KHK ile kapatılan ve kayyım atanan şirketin prim borçlarına ilişkin kanuni temsilciye çıkarılan ödeme emirlerinin, temsilcinin tutukluluk ve yetkisizlik nedeniyle iptali talebinin temyizde onanması.
Özet: Hukuki temsilci sıfatıyla şirket prim borçlarından dolayı adına çıkarılan ödeme emirlerine itiraz eden davacı, tebligatların tutukluluk ve kısıtlılık hali sebebiyle yok hükmünde olduğunu, şirkete kayyım atanmasıyla yetkilerini kaybettiğini ve borçlardan sorumlu tutulamayacağını iddia etmiştir; davalı kurum ise hak düşürücü süre ve müşterek-müteselsil sorumluluk ileri sürmüş, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının ödeme emirlerinin iptali talebini kabul eden kararları, yapılan temyiz incelemesinde usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Özel Eğitim Yurt İşl. Bas. Yay. Tic. A.Ş.'nin Kuruma prim borçlarından dolayı çıkartılan ödeme emirlerinin kanuni temsilci sıfatı ile müvekkili ...'a gönderdiği, ödeme emirlerinin 17.02.2017 tarihinde yapıldığı, müvekkil ...'ın bu tarihte tutukluluk nedeniyle üzerinde kısıtlılık kararı olduğu, bu nedenle tebligatların yok hükmünde olduğu, Kurum müvekkile █████████- 12058- 12059- 12060- 12106- 12107- 12108- 12086- 12087- 12088- 121 93... /10105- 10106- 10107 sayılı ödeme emri gönderdiği, şirketin 667 sayılı KHK kapsamında kapatıldığı, Kars Sulh Ceza Hakimliğince 22.06.2016 tarih ve ████████ sayılı kararı ile şirkete kayyım atanmış, şirketin bütün yetkileri kayyıma devredilmiş, müvekkilinin bu tarih itibariyle şirket üzerinde işlem yapma yetkilerini kaybetmiş olup şirketin gelir- gider, vergi vb. borçlarını ve alacaklarını kontrol edebilme yetkileri alınmış ve şirkete müdahale edebilmesine izin verilmediğini, kapatılan Kurum ve kuruluşların borçları için 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi uyarınca yayım tarihinden itibaren (17.08.2016) 60 gün içinde kapatılan kuruluşun devredildiği Maliye Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğüne başvurması gerektiği açık bir şekilde belirtilmesine rağmen ... direk bir şekilde kamu gücünü kullanarak müvekkilden söz konusu borcu tahsil etmeye çalışmasının hakkaniyete uymadığı, söz konusu ödeme emirlerine itiraz ettiklerini iptali ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; dava dilekçesinde müvekkilinin şirketinin ortaklarından olduğunu, KHK kapsamında şirkete el konulduğunu, müvekkiline tebligatların usulsüz olarak yapıldığını, borçlardan sorumlu olmadığını bu nedenle takibin kendi yönünden iptalini talep ettiğini, ancak açılan davanın yersiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, usul yönünden prim alacaklarından kaynaklanan icra takiplerinin ödeme emirlerinin tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde yetkili İş Mahkemesinde ödeme emirlerinin iptali için dava açılması 6183 sayılı Kanun'un 58 maddesi hükmü olduğu, bu sürenin hak düşürücü süre olması nedeniyle 15 günlük süre içerisinde dava açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü süreden reddini talep ettiği, esas yönünden itirazında ise 5510 sayılı Yasa'nın 88 maddesindeki “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil ve müteselsilen sorumludur.” hükmü uyarınca davacının prim borçlarından dolayı oluşan borçtan şirket ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğu söz konusu olup davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece gerekli deliller toplanmaksızın eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emri iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!