Adli yardım talebi kabul edilen davalı erkeğin tanık masrafları karşılanmadığından dinlenmeyen tanıkları nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği boşanma davasında eksik inceleme sonucu bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Bir boşanma davasında, davalı erkeğin süresinde tanık bildirmesine ve adli yardım talebi kabul edilerek yargılama giderlerinden geçici muafiyet sağlanmış olmasına rağmen, mahkemelerce tanık masrafları yatırılmadığı veya tanıkların duruşmada hazır edilmediği gerekçeleriyle davalı tanıklarının dinlenmemesi hatalı bulunmuştur; zira tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü olmayıp, adli yardım kapsamında masrafların suçüstü ödeneğinden karşılanması gerekirken, bu durum davalı erkeğin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğinden bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Menemen 1. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından eksik inceleme ve hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dava; kadın tarafından açılan 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun (4271 sayılı Kanun) 166 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile evlilik birliğinin devamının eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, davacının dava açmakta haklı olduğu belirtilerek davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sırasında 14.10.2021 tarihli duruşma ara kararında "...Davalı tarafın cevap dilekçesinde tanık deliline dayanmadığı ve davalı vekilince verilen süre içerisinde 2.cevap dilekçesi de sunulmadığı görülmekle davalı tarafın tanık dinletme talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiştir. Hükmün davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda eksik incelemeye yönelik itirazlara ilişkin ''...Mahkemece davalı vekilinin hazır bulunduğu ön inceleme duruşmasında usulüne uygun olarak ve ihtarat yapılarak verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça dilekçelerin teatisi aşamasında 02.11.2018 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde isim ve adresleri bildirilen tanıkları için mahkemece ara kararda miktarları açıkça belirtilen tebligat ücretleri ve tanıklık ücretleri yatırılmadığından, mahkemece davalı tanıkları adına duruşma davetiyesinin tebliğe çıkartılmadığı ve kesin sürenin verildiği ön inceleme duruşmasını takip eden 20.06.2019 tarihindeki tahkikat duruşmasında da davalı tarafça bildirilen tanıkları hazır edilmediğinden, davalı tanıklarının dinlenmediği anlaşılmakla, Mahkemece davalı tarafın 02.11.2018 tarihli dilekçe ile bildirilen tanıklarının dinlenmemiş olmasında bir usulsüzlük görülmediğinden, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesi ile başvurunun kısmen esastan reddi ve kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümleri kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Karar davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davalı erkeğin dilekçelerinin süresinde olduğu, 02.11.2018 tarihli ikinci cevap dilekçesinde tanık deliline açıkça dayanarak, tanıklarının isim ve adreslerini bildirdiği ve tüm dilekçelerinde adli yardım talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece 31.12.2018 tarihli ara karar ile davalı erkeğin adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek lehine yargılama giderlerinden geçici muafiyet sağlanmıştır. Bu nedenle erkek tanıklarına masrafları suçüstü ödeneğinden karşılanmak suretiyle tebligat yapılarak usulüne uygun beyanlarının alınması gerekirken; dilekçelerin süresinde olmadığı, belirtilen kesin sürede tebligat ve tanıklık ücretleri yatırılmadığı gerekçesi ile erkek tanıklarının dinlenilmemesi hatalı olmuştur. Tarafların tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü de bulunmamaktadır. O halde Mahkemece davalı erkeğin bildirdiği ve dinlenmelerinden açıkça vazgeçmediği tanıklarının masrafları suçüstü ödeneğinden karşılanarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240 ncı ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi ve toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, davalının hukuki dinlenilme hakkına (HMK md.27) aykırı olarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.