Özel üretim makina satış bedelinin tahsili amacıyla açılan alacak davasında, davalının akdi ilişki yokluğu ve temsil yetkisi itirazına karşın sevk irsaliyelerinin yazılı delil başlangıcı kabulüyle davanın kabulü ve istinafın reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından özel olarak üretilen makinelerin bedellerinin ödenmemesi üzerine açılan alacak davasında, davalının ticari ilişkiyi reddederek makineleri dava dışı üçüncü bir firmadan aldığını ve ödediğini iddia etmesine karşın, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalı şirket çalışanı tarafından imzalanan sevk irsaliyeleri ve tanık beyanlarını HMK 202 uyarınca yazılı delil başlangıcı kabul ederek, davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin ve teslimatın ispatlandığına hükmedip davalının fatura bedellerini ödeme yükümlülüğünü onaylamış; davalı vekili ise temyizinde, sevk irsaliyelerini imzalayan kişinin yetkisiz olduğunu ve akdi ilişkinin kanıtlanmadığını ileri sürmüştür.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K. ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekilleri Avukat ...., Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalının siparişi üzerine özel olarak üretilen makinaların davalıya teslim edildiğini, davalının makina bedellerini ödemediğini, faturaya dayalı 607.700,00 TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla giriştikleri icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali davası için yasada öngörülen süreyi kaçırdıklarından işbu davayı alacak davası olarak açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fatura bedellerinin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacının akdi ilişkiyi ispatlamakla yükümlü olduğunu, gönderdiği faturaların davacıya iade edildiğini, bahsi geçen makinaların, aralarındaki anlaşmaya dayalı olarak, dava dışı .... İmlt...Ltd. Şti. tarafından imal edilerek müvekkiline teslim edildiğini, makina bedelinin adı geçen şirkete ödendiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen faturaların iade edildiği, bu durumda, davacının akdi ilişkiyi kanıtlamakla yükümlüğü olduğu, davacının bu hususta faturalara ve sevk irsaliyelerine dayandığı, sevk irsaliyelerinde, malı teslim alan olarak imzası bulunan ...'ın davalı şirket çalışanı olduğu, ayrıca tanık sıfatıyla duruşmada verdiği beyanında; davalı şirket çalışanı olduğu, gelen malların kabulünü yaptığını ifade ettiği, yine bu sevk irsaliyelerinde imzası bulunan araç şoförü tanık ...'nun da bu makinaları davacı firmanın işyerinden alarak davalı firmaya teslim ettiğini beyan ettiği, böylelikle sevk irsaliyelerinin davalı şirket temsilcisi tarafından imzalanmış olduğunun ve bu irsaliyelerle dava konusu makinaların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin kanıtlandığı, bu belgelerin HMK'nın 202. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiği, diğer tanık beyanlarının da davacının iddialarını doğruladığı, davacı tarafça düzenlenen sevk irsaliyelerini imzalayarak dava konusu malları teslim alan davalı şirketin, sonra da bu malları dava dışı başka bir şirketten satın aldığına ve bedellerini bu şirkete ödediğine ilişkin savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalının fatura bedellerini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 607.700,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.İstinaf incelemesinin duruşma talebi hakkında değerlendirme yapılmadan sonuçlandırıldığını,
b. Taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının akdi ilişkiyi kanıtlamakla yükümlü olduğunu, sevk irsaliyesini imzalayan kişinin müvekkili şirketi temsil etme ve üçüncü kişilerle sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, bu kişinin ürünlerin dava dışı ... Şirketi tarafından gönderildiğini düşünerek sevk irsaliyesini imzalamış olabileceğini, yalnızca sevk irsaliyesinin imzalanmış olmasının akdi ilişkiyi kanıtlamaya yeterli olmadığını,
c. Müvekkili ile dava dışı ... Şirketi arasında akdi ilişki olduğunu, dava konusu makinaları bu firmanın ürettiğini, müvekkilinin ödemeyi bu firmaya yaptığını, söz konusu makinaların davacı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olmasının, davacıyı ürünlerin imaline ilişkin eser sözleşmesinin tarafı yapmayacağını, davacının bu makinaları ürettiğini de ispat etmekle yükümlü olduğunu beyan etmektedir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle teslim olgusunun yazılı delil başlangıcı niteliğinde yazılı deliller ve tanık beyanlarına göre kanıtlanmış olması karşısında davacının bedele hak kazandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı açmış olduğu davada, davalıya iki adet otomatik köpük ve çalkalama makinesi satıp teslim ettiğini ve bedelinin ödenmediğini belirterek bedelin tahsiline karara verilmesini talep etmiş, davalı ise söz konusu makineleri …..Şti den satım aldığını belirterek davanın reddini talep etmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık makine satışına ilişkin sözleşme ilişkisinin kimler arasında bulunduğu hususundadır.
Genel ispat kuralları gereğince davacının, davalı ile sözleşme ilişkisi kurduğunu ve bu makineleri bu sözleşme ilişkisine istinaden teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Davalının makineleri teslim ettiğine ilişkin sevk irsaliyeleri bulunmakta olup mahkemece sevk irsaliyeleri yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinlenmiş ve tanık beyanlarına istinaden de sözleşme ilişkisinin davacı ile kurulduğunu kabul etmiştir.
Davalı ise makineleri dava dışı ... Makineden aldığını ileri sürmüş ve bununla ilgili olarak aralarında yapılan yazılı sözleşmeyi ibraz etmiş ve yine makinelerin bedelini bu şirkete ödediğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamına göre de makine bedellerinin düzenlenen faturalara istinaden dava dışı ... Makine’ye ödendiği anlaşılmaktadır.
Mevcut olayda sözleşme ilişkisi bulunduğunu ispatla yükümlü olan davacı sadece mal teslimini ispat etmiş, davacı ise makinelerin başkasından alındığına ilişkin sözleşme ilişkisini ve ödemeyi ispat etmiş durumdadır. Burada önemli olan sözleşme ilişkisidir. Davacı ise sözleşme ilişkisi bulunduğuna ilişkin hiçbir delil sunamamıştır. Davalının ibraz ettiği sözleşmenin her zaman düzenlenecek bir belge olması zannıyla değer verilmemesi hukuk güvenliğini ortadan kaldıracaktır. Davalı sadece bu belgeyi ibraz etmemiş, sözleşme konusunun bedelini ödediğini de ispat etmiş durumdadır.
Diğer yönden dava konusu makineler özellik gerektiren makineler olup, ancak alınan sipariş üzerine üretim ve satışı yapılır. Davacı hiçbir şekilde böyle bir sipariş aldığını ve bunun üzerine üretim yapıp teslim yaptığını da ileri sürmemiştir. Her ne kadar davacı tanıkları dinlenmiş ise de tanık beyanlarında sözleşme ilişkisi kurulduğuna, davalıdan sipariş alındığına ilişkin somut bir ifade yer almamaktadır. Tanıklar sadece malın davacı tarafından teslim edildiğini ileri sürmüşlerdir. Zaten bu konuda bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Netice itibariyle davalı makineleri dava dışı ... Makineden aldığı, yazılı sözleşmesinin bulunduğu, makine bedelini bu şirkete ödediğini ispat ettiği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması yönündeki düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!