Hizmet alım sözleşmesinden doğan hakediş ve cezai şart alacağı davasında ticari avans faizi uygulamasına ilişkin temyiz kararı.
Özet: Davacı şirketin, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı kurum tarafından hakedişlerinden yapılan cezai kesintilerin haksız olduğu iddiasıyla açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesi davalı tarafın sözleşmesel ihtar şartını yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş; bu karar istinaf incelemesinde miktar yönünden onanırken, ticari iş ve tacir sıfatı nedeniyle yasal faiz yerine avans faizi uygulanmasına hükmedilmiş ve her iki taraf da nihai kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 30.12.2009 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı kurum tarafından müvekkilinin 164.945,42 TL hakediş bedelini ödemediğini, ihtarname çekilmesine rağmen sonuç alınamadığını, davalı kurum tarafından uygulanan kesintiye yönelik olarak müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, çalışan personelin hesap bilgilerinde eksiklik bulunması nedeniyle ödemelerde gecikme yaşandığını, bu nedenle geç ödemede müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, diğer aylarda ise geç ödemenin kurumun hakedişleri geç ödemesinden kaynaklandığını, sözleşme içeriğinde bulunan cezai şartın açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek 164.945,42 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından davacıya eksik personel çalıştırılması ve ücretlerin geç ödenmesi nedeniyle 140.292,64 TL ceza kesildiğini, hakedişlerin davacı şirkete zamanında ödendiğini, eksik ödeme bulunmadığını, kesintinin firmanın sözleşme hükümlerine aykırılık nedeniyle cezai yaptırım niteliğinde olduğunu, davacı firmanın ücretleri geç ödemesi nedeniyle yükümlü olduğu işlerin teslimini yapamadığını ve edimini yerine getiremediğini, davacı tacir olduğundan basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında "Veri Girişi İşlemleri için Yardımcı Personel Alımı İşine Ait Sözleşme" düzenlendiği, bu sözleşmenin 16.1.3.b fıkrası uyarınca, işçilerin ücretlerin gününde ödenmemesi durumunda geç ödenen her gün için kişi başına hakedişin 0.0004 oranında, ikinci kez tekrarında 0.0002 oranında, üçüncü kez tekrarında ise 0.0004 oranında ceza kesileceğinin kararlaştırıldığı, 24.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporu kapsamında sözleşmenin 13.1.3.a maddesi uyarınca yazılı uyarıda bulunularak davacıya ceza konusu hususları düzeltmesi için 10 günlük süre vermesi gerekirken dosya kapsamında davalı tarafça süre verildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından 116.319,72 TL tutarındaki alacağın talep edilmesi şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.319,72 TL'nin 30.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararda bu yönüyle bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacının avans faizi yönünden yapılan istinaf incelemesinde; davacı şirket tüzel kişiliğine sahip tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca bir taraf için ticari iş niteliğinde kabul edilen iş diğer taraf için de ticari nitelikte olduğu, bu durumda davacının faiz talebi avans faizi niteliğinde olduğundan işletilecek faiz türünün de avans faizi olmasının gerekli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.319,72 TL'nin 30.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; reddedilen kısım yönünden kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın dava konusu alacak miktarını haksız ve hukuka aykırı olarak kestiğini, ücretin geç ödenmesi ile ilgili müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının herhangi bir zarar uğramadığını, hükme esas alınan raporda bilirkişiler tarafından eksik hesaplama yapıldığını, davalı tarafından yapılan birçok kesintinin ihale sözleşmesi şartlarına uygun yapılmadığını, kesilen cezaların hiçbirinin müvekkile tebliğ edilmediğini, davanın tümden kabulü gerektiğini beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle cezai müeyyide uygulandığını, davacı firmanın zaman zaman ücret ödemesinde gecikme yoluna gittiğini, bu durumun personelde verimsizliğe ve işlerin aksamasına da neden olduğunu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle yapıların tüm kesintilerin yasal dayanağının olduğunu, cezaların doğru ve yerinde olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazların nazara alınmaksızın karar verildiğini, avans faizi işletilmesine karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı hakedişlerinden yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece kısmen kabulüne karar verilen iki kalem cezai şart kesintinin, ilkinin 01.06.2010 tarihinde ödenmesi gereken personel maaşlarının 08.06.2010 tarihinde ödenmesi sebebiyle 112.869,12 TL'lik kesinti, ikincisinin iki personelin eksik çalıştırılması sebebiyle hak edişin % 5'i oranında 3.450,60 TL'lik kesinti olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2.a. Taraflar arasında düzenlenen 30.12.2009 tarihli veri girişi işlemleri için yardımcı personel hizmeti alımı işine ait sözleşmenin 16.1.3.a. (aynı yönde idari şartname 51.1.3.a., teknik şartname 13.a.) maddesinde yüklenicinin sözleşme, idari ve teknik şartnamede belirtilen hususları yerine tam ve eksiksiz olarak getirmemesi durumunda idarece cezai şart uygulanması öncesinde yazılı uyarıda bulunularak düzeltilmesi için süre verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece, sözleşmenin 16.1.3.a. maddesi kapsamında davalı tarafça uyarı ve süre şartı yerine getirilmediğinden iki personelin eksik çalıştırılması sebebiyle yapılan 3.450,60 TL'lik kesinti yönünden kabul kararı verilmesi doğru olmuştur.
2.b. Sözleşmenin 16.1.3.b. (aynı yönde idari şartnamenin 51.1.3.b. ve teknik şartnamenin 13.b.) maddesinde ise ücretlerin gününde ödenmemesi durumunda uygulanacak cezai şarta ilişkin madde metninde uyarı ve süre şartı düzenlenmemiştir. Bu düzenleme kapsamında ücretlerin gününde ödenmemesi nedeniyle yapılan 112.869,12 TL'lik cezai şart kesintisine ilişkin olarak uyarı ve süre şartı aranmadığından davalı idarenin bu miktar ceza kesintisinin yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemece uyarı ve süre şartına riayet edilmediği yönündeki bilirkişi raporu hükme esas alınak bu miktar kesinti yönünden kabul kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2.c. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken iş; 112.869,12 TL'lik kesinti yönünden sözleşmenin 16.1.3.b. (aynı yönde idari şartnamenin 51.1.3.b. ve teknik şartnamenin 13.b.) maddesi hükmü gereğince davacı talebi yerinde olmadığından bu miktar alacak talebinin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen 04.07.2017 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilk kararın davalı tarafça istinaf etmediği de gözetilerek usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz isteminin reddine,
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!