Yargıtay, mera vasfıyla kadastro tespiti yapılan taşınmazların tapu tescili ve mülkiyet uyuşmazlığında, kapsamlı tapu kaydı ile detaylı mera araştırması yapılmasını vurgulayan bozma kararı verdi.
Özet: İlk derece mahkemesinin, kadastro tespitinde mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazların davacılar adına tesciline yönelik kararının, davacıların tapu kayıtlarının ve tescil ilamının harita ile birlikte usulüne uygun uygulanmaması, taşınmazın geçmişteki niteliğinin zilyetlikle iktisaba elverişliliğinin yeterince araştırılmaması ve meraya ilişkin detaylı inceleme yapılmaması gerekçeleriyle bozulduğu; bu doğrultuda, tapu kayıtlarının revizyonu, tescil ilamlarının ve haritalarının zemine çakıştırılması, taşınmazın önceki ve mevcut durumu hakkında yerel bilirkişi ve uzman ziraat bilirkişisi raporları ile tanık beyanlarının somut verilere dayalı olarak eksiksiz bir şekilde değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2018/9 E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asıl dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 36... ve 2 35... parsel sayılı sırasıyla 4.002.154, 53... .196.131,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, mera vasfıyla sınırlandırılmışlardır.
2. Asıl dosya davacısı ... dava dilekçesinde; tapulu arazisinin mera olarak kaydedildiğini, kadastro çalışmasında parsellerin bütün olarak gösterildiğini belirterek, yapılan yanlışlığın düzeltilmesini ve taşınmazların adına tescilini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... ... dava dilekçesinde; dava konusu 2 36... parsel sayılı taşınmazın doğusunun yol, batısı, kuzeyi ve güneyinin mera ile çevrili 20 dönüm arazisinin kendisine babasından intikal ettiğini belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile davaların kabulüne, dava konusu 2 36... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 14.07.2014 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 40.185,62 metrekare kısma son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilerek davacı .. adına, 30.07.2009 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 19.334,87 metrekare kısma ise son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilerek davacı ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2018 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla "..'in dayanağı tapu kaydı tescil ilamı ile oluştuğu halde tescil ilamı ve haritası 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi gereğince uygulanması gerekirken uygulanmadığı, kapsamı haritaya göre belirlenmediği ve taşınmaz kadastro sırasında mera olarak tespit gördüğü halde tapu kaydının miktar fazlası yönünden ve davacı ...'in davasına konu bölüm yönünden yöntemine uygun mera araştırması yapılmadığı, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tapu kaydının revizyonu sorulup ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtlarının getirtilmesi ve tespitte uygulanan bu tapu kaydının iktisap sebebini oluşturan tescil ilam ve krokisi, taşınmaz başında tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen aynı köyden ve komşu köylerden seçilip belirlenecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tanıklar yardımı ile tescil haritası ve kadastro haritası, ölçekleri eşitlenerek ve zemine çakıştırılmak suretiyle uygulanması, fen bilirkişisinden tapu kapsamını tescil haritasına göre gösterir ölçekli krokili rapor alınması, yapılacak tapu uygulamasına göre tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması nedeniyle zemine uygulanmasının mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde tapu kaydı gayri sabit hudutlu ise miktarı ile geçerli olduğundan tapu kaydının kapsamı sabit sayılan sınırlar esas alınarak miktarına göre belirlenmesi, tapu kaydının miktar fazlası bölümünün ve ayrıca davacı ...'in dayanağı vergi kaydı mülkiyet belgesi niteliğinde olmadığına göre davasına konu bölümün zilyetlikle edinilebilmesi için öncesinin niteliğinin zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olması gerektiği göz önüne alınarak yöntemine uygun mera araştırması yapılması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin kadim mera olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, üç kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan; dava konusu taşınmaz bölümünün toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve diğer yönlerden taşınmazın kalan bölümü ve komşu taşınmazlardan nasıl ayrıldığı, arada ayırıcı bir unsur olup olmadığı, taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor ve fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli, her iki davacının dava konusu ettiği taşınmaz bölümlerini aynı harita üzerinde gösterecek şekilde denetime elverişli rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazların mera vasfıyla orta malı olarak tespit gördüğü, davacı ... ...'in vergi kaydına dayanarak, davacı ...'in ise tapu kaydına dayanarak dava konusu yerlerin tespitinin iptalini talep ettiği, bozma ilamından sonra dava konusu yerlere iki ayrı keşif düzenlendiği, yapılan keşiflerde mahalli bilirkişilerin dava konusu yerler hariç etrafının kadimden beri mera olarak kullanıldığını belirttikleri, ziraat bilirkişi heyetinden alınan raporda ise dava konusu yerler üzerinde mera bitkilerine rastlandığı ve mera ile bir bütünlük arz ettiğinin belirtildiği, davacı ... ...'in sunduğu vergi kaydının dava konusu 2 35... parsel sayılı taşınmazın içerisinde talep ettiği yere uygulandığı ve vergi kaydının bu yere uyduğunun tespit edildiği, davacı ...'in dava konusu 2 36... parsel içerisinde talep ettiği yerlere dosya içerisinde bulunan 5 adet tescil ilam krokisinin uygulandığı ancak ilgili tescil ilam krokilerinin, mevki, hudut ve şeklen dava konusu yerlere uymadığı, dava konusu yerlerin mera olarak tespit gördüğü, mahalli bilirkişilerin dava konusu yerlerin içerisinde bulunduğu mera parsellerinin kadimden beri mera olarak kullanıldığını belirttikleri, mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacları ve sınırlarının daraltılamayacağı, zilyetlikle bu yerlerden toprak edinemeyecekleri" gerekçesiyle davaların reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti gibi mera özel siciline kaydına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların dava konusu edilen yerin müvekkiline ait olduğunu söylediklerini, İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü yazısına göre dava konusu parselle ilgili mera kaydının olmadığını, dava konusu yerin miras yoluyla aralıksız müvekkili tarafından 80 yıldır kullanıldığını, jeodezi raporunda da imar-ihya olduğunun belirtildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleşen dosya davacısı ... ... temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen yerin kesinlikle mera olmadığını, sadece etrafının mera olduğunu, arpa ve buğday ektiklerini, mahalli bilirkişilerin de aynı beyanda bulunduğunu, dayanak vergi kaydının uyduğunun da rapor edildiğini, jeodezi raporuna göre de yerin mera olmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin mera olup olmadığı ve taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup. asıl dosya davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... ...'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl dosya davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... ...'in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 462,15 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!