Muhasebe meslek elemanının, işverence kuruma bildirilmeyen dönemdeki sigortasız çalışmasının sigortalı hizmet olarak tespitine ilişkin temyiz taleplerinin reddi ve kararın onanması.
Özet: Davacı, davalı işyerinde resmi sigorta başlangıcından (15.03.2016) önce (01.09.2015) fiilen çalışmaya başladığını öne sürerek sigortasız geçen döneme ilişkin hizmet tespiti ve primlerin yatırılması talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalı ve feri müdahilin istinaf başvurularını reddederek bu kararı onamıştır; Yargıtay ise davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görmeyerek, bölge adliye mahkemesinin hizmet tespitine ilişkin kararını usul ve yasaya uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.09.2015 tarihinde yaptığı başvuru ile davalıya ait iş yerinde muhasebe meslek elemanı pozisyonunda işe başladığını, 15.03.2016 sigorta bildirim tarihine kadar aylık 400 TL, o tarihten işten haksız olarak çıkarılma tarihi olan 09.06.2016 tarihine kadar 600 TL aylık ücret ödenerek aynı pozisyonda çalıştırıldığını, ancak işverenin Kuruma asgari ücretten bildirimde bulunduğunu, çalışma esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini sandığını, sigortasız çalıştırıldığı döneme ilişkin olarak sunulan davacının imzasını taşıyan tahsilat pusulaları, işveren mailleri, işveren ve mükellefler tarafından davacıya verilen vekaletnameler olduğunu ve tanıklarla da ispat edileceğini ileri sürerek; Kuruma bildirilmeyen 01.09.2015 tarihi ile bildirim tarihi olan 15.03.2016 tarihi arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.09.2015 olduğunun tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
3.İhbar olunan dahili davalı ... vekili beyan dilekçesinde ile özetle; dava dilekçesindeki iddiaları reddettiklerini, davacının dava konusu somut olayla ilgisi bulunmadığını, dosyaya sunulan belgelerde davacının adının geçmediğini ve imzasının da olmadığını, 4 yıl sonra davaya dahil edilme nedeninin davalının yapmış olduğu işlemlere ortak aramasından kaynaklandığını, dinlenen tanık beyanının da davacıyı tanımadığı yönünde olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının sigortasının yapılması yükümlülüğü davacının işvereni ...'ya ait olduğu, hizmet tespitinde kaydi duruma değil, fiili duruma, vakıaya göre her türlü delil dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sigortası, sırf stajyer olduğu gerekçesi ile ... tarafından yapılmadığı, davacının taleplerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış bulunan huzurdaki davasında müvekkil kurumun her hangi bir kusuru ya da haksız bir işlemi bulunmadığından her türlü yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilince ve feri müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!