Kooperatif ortağının genel kurul kararlarının iptali talebiyle açtığı davada, imar barışı ek ödemesine uygulanan %5 aylık faizin tacir kooperatifler için geçerliliği ve içtihat değişikliği çerçevesinde reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir kooperatif ortağının, genel kurulda alınan üye aidatlarının yükseltilmesi, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi ve imar barışı kapsamında talep edilen ek ödemelere gecikme halinde %5 aylık faiz uygulanması kararlarının iptali veya yok hükmünde olduğunun tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta faiz oranını geçersiz sayan kararının, Yargıtayın kooperatifleri tacir kabul eden ve faiz oranlarının serbestçe belirlenebileceğine ilişkin yeni içtihadı doğrultusunda bozulması üzerine, bozmaya uyularak kooperatifin toplantı yeter sayısı ve karar nisabı yönünden onanan ve hak düşürücü süre nedeniyle reddedilen diğer taleplerle birlikte faiz oranına ilişkin istemin de reddine karar verilen bir yargılamanın temyiz incelemesidir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, davalı kooperatif tarafından yapılan 26.10.2018 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilinin davet edilmediğini, anılan genel kurulda üye aidatlarının 50,00 TL'ye yükseltilmesine ve herhangi bir faaliyeti bulunmayan kooperatifin yönetim kurulu başkan ve üyelerine huzur hakkı ödenmesine ilişkin kararın iptal edilmesi gerektiğini, gündemin 8. maddesinde "İmar barışı için 2018 Ekim ayı sonuna kadar 6.000,00 TL, 2019 Şubat ayı sonuna kadar 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 12.000,00 TL ek ödeme alınmasına, ek ödemelerin belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde aylık %5 faiz uygulanmasına" şeklinde karar alındığını, bu kararın öncelikle yok hükmünde olduğunun tespit edilmesini, uygun görülmemesi halinde iptal edilmesini, müvekkiline ait meskende imar mevzuatına aykırılık bulunmadığını, kendisine ait olmayan bir bağımsız bölüm için müvekkilinden imar barışı adı altında 12.000,00 TL ve gecikme halinde %5 aylık faiz talep etmesinin yok hükmünde olduğunun tespit edilmesini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 52. maddesine göre şahsi sorumlulukları ağırlaştıran kararlarda 3/4 çoğunluk arandığını ileri sürerek batıl olduğunun tespitine aksi halde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin konutları tüm ortaklarına teslim edilemediğini, bazı blokların sit alanı ilan edilen yerlerin içinde kalması sebebiyle ruhsatsız hale geldiğini bu sebeple imar barışına müracaat edildiğini, davacının imar barışı ile ilgili giderlere katılmak istememesinin eşitlik ilkesi ile bağdaşmadığını, diğer ortaklar gibi davacının da tasfiye giderlerine katılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kararı ile; iptal istemine ilişkin davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davalı kooperatifin 33 ortaklı olduğu, toplantıya 22 üye katılmış olmakla toplantı yeter sayısının sağlandığı, ancak TBK'nın 120/2. maddesine göre sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faiz oranının yıllık yasal faiz oranının yüzde yüzünü aşamayacağı, kooperatifçe imar barışı için belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde aylık % 5 faiz uygulanacağına dair kararının emredici niteliği haiz TBK'nın 120/2 maddesine aykırı olduğu ve batıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı kooperatifin 02.09.2018 tarihli Genel Kurul'un 8. maddesinde alınan imar barışı için belirlenen yükümlülüklerin geciktirilmesi halinde %5 faiz uygulanacağı yönündeki kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesince, kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin açılan davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 12.11.2021 tarihli ve 2020/2 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile kooperatifler tacir kabul edildiğinden Dairemiz önceki içtihatlarından dönerek kooperatif genel kurulunda faiz oranının serbestçe belirlenmeye başlandığı ve bu içtihat değişikliği istikrarlı bir şekilde uygulandığı nazara alınarak faiz oranına ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna dair talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin alınan genel kurul kararlarının toplantı yeter sayısı/karar nisabı yönü ve davanın hak düşürücü sürede açılmadığı hususlarının onandığını, faiz oranının belirlenmesine yönelik genel kurul kararının ise kooperatiflerin tacir sayılması sebebiyle serbest olarak belirlenebileceği gerekçesiyle bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı taraf temyiz başvurusu yapmadığından davalı lehine yeni bir hüküm kurmasının kanuna aykırı olduğunu, bozma ilamının müvekkili usulî kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine sonuç doğuran bozma ilamının kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkiline genel kurul çağrısı yapılmadığı gibi faaliyet raporu, bilanço raporu, gelir ve gider tabloları ve denetçiler raporunun da incelemesine sunulmadığını, müvekkilinin toplantı yapıldığını öğrendikten sonra süresi içerisinde dava açtığını, üyelik aidatının herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 50,00 TL’ye çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığını, 1163 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlerinin ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gerekmesine rağmen bu çoğunluğun sağlanmadığını, bu nedenle alınan kararın yoklukla batıl olduğunu, genel kurulun 9. ve 10. maddesinde imar barışı kapsamında yönetime yetki verilmesi kararı alınmış olup, bu süreç için yapılacak masraf ve harçlardan imar barışından faydalanmayacak olanların sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığını, müvekkillerin maliki olduğu taşınmazın bulunduğu yapıda herhangi bir imara aykırılık bulunmamakta olup kat mülkiyetinin kurulmuş olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptaline istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dairemizin bozma ilamından önceki İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin 13.07.2021 tarihli ilk kararına karşı davalı tarafça kanun yoluna başvurulmamış olup, karar davacı tarafça istinaf ve temyiz edildiği halde Dairemizin 18.11.2024 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı ile temyize gelen davacı aleyhine bozma yapıldığı anlaşılmakla Dairemizin önceki bozma ilamının maddi hata niteliğinde olduğunun kabulü ile mahkemece davacının genel kurulun 8. maddesi ile alınan %5'lik faiz uygulamasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğuna dair davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.