İşçilik alacakları davasında hizmet süresi, kıdem, ihbar, yıllık izin alacakları, zamanaşımı ve birleşen dava konularında Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: İş sözleşmesinin haklı nedene dayanmadan feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsili talebiyle açılan davada; davalı işverenin zamanaşımı ve çalışmadığı yönündeki savunmaları üzerine ilk derece mahkemesi, hizmet tespiti davasında belirlenen kısa çalışma süresi nedeniyle kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin taleplerini esastan, diğer işçilik alacaklarını ise zamanaşımı nedeniyle reddetmiş, birleşen davayı ise derdestlikten usulden reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay ise davacının temyiz taleplerini yerinde görmeyerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ: Trabzon 1. İş MahkemesiBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.06.2001-19.02.2005, 30.05.2006-01.12.20 08... .09.2014-20.08.2018 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, taraflar arasında derdest olan hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; zamnaaşımı def'i ileri sürdüklerini, taraflar arasında derdest olan hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, davacının aynı taleplerle ilgili yeniden dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında davacının davalıya ait işyerinde 04.11.2006-01.01.20 07... .02.2007-18.02.2007 tarihleri arasında bir ay 28 gün çalıştığının tespit edildiği, davacının tespit edilen hizmet süresi itibarıyla kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığı, diğer alacak taleplerinin ise zamanaşımına uğradığı belirtilerek asıl davada kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin talebinin esastan reddine, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen davanın ise derdestlik dava şartı sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında hata bulunmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının uzun yıllar davalı işyerinde çalışması sebebiyle kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izne hak kazandığını,2. Zamanaşımı bakımından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,3. Birleşen dava bakımından verilen kararının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının hizmet süresi ile buna bağlı olarak kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı ve birleşen dava bakımından verilen kararın doğru olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.