşı teminat altına alınmıştır. Sel ve su basması halinde %2 muafiyet öngörülmüştür. Poliçede dava dışı ... "Sigortalı", davacı şirket ise "Katılımcı" olarak yer almaktadır. Dava konusu hasar teminat süresi içerisinde meydana gelmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından gönderilen poliçe ekli cevabi yazıda █████/2019 tarihinde ...'a 4.360,00 TL, █████/2019 tarihinde ...'a 4.360,00 TL, █████/2019 tarihinde .... Şti'ye 7.330,24 TL, █████/2019 tarihinde ... Ticaret'e 295,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı bildirilmiş, 7.330,24 TL ve 295,00 TL ödeme dekontları gönderilmiştir. Ekspertiz raporunda; 4-5 ay önce konutun bulunduğu binanın ortak bodrum kat merdiven kovası duvarından su girdiği, suyun nerden geldiğinin net olarak bilinemediği, ancak ...nin bu olaydan sonra ekspertiz tarihinden birkaç gün önce yoldan geçen kanalizasyon kanallarını değiştirdiği bilgisi alındığı, sadece sigortalının değil bitişik binalardaki bodrum kat daireleri de su bastığından, ... hatları kaynaklı tıkanıklık - geri tepme yaşanmış olmasının makul bulunduğu, yapılan incelemede konutta bulunan 3 adet kapı kasası, 3,0 x 4,5 m ebadında salon parke ve duvar boyası, 3,0 x 3,0 m ebadındaki oda duvar boyası ve parkesi, 4,0 x 3,5 m ebadında oda duvar boyası ve parkesi, 5,0 x 1,0 ebadında koridor duvar boyası hasarlı tespit edildiği onarım masrafının 4.360,00 TL hesap edildiği belirtilmiştir. Ek raporda ise kesin rapor uyarınca sigortalı ile mutabık kalınamadığı, sigortalının hasarın daha büyük olduğu ve suyun devam ettiğini beyan etmesi üzerine kaçağın net olarak tespit edilmesi için sigortalı konuta ... firmasının yönlendirildiği, firmanın raporunda suyun komşu bina altında bulunan bir kaynaktan geldiği, yağmur zamanı arttığı tespitlerine istinaden mevcut hasarın onarım bedelinin (cihaz ile tespit bedeli: 250,00 TL, 6 adet amerikan kapı yenileme bedeli: 6 x 800,00 TL = 4.800,00 TL, salon + 2 oda + koridor duvar boyası: 140 m2 x 10,00 TL/m2 = 1.400,00 TL, alçı sıva bedeli: 200,00 TL, salon ve 2 oda parke yenileme bedeli: 40 m2 x 45,00 TL/m2 = 1.800,00 TL, moloz atım bedeli : 300,00 TL, tavan boya yenileme bedeli: 73 m2 x 6,00 TL/m2 - 438,00 TL) toplam 9.188,00 TL hesaplandığı, sel ve su baskını teminatı kapsamında değerlendirildiği, enflasyonlu bina sigorta bedelinden %2 muafiyet tutarı olan 1.607,76 TL, hesaplanan 9.188,00 TL'den düşülerek bakiye hasarın 7.580,24 TL bulunduğu ancak 9.188,00 TL'nin içinde yer alan hasar kalemlerinden biri olan tavan boyası (438,00 TL) yönünden ödemenin sigortacının takdirine bırakıldığı ve bu tutarın da düşülmesiyle 7.142,24 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahallinde keşfen yapılan inceleme neticesinde inşaat mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda; daireye giren suyun nerden geldiği hususunda herhangi bir işaret görülemediği ancak yeraltı suyundan kaynaklandığının tahmin edildiği, bodrum katılda olan dairenin salon ve odaların parkelerinde, duvar boyalarında ve kapı kasalarında hasar meydana geldiği, salon ve odaların mevcut parkelerinin sökülerek atılması ve yenilenmesi, bütün duvarlarda kabaran sıvaların kazınması, temizlenmesi, yeniden alçı sıva ile kapatılması ve arkasından saten boya yapılması, bazı kapı kasalarının zemin ile birleştiği kısımlarda hasar oluştuğundan bu kasaların değişmesi gerektiği, kapı kanatlarında herhangi bir hasar görülmediği ancak kapılar arasında uyum sağlanması için bu üç kapının tamamen değişmesi gerektiği, tavan boyalarının iyi durumda olduğu ve hasarlı kısımların bulunmadığı tespitlerine yer verilmiş ve söz edilen hasarlara ilişkin salon ve 2 oda parke yenileme bedeli 40 m2 x 45,00 TL/m2 = 1.800,00 TL, duvarlardaki kabaran kısımların kazınması ve yeniden alçı sıva yapılması maktu 500,00 TL, duvarlara saten boya yapılması 140 m2 x 10,00 TL/m2 = 1.400,00 TL, 6 adet kapı değişimi 6 x 800,00 TL = 4.800,00 TL, sökülen parke ve diğer molozların atılması maktu 200,00 TL, dairenin genel temizliği maktu 300,00 TL olmak üzere toplam 8.400,00 TL belirlenmiş 80.300,00 TL'den % 2 muafiyet olan 1.606,00 TL düşülerek nihai hasar 6.797,00 TL hesap edilmiş, ek raporda kök raporda yer alan tespitler yinelenmiştir.TTK'nın "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409.maddesinde; "(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2022 tarihli ███████-478 E. █████████ K sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...Zarar sigortalarının (mal ve sorumluluk sigortaları) amacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortalının maruz kaldığı veya kalacağı zararın tam olarak tazminini sağlamaktan ibarettir. Özellikle mal sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi üzerine sigortalının alacağı tazminatın gerçek zararla sınırlı olması ve sigortalının hiçbir surette maruz kaldığı olay dolayısıyla haksız zenginleşme imkânına kavuşmaması gerekmektedir. Başka bir deyişle sigorta sözleşmesi bir kazanç sağlama aracı olmadığından sigortalının mal varlığında haksız bir artış meydana getirmemelidir. Zenginleşme yasağı olarak ifade edilen bu durum sayesinde sigorta sözleşmesi kazanç aracı olmaktan uzaklaşacaktır. Zenginleşme yasağının sonucu olarak sigorta tam sigorta olarak yapılmalı; sigorta bedeli sigorta değerine eşit olmalıdır. Sigorta bedeli taraflarca kararlaştırılan, sigorta poliçesinde gösterilen ve rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sigortacının ödeyeceği azami miktarı ifade eder. Sigorta değeri ise sigorta edilen menfaatin tam (rayiç ekonomik) değerini ifade eden bir kavramdır. Sigorta edilen menfaatin tam değeri ise rizikonun gerçekleştiği andaki değere karşılık gelmektedir. Sigorta sözleşmesi yapılırken sigorta değeri, sigorta bedelinin tespitine esas teşkil eder.Zarar sigortalarında rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarar, sigorta zararı olarak adlandırılır. Sigortacı, sigorta bedeli daha yüksek olsa bile riziko gerçekleştiğinde sigortalıya ancak uğradığı zararı ödemekle mükelleftir. Bu durum zenginleşme yasağının bir sonucudur. Başka bir deyişle zarar sigortalarında geçerli olan zenginleşme yasağı gereğince sigortacı sadece rizikonun gerçekleşmesi ile ortaya çıkan zararı ödemekle yükümlüdür...." Sigorta kapsamına giren bir rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta şirketinin ödeyeceği tutar, sigortalının gerçek zarar miktarıyla sınırlı olacaktır. Sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarı, sigortalı malın rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmektedir. Alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya esas verilen ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Poliçede %2 muafiyet öngörüldüğünden bu yöndeki itirazları yerinde değildir. Ayrıca poliçede yer alan enflasyon klozu nedeniyle ekspertiz raporunda muafiyet tutarı 1.607,76 TL hesaplanmasına rağmen bilirkişi raporunda bu kloz dikkate alınmadan davacı lehine olacak şekilde 1.606,00 TL hesaplanmıştır. Raporda nihai zarar 6.797,00 TL hesap edilmiştir. Sigorta şirketi tarafından ise bu tutarın üzerinde 7.142,24 TL ödeme yapıldığından davacının bakiye zararı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmış, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ayrıca kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL 'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026