Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, murisin sigortalı çalışma süresinin tespitine yönelik davada, hak düşürücü süre ve tanık beyanlarına ilişkin itirazları reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacı murisinin belirli bir dönemde davalı şirkette sigortalı çalıştığının tespiti istemiyle açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davanın kabulüne yönelik kararlarını yerinde bulmuştur; davalı şirket ve feri müdahil kurumun, hak düşürücü süre geçtiği, çalışma olgusunun yeterince ispatlanamadığı ve tanık beyanlarının çelişkili olduğu yönündeki temyiz itirazları, kararın usul ve yasaya uygunluğunu etkileyecek nitelikte görülmeyerek istinaf mahkemesi kararı oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı murisi ...'ün 22.08.1998-31.12.1999 tarihleri arasında davalı Şirkette sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAP1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı murisinin şirkette 22.08.1998 yılında çalışmaya başladığını, birkaç ay çalıştıktan sonra davalı şirketin inşaat işini yapması, kışın da inşaat işinin durması dolayısıyla davacı murisinin işten ayrıldığını, davacı murisinin gerek işe giriş gerekse işten ayrılış tarihinin Kuruma tam olarak bildirildiğini, bunun haricinde davacı murisinin şirkette çalışması olmadığını, davacı murisinin davalı Şirkette 22.08.1998-31.12.1999 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını iddia ettiğini bu iddianın kesinlikle gerçek dışı olduğunu, dava açma süresinin yani hak düşürücü sürenin dolduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece hukuka aykırı bir şekilde şirket aleyhine hüküm tesis edildiğini, hizmet tespiti davalarında, çalışma olgusunun kuşku ve duraksama yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği mevzuat hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği olduğunu, davacı tarafın soyut beyanları ve çelişkili, belirsiz tanık beyanları ile bir karara varılması usule ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1998 yılına ilişkin hak düşürücü süresi de çoktan geçmiş bir iş ilişkisine hak iddia etmekte hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, Kurum kayıtları resmi belge niteliğinde olduğunu, çelişkili tanık ifadeleri giderilmeksizin ve durum netliğe kavuşturulmaksızın davanın kabulü yönünde karar verilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.