Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde depremde ağır hasar gören taşınmaz için zorunlu deprem sigortası tazminat talebi ve bilirkişi incelemesi kararı.
Özet: Bir mülk sahibi, 2025teki 6.2 büyüklüğündeki depremde ağır hasar görüp riskli yapı ilan edilen ve belediyece mühürlenen taşınmazı için zorunlu deprem sigortası kapsamında tazminat talebinde bulunduğu sigorta şirketinin hasar dosyasını gerçek dışı bir raporla usulsüzce kapatması üzerine maddi tazminat davası açmış; mahkeme, zararın depremden mi yoksa yapım eksikliğinden mi kaynaklandığını ve poliçe kapsamında ödenmesi gereken tazminatı belirlemek üzere inşaat, jeoloji mühendisleri, sigortacı ve sigorta eksperinden oluşan dört kişilik bir bilirkişi heyeti atanmasına hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Mahallesi, D-100 Karayolu Cad. .... Sitesi, No: 771 C Kat : 1 Büyükçeme / İSTANBUL adresinde mukim taşınmazın maliki konumunda olduğunu, 23.04.2025 tarihinde İstanbul'da Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 şiddetindeki deprem sonucunda maliki olduğu taşınmazın ağır hasar aldığını, söz konusu deprem akabinde İnşaat Yüksek Mühendislerinden oluşan 3 kişilik ilgili belediye ekiplerince 25.04.2025 tarihinde yerinde inceleme yapılmış ve "23.04.2025 tarih 12:49 saatinde 6.2 büyüklüğündeki deprem sonucu mahallinde yapılan gözleme dayalı tetkikte mevcut yapının taşıcıyı elemanlarında derin çatlakların oluştuğu, beton örtüsünün döküldüğü, donatıların korozyona uğradığı, balkon altı döşemede sehim yaptığı" tespit edilmiş olup yapının bu şekliyle kullanılmasının can ve mal güvenliği açısından büyük tehlike oluşturması sebebiyle tutanak tanzim edilmiş ve taşınmaz mühürlenmiş olduğunu, 07.07.2025 tarihinde ise ilgili belediye tarafından "6306 Sayılı Kanun Kapsamında Riskli Yap Olarak Tespit Edilen Yapılara İlişkin Tebligat Tutanağı" tanzim edilmiş ve deprem sebebiyle ağır hasar alan yapının tahliyesi ve maliklerce yıktırılması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapıldığını, yapılan başvuru akabinde davalı kurum tarafından ...... no'lu hasar dosyası açılmış ancak davalı kurum eksperleri tarafından yapılan oluş ve gerçeğe aykırı usulsüz bir raporla hasar dosyası tazminat ödemesi yapılmaksızın ve uğranılan zarar karşılanmaksızın hukuka aykırı bir şekilde kapatıldığını, müvekkiline dosyası kapsamında hiçbir bilgilendirme yapılmadığını, gelinen aşamada davalı kurum tarafından herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin müvekkili kuruma yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini iddia ve talep ettiği görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacıya ait ..... Mah. D-100 Karayolu, .... sitesi no:771/c, Kat : 1, Büyükçekmece/İstanbul adresindeki taşınmazın █████/2025 tarihindeki deprem nedeniyle zarar gördüğü iddiası ile zorunlu deprem sigortası kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir.-Mahkememizce hasar dosyası, tapu kayıtları ve belediye kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.-Mahkememizce ön inceleme duruşmasında dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın dava konusu yapının yapım eksikliğinden mi yoksa deprem nedeniyle meydana geldiğinin tespiti ile bu kapsamda zarar, depremden kaynaklı ise poliçe kapsamında davacı tarafın talep edebileceği tazminat bedelinin hesaplanması amacıyla, dosyanın inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi, sigortacı ve sigorta eksperinden oluşan dört kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmasına, bilirkişinin mahkememizce resen belirlenmesine, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık olarak ayrı ayrı 8.000,00'er TL bilirkişi ücreti takdirine karar verilmiştir.-Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarihli, ..... Esas, .... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Mahkememizce █████/2026 ön inceleme duruşmasında bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla 32.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline 1 aylık kesin süre verilmesine, yatırmadığı takdirde bu bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş, duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin yüzüne karşı ihtarat yerine getirilmiştir.-Davacı tarafın kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını ikmal etmemiştir.-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın dava konusu taşınmazdaki hasar miktarı, zararın belirlenmesi varsa poliçe kapsamında ödeme şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi yönünden ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak t bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİ ile;2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.█████/2026 Katip .....e-imzalıdır Hakim.....e-imzalıdır