İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, faili meçhul araç kazası sonucu malul kalan davacının Güvence Hesabından cismani zarar tazminatı davası.
Özet: Bu dava, 08.11.2023 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu %8 oranında kalıcı maluliyetle yaralanan yayanın, sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderleri kalemlerinde toplam 200 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte Motorlu Taşıtlar Güvence Hesabından tahsilini talep ettiği; davalı tarafın ise kazanın faili meçhul bir araç tarafından gerçekleştiğinin somut delillerle ispatlanamadığını, davacının kazada %80 oranında kusurlu olduğunu iddia ederek taleplerin reddini savunduğu bir tazminat uyuşmazlığıdır.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:████████ EsasKARAR NO :████████DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.11.2023 tarihinde plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsünün seyir halinde iken yaya olan müvekkile çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında araç ... hesabının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru neticesinde davalı kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, müvekkil söz konusu trafik kazası nedeniyle ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden 04.02.2025 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %8 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam ettiğini bu sebeplerden ötürü davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin dava talep ve ıslah dahil tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla 50 TL Sürekli iş göremezlik,50 TL geçici iş göremezlik, 50 TL geçici bakıcı gideri ve 50 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 200 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihli kusur raporundan anlaşılacağı üzere başvuranın kusurlu olduğunu, başvuruya konu kazanın meydana gelmesinde asli %80 oranında kusurunun bulunduğu kusur raporu ile sabit olduğunu, raporda yaya davacının en az %80 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, plakası ve sürücü tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya sebebiyet verdiği somut delillerle ispatlanmadığını, davacının olay tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya davacıya çarpması ile yaralanmasına sebebiyet verdiğini iddia edilmişse de verilen ifadelerin dışında kamera kaydı vs. gibi deliller bulunmadığını, meçhul şüphelinin kazaya sebep olduğu hususunda kanaat edinilemediğini, davacının talebi ile ilgili olarak dosyada bulunan belgelerin incelenmesinde 08.11.2023 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığı görüldüğünü, kazadan 15 gün sonra 23.11.2023 tarihinde Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına müracaat yapıldığını, ifadesinde " 08.11.2023 günü saat:22.00 sıralarında ... ... köyünde ... ile birlikte yolda yürürken arkamdan gelen motor bana sırt tarafımdan vurdu. Bana vuran motorcuyu ve motoru görmedim, bilmiyorum. Yakınım olan ve olay anında yanımda olan ... ... ... hattını arayarak ambulans talebinde bulundu. Daha sonra Ambulansla ile birlikte ... Devlet Hastanesine geldik. Olayla ilgili bana vurup kaçan şahıstan şikayetçi olunduğu görülmüştür. " şeklinde bir ifade dışında kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, olayı gördüğünü iddia eden ... kazadan 15 gün sonra 23.11.2023 tarihinde verdiği ifadede motosikletli bir şahsın yolda yürüyen arkadaşı ...’a arkadan çarptığını beyan ettiğini, kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verildiği iddia edilmiş ise de kazaya ilişkin ifade tutanakları dışında kazaya karışan başka bir araç veya şüphelinin bulunduğunu gösterir kanıt ve emare bulunmadığını, 08.11.2023 tarihli tutanak ile kazanın gerçekleştiği yerde görgü tanığı ya da olay yerini gören kameraya rastlanılmadığı tutanak altına alındığını, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği şüpheden uzak kesin delillerle ispatlanamadığını bu sebeple başvurunun reddini gerektiğini, kazaya karışan başka bir araç veya şüphelinin bulunduğunu gösterir kanıt ve emare bulunmadığını, maddi ve hukuki olaylar ışığında, karşı taraf başvuru konusu trafik kazasının varlığını ve başvuru konusu trafik kazasında plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kusurundan ileri geldiğini kanıtlaması hususunda olanak sağlanmasının gerektiğini, gösterilen deliller toplandıktan sonra plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araca atfedilecek kusur tespit edilmesi durumunda, anılan kusur oranında ancak olay tarihinde geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere ... Hesabının sorumluluğuna karar verilmesinin gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat kalemi miktarının tespit edilebilir olması nedeniyle belirsiz alacak başvurusuna konu edilemeyeceğini, müvekkil kurumun geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, müvekkil kurum tedavi giderlerinden ve rapor ücreti ... hesabından sorumlu olmadığını, başvuranın maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için başvuranın öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığı hastane raporu ile belgelendirmesinin gerektiğini, raporların düzenleniş tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat yerine kazanın gerçekleştiği tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik dikkate alınarak düzenlenmesinin gerektiğini, kaza tarihi 13.08.2018 olup, yürürlükte olan yönetmelik özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmeliği olduğunu, başvuran tarafından ibraz edilenkarabük üniversitesi sağlık uygulama ve araştırma hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığınca tanzim edilen rapor ilgili yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmediğini, başvurunun usulden ret edilmesi gerektiğini, konu yargılamaya esas alınacak raporun adli tıp uzmanı tarafından imzalanması halinde raporun kabulü mümkün olmadığını, bu başvuruya esas raporun üniversitelerin adli tıp bilim dalı başkanlıkları tarafından tanzim edilmesi halinde, rapor niteliği HMK açık hükmü gereğince uzman mütalaasından öteye geçmediğini, kazaya karıştığı iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın türü araştırılmasının gerektiğini, araç türü motosiklet ise 50 cc araştırması yapılmasının gerektiğini, aracın ifade tutanaklarındaki gibi eski kasa toyota olması durumunda ise eski kasa kısmından yola çıkarak tescile tabi olup olmadığını, çekme belgesi olup olmadığı tespit edilmesinin gerektiğini, aracın poliçe zorunluluğu yoksa kurumunda sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 50 cc altında olan bir araç olduğu tespit edilmesi halinde müvekkil kurumun sorumluluğu bulunmadığını, tazminat talep edilen aracın silindir hacminin 50 CC’nin altında olup olmadığının tespiti gerektiğini, motorlu bisikletli araçlardan doğan zararlar ktk m. 103’e göre genel hükümlere tabi olduğunu, karayolu trafik kanunu’nun 103 ve ... hesabı yönetmeliği gereğince motorlu bisikletin sebebiyet verdiği zararlardan dolayı ... hesabının sorumluluğunun olmadığını, bu sebeplerden ötürü davacı vekilinin yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilmiş davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, █████/2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde yaralanan davacının uğradığını iddia ettiği sürekli iş görememezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri zararlarının, kazanın gerçekleşmesinde plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç sürücüsünün kusurlu olduğundan bahisle davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve Mahkememizce yazılan müzekkereye cevabın celp edilen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli maluliyet raporu incelendiğinde; 16.01.2000 doğumlu, ... TC numaralı ...'ın 08.11.2023 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle oluşan arızası yapılan muayenesinden ve tıbbi belge incelemesinde elde edilen bulgular kapsamında; 20.02.2019 gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Tablo 3.3: 905, Tablo 3.10: 907, Tablo 3.11: (...), Balthazard fotmülüne göre: 416, Tablo 3.2: 948, Kişinin engel oranının %8 ve sürekli olduğu, Kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme — içme, vb.) ihtiyaç süresinin 2 (iki) ay olduğu, Kişinin iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre, tedavi giderlerinin yalnızca “hastane ve hekim masrafları" ile sınırlı olmayıp yaralanan kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat, ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme, özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb. SGK kapsamı dışında kalan giderlerin iyi niyet çerçevesinde yapılan tedavi ve bakım giderleri olarak değerlendirileceği göz önüne alındığında, ortaya çıkan bu kaçınılmaz masrafların hepsinin belgelenmesi güç olduğundan ayrı ayrı hesaplamak yerine hakkaniyete uygun bir şekilde toplu olarak belirtilmesinin daha bilimsel olacağı, bu bağlamda 08.11.2023 tarihli trafık kazasında yaralanan ...'ın kaza yeri, ikametgahı, tedavi olduğu sağlık kuruluşu, yaralanmasının ağırlık ölçüsü ve tedavi süreci dikkate alındığında SGK kapsamı dışında kalan, kaçınılmaz Masrafların 10000 TL olarak kabul edilmesinin uygun görüldüğü tespit ve rapor edilmiştir.Makine Mühendisi, Aktüer ve Doktor bilirkişilerden oluşan heyet tarafından müşterek imzalı █████/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazminatın hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1.Talep Konusu; █████/2023 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle ağır yaralanan ve malul kalan davacı için fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli maluliyet, 50,00 TL tedavi giderleri ve 50,00 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili talebi. 2. Talep Konusu Olay; (...’ un ifadesi dahilinde ve Sayın Mahkemece kabulü durumunda) 08.11.2023 tarihinde Yaya ...’ın ... ili ... ilçesi ... köyünde yaya olarak yanında arkadaşı ... ile birlikte yürüdüğü esnada, arkasından seyir halinde olan plakası bilinmeyen ve meçhul sürücünün sevk ve idaresindeki motosikletin ...’ın arkasından çarpması, çarpmanın etkisi ile 23 ...’ın yaralanması, çarpma sonrasında çarpan motosikletin ve meçhul sürücünün kaza mahallini terk etmesi, sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, 3. Kusur Durumu; Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü ve davacı yayanın eşit oranda kusurlu % 50- %50 olduğunun kabulü ile işbu rapor hazırlanmış olsa da elbette 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 4. Maluliyet Raporu; ... Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırama Hastanesi tarafından düzenlenen █████/2025 tarih ve ... nolu kararında; █████/2000 doğumlu ...’ ın █████/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının, █████/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; - Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 8 (yüzdesekiz) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, - Sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme döneminde 2 (iki)ay süre ile bir başkasının yardımına ihtiyaç duyacağı, - SGK kapsamı dışında kalan giderlerinin 10.000 TL olabileceğinin mütalaa olunduğu, 5. Maddi Zarar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ... ‘ ın █████/2023 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 6 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 92.119,17 TL olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda % 50 kusurlu olduğunun kabulü halinde talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 46.059,59 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya herhangi bir iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının tespiti sonrası yapılmış ise işbu tutardan tenzilinin uygun olacağı, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, % 8 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının -kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 1.325.503,51 TL olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda % 50 kusurlu olduğunun kabulü halinde talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 662.751,75 TL olabileceği, davalı Kurumun kaza tarihi itibarı ile azami limit 1.200.000 TL içinde bulunduğu, 2 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının--kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 28.365,32 TL olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda % 50 kusurlu olduğunun kabulü halinde talep edebileceği geçici bakıcı gideri zararının 14.182,66 TL olabileceği, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, Yukarıda verilen güncel istinaf kararı ve Yargıtay 17 HD ve 4 HD kararları dikkate alındığında, hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararlarının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği ve dava konusu olayın yargılama gerektirdiğine (olayın oluş şekli ve kusur durumu yönünden) Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda, dava tarihinden itibaren (başvurunun kabulü ile ödeme yapılması gerektiğine karar verilmesi halinde ise █████/2025 başvuru tarihini takip eden 8 işgünü bitim tarihi █████/2025 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte talep edilebileceğinin hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu, 6- Tedavi Giderleri Yönünden; Davacı ...’ın 08.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Dr. ... Devlet Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanedeki tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmıştır. Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmayan 2 aylık bakıcı desteği gideri oluşmuştur," şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;Davacı taraf iddiasında, plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün yaya olan davacıya çarpması neticesinde davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zararların Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davalının sorumluluğunda olduğundan bahisle davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davalı taraf savunmasında, kazaya karıştığı iddia edilen aracın türünün belirli olmadığı, tescile tabi olup olmadığı, motosiklet olması halinde 50 cc üzerinde olup olmadığı hususlarının belli olmadığı ve bu hususlarda ispat yükünün davacıda olduğundan bahisle davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yapılan incelemede, dava dilekçesi ekinde sunulan ve Mahkememizce de uyap sistemi üzerinden yazılan müzekkereye cevaben celp edilen ... CBS'nin 2024/... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, davacının müşteki olarak beyanının alındığı, ayrıca tanık beyanı da bulunduğu ve davacının kendisine çarpan motoru görmediğini beyan ettiği, tanığı ise beyanında plakasız siyah motor olduğunu söylediği, █████/2023 tarihli "kamera ve tanık araştırma tutanağı" başlıklı belgede olayla ilgili olay yerini ve çevresini gösterir güvenlik kamerası veya mobese olmadığının belirlendiği görülmüş, yine dava dilekçesi ekinde sunulan ve dosya kapsamında da bulunan davacının tıbbi kayıtları incelendiğinde, kaza sonrası gördüğü tedavi sorasında düzenlenen belgelerde davacının yaya olduğu ve iki veya üç tekerli motorlu araçla çarpışma şeklinde yaralandığı hususunun belirtildiği görülmüş, anılan bu delil ve belgeler kapsamında yaya olan davacıya çarptığı belirtilen aracın iki veya üç tekerli motosiklet olduğu ve aksini gösterir başkaca delil veya belge bulunmadığı belirlenmiştir. İstanbul BAM 9. HD █████/2025 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı başta olmak üzere emsal nitelikteki bir çok ilamında belirtildiği üzere, Trafik sigortası bulunmayan motosiklet nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ... Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetildiğinde, dosya kapsamında bulunan ve yukarıda alıntılanan özellikle soruşturma dosyası içeriği dikkate alındığında, dava konusu kazaya ilişkin hiçbir fotoğraf/ görüntü, kamera kaydı, mobese kaydı bulunmadığı, davacının ve tanığın beyanı dışında bilgi veya belge bulunmadığı, kazaya karışan aracın motor olduğu değerlendirmesine ise davacı ve tanık beyanlarından ulaşılabildiği, ayrıca davacının ifadesinde kendisine çarpan motoru görmediğini de belirttiği, bu hali ile mevcut delil durumuna göre davacının yaralanmasına sebep olan kazada kazaya karıyan ve yaya olan davacıya çarpan motosikletin 50 cc üzerinde veya aracın tescili zorunlu ve trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğu hususlarını ispata yarar herhangi bir somut veri bulunmadığı, bu husustaki ispat yükünün de davacıda olduğu hususu gözetildiğinde, mevcut delil durumuna göre aracın zorunlu sigortası yapılması gereken ve kanunen tescilli olması gereken bir araç olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davalıya husumet yöneltilemeyeceği değerlendirildiğinden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine kara vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL harcın, 615,40-TL peşin harç ve 2.480,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.095,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.363,40-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı/ vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır