Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla sabitlenen dolandırıcılık nedeniyle sahte halı satışından doğan 58.000 Euro alacak davasının kabulü kararı.
Özet: Bir alacak davasında, davacıya sahte halıları gerçekmiş gibi 58.000 Euro bedelle satan davalı hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine, mahkeme, davacının halıları iade etmesi koşuluyla ödediği 58.000 Euronun davalıdan tahsil edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar vererek davanın kabulüne hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : █████/2012
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline, gerçek ... halısı diye, değeri 3.000-3.500 Euro aralığında olan orijinal olmayan Çin malı, Hindistan malı olan bir halıyı, 28.000 Euro bedel ile sattıklarını, davalı tarafından müvekkilinden, aldığı halı dışında 3 adet halıyı da Almanya'ya götürmesinin talep edildiğini, Almanya'da 3 adet halının kendilerince alınacağını söylediklerini, sonrasında gümrükte problem çıkıyor gerekçesi ile diğer halıları da satın almasını söylediklerini, müvekkiline kendi aldığı halı ile birlikte toplam 4 adet halı gönderildiğin ve müvekkilinden banka yolu ile toplam 58.000 Euro tahsilat yapıldığını ancak, 4 adet halı için 117.000 Euro fatura tanzim ediliğini, müvekkili tarafından satın alınan halılar için eksper raporu tanzim ettirdiğini, halıların gerçek ... halısı olmadığının, sonradan eskitme yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkiline satılan halıların ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin ödemiş olduğu 58.000 Euro'nun, █████/2010 tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak, en yüksek reeskont avans faiziyle tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; müvekkilinin uzun yıllardır nitelikli halı ve kilim ticareti yaptığını, müvekkilinin davacıyla doğrudan bir ticaretinin olmadığını, aracı vasıtasıyla satış yapıldığını, aracının, müvekkili ile işveren-çalışan bağının olmadığını, davacının, müvekkilinin ortağı olduğu işletmeden 1 değil 3 halı aldığını, müvekkili tarafından davacı alıcıya ayıplı mal satılmadığını, ayıplı olsa bile, ayıplı mallarda zaman aşımının 2 yıl olduğunu, iki yıl içinde ihbarda bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, satış sözleşmesine konu malın ayıplı olması ve hile nedeniyle sözleşmenin feshi ve satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyaya yansıyan beyanlardan ve istinaf ilamının içeriğinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu belirlidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi, "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir" hükmünü havidir. Ceza mahkemesinin maddi olayın varlığı veya yokluğuna ilişkin tespiti, hukuk hakimi açısından bağlayıcıdır.
Bu açıklamalar eldeki davaya uyarlandığında; davalı ...'in 58.000,00 Euro karşılığında davacıya sahte ... Halısı satarak davacıyı dolandırdığından bahisle .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, bu kararın temyiz incelemesinde kesinleştiği, böylece davalının davacıyı 58.000,00 Euro tutarında dolandırdığı sabit hale gelmiştir. Bu nedenle davacının ödediği bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu, bununla birlikte, sözleşmeden dönme mahiyetindeki talebin doğası gereği tarafların aldıklarını vermekle yükümlü oldukları, bu nedenle faiz talep edilebilmesi için alınan malın iadesinin gerektiği göz önüne alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Dava konusu 3 adet halının davacı tarafından davalıya iadesinin sağlanması halinde 58.000,00 Euro'nun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 9.285,29 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 21,15 TL harcın ve 1.735,24 TL tamamlama harcının mahsubu ile 7.528,90 TL eksik harcın davalıdan alınıp Maliyeye gelir kaydına,
3-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3.904,04 TL (21,15 TL başvuru harcı, 21,15 TL peşin harç, 1.735,24 TL tamamlama harcı, 3,30 TL vekalet harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 623,20 TL posta masrafı) yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!