İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından, ayıplı otomatik kepenk satışından kaynaklanan menfi tespit ve tazminat davasında ilk derece mahkemesinin ret kararının incelendiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı tarafından davalıdan satın alınan ve arızalandığı iddia edilen otomatik kepenk kapı nedeniyle başlatılan menfi tespit ve tazminat davası incelenmiştir. Davacı, ayıplı ürün iddiasıyla icra takibinin iptalini, ödenen bedelin iadesini ve nakliye masraflarının tazminini talep ederken, davalı ise ürünün ayıpsız ve çalışır durumda teslim edildiğini, ayrıca ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi sonucunda tarafların ticari defterlerini usulüne uygun tuttuğunu ve davalının kapıyı siparişe uygun olarak çalışır vaziyette teslim ettiğini belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi tespit ve tazminat (Ayıplı satımdan kaynaklanan)
Taraflar arasındaki menfi tespit ve tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Davalı taraf ile müvekkiline ait işyerinde kullanılmak üzere kapı alımı satımı hususunda anlaşıldığını, söz konusu kapının müvekkiline 05.02.2019 tarihinde teslim edildiğini, kapı teslim alındıktan sonra 10.04.2019 tarihinde arızalandığını, tamir edildikten sonra 12.04.2019 tarihinde tekrar teslim edildiğini, tamir edilen kapının tekrar arızalandığını, müvekkilinin bu süreçte belli bir miktar ödeme yaptığını, geriye kalan tutarın davalının borcunu gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle ödenmediğini, davalının Anadolu 7.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, teslim edilen kapının arızalı olduğunu, müvekkilinin bu süreçte kapıyı kullanamadığı için zarara uğradığını, ayıplı olarak teslim edilen kapının tamiri aşamasında müvekkili tarafından nakliye masraflarının yapıldığını, davalının edimini tam olarak yerine getirmediği için bu masrafların da davalıdan tazmin edilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan sebeplerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak başlatılan icra takibinin iptalini, yargılama süresince takibin teminatsız olarak durdurulmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda belirlenecek teminat bedeli karşılığında takibin durdurulmasını, müvekkilin davalı tarafa ödediği bedelin kendilerine iade edilmesini, yapılan nakliye masraflarının taraflarına tazminat olarak ödenmesini, arabuluculuk sürecine ilişkin miktarın davalı tarafça ödenmesini, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;Müvekkilinin esnaf olduğunu, tacir olmadığını bu nedenle dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, cevap dilekçesi ekinde yer alan 14.02.2019 tarihli teslim belgesi ve aynı tarihli davacı şirket yetkilisi ...'e ıslak imzalı teslim belgesinin olduğunu, davalı yanın kanunun aradığı şekil ve süreçte ayıp ihbarında bulunmadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep, itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle görev itirazının kabulüyle dosyanın görevli nöbetçi İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, satışı ve montajı yapılan kepenklerin ayıptan ari olarak tam ve çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğinden, davacı yanın ayıp iddiasının reddine, davacı yanın huzurdaki davada haksız ve kötü niyetli davası nedeniyle takip miktarının % 20'si oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava taraflar arasında mal satımından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmıştır.Kozyatağı vergi dairesinden gelen cevap yazısında; ...'un birinci sınıf tacir olup bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde uyuşmazlık konusuna ilişkin ve dava konusu fatura dayanağı kapı otomatik kepenklerinin ayıplı ifa edilip edilmediği ayıp ihbarının yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı ayıbın gizli ayıp olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya mali müşavir bilirkişi ile makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2022 tarihli raporda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davalının defter ve belgelerinin incelenmesi, mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde;
A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2019-2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Davalı şirketin 2019-2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B- Ayıplı Olup Olmadığı Yönünden: Davacının davalıdan 05.02.2019 tarihinde 1 adet otomatik kepenk kapı satın almak niyetiyle sipariş verdiği, davalının bu siparişteki kapıyı 13-█████/2019 tarihli tutanaklar ile çalışır ve eksiksiz teslim ettiği tespit edilmiş, olduğunun görüldüğü, buna karşın davacının ürünün açık veya gizli ayıplı olduğuna dair herhangi bir ihtarnamenin dosya kapsamında olmadığından otomatik kepenk'in ayıplı olmadığı, eş değişle davacının ürünün ayıplı olduğuna dair somut bir belge sunamadığı,
C-Davacının Davalıya Borçlu Olup Olmadığı Yönünden:Davacının incelenen 2019-2020 yılı ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacının kayıtlarında takibe konu faturanın kayıtlı olmadığının görüldüğünü, Davalı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2019-2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunun görüldüğü, defter kayıtlarında davacı taraftan takip tarihi itibariyle 23.600,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü hususlarında görüş ve kanaat belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporu mahkememizce de benimsenmiştir.Davacının teslim edilen kapının arızalı olduğu müvekkilinin bu süreçte kapıyı kullanamadığı için zarara uğradığı, ayıplı olarak teslim edilen kapının tamiri aşamasında müvekkili tarafından nakliye masraflarının yapıldığı, davalının edimini tam olarak yerine getirmediği için zarara uğradığı hususları davacı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin davalı taraftan otomatik kapı satın aldığını, kapı ayıplı çıktığı için davalı tarafa iade edildiğini, iadeye ilişkin alınmış olan taşıma faturalarının dosyaya sunulduğunu, bu hususun ürünün ayıplı olduğunu gösterdiğini, kapının onarıldığı iddiası ile tekrar müvekkiline gönderildiğini ancak aynı hatayı tekrar verdiğini, hatanın tespiti için mahkemeden yerinde keşif yapılması talep edildiğini, ancak bu taleplerinin reddedildiğini, dava konusu otomatik kapı arızalı olarak gönderildiği için müvekkilinin de ödemezlik def'i hükümlerine dayanarak ödeme yapmayı durdurduğunu, bunun üzerine davalı tarafın Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiğini, davalı tarafın aralarında gerçekleşen ticari işe dayanarak fatura kestiğini, bu faturayı tebliğ etmediğini, bu nedenle faturayı ticari defterine işleme imkanı olmadığını, yeni bir kapı alarak ticari hayatına devam etmek zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, aldığı yeni kapıya ilişkin formların dosyaya sunulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafından davacıya satıldığı belirtilen kapının ayıplı olduğu gerekçesi ile borçlu olmadığının tespiti, ödenen bedelinin iadesi, ayıplı mal nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalıdan işyerinde kullanmak üzere kapı satın aldığını, kapının 05.02.2019 tarihinde teslim edildiğini, kapı teslim alındıktan sonra 10.04.2019 tarihinde arızalandığını, tamir edildikten sonra 12.04.2019 tarihinde tekrar teslim edildiğini, tamir edilen kapının tekrar arızalandığını, bu süreçte belli bir miktar ödeme yaptığını, geriye kalan tutarın davalının borcunu gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle ödenmediğini ileri sürmektedir.Davalı ise davacının ayıp ihbarında bulunmadığını savunmaktadır.İstanbul Anadolu 7.İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça dayanağı cari hesap ekstresi ve 18.06.2019 tarihli ... seri nolu fatura olan 23.600,00-TL asıla alacağın tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece Mahkemesinde, taraf ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi rapor içeriğinden; takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın defter ve kayıtlarına göre davacı taraftan 23.600,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin █████/2022 tarihli, █████████ E. █████████ K., █████/2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin █████/2018 tarih ve ████████ E., ██████████ K. Sayılı ilamı). TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ayrıca TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli talebinde bulunulamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.11.2015 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı). Buradaki yazılılık koşulu ise ispata ilişkindir.Satıcı, satış sözleşmesini yaparken, alıcının göz önünde tuttuğu tahsis ve kullanma amacı bakımından onun değerini ve elverişliliğini ortadan kaldıran ya da azaltan bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Malın veya ürünün ayıplı olması halinde bu ürünün süresinde yapılacak bir ayıp ihbarı ile iadesi ve bedeli için iade faturası düzenlenmesi mümkündür. Davalı tarafından bu şekilde ayıp ihbarında bulunulmadığı ve bir fatura düzenlenmediği, dosya kapsamında herhangi bir servis formu bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!