Kasko Sigortası Kapsamında İki Ayrı Trafik Kazası Sonucu Oluşan Hasarların Tazmini, İbra Dilekçesinin Kapsamı ve Belirsiz Alacak Davasıyla Gerçek Zararın Tespiti Talebi Davası.
Özet: Davacı, kasko sigortalısı aracında 17.05.2022 tarihinde meydana gelen hasarın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine karşı belirsiz alacak davası açmış olup, sigorta şirketinin 06.08.2022 tarihli ikinci bir kaza sonrası yapılan 770.000 TLlik pert ödemesini ve imzalanan ibranameyi ilk kazayı da kapsayacak şekilde yorumlamasına itiraz ederek gerçek zararının avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise zaman aşımı, belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu, ibranamenin tüm hasarları kapsadığı ve sigorta tahkim komisyonunun davacının ilk kazayı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle başvuruyu reddettiğini belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : TazminatDAVA TARİHİ : 24.04.2024KARAR TARİHİ : 30.06.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.05.2022 tarihinde müvekkiline ait --- plakalı aracın davalı şirkete ait ---- plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, ancak komisyonun 31.01.2023 tarihli ve------ sayılı kararı ile uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çektiğini, müvekkilinin 06.08.2022 tarihinde ikinci bir kaza daha geçirdiğini, davalı sigorta şirketinin her iki kazayı tek bir pert işlemi gibi değerlendirerek 770.000,00-TL ödeme yaptığını ve 06.08.2022 tarihli kazaya ilişkin ibranameyi ilk kazayı da kapsayacak şekilde yorumladığını, oysa imzalanan ibranamenin sadece 06.08.2022 tarihli kazaya ilişkin olduğunu, sigorta şirketinin gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, onarım için fatura sunma zorunluluğu bulunmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca kasko poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, aracın onarımında orijinal parça kullanılması gerektiğini, işçilik bedelleri ve KDV dahil gerçek zararın karşılanması gerektiğini, sigorta şirketinin ticari faiz kazanırken müvekkile yasal faiz ödemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, ----- sayılı arabuluculuk sürecinin 16.04.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin bağımsız eksper raporu aldığını, tüm bu nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 100,00-TL kasko hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesi ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca sigorta sözleşmelerinden doğan taleplerin iki yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacının dava konusu hasar miktarını önceden bildiği için belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu aracın 06.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde pert - total işlemine tabi tutulduğunu ve davacı ile 770.000,00-TL rayiç bedel üzerinden anlaşma sağlanarak kayıtsız şartsız ibraname imzalandığını, davacının daha sonra 17.05.2022 tarihli bir kaza iddiasıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğunu ancak 27.07.2023 tarihli ve ----- sayılı kararla başvurunun reddedildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun davacının kaza ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve aracın onarıldığını kanıtlayamadığını tespit ettiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. ve 1459. maddeleri gereğince gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, ödenen rayiç bedelin tüm hasarları kapsadığını, dosyanın bilirkişiye tevdii halinde KDV'siz hesaplama yapılması gerektiğini, piyasa koşulları gereği yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanmasının zorunlu olduğunu, poliçede yer alan muafiyet hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlıklarda avans faizi talep edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davacıya ait olup davalı tarafından kasko sigortası ile sigortalanan araçta meydana gelen hasarın tazmini talebine ilişkindir.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra, aracın gerek hareket, gerek durma halinde iken, sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile aracın yanması ve çalınması sebebiyle oluşan maddi zararları kapsamına almaktadır. Teminat dışı haller ise, Kasko Poliçesi genel şartlarının A.5 maddesinde yazılmıştır. Davacıya ait---- plakalı araç,----- poliçe numaralı kasko sigorta sözleşmesi kapsamında 30.04.2022 tarihi ile 30.04.2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.Somut davaya konu talepler 17.05.2022 tarihli kazaya dayanmaktadır. Davacıya 06.08.2022 tarihli kaza sonrasında 770.000,00-TL'lik ödeme yapıldığı anlaşılmakla, bu ödemenin dava konusu kazayı da kapsayıp kapsamadığı, kapsamıyor ise 06.08.2022 tarihli kaza sonrasında yapılan 770.000,00-TL'lik ödemenin pert-total işlemi sonucunda olduğu anlaşılmakla, bu durumun davacının 17.05.2022 tarihli dava konusu kaza açısından ayrıca talepte bulunmasına engel teşkil edip etmeyeceği uyuşmazlık konusudur. Mahkememizce bilirkişiden asıl ve ek rapor alınmış olup, dosyadaki mevcut delil durumuna göre; ekspertiz raporuna göre aracın ilk kazasındaki hasarlı parçalar dikkate alındığında, aracın trafiğe çıkmasına engel olabilecek bir parça hasarı görülmediği, dolayısıyla aracın ilk kazasından sonra tamir edilmeden de trafiğe çıkabileceği bu durumda aracın 17.05.2022 tarihli ilk kazasından sonra tamir edilip edilmediği yönünde bir kanaat oluşturulabilmesi için aracın tamir aşamalarını gösteren fotoğrafların, araçta hasarlı olup değiştirilen ve araca monte edilen yedek parçalara ait faturaların dosyaya sunulması gerektiği sonucuna varılmıştır. 17.05.2022 tarihli kazaya ilişkin ilgili belgelerin sunulması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince sunulan belgelerin 17.05.2022 tarihli kazadan sonra araçta meydana gelen hasarın tespitine elverişli olmadığı, davacının talebine konu hasar zararının 06.08.2022 tarihli kazadan bağımsız olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 201,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.689,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.