Vekaleten imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, murisin kısıtlılık halindeki geçersiz feshinden doğan menfi tespit ve kötüniyet tazminatı davası.
Özet: Davacının, babasına vekaleten imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin, babasının kısıtlanması sonrası davalı kardeşi tarafından yapılan feshinin hukuken geçersiz bulunması nedeniyle davacının sözleşmeye dayalı borçtan sorumlu olmadığı, bu sebeple davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, ancak davalının icra takibini başlatmasında kötü niyetli olmadığına hükmedildiği, yargılama giderlerinin ise haksız takibe girişen davalıya yüklenmesine karar verildiği bir uyuşmazlıktır.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/... E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, babasına vekaleten babası adına kayıtlı taşınmaza ilişkin dava dışı yüklenici ile 24.05.2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, babasının vesayet altına alınması nedeniyle kardeşi olan davalının bina yapımına engel olduğunu, bundan ayrı olarak inşaat yapılacak parselde imar tevhid işlemelerinin tamamlanamaması nedeniyle işin geciktiğini ve bu arada tarafların babalarının vefat ettiğini, yaşanan gecikmede müvekkilinin kusuru bulunmamasına rağmen, davalı tarafın zarara uğradığını iddia ederek müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, Tebligat Kanunu'na aykırı tebligat yapılması nedeniyle takibin kesinleştiğini, davalı tarafça başlatılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin, ... İcra Dairesinin 2022/... E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; inşaat sözleşmesini vekaleten imzalayan davacının, işlemin karşı tarafı olan müteahhidin menfaatini koruduğu halde kendi menfaatlerini korumadığını, davacının, sözleşmenin yapıldığı 24.05.2017 tarihinden, sözleşmenin feshedildiği 5.11.2019 tarihine kadar inşaat maliyetlerinin artmasından kaynaklı zararlardan, sözleşme uyarınca dava dışı müteahhidin arsa sahiplerine ödemeyi taahhüt ettiği kira yardımlarından, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarından vekil sıfatıyla sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, tarafların babası ...'ye vekaleten dava dışı şirket ile ... 5. Noterliğinin 24.05.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzaladığı, murisin ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı kısıtlandığı, kısıtlılık kararının 26.03.2019 tarihinde nüfus kayıtlarına işlendiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ... 5. Noterliğinin 05.11.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile murise vekaleten davalı tarafından feshedildiği, sözleşmenin feshedildiği tarihte murisin kısıtlı olduğu, davacının, fesih tarihinde vasi olmadığı, vasi olsa da bu işlemi yapabilmesi için vesayet ve denetim makamının iznini alması gerektiği, bu nedenle ortada gerçek anlamda feshedilmiş bir sözleşme bulunmadığı, fesih işleminin taraf ehliyeti yönünden yok hükmünde olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi geçerli olduğundan, davalının feshe dayanarak davacıdan alacak talep edemeyeceği, davacının murisin kısıtlandığını bilmesine rağmen murise vekaleten işlem yaptığı, eldeki davada davalının kusurundan söz edilemeyeceği, yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğu, aynı sebeple icra takibi yönünden davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının ... İcra Dairesinin 2022/... E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinafa gelenin sıfatına göre davacının, davalıya takip konusu borcu olmadığının sabit olduğunun kabulünün gerektiği, davalı alacaklının, davacının, babasına vekaleten dava dışı yüklenici ile imzaladığı 24.05.2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaattaki gecikmelerden ve dava dışı müteahhidin arsa sahiplerine ödemeyi taahhüt ettiği kira yardımlarından, gecikme tazminatı ve cezai şart alacaklarından, vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek davacı aleyhine icra takibine giriştiği, davalı icra takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği, Mahkemece kötüniyet tazminatı talebinin reddinin yerinde olduğu, ancak davalı tarafça haksız yere takibe girişilmesi nedeniyle eldeki davanın açılmak zorunda kalındığı, davacının dava açmakta haklı olduğu, yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davacının ... İcra Dairesinin ██████████ E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; eldeki davanın açılmasına, yetkisi olmadığı halde dava konusu sözleşmeyi feshederek davacının sebep olduğunun alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafça vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasıyla davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere; İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf yoluna başvurmayan davalının, takip konusu borç nedeniyle alacaklı olmadığının kabul edilmesine ve yargılama giderlerinin davada haksız çıkan davalıya yükletilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!