Sigorta rücu davasında uluslararası kara taşımacılığı esnasında emtia hırsızlığı ve taşıyıcının ağır kusurla sorumluluğuna ilişkin istinaf kararı.
Özet: Sigorta şirketinin, Türkiyeden Bulgaristana yapılan tekstil ürünleri taşıması sırasında meydana gelen hırsızlık zararı nedeniyle ödediği tazminat sonrası halefiyetle taşıyıcı ve sürücüye rücu etmek üzere açtığı itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, davalıların aracı güvenliksiz ve refakatsiz bırakarak ağır özensizlik gösterdikleri ve CMR Konvansiyonu 17/1 maddesi uyarınca hırsızlık zararından müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalıların uluslararası taşıma kapsamı dışı ve sorumluluklarının olmadığı yönündeki savunmalarını reddederek davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ ████████
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davaya konu tekstil ürünlerinin Türkiye'den Bulgaristan'a yapılacak ihraç taşıması olduğu, bu taşıma işini dava dışı ... isimli firmanın üstlendiğini, ... ile davacı sigorta işletmesi arasında ... Sigortası olduğunu, dava dışı .... Şti.'nin Türkiye'den Bulgaristan'daki ... işletmesine tekstil ürünlerini satarak gönderdiği ... plakalı ve Davalı ...adına kayıtlı araç ile fiili taşımanın üstlenildiğini, dava konusu taşımanın 43 çuval (20.867 adet - 2.350,28 kg.) tekstil ürünü olduğunu, 26.09.2019 tarihinde ürünlerin araca yüklendiğini, davalı ... tarafından aracın aynı tarihte akşam saatlerinde evinin önüne park edildiğini, sabah kalktığında ise aracın kilidinin kırık olduğu ve ürünlerde eksik olduğunu gördüğünü, polise başvuru yaparak şikayetçi olduğunu ve hırsızlığın tutanak altına alındığını, kalan ürünlerin alıcısına teslim edildiğini, 7 adet çuvalın eksik olduğunu, yapılan ekspertizde 9.471,70 USD zararın hesaplandığını, davacı yanın poliçe kapsamında yaptığı ödeme sonrasında TTK Md.1472 uyarınca kanuni halef olduğunu, davalı ...'nın CMR Md.17 TTK Md.875 ve TTK Md.879 uyarınca taşıyan sıfatı ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ...'nın da aracın sürücüsü olması sebebiyle zarardan sorumlu olduğunu belirtilerek davanın kabulü ile haksız icra takibi itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle;Davalıların küçük çapta nakliye işi yaptıklarını, davacı sigortalısı... A.Ş. firmasının talimatıyla Silivri'den alınan emtianın Tuzla'daki depoya götürmek ile görevlendirildiğini, Silivri'den yükleme sonrasında yükler depoya ulaştırılmış olsa da deponun kapalı olduğunu belirterek yükü teslim almadıklarını, gece de hırsızlık olayının yaşandığını, müvekkillerinin ürünü depolama gibi bir sorumluluğunun olmadığını, dava konusu hırsızlık rizikosuna depoya ürünlerin teslim edilememesi durumundan ortaya çıktığı, eksper raporu veya sigorta şirketince yapılan ekspertiz raporunda neden aynı gün teslimatın yapılmadığı noktasına yanıt aranmadığını, mevcut konudaki emtianın değerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini, davacı ile sigortalı arasındaki sigorta sözleşmesine dayanılarak müvekkiline zararın rücu edilemeyeceğini, rizikonun sorumlusunun... A.Ş. olduğunu, bu noktada ilgili zararın davalılara yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin yaptığı taşıma sürecinin yurtiçi olduğunu, uluslararası taahhüt içerisinde yer almadığını, bu sebeple CMR Hükümleri'nin uygulama alanı bulmayacağını, CMR Md.17 uyarınca sorumlu olanın dava dışı sigortalı olduğunu, davalılara taşıma senedi veya malların değerine ilişkin bir evrak verilmediğini, davalı ...işleten sıfatı varsa dahi maddi zarara sebep olan olayın hırsızlık olması sebebiyle sorumlu olmayacağını, davalı ...'ın ise hırsız gibi gösterildiğini, taşıma süreci için gerekli özeni gösterdiğini, malı önce depoya götürdüğünü ancak teslim edemediğini, depo elemanını aramasına karşın sonuç elde edemediğini, önlem alması gerekenin davacının sigortalısı olduğunu, dava dışı ve sigortalı ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Bilirkişi heyeti tarafından █████/2022 tarihinde gönderilen rapor içeriğine göre; "nihai karar tamamıyla Mahkeme'ye ait olmak üzere, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre; alt taşıyan araç maliki ve onun şoförü olan davalıların, akdi taşıyıcı ...'a karşı müteselsilen sorumlu oldukları, müteselsil sorumluluğun, taşıma sürecine uygulanması gereken CMR konvansiyonu m.17/1'den kaynaklandığı, zararın hırsızlık sonucu zayi durumundan kaynaklandığı, davalı yanca her ne kadar teslim deposunun kapalı olması sebebiyle gece ikamet adresine gittiği belirtilse de; deponun kapalı olduğu ispat edilmediği gibi, kapalı olduğu ispat edilse dahi teslim edilecek olan alıcıdan talimat alınması gerektiği, taşıyıcıya CMR 23/3.madde gereğince sınırlı sorumluluk hakkı tanınmış ise de; dava konusu olayda aracın güvenliksiz ve refakatsiz bırakıldığı, zararın bu park halindeki hırsızlık sonucu oluşması sebebiyle, ağır özensizlik hali ile meydana geldiği, dolayısı ile taşıyıcıların CMR m.29'dan faydalanamayacakları, davacının dava dışı ...'a halef olmadığı" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ile mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ....Şti'nin 43 çuval tekstil ürününü dava dışı ...'e sattığı, satışa konu malların █████/2019 tarihli sevk irsaliyesinden anlaşıldığı üzere, ... plakalı araca İstanbul'dan Bulgaristan'a taşınmak üzere yüklendiği, TTK 879. maddesi gereğince taşıyıcının çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetinden yararlandığı diğer kişilerin görevleri sırasındaki fiil ve kusurlarından sorumlu olduğu, taşıyıcı eşyayı varma yerinde ''teslim aldığı haliyle'' alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği, yükleme yerinden varış yerine kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumlu olduğu, ancak eğer kayıp yada hasar yüke özgü bir kusurdan yada taşıyıcının önleme imkanı olmayan bir durumdan ileri gelmiş ise yada malın yüklenmesi, yığılması yada boşaltılması ile oluşan bir durumdan ileri gelmiş ise yada malın özelliği durumundan oluşmuş ise taşıyıcının malda oluşan zarardan sorumlu olmadığı, bu anlamda taşıyıcının basiretli ve deneyimli bir taşıyıcının göstermesi gereken özeni göstermesi gerektiği, █████/2019 tarihli kayıp eşya tutanağı ile █████/2019 tarihli ekspertiz raporunda emtianın ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nın güvenliksiz ve refakatsiz şekilde aracı park ettiği, araç içerisindeki bir kısım malın bu esnada çalındığı ve bu şekilde zayi olduğu, faillerin bulunamaması nedeniyle soruşturma dosyasının daimi arama kararı ile faili meçhul suçlar bürosuna devredildiği, davalı tarafın teslim yapılacak olan deponun kapalı olması nedeniyle teslimin yapılamadığı yönündeki beyanının; davalıları, aracın güvenlikli bir park alanına bırakılması yükümlülüğünden kurtarmadığı, davalıların ağır ihmalleri nedeniyle zarardan sınırsız sorumluluklarının bulunduğu; her ne kadar bilirkişiler raporlarında sigorta şirketinin halef olma koşullarının bulunmadığını beyan etmiş iseler de; sigorta poliçesinde açıkça alt taşıyıcılarla yapılan taşımalarda meydana gelen hasarlarda sigortacının alt taşıyıcılara karşı rücu hakkının saklı tutulduğuna dair hüküm gözetildiğinde, davalı alt taşıyıcıların işbu sigorta rücu ilişkisinde üçüncü kişi sayılamayacağının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacı sigortacının, sigortalısının alt taşıyanı sayılan davalılara rücuen tazminat isteminde bulunabileceği anlaşılmakla; bu yöndeki davalılar itirazlarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ise; tazminat miktarı ve halefiyet koşullarının yargılama ile belirlendiği ve likit olmadığı... " gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 5.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 9.471,70 USD üzerinden devamına, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıların meydana gelen hasarı bildiklerini, bu nedenle mahkemece icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın icra inkâr tazminatı yönünden kaldırılmasına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tanıkların hazır edilmesine rağmen dinlenmediğini, bunun HMK'nun 243. Maddesine aykırı olduğunu, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı ...sigortalısına yaptığı ödeme amaçlı mahsup, sigortalı ... hasar ile ilgili olarak hak sahibine ödeme yaptığını ispat edemediğinden, tanzim ettiği sorumluluk poliçesine aykırı olmakta ve Davacı ...Sigorta aktif husumet ehliyeti kazanamamaktadır." şeklinde tespit yapıldığını, davacı tarafın bu bilirkişi raporuna itiraz dilekçesine ek olarak, atıf yapılan evrakları yerel mahkemeye sunduğunu, yasal süresinden çok sonra sunulan bu belgelerin muvafakatleri sorulmadan delil olarak kabul edildiğini, dosyada ödemeyi gösterir herhangi bir dekont veya benzeri makbuzun olmadığını, davacı tarafın somut olaya ilişkin beyanlarında fiili sevk tarihinde emtianın neden teslim edilemediğine dair hususlara açıklık getirmediğini, İstanbul ili içinde aynı gün yapılabilecek teslimatta bütün kusurun müvekkillerine yüklenemeyeceğini, faturadaki firmanın depo sorumlusu tanık olarak hazır edilmişse de mahkeme tarafından tanık dinlenmediğini, ... ... A.Ş 'nin taşınan eşyaları teslim alamaması nedeniyle teslimat işleminin yapılamadığını, müvekkilinin nakliye hizmeti verdiğini, depolama veya muhafaza etme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, rizikoya konu emtianın değerinin belirlenmesine ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, gümrük beyannamesinin celbini talep etmelerine rağmen mahkemece bu konuda da araştırma yapılmadığını, rizikonun gerçekleşmesinde taşıyıcının kusuru olsa da sigorta sözleşmesi gereği hasarı taşıyıcıdan değil hasara kastı ile sebep olan hırsızdan talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin CMR kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline Silivri'de yapılan yükleme sonrası yalnızca irsaliye verildiğini, ne sevk mektubu-taşıma senedi, ne de taşıyacağı malların değerine ilişkin bir belge verilmediğini, müvekkil ile sigortalı arasında yapılmış herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, ...'nın, zarardan işleten sıfatıyla da sorumluğu bulunmadığını, ...'nın TBK m.49 uyarınca sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin yalnızca nakliye işi ile uğraştığını, depolama veya muhafaza etme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, ihbar edilen -...'ın kusurunun araştırılmadığını, müvekkillerin ağır kusurlu sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, ortada bir kastın olmasının söz konus olmadığını, müvekkillerinin ağır kusurlu sayılıp sınırlı sorumluluk üst limiti hakkından mahrum edilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkillerinin sigorta sözleşmesinden faydalanması gerektiğini, davalı ... sigorta sözleşmesinde 3. Kişi konumunda olmadığını, ifa yardımcısı statüsünde olduğunu, davacı sigortacının halef olmadığını, dava dışı zarar görene yapılmış bir ödemenin dekontu yada makbuzu bulunmadığını, ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, kusur konusunda araştırma yapılmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, dava dışı şirkete ait emtianın taşıma sırasında hırsızlık sonucu zayi olmasından dolayı sigortalıya ödenen bedelin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 9.471,70-USD asıl alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ....Şti.'nden .... Firmasına gönderilen tekstil ürünü emtiasının Silivri-Tuzla-Bulgaristan arasında borçlular sorumluluğunda yapılan nakliyesi oluşan zararın 6102 sayılı TTK m. 1472 uyarınca rücuen tazmini talebi olduğu, itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı ile dava dışı sigortalı ... ... AŞ arasında 28.09.2018-28.09.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere nakliyat abonman sigorta poliçesi düzenlendiği, dava dışı sigortalının akdi taşıyıcı olduğu, dava dışı şirkete ait tekstil ürünlerinin fiili taşımasının ... plakalı ve davalı ...adına kayıtlı araç ile yapıldığı, dava konusu taşımanın 43 çuval (20.867 adet - 2.350,28 kg.) tekstil ürünü olduğu, 26.09.2019 tarihinde ürünlerin araca yüklendiği, davalı ... tarafından aracın aynı tarihte akşam saatlerinde evinin önüne park edildiği, sabah kalktığında ise aracın kilidinin kırık olduğu ve ürünlerde eksik olduğunu gördüğü, polise başvuru yaparak şikayetçi olduğu ve hırsızlığın tutanak altına alındığı, kalan ürünlerin alıcısına teslim edildiği, 7 adet çuvalın eksik olduğu, yapılan ekspertizde 9.471,70 USD zararın hesaplandığı, davacı yanın poliçe kapsamında yaptığı ödeme sonrasında TTK Md.1472 uyarınca kanuni halef olduğu, davacının yaptığı ödemeyi davalılardan rücuen talep ettiği anlaşılmaktadır.Dava konusu taşımanın, emtiaların Türkiye'den Bulgaristan'a taşınması olması, dosya kapsamında bulunan 26.06.2019 tarihli sevk irsaliyesinden emtianın Bulgaristan'a teslim edilmek üzere davalı ... tarafından teslim alınması nedeniyle CMR konvansiyonunun uygulanması gerekir. Her ne kadar davalı taşımanın uluslararası taşıma olmadığını, taşıma senedinin kendisine verilmediğini ileri sürmüş ise de; CMR 4. maddesi gereğince taşıma mukavelesi bir sevk mektubunun düzenlenmesi ile gerçekleştirilir. Bu mektubun yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması, bu sözleşme hükümlerine tabi olacak olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini etkilemez. TTK 856/2 maddesine göre de taşıma senedinin yazılı olma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taşıma bir bütün olarak dava dışı sigortalı tarafından taahhüt altına alınmıştır. Zarar Türkiye sınırları içindeki taşımada meydana gelmiş ise de; CMR hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Dosya kapsamından taşımanın parsiyel taşıma olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda taşıyıcının, yüklü aracı güvenliği, kamera sistemi olmayan bekçili bir park yeri haricinde güvenliksiz ve refakatsiz şekilde park ettiği C. Başsavcılığında verdiği ifadesi ile sabittir. CMR'nin 17/1 maddesi gereğince taşıyıcı teslim aldığı yükte doğacak zarardan sorumludur. Dava konusu zararın meydana gelme şekli değerlendirildiğinde davalının ağır kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalıların CMR'nin 29. maddesi gereğince sınırlı sorumluluk hakkından faydalanması mümkün değildir. Poliçenin incelenmesinde; sigorta poliçesinde alt taşıyıcılarla yapılan taşımalarda meydana gelen hasarlarda sigortacının alt taşıyıcılara karşı rücu hakkının saklı tutulduğu açıkça hüküm altına alınmış, dava dışı sigortalı da temlik sözleşmesi ile alacağını davacı sigorta şirketine temlik etmiştir. Bu durumda halefiyet koşullarının oluşmadığına yönelik davalı istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Öte yandan davalı taşıma sürecinin tamamlanacağı depoya emtianın getirildiğini, deponun kapalı olması nedeniyle teslim edilemediğini ileri sürmektedir. Ancak depo kapalı olsa bile taşımaya konu emtiayı güvenli bir yerde muhafaza etmesi gerekir.Davalı vekili tarafından hazır edilen tanığın duruşmada hazır edilmesine rağmen dinlenmemesi HMK 243. maddesine aykırı ise de deponun kapalı olması, CMR'nin 12. maddesi karşısında sonuca etkili görülmemiştir.Dosyada bulunan bilirkişi raporu kapsamlı olup, hukuki nitelikteki itirazlar mahkemece değerlendirilebilir. Mahkemenin ek rapor alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda dava sebepleri ayrıntılı olarak değerlendirildiğinden ek rapor alınmasını gerektiren bir husus tespit edilememiştir. Bilirkişi tarafından dava dışı ... tarafından düzenlenen talep listesi ve mal faturalarının karşılaştırması yapılmış, birim fiyatların aynı olduğu belirlenerek hasar hesaplamasında dikkate alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece gümrük beyannamelerinin getirtilmemesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Davalı ... araç maliki olduğundan ve taşımayı bu araçla yaptıklarından, davalı ... araç şoförü olarak taşınan emtiayı muhafaza etme yükümlüğü bulunduğundan hasardan müşterek ve müteselsilen sorumludur. Davalılar sigorta poliçesinin tarafı olmadığından ve üçüncü kişi konumunda bulunduklarından poliçeden yararlanmaları mümkün değildir.Tazminat bedeli yargılama sonucunda belirlendiğinden mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinde de usul ve aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup, taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ve re'sen dikkate alınacak bir istinaf nedeni bulunmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının ve 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.573,79 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!