T.C. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen Türksatın, ... Proje Yenilenebilir Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.ye karşı açtığı haksız fiil kaynaklı kablo hasarı nedeniyle itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki belge, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketinin, ... Proje Yenilenebilir Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine karşı, 2023 Haziran ayında farklı adreslerde yapılan onarım ve kazı çalışmaları sırasında altyapı kablolarına haksız eylemle zarar verildiği iddiasıyla başlattığı, 139.002,44 TL tutarındaki hasarın tazmini amacıyla girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir; davacı şirket, zararın belgelendiğini ve takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep ederken, davalı şirket ise iddia edilen zarardan sorumlu olmadığını, davacının yeterli delil sunmadığını ve talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...........................................................DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Proje Yenilenebilir Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 13.06.2023 tarihinde "... Mah. .... No:42" adresinde, 13.06.2023 tarihinde "... Mah. .... No:26" adresinde, 14.06.2023 tarihinde "... Mah. 10 Sk. - 13 Sk. kesişim" adresinde, 15.06.2023 tarihinde "... Mah. 10 Sk. - ... Yolu Cad. Kesişim" adresinde, 16.06.2023 tarihinde "... Mah. .... 85 Sk." adresinde, 16.06.2023 tarihinde "... Mah. Çavuş Sk. No:11" adresinde, 17.06.2023 tarihinde "... Mah. Çavuş Sk. No:17" adresinde, 19.06.2023 tarihinde "... Mah. .... No:30" adresinde, 19.06.2023 tarihinde "... Mah. .... Çavuş Sk." adresinde, 22.06.2023 tarihinde "50. Yıl Mah. Şehit Hasan Kuzu Cad." yapılan onarım çalışmaları sırasında, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme Anonim Şirketi'ne ait olan kablolara hasar verildiğini, davalıya gönderilen 23.08.2023 tarihli ihtar ile hasar bedelinin 7 gün içerisinde tazmini talep edilmesine rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, Akabinde söz konusu hasarın tazmini amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan onarım çalışmaları sebebiyle ve yine bu çalışmalar esnasında, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkili şirkete ait olan altyapı ve şebeke kablolarına zarar verildiğini, zarar verilen alanın fotoğraflarının da bulunduğu tutanak tanzim edilerek bahse konu zarar tutarının müvekkili şirketçe hesaplandığını, haksız fiil neticesinde müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın davalıdan tazmini için takip başlattıklarını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin oluşan zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının hasara yönelik herhangi bir ispat aracı veya delil sunmadığını, müvekkil şirketin faaliyetlerinden kaynaklanmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde meydana geldiğini iddia ettiği kablo zararların toplam 139.002,44 TL olduğunun iddia edildiğini, talep edilen miktarın fahiş derece olduğunu, hasara konu işlerin Sigorta ettirildiğini, ... Sigorta A.Ş. 61...........iğini, yukarıda açıklan tüm nedeneler ile meydana gelen hasarlara ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir.Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: █████/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: █████/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:█████/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:█████/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır.Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. Gölbaşı (...) Genel İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 124.589,13 TL asıl alacak, 14.413,31 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 139.002,44 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak farklı tarihlerle farklı mahallerde davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları nedeniyle oluşan kurum zararının gösterildiği, bu kapsamda █████/2024 tarihli örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafça farklı tarihlerde farklı mahallerde yapılan kazı çalışmaları neticesinde müvekkili şirkete ait kablolara zarar verildiğini, zararın karşılanması için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının ödemeye yanaşmaması üzerine davalı aleyhine takip başlatıldığını, takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, mahkememizin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, meydana gelen zarar nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zararın müvekkili şirketin faaliyetlerinden kaynaklanmadığını, davacı tarafça talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, aksi kabulde dahi alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu itibarla eldeki davanın haksız fiilden kaynaklı hasar bedeli alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, Mahkememizin somut uyuşmazlıkta görevli ve yetkili olup olmadığı, davalının gerçekleştirdiği iddia edilen kazı çalışmaları nedeniyle davacıya ait kabloların zarar görüp görmediği, bu nedenle davacının davalıdan tazminat isteyip isteyemeyeceği, davacının iddia ettiği zarar kaleminin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise tutarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememizce davanın esasına girmeden önce davalı taraça yapılan görev ve yetki itirazı değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de, davanın haksız fiilenden kaynaklı tazminat davası olması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması ve davacının yerleşim yerinin Mahkememiz yetki bölgesinde bulunması dikkate alınarak davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Aynı şekilde davalı tarafın görev itirazı da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca davanın ticari dava olması ve Mahkememizin görev alanı içerisinde bulunması dikkate alınarak reddedilmiştir. Mahkememizce davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede, somut dosyada davacı taraf, farklı tarihlerde ve mahallerde davalıca yapılan kazı çalışmaları sırasında kendisine ait altyapı kablolarına zarar verildiğini belirterek oluşan zarardan davalının kusuru bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce tarafların bildirmiş olduğu tanıkların dinlenmesi açısından mahal mahkemesine talimat yazılmış ve tanıklar dinlenmiştir. Yine Mahkememizce dava konusu adreslerde yapılan kazı çalışmalarına ilişkin tüm kayıtlar dosyaya celbedilmiştir. Akabinde dosya re'sen seçilen bir Elektrik Elektronik Mühendisi, bir İnşaat Mühendisi ile bir Nitelikli Hesap Bilirkişisinden oluşturulan heyete tevdi edilmiş ve bilirkişi heyetinden Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dinlenen davacı tanıklarının beyanları, Gölbaşı (...) İcra Dairesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası, işbu dosyadaki tüm deliller irdelenmek suretiyle, kabloların yönetmeliklere uygun olarak döşenip döşenmediği, davalının kazı çalışmaları nedeniyle kablolara zarar verip vermediği, vermişse oluşan hasar miktarı ile ön inceleme tutanağında belirtilen uyuşmazlık noktaları hususunda ayrıntılı, denetime açık, anlaşılır rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bilirkişiler tarafından bir adet kök ve iki adet ek rapor dosyaya sunulmuştur. Tüm bu açıklamalar uyarınca eldeki dava dosyası incelendiğinde, dosya kapsamındaki tanık beyanları ve sair tüm deliller uyarınca davacının davalı tarafça farklı tarihlerde ve mahallerde yapılan kazı çalışmaları neticesinde kablolarında oluşan hasardan kaynaklı zarara uğradığı, oluşan zarardan davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğu, zira Mahkememizce alınan denetime açık bilirkişi raporu ile davacı tarafça kabloların yönetmeliklere uygun olarak döşendiğinin tespit edildiği, hasarın ve zararın oluşumunda davacının da kusuru bulunduğuna dair davalı tarafça somut bir delil sunulamadığı, bu nedenle meydana gelen zararda davalının tam kusurlu olduğunun değerlendirildiği, davalının oluşan zarardan tam kusurlu olması nedeniyle davacı tarafın zararının tamamını karşılaması gerektiği, davacı tarafından icra takibinde talep edilen hasar bedelinin gerçek zararı karşılar mahiyette olup olmadığı yönünden bilirkişi raporu alındığı, hükme esas alınan açık, anlaşılır, gerekçeli bilirkişi raporu ile davacı tarafça talep edilen hasar onarım bedellerinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, davacının davasında haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan her ne kadar davalı tarafça zaman aşımı def'i ileri sürülmüşse de, kazının █████/2023-█████/2023 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, takip tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davanın zaman aşımına uğramadığı görülmekle, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden davanın haksız fiilden kaynaklandığı, alacağın tespitinin ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağının likit ve muayyen nitelikte olmadığı değerlendirilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-DAVANIN KABULÜNE, davaya konu Gölbaşı (...) İcra Müdürlüğü'nün ████████ sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİ İLE, takibin aynı koşullarda DEVAMINA,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gerekli 9.495,26 TL harçtan peşin alınan 2.373,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.121,44TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 2.373,82 TL peşin harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davacı tarafından yapılan 16.172,90 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 684,50 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025