Kaçakçılık suçunda etkin pişmanlık ihtaratı yapılmaması, hatalı ceza ertelemesi ve eksik müsadere kararları nedeniyle hükmün sanık lehine bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, sanığa etkin pişmanlık imkanı sunulmaması, hapis cezasının ertelenmesi ve hak yoksunluğu kararlarında usuli hatalar yapılması, suça konu eşya ve nakil aracı hakkında eksik müsadere kararı verilmesi gibi savunma hakkını kısıtlayan ve yasaya aykırı durumlar nedeniyle bozmuş, Cumhuriyet savcısının süresi dışında yapılan temyiz başvurusunu ise reddetmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden, 09.07.2021 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 27.10.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
09.07.2021 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 27.10.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz
isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmayan sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, 7242 sayılı Kanun'un ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerden sonra sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren kanuni ihtarat yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca yalnızca hapis cezalarının ertelenmesi mümkün olduğu halde, sanık hakkında cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
3. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalan kişiler bakımından ise hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
4. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, yalnızca ... İdaresine teslim edilen eşyanın müsaderesine karar verilmesi ve uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. İddianamede müsaderesi talep edilen suçta kullanılan nakil aracı hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!