Ambulans helikopter kiralama hizmeti sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta tasfiye başvurusunun reddi işleminin iptali ve alacak talebinin kısmen kabulü ile karşı davanın reddine dair hakem kararının iptali başvurusu.
Özet: Davacı bakanlık, davalı iş ortaklığı aleyhine açılan tahkim davasında verilen, helikopter kiralama hizmet sözleşmesinin tasfiyesi talebinin reddi işleminin iptali ile alacak isteminin kısmen kabulüne ve bakanlığın karşı alacak talebinin reddine dair hakem heyeti kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, teknik şartname hükümlerinin davalı lehine yorumlandığını, karşı davadaki iddialarına yeterli gerekçe sunulmadan reddedildiğini, tek bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğunu ve sözleşme hükümlerinin göz ardı edildiğini iddia ederek iptalini talep etmiş; davalı ise iptal sebeplerinin maddi hukuka ilişkin olduğunu, hakem heyetinin usulüne uygun çalıştığını ve kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
SAYISI : ███████ E., 2026/2 K.Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı İş Ortaklığı tarafından 19 Adet Ambulans Helikopter Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşmenin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca tasfiye edilmesi talebinin reddine dair işlemin iptali ve alacak istemiyle müvekkili Bakanlık aleyhine İstanbul Tahkim Merkezi nezdinde tahkim davası açıldığını, tahkim davasına sundukları cevap dilekçesi ile sözleşme kapsamında havuz hesabı işletilen son hak ediş raporuna göre tespit edilen Bakanlık alacağı ile kesin teminat tutarının geç tahsil edilmesinden kaynaklı alacak talebiyle davalı iş ortaklığı aleyhine tahkim davası ikame ettiklerini, hakem heyetince yapılan tahkim yargılaması neticesinde 07.08.2025 tarihli karar ile asıl davada davacı-karşı davalının, sözleşmenin 4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca 15.03.2019 tarihinde yaptığı tasfiye başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile alacak talebinin kısmen kabulüne, karşı davanın tüm talepler bakımından reddine karar verildiğini, tasfiye talebinde bulunan davalının taleplerinin kabul edilmemesi gerektiği halde teknik şartname hükümlerinin davalı lehine yorumlanması ve hakem heyetince yapılan yargılama neticesinde karşı davanın reddine karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, karşı davadaki iddia ve taleplerini karşılayıcı detaylı gerekçelere yer verilmediğini, karşı davanın reddine dair kararın HMK’nın 439. maddesine aykırı olması nedeni ile karşı davanın reddi kararının iptali gerektiğini, aynı şekilde asıl kararın kabulüne dair hakem heyeti kararının da iptali gerektiğini, zira sözleşmeler hukuku gereği, kanunu emredici hükümlerine aykırı olmamak koşulu ile taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, sözleşmede hakediş miktarının nasıl hesaplanacağı ve havuz hesabının nasıl işletileceğinin açıkça belirtildiğini, kamu yararı gözetilmeksizin sadece genel kanun hükümlerinin dikkate alınarak da sonuca varılamayacağını, dolayısıyla ihaleye iştirak ederken ihale sözleşmesi akdederken durumunu bilen ve sonrasında mezkur düzenleme ile alakalı herhangi bir talep ve itirazda bulunmayan davalının iddialarına dayanılarak hakediş alacakları yönünden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hakem heyetince tek bir bilirkişiden alınan rapora itibar edilmesinin de usule ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda davalı lehine talepleri dışında 16.404.092,31 TL hesaplama yapıldığını, tarafların ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş bir alacak kalemini davaya eklemesi yahut dava türünü değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek hakem heyeti kararının iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen iptal sebeplerinin maddi hukuka ilişkin olduğunu, davacının karşı davanın ret gerekçesinin belirtilmediği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, HMK’nın 267. maddesi ve İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kurallarının 29. maddesi gereği hakem kurulunun dilediği sayıda bilirkişiye dosyayı tevdi etmekte serbest olduğunu, dosyada görevlendirilen bilirkişinin davacı tarafından belirtilen niteliklerin tamamını taşıdığını, taraflarınca ıslah ile artırılan miktarın cari hesap kapsamında alacaklı oldukları tutar olduğunu, dolayısıyla ıslah ile artırılan miktarların yeni talepler kapsamında olmadığından tam ıslah yapılmasına da ihtiyaç bulunmadığını, iş bu tahkim davasının taraflar arasındaki 01.06.2018 tarihli sözleşmede yer alan tahkim şartı sebebiyle açıldığını, hakem heyetinin sözleşmede belirlenen usullere uyularak tayin edildiğini, hakem heyetinde davacı tarafından seçilen bir hakemin de yer aldığını, kararın oy birliği ile verildiğini, yargılama sürecinde davacı tarafın usule ilişkin bir itirazının bulunmadığının duruşma zaptına kaydedildiğini, kararın süresi içinde ve tahkim sözleşmesi kapsamında bulunan konularla ilgili verildiğini, kararın kamu düzenine aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ(İLK DERECE) KARARIBölge Adliye Mahkemesinin(İlk Derece) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem kararının iptali sebeplerinin HMK'nın 439/2. maddesinde sınırlı olarak belirtildiği, davanın süresinde açıldığı, tahkime konu uyuşmazlığın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle tahkime elverişli olduğu, yine tahkim yargılamasında ve karar içeriğinde kamu düzenini ihlal eden bir husus tespit edilmediğinden kararın kamu düzenine de aykırı olmadığı, dava konusu Hakem Heyeti kararı incelendiğinde; taraflar arasındaki 19 Adet Ambulans Helikopter Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme ve ekleri, 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu, TTK, TBK, HMK, Yargıtay içtihatları ve diğer ilgili mevzuat hükümleri incelenmek suretiyle uyuşmazlığın irdelenip değerlendirildiği, 1. Davacının hakem heyeti kararında karşı davadaki iddia ve talepleri karşılayıcı detaylı gerekçelere yer verilmediği iddiası yönünden; hakem heyeti kararında davalı-karşı davacının iddia ve savunmalarının özetlendiği, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin karar gerekçesine yazıldığı, karara bağlanacak uyuşmazlık konularının tek tek belirlendiği ve davalı-karşı davacı idare tarafından açılan karşı davanın ret gerekçelerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulduğu dikkate alındığında HMK'nın 439/2-f bendinde yer ''Tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edilmediği'' yönündeki iddiasının yerinde bulunmadığı, 2. Davacının ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş bir alacak kalemini davaya eklemesi yahut dava türünü değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığı iddiası yönünden; hakem heyetinin HMK’nın 428. maddesi ile ... Tahkim Kuralları'nın 28. maddesinde yer alan ''Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında yeni bir talep sonucunda bulunulabilir. Ancak tek hakem veya hakem kurulu, yeni talep sonucunda bulunulmasında gecikildiğini veya yeni talep sonucunda bulunulmasının diğer taraf için haksız bir şekilde büyük bir zorluk yarattığını ve diğer hal ve şartları dikkate alarak, yeni talep sonucunda bulunulmasına izin vermeyebilir.'' hükmü dikkate alınarak davacı-karşı davalının talep sonucu değişikliklerini içeren dilekçesi konusunda karşı tarafın görüşlerinin alındığı, dilekçedeki beyanlardan davalı-karşı davacı bakımından haksız bir şekilde büyük bir zorluk yarattığına dair bir kanaate ulaşılmadığı, davacı-karşı davalının talep sonucu değişikliklerine ilişkin beyan ve ıslah dilekçesinin hakem heyeti tarafından ... Tahkim Kurallarının 28. maddesi kapsamında kabul edildiği, ne var ki bu kabul kararının, taleplerin içeriğinin önceden esastan kabul edildiği anlamına gelmediği, bu talepler ile ilgili konu başlıkları altında, söz konusu talepler gerekçeleriyle birlikte karara bağlanacağının açıkça belirtildiği, başka bir deyişle, davacı tarafından ileri sürülen bu iptal sebebinin Hakem Heyeti kararında ayrıntılı olarak tartışıldığı anlaşılmakla birlikte davacı/karşı davalının hakem heyetine sunduğu dava dilekçesinde hakediş bedellerinin ödenmesi talebi ile ilgili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ödenmeyen son hakediş bedelini talep ettiği, bilirkişi raporu ile belirlenen önceki hak ediş bedelleri yönünden talep sonucunun ıslah yolu ile artırılmasının HMK'nın 439/2-d. bendinde yer alan ''Hakem veya hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda karar verdiği veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı'' yönündeki iddiasının da yerinde bulmadığı,3. Davacının diğer iptal sebepleri yönünden ise; hakemin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı, başka bir ifade ile kararın pozitif hukuk kurallarına göre isabetli olup olmadığı bir iptal sebebi olmadığından, iş bu davada da inceleme kapsamı dışında olduğu, esasen tarafların aralarındaki tahkim şartını içeren sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, serbest iradeleri ile devlet yargısı yerine tahkim yoluyla çözülmesini istemek suretiyle maddi hukukun doğru uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki riski de kabul etmiş sayılmaları gerektiği, bu kapsamda gerek davacı tarafından ileri sürülen gerekse resen dikkate alınacak olan hakem kararının iptaline ilişkin nedenler mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hakem heyeti kararında karşı davanın reddine ilişkin detaylı gerekçeye yer verilmediğini, yargılama sürecinde tahkim dosyasının talebe rağmen bilirkişi heyetine tevdi edilmediği, bilirkişi tarafından taleplerden başka hususların da incelenip hesaplandığını ve bu hesaplamaya istinaden davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılmayan ıslah talebi dikkate alınarak hakem heyetince hüküm kurulduğunu, HMK'nın 439/2. fıkrasında, hakem kararlarının iptal edilme sebepleri sayılmış ise de bu sebeplerin yanı sıra hakem kararının esastan denetlenmemesine dair kuralın katî bir şekilde uygulanmaması gerektiğini, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde kamu yararı ve kamu düzeni gözetilerek idarenin işlemlerinde uygulama birliğinin sağlanması bakımından gerektiğinde kararların usul ve esas bakımlarından da irdelenmesi ve buna göre bir karara varılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun düşeceğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.