Yargıtay 2. Ceza Dairesi, çocuk mahkemesinin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından verdiği mahkûmiyet kararını, delil değerlendirmesinde isabetsizlik görmeyerek temyiz itirazını reddedip oy birliğiyle onadı.
Özet: Suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçundan aldığı 3.000 TL adli para cezasının yasal temyiz sınırının altında kalması nedeniyle temyiz istemi reddedilirken; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden, dosyadaki kamera görüntüleri, diğer sanığın beyanı ve çocuğun alkollü olduğunu belirtse de olayı diğer sanıkla birlikte işlediğine dair savunmaları gibi delillerin alt mahkemece doğru değerlendirildiği, dolayısıyla kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma yönündeki görüşüne itibar edilmeyerek hükümlerin oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
I) Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğine göre, şikâyetçiye ait iş yerinden para çalınması şeklinde gerçekleşen somut olayda; dosya içerisindeki 30.01.2015 tarihli Tutanak ile suça konu iş yeri içerisinde görüntüsü bulunan şahıslardan birinin suça sürüklenen çocuğa benzediğinin belirlendiği, temyiz dışı sanık ...'ın yargılandığı mahkeme huzurunda alınan savunmasında, atılı suçları suça sürüklenen çocuk ... ile işlediğini beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet savcısı huzurunda ve sorgu sırasında müdafii eşliğinde alınan savunmasında, atılı suçlamaya bir diyeceğinin olmadığını, alkollü olduğundan olayı tam hatırlamadığını, ancak ... ile birlikte daha önce suç işlediğini; kovuşturma aşamasında da olay sırasında alkollü olduğundan ne yaptığını tam olarak hatırlamamakla birlikte yanında ...'ın bulunduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemenin delilleri kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!