İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin danışmanlık hizmeti alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında usulsüz tebligat iddialarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu İstinaf Kararı, davacının danışmanlık hizmetinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin 8.800 TL asıl alacak ve avans faizi ile %20 icra inkar tazminatı yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermesi ve davalının tebligat usulsüzlüğü, adil yargılanma hakkı ihlali, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmaması, danışmanlık sözleşmesi veya hizmetin ispatlanamaması nedeniyle alacağın likit olmaması gibi gerekçelerle kararı istinaf etmesini konu almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAH.TARİHİ: █████/2021NUMARASI: ████████ Esas - █████████ KararDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)KARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; Tarafların aralarındaki ticari ilişkiden dolayı 9.672,02-TL borcu bulunduğunu, davacının davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini, 2018 yılından bu yana kısmı ödemeler yaptığı, bakiye cari hesap alacağının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlunun 28.05.2019 tarihinde yaptığı itiraz ile takibin durduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakiye cari hesap alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmaktadır. Yapılan incelenmede, davacı taraf ticari defterleri ile davalı tarafın vergi dairesi kayıtları ile uyumlu olduğu bilirkişi tespiti ile belirlenmiş bulunmaktadır.Davalı tarafa defter ibrazı için ihtaratlı tebligat yapılmasına karşın belirlenen inceleme gününde ticari defterini ibraz etmemiş ve mazeret ortaya koymak suretiyle yerinde inceleme talebinde de bulunmamış ticari defterlerinin ibrazından kaçınmıştır........Anılan yasa hükmü, bilirkişi raporu ve dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasında vade farkı uygulamasına ilişkin bir sözleşme hükmü ve teamül bulunduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığından davacı tarafça düzenlenen 872,02-TL vade farkı açıklamalı faturanın gerçek bir alacağı yansıtmadığı, bu tutara yönelik talebinin yerinde olmadığı, davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 8.800,00-TL alacaklı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların tacir olması ve aradaki ilişkinin ticari nitelikte bulunması sebebiyle davacı alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekmektedir.Ayrıca takip konusu alacak takip öncesi itibariyle belirli(likit) olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiş olup davanın kısmen kabulü yönün aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle,"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE; Davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 8.800,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davanın kabul edilen tutarın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davalıya dava dilekçesi ve ekleri dahi usulüne uygun olarak tebliğ dahi edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan, yıllardan beri aynı adreste faaliyette olan ve gerek icra dosyasında ve gerekse arabuluculuk sürecinde davalının faaliyet adresi bilinmesine rağmen usulsüz tebligat yapıldığını, davalının ticari defter ve kayıtları dahi sunulması sağlanmadan adil yargılanma ilkesi nazara alınmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, iddiasını ispatla mükellef olan davacının alacak iddiasının dayanağı olan danışmanlık sözleşmesini sunmadığını, faturaya konu hizmeti verdiğine dair herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, davacı-takip alacaklısının taraflar arasındaki temel ilişkinin varlığını ispat edemediği için alacağın likit olmayıp icra inkâr tazminatına da hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEHMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 23.01.2019 tarihli 8.800,00 TL bakiye asıl alacak ve 17.04.2019 tarihli toplamda 872,02 TL tutar olmak üzere 739,20 TL tutarlı vade farkı alacağı+132,82 TL KDV 'nin tahsiline yönelik 8.800,00 TL asıl alacak ve 872,02 TL vade farkı olmak üzere toplam 9.672,02 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu nazara alınarak davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:-Taraf teşkili sağlanmadığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası:Dosya arasına alınan İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2021 tarihli yazısında, davalı firmanın adresi ''...Mah. ... Cad. No:... ... '' olarak belirtilmiştir. Yine dosyada yer alan ... Ağustos 2020 tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davalı firmanın adresi '' ...Mahallesi ...Sk ... Apt. No:... .../İstanbul'' olarak belirtilmiştir. Dosyada davalı firmaya dava dilekçesinin, tensip zaptının tebliği için çıkartılan tebligatlar ise, ''... Mah. ...Sok. ... Apt. No:... ... /İstanbul '', '' ... Sokak, ... İş Merkezi No:... Kat:... ... /İstanbul '' adreslerine çıkarılmıştır. █████/2021 tarihli duruşma gününü bildirir, uzman görüşü ekli tebligat ise davalı firmanın... kaydında yukarıda belirtilen adresi doğrultusunda çıkartılmış ve █████/2021 tarihinde tebliğ olmuştur. Dairemizce dava tarihinde (█████/2020) davalı firmanın sicile kayıtlı adresi araştırılmıştır. 18 Eylül 2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi incelendiğinde, ....Noterliği'nin █████/2020 tarih ... sayı ile tasdikli, █████/2020 tarihli 01 sayılı yönetim kurulu kararı uyarınca şirketin adresi ...Mahallesi ...Sk ... Apt. No:... ... /İstanbul adresinden ...Mahallesi ... Cad. No:.../İstanbul adresine taşındığı belirtilmiştir. Bu bilgiler ışığında dava tarihinde, davalı firmanın adresinin ...Mahallesi ... Cad. No:.../İstanbul olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. (Yargıtay 22. H.D. █████/2020 tarih ██████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı)Ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasa'nın 90. maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6, 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesinde, adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş, bu hakkın, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirme yapmasını da içerdiği belirtilmiştir.Davaya konu somut olayda, davalının ticari sicilde kayıtlı adresi doğrultusunda usulüne uygun tebligat çıkarılmadan ve sadece davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm tesis edilmesi yerinde değildir. Nitekim, mahkeme tarafından █████/2021 tarihli celsede ön inceleme duruşması yapılmış ve taraflara ticari defterlerini ibraz etmek üzere süre verilmiş ise de, iş bu duruşma zaptı usulüne uygun olarak davalı firmaya tebliğ edilmediği dosya arasına alınan tebligat parçalarından anlaşılmaktadır.İş bu nedenle, mahkemece, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilip, taraf teşkilinin sağlandıktan ve davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla usulüne uygun muhtıra çıkartılmak suretiyle davalı tarafın sunacağı ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile ayrıntılı, gerekçeli, mukayeseli ve denetime imkan sağlayacak bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarihli ve 2020/.... Esas - 2021/.... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının mahsubuna, karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,4-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026