İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı davasında kusur ve hasar tespitine yönelik hukuki mücadele.
Özet: Trafik kazası sonrası aracında oluşan değer kaybı nedeniyle davalı sigorta şirketinden tazminat talep eden davacı, TRAMER kayıtlarındaki %100 kusurluluk oranına itiraz ederek, aracının ağır hasar ve onarım görmesi sonucu piyasa değerinde yaşanan düşüşün giderilmesini isterken; davalı, başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, kusur oranının ve gerçek zararın uzman bilirkişi ile tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur; mahkeme, olaydaki kusur durumu ve değer kaybı miktarının çözüm bekleyen temel sorunlar olduğunu, TRAMER ve davacı uzman mütalaası arasında kusur tespitinde farklılıklar bulunduğunu belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19.11.2024
KARAR TARİHİ : 13.07.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 günü dava dışı ...'a ait, sürücü ... yönetimindeki (davalıya ... sigortalı) ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Tramer kayıtlarında müvekkile ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak gözüktüğünü, bu tespiti kesinlikle kabul etmediklerini, dosyanın kusur incelemesi için bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın 2016 model, ... marka, henüz 121.922 Km. de, orijinal ve hatasız bir araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın parçalarının işlem gördüğünü, araçta toplamda 168.443,57-TL tutarında hasar meydana geldiğini, aracın görmüş olduğu işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu (Emsal: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 24.1.2001 tarihli, ...E. ve ...K.), arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek,HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğindeki davalarının kabulü ile şimdilik 10,00-TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru sahibi tarafından 2918 sayılı KTK ve Sigortacılık Kanunu gereğince sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığı sunulması gereken zorunlu evrakların sunulmadığı ve/veya eksik sunulması sebebiyle başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın reddi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı olan aracın kusuru oranında sorumluluk sebebiyle, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın uzman bilirkişi veya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket ancak ... genel şartlarında öngörülen şekilde belirlenecek gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabileceğini, bu hesabın uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, söz konusu aracın daha önce kazaya karışıp karışmadığının araştırılması gerektiğini, ticari faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi (değer kaybı) zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının aracının olay nedeniyle hasarlanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; kazadaki kusur durumu ve tazminat (değer kaybı) miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, tramer kayıtları alınan bilirkişi raporu, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Olay sonrası düzenlenen "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı"nda; ...plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’un, “Bir önceki sokaktan ana yola (sürdüğüm) birden yavaşça çıkınca sollamak istedim, çok ağırdı, sollayım derken aracıma çarptı” şeklinde, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye ... sigortalı ... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’ın, “Seyir halinde giderken sola sinyalimi verip Değirmen sokağa geçerken arkamdan sol şeritten gelip bana çarptı” şeklinde yazılı beyanda bulundukları, çizilen “Kroki”de, yol, hava, zemin, çevre, trafik levhaları, geometri vb. detaylar belirtilmediği için belli olmamakla birlikte bölünmemiş iki yönlü, iki şeritli ... Caddesi yolu ile ... sokak yolunun kesiştiği üç yönlü (T) kavşak alanında (B) aracının sağ şeritte, (A) aracının sol şeritte yan yana durduklarının resmedildiği, otomobilin sağ ön yan, kamyonetin sol yan kesimlerinden hasarlandıklarının işaretlendiği, krokinin tutanakta gösterildiği anlaşılmıştır.
Tramer kayıtlarına göre davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ve ... tarafından hazırlanan 13.07.2024 tarihli Uzman Mütalaasında; (A) ... plakalı ... marka araç sürücüsü ...’ un; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Madde 84/e " Geçme yasağı olan yerlerde geçme." ve yine bu madde kapsamında aynı kanunun “Geçme kural ve yasakları” başlıklı 54/b-4 Maddesini " Kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında, önündeki aracı geçmek yasaktır." ihlal ettiğinden % 50 (yüzde elli) “Asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. (B) ... plakalı Toyota marka araç sürücüsü ...' ın ise; 2918 sayılı K.T.K’ nun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlıklı Madde 84/f maddesini (Doğrultu değiştirme, manevraları yanlış yapma) ve bu madde kapsamında “Sürücülerin Uyacağı Diğer Kurallar, Dönüş kuralları” başlıklı 53/b-2 (sola dönüşlerde) maddesini “Yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya, zorunludurlar.” ihlal ettiğinden % 50 (yüzde elli) “Asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 30.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacıya ait ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’un olayda %70 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, sigortalı ... plaka numaralı hususi kamyonetin sürücüsü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ...’a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının kaza tarihi döneminde gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre 110.000,00 TL mertebesinde olduğu, kazaya karışan sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilir zararın 33.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Tramer kayıtlarında davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu bulunduğu, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ve ... tarafından hazırlanan 13.07.2024 tarihli Uzman Mütalaasında % 50 kusurlu bulunduğu, mahkememizce alınan 30.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda ise % 70 oranında kusurlu bulunduğu anlaşıldığından, kusur oranı ile ilgili söz konusu çelişkilerin giderilmek üzere İstanbul Karayolları Trafik fen heyetinden rapor istenmesine karar verilmiş, heyetten verilene 26.04.2026 tarihli raporda özetle; Geçme yasağı olan kavşak bölgesinde önündeki aracı geçmeye çalışırken; geçme, şerit izleme ve değiştirme kural ve yasaklarını ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama kurallarını ihlal ederek kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında KTK” nın 84. maddesinin (e) bendinde öngörülen "Geçme yasağı olan yerlerde geçme" sebebiyle... plakalı aracın sürücüsü ...'un % 50 oranında kusurlu olduğu, Kavşak alanı içinde dönüşe hazırlandığı sırada arkasında gelen trafiği etkili biçimde kontrol etmeyen, dönüş kurallarını ihlal ederek kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında KTK nın 84. maddesinin (f) bendinde öngörülen "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” sebebiyle ... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'ın % 50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...sahipliğinde ve kaza anında ... yönetiminde olan 2016 model, 121.922 km. Deki ... plakalı ... hususi otomobilin 21.06.2024 kaza tarihi itibari ile araç değer kaybının 90.318,00.-T olduğu bildirilmiştir.
Kusur Durumu;
Davacı vekilince dava dilekçesi ekinde sunulan ve ... tarafından hazırlanan 13.07.2024 tarihli Uzman Mütalaasında tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilmiştir.
Dava konusu olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı hususi otomobil ile bölünmemiş, iki yönlü, iki şeritli ... Caddesi yolunun sağ şeridini takiben ... istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan (T) tipi üç yönlü kavşak kesimine geldiğinde aksine davranarak zamanında yavaşlamadan ve seyir şeridi içerisinde kalıp önünde aynı istikamette ilerleyen kamyonet ile arasındaki emniyet mesafesini korumadan tehlike bölgesine-kavşak alanına ön tedbirsiz yaklaşmaya devam eden, şeritleri ayıran orta çizgi daimi düz tip olmasına rağmen kavşak yaklaşımında sol şeride yönelerek yakın mesafede önündeki kamyoneti geçmeyi tercih eden, kamyonet sürücüsünün sol dönüş amacıyla yavaşlamasını, daha düşük hızla ilerlemesini, sol dönüş sinyal işaretini, konumunu ve mesafesini dikkate almayan, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya direksiyon manevra tedbiri uygulamayan, gerekirse durup kamyonet sürücüsünün sola dönüş manevrasını tamamlamasını beklemeyen, kamyonetin sağ tarafından yeterli genişlikteki boşluk alandan ilerlemeyen, trafikte can ve mal güvenliği açısından tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkaran, emniyetle duramayacak mesafede tehlike bölgesine yaklaşarak sol yan tarafından ilerlediği esnada da kamyonet sürücüsünün sağ şerit içerisinden yolun soluna doğru yönelmesi sonucu sonucu çarpıştıkları anlaşılan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sürücü...’un %70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu olduğu, yine aynı olayda sevk ve ... plaka numaralı hususi kamyonet ile bölünmemiş, iki yönlü, iki şeritli ... Caddesi yolunun sağ şeridini takiben ... istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan (T) tipi üç yönlü kavşak kesimine geldiğinde sola dönüş manevrası ile sol tarafında kalan ... sokak yoluna yönelmeden önce sola sinyal verip niyetini belli etmesine rağmen aksine davranarak yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşıp dönüş için uygun ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, arkasından gelen trafiği, yolu ve çevresini yan ayna donanımını veya başını çevirerek gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, yasak olmasına rağmen sol arkasından emniyetle duramayacak mesafede kendisini geçmek üzere yaklaşan otomobili, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, olası kaza tehlikesini savuşturmak adına gerekirse manevrasını geciktirip otomobil sürücüsünün geçmesini beklemeyen, sol şeride yöneldiği esnada da sol yan kesimleri ile manevra alanı kapanan otomobilin sağ ön köşe kesimleri ile sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir
Kusur konusundaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları fen heyetinden alınan raporda ise taraflar eşit kusurlu bulunmuş, böylece dava dilekçesi ekinde sunulan ve ...tarafından hazırlanan 13.07.2024 tarihli Uzman Mütalaasındaki görüş doğrulanmıştır. Söz konusu tespit ve görüş mahkememizce de benimsenerek taraflar eşit kusurlu kabul edilmiştir.
Değer Kaybı Yönünden;
Bilirkişi tarafından dava dilekçesine sunulan emsaller, Tramer kayıtları, TÜİK tarafından yayımlanan Taşıt-Kilometre istatistik verileri, taşıtlar ile ilgili olarak döviz kurundaki artışlar, kasko değer listesi verileri, emsallerinin ikinci el piyasa değerinin ilgili filtrelemeler ile pazarlığa açık şekilde günümüz koşullarında ..., ..., ..., .... vb. Sitelerdeki ilanlar, Yargıtay uygulaması ve gerçek zarar ilkesi çerçevesinde yapılan inceleme ve araştırma sonunda; aracın özellikleri, genel durumu, uğranan hasarın derecesi, uygulanan onarımın mahiyeti dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmaları, incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değerinin (hasarsız hali) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri aralarındaki fark olan mutlak değer kaybının ortalama (1.890.000,00 TL - 1.750.000,00 TL=) 140.000,00 TL olarak günümüzde belirginleştiği ve ortalama rayiç değerinde taşıt özelinde yaklaşık %7,40 civarında nispi oranda azalmaya denk düştüğü, kaza tarihi itibarıyla ise yaklaşık (1.500.000,00 TL-1.390.000,00 TL=) 110.000,00 TL mertebesinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yapılar araştırma ve inceleme mahkememizce de yeterli olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle raporun bu yönüyle de kabul edilmemesi için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmış, değer kaybının 110.000,00.-TL olduğu kabul edilmiştir.
Kusur konusundaki çelişkinin giderilmesi için alınan Karayolları Trafik Fen heyetinin raporunda, mahkememizin 18.03.2026 tarihli ara kararında talep edilmemesine rağmen sehven değer kaybı araştırması da yapılarak görüş bildirilmiş ve araç değer kaybının 21.06.2024 kaza tarihi itibari ile 90.318,00.-TL olduğu bildirilmiş ise de bu görüş karara esas alınmamıştır. Öncelikle mahkememizce böyle bir araştırma yapılması istenmemiştir. İkincisi ise önce Sigorta Genel Şartlarına göre hesaplama yapılarak araç değer kaybı 68.504,00.-TL olarak bulunmuş, sonra piyasa rayiç araştırmasına göre çok sınırlı olarak (5 adet) 2026 yılına ait ilanlar üzerinden günümüz fiyatlarına göre değerlendirme yapılarak değer kaybı 190.625,00.-TL olarak bulunmuş, bulunan değer geriye 1,7 çarpanı ile kaza tarihine götürülmüş ve bulunan 112.132,00.-TL ile ilk metoda göre bulunan 68.504,00.-TL toplanıp ortalaması alınmak suretiyle belirlenmiştir. Bu hesaba iştirak etmek mümkün değildir. Sigorta Genel Şartlarına göre hesaplama yapmak Anayasa mahkemesi kararı ile ortadan kaldırıldığı gibi her dönemin rayiç fiyatları toplumun içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi şartlara göre değişiklik gösterdiğinden, her yılın şartları, alıcı ve satıcıların beklentileri aynıymış gibi dava tarihinden sonraki fiyatlara ve günümüz rayiçlerine göre bulunan değer geriye götürülemez. Kaza tarihindeki rayiçlerin esas alınması gerekmektedir ki Mahkememizce alınan 30.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama böyle yapılmıştır. Bu nedenle davacının aracında oluşan değer kaybının 110.000,00.-TL olduğu yönündeki kabulümüz değişmemiştir.
Buna göre davacı tarafın araç sürücüsünün kusuru oranında indirim yapıldığında davacı tarafın talep edebileceği değer kaybı zararının 110.000,00.-TL / 2 = 55.000,00.-TL olduğu kabul edilmiştir,
Davacı vekili de 10.06.2026 tarihinde değer arttırım dilekçesi vermiş ve netice-i talebini 45.159,00.-TL'ye çıkartmış, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktara göre tamamlayarak harcını yatırmıştır.
Davacı vekili 03.09.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine araç değer kaybı ödemesi talebinde bulunmuştur. Bu talep elektronik tebligat ile yapılmış olup, 5 gün eklendiğinde tebliğ tarihi 09.09.2024 olup, 8 iş günü ilavesi ile davalı sigorta şirketinin 20.09.2024 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak; 20.09.2024 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte ve taleple bağlı kalınarak 45.159,00.-TL değer kaybı zararının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Temerrüt tarihi olan 20.09.2024 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte 45.159,00.-TL maddi tazminatın (Araç Değer Kaybı Zararı) davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin hakların SAKLI TUTULMASINA.
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 3.084,81-TL olup, peşin alınan 427,60-TL ile 771,10-TL tamamlama harcı toplamı 1.198,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.886,11-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 350,00-TL, bilirkişi ücreti 34.000,00-TL'den oluşan 34.350,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 771,10-TL tamamlama harcı toplamı 35.976,30-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!