Uyuşturucu madde ticareti suçunda, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan TCK 188/4-a ve 43/1 maddeleri uygulamasını düzeltmesinin kesin hukuka aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Yargıtayca oy çokluğuyla bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesince hukuka aykırılıklar düzeltilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; ancak sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin hükmündeki eylemin gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirerek belirli kanun maddelerinin uygulanmasını kaldırma yönündeki düzeltmeyi duruşma açmadan ve delil değerlendirmesi yapmadan gerçekleştirmesinin usul hatası ve kesin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek hükmü bozmuş ve dosyayı yeniden incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM: Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, edilmiştir.Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4.Tutanak tanıklarının dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir.II. GEREKÇECMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2024 tarihli eylemin gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirerek suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a ve 43/1. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılabilmesi için, aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinın gözetilmemesi, aynı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.III. KARARBaşkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2026 tarihinde karar verildi.K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; İlk Derece Mahkemesinin kararında … 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … karar verir.” denilmekte; mezkur hükmün atıfta bulunduğu 303. maddenin 1 (a) bendinde ise, hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate … hükmolunması gerekirse” Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebileceği belirtilmektedir. CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince delil değerlendirmesi yapılabilmesi için her durumda duruşma açılması zorunlu olmayıp, dosya ve dosyayla birlikte sunulmuş olan deliller incelendikten sonra, olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden belli sonuçlara ulaşılması halinde, dosya üzerinden karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Belirtilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulandığı durumlarda, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede, ilave bir araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın, dosyada mevcut delillere dayanılarak 43. maddenin uygulanmasına esas teşkil eden eylem(ler)le ilgili olarak CMK'nın 223/2. fıkrasında sayılan hallerden birinin mevcut olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; CMK’nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın ilk derece mahkemesi hükmünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği anlaşılmaktadır.Bu itibarla, CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca, temyiz talebine konu olayda; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince; sanığın 21.09.2024 tarihli tanık ...'a esrar satışının sabit olduğu, ancak "sanığın 21.09.2024 tarihli tanık ...'a metamfetamin satışı eylemi yönünden sanığın cezalandırılması için yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve anılan eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 188/4-a ve 43/1. maddeleri yönünden artırıma gidilmesi" gerekçesiyle, duruşma açılmaksızın hüküm fıkrasından TCK'nın 188/4-a ve 43. maddelerinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceği görüşünde olduğumdan; sanık müdafiinin temyiz talebine istinaden, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün esastan incelenmesi gerekirken, duruşma açılmadan karar verildiği gerekçesiyle, diğer yönleri incelenmeksizin bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 05.03.2026