İş sözleşmesi kaynaklı menfi tespit davasında, rekabet yasağı ihlali iddialarıyla ilgili 110.000 USD bedelli senedin cezai şart mı yoksa teminat senedi mi olduğu konusunda Yargıtay bozması.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı işçi, rakip firmada işe başlaması sonrası hakkında başlatılan icra takibine konu 110.000 USD bedelli senedin teminat senedi olduğunu ve borçlu olmadığını iddia ederek takibin iptali ile menfi tespit isterken; davalı işveren, senedin iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ihlali nedeniyle belirlenen cezai şart olduğunu savunmuş ve yargılama sürecinde, Yargıtayın benzer bir davada verdiği bozma kararı ile işçi-işveren arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin ve ihlal halinde öngörülen cezai şartın Türk Borçlar Kanununa uygun olduğu, işçinin akit fesih sonrası kısa sürede rakip işyerinde çalışmaya başlamasının yasağa aykırılık teşkil ettiği ve bu tür uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemelerinin senedin dayanağı için ayrı bir sözleşme veya somut zarar arama gerekçelerinin yerinde olmadığı yönünde bir kanaat oluşmuştur.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette █████/2018 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına konu edilen 110.000 USD bedelli senedin teminat senedi vasfında olduğunu bu nedenle müvekkilin bu icra dosyasından ve senetten borçlu olmadığının tespiti ve işbu menfi tespit gereği takibin iptali ile müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve ... 24. İş Mahkemesi... D. İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararının dosya kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini, ayrıca yargılama masraflarının davalı işveren üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine, yargılama masraftan ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇEDosyanın incelenmesinde, uyuşmazlığa ilişkin .... 6. İş Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin...Esas ... Karar sayılı kararı ile "Davalı tarafından davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yönünde görev itirazında bulunulmuş ise de, davacı ve davalı taraf arasındaki temel ilişki işçi işveren ilişkisidir. Davalı taraf itiraz konusu senedin rekabet yasağına uyulmaması nedeniyle cezai şart bedeli olarak takibe konulduğunu, davacı ise senedin teminat senedi olarak alındığı ve haksız olarak takibe konulduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasındaki temel ilişki işçi işveren ilişkisi olduğu, Yargıtay son içtihatlarında iş ilişkisinin devamından önce veya devamından sonra görevli olan mahkeme yönünden yaptığı ayrımı kaldırdığı, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki dönemle ilgili olarak rekabet yasağı yönünden cezai şart tazminat davalarınında iş mahkemelerinde görüleceğine ilişkin güncel kararları dikkate alındığında görevli ve yetkili mahkeme iş mahkemesi olduğundan davalının görev itirazı yerinde görülmemiştir. Davalının diğer itirazları yönünden yapılan değerlendirmelerde ise ; davalı aleyhine davacı ile aynı işi yapan ve aynı gün istifa eden kılavuz kaptanlardan biri tarafından açılan davada verilen kısmen kabul kararına karşı istinaf itirazının İstanbul Bam 29. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile reddedildiği, BAM dairesinin bu kararına karşı temyiz yoluna gidildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih ve... Esas...karar sayılı kararı ile temyiz konusu BAM kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu Yargıtay bozma kararında özetle; işçi ile işveren arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin 5.11 maddesine göre ; davacının kılavuz kaptan olarak işe başladığı, davalının gerek iş sözleşmesinin devamı sırasında ve gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra iki yıl süre ile işveren ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerde ve firmalarda ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini, ...,... ve ...yetkili kılavuz kaptan belgesi ile ... ve..., ... yetkili kılavuz kaptan belgesi ile ... bölgesinde, ... Limanı yetkili kılavuz kaptan belgesi ile ... limanı bölgesinde aynı hizmet dalında faaliyet gösteren farklı bir kurum adına kılavuz kaptan olarak çalışmıyacağını beyan ve taahhüt ettiği, devamında davacının görevinden ayrılmak istemesi durumunda ve belirtilen hususlara aykırı davranması halinde taahhüdün gereği olarak yükümlülüğe uymaması nedeniyle işverenin uğrayabileceği bütün zararları karşılamayı, ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446.maddesi uyarınca düzenlenmiş cezai şart olarak son brüt maaşının sekiz katı ücreti ve çalıştığı her yıl için bir brüt maaş miktarı olarak ödemeyi kabul ettiği,buna ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446. maddesi uyarınca düzenlenmiş olan cezai şartı 110.000 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu 444. ve devamı maddelerine uygun rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı, Davacı işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden bir gün sonra aynı il sınırlarında aynı alanda iştigal eden rakip işyerinde işe başladığı,rekabet yasağına aykırı davrandığı, İlk Derece Mahkemesince takibe konu senet bedelinin taraflar arasında iş sözleşmesi dışında yapılmış bir sözleşme bulunduğunun ispat edilemediği, davalının zarara uğradığı iddiası bakımından zarara ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takinin iptaline karar verilmiş ise de; Türk Borçlar Kanunun 180. maddesi uyarınca cezai şart alacaklısını zarar bakımından ispat yükünden kurtardığı, davacının iş sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesine aykırı davrandığı ve bu madde uyarınca cezai şart miktarı olarak düzenlenen senet uyarınca borçlu olduğu, ancak Türk Borçlar Kanunu 182/son hükmünü de göz önünde bulundurmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekmekte olup İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesi hatalı olduğu, kararın bozulması gerektiğiAyrıca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72./5 maddesi uyarınca "... Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmü gereğince borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi , bu hususta ispat külfetinin davacı borçluya ait olduğunu, bu hususun Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve ... esas, ... karar, 07.12.2011 tarihli ve ... esas ...karar ve 20.03.2013 tarihli ve ... esas,... sayılı kararlarında da vurgulandığını, Somut olayda yukarıda belirtilen bozma gerekçesine göre davalı tarafın icra takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığının anlaşılmasına göre kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek bu sebeplerden dolayı BAM kararının kaldırılmasına karar verdiği görülmüştür. Bu durumda davanın kabulü hatalıdır. Davacı rekabet yasağına aykırı davrandığından cezai şart nedeniyle tazminat ödemek zorundadır. Ancak Türk Borçlar Kanununun 182/ son maddesi göz önünde bulundurularak 111.000,00 USD cezai şartın fahiş olması nedeniyle %70 hakkaniyet indirimi yapılması uygun görülmüştür. Buna göre davacının 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay'ın dava konusu olayla davacısı hariç diğer yönlerden tamamen aynı olan emsal dosyada vermiş olduğu kaldırma kararı dairemizi de bağlayıcı nitelikte olduğundan davalının istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kötüniyet tazminatının ve icra inkar tazminatını reddine , takibin 33.000,00 USD üzerinden kaldığı yerden devamı gerektiği kanaatine varılmıştır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, İstinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "Uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebi bakımından iş mahkemelerinin görevli olup olmadığına ilişkindir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 444 ilâ 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/3 hükmüne göre içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Şu hâlde davacının somut davadaki talepleri bakımından, bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararı gereği, asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan kararın görev yönünden bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Bozma kararı sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-4. Maddesi uyarınca kaldırılmasına, açılan davada İş Mahkemeleri'nin görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna, karar verildiği ve dosyanın Mahkememize tevzi yolu ile gönderildiği anlaşılmıştır.Davacının davası dava konusu icra takibine dayanak senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti davasıdır.Davalı aleyhine davacı ile aynı işi yapan ve aynı gün istifa eden kılavuz kaptanlardan biri tarafından açılan davada verilen kısmen kabul kararına karşı istinaf itirazının İstanbul Bam 29. Hukuk Dairesinin... Esas ...Karar sayılı kararı ile reddedildiği, BAM dairesinin bu kararına karşı temyiz yoluna gidildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarih ve ... Esas ...karar sayılı kararı ile temyiz konusu BAM kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu Yargıtay bozma kararında özetle; işçi ile işveren arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin 5.11 maddesine göre ; davacının kılavuz kaptan olarak işe başladığı, davalının gerek iş sözleşmesinin devamı sırasında ve gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra iki yıl süre ile işveren ile kendi adına rekabet edebilecek bir iş yapmamayı, sektöründeki rakip diğer işletmelerde çalışmamayı, söz konusu işletmelerde ve firmalarda ortak yahut başka bir sıfatla herhangi bir menfaat ilişkisine girmeyeceğini, ..., ... ve ... yetkili kılavuz kaptan belgesi ile... ve ..., ... yetkili kılavuz kaptan belgesi ile Yalova bölgesinde, ...yetkili kılavuz kaptan belgesi ile...limanı bölgesinde aynı hizmet dalında faaliyet gösteren farklı bir kurum adına kılavuz kaptan olarak çalışmıyacağını beyan ve taahhüt ettiği, devamında davacının görevinden ayrılmak istemesi durumunda ve belirtilen hususlara aykırı davranması halinde taahhüdün gereği olarak yükümlülüğe uymaması nedeniyle işverenin uğrayabileceği bütün zararları karşılamayı, ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446.maddesi uyarınca düzenlenmiş cezai şart olarak son brüt maaşının sekiz katı ücreti ve çalıştığı her yıl için bir brüt maaş miktarı olarak ödemeyi kabul ettiği,buna ek olarak Türk Borçlar Kanununun 446. maddesi uyarınca düzenlenmiş olan cezai şartı 110.000 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, Taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu 444. ve devamı maddelerine uygun rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığı, Davacı işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden bir gün sonra aynı il sınırlarında aynı alanda iştigal eden rakip işyerinde işe başladığı,rekabet yasağına aykırı davrandığı, İlk Derece Mahkemesince takibe konu senet bedelinin taraflar arasında iş sözleşmesi dışında yapılmış bir sözleşme bulunduğunun ispat edilemediği, davalının zarara uğradığı iddiası bakımından zarara ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takinin iptaline karar verilmiş ise de; Türk Borçlar Kanunun 180. maddesi uyarınca cezai şart alacaklısını zarar bakımından ispat yükünden kurtardığı, davacının iş sözleşmesindeki rekabet yasağı maddesine aykırı davrandığı ve bu madde uyarınca cezai şart miktarı olarak düzenlenen senet uyarınca borçlu olduğu, ancak Türk Borçlar Kanunu 182/son hükmünü de göz önünde bulundurmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekmekte olup İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline karar verilmesi hatalı olduğu, kararın bozulması gerektiği, Ayrıca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72./5 maddesi uyarınca "... Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmü gereğince borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi , bu hususta ispat külfetinin davacı borçluya ait olduğunu, bu hususun Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve...esas, ... karar, 07.12.2011 tarihli ve ... esas ... karar ve 20.03.2013 tarihli ve ... esas, ... sayılı kararlarında da vurgulandığını, Somut olayda yukarıda belirtilen bozma gerekçesine göre davalı tarafın icra takibinde haksız ve kötüniyetli olmadığının anlaşılmasına göre kötüniyet tazminatı koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek bu sebeplerden dolayı BAM kararının kaldırılmasına karar verdiği görülmüştür. Bu durumda davacı, rekabet yasağına aykırı davrandığından cezai şart nedeniyle tazminat ödemek zorundadır. Ancak Türk Borçlar Kanununun 182/ son maddesi göz önünde bulundurularak 111.000,00 USD cezai şartın fahiş olması nedeniyle %70 hakkaniyet indirimi yapılması uygun görülmüştür. Buna göre davacının 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davacının 33.000,00 USD borçlu olduğunun tespiti ile takibin 33.000,00 USD üzerinden devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine,Davacının kötü niyet tazminatı ile davalının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.426,67-TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 10.355,56-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.071,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 67.915,23-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,Hakkaniyet indirimi yapıldığından davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 10.355,56-TL peşin harç ve 44,40-TL başvuru harcı toplamı 10.399,96-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davalı tarafça yapılan 250,00-TL yargılama giderenini davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde YARGITAY TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır