Danıştay, Bursa İznikte davacıya ait taşınmazın afete maruz bölge ilan eden Cumhurbaşkanı Kararının, yetersiz jeolojik etütlere dayandığı iddiasıyla iptali davasını inceledi.
Özet: Davacının, Bursadaki taşınmazını da kapsayan bir bölgenin 7269 sayılı Kanun uyarınca afete maruz bölge ilan edilmesine dair Cumhurbaşkanı kararının iptali talebiyle açtığı davada; davacı, karara dayanak jeolojik raporun eski verilere dayandığını, son olayın 1963te yaşandığını ve istenen yeni etütlerin ağır maliyetler getirdiğini iddia ederken, davalı idare ise bölgenin daha önce de afet bölgesi ilan edildiğini, son kararın yalnızca sınırları dijitalleştirmeyi amaçladığını, bölgede kaya düşmesi ve heyelan riski bulunduğunu, kararın kamu yararı gözetilerek ve mevzuata uygun alındığını savunmuş; tetkik hakimi davanın reddi yönünde, savcı ise davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını belirterek esas hakkında görüş bildirmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : ██████████
Karar No : █████████
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Başkanlığı - ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Bir kısım yerlerin 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin █████/2022 tarihli ve 5221 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Bursa İli, İznik İlçesi, ... Mahallesine (davacının maliki olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza) ilişkin kısmının iptali talep edilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'na dayanak oluşturan █████/2020 tarihli jeolojik etüt raporunun büyük kısmında eskiden yapılan çalışmalara yer verildiği ve nihayetinde afete maruz bölge kararı verildiği, ancak bölgede en son 1963 yılında heyelan olayının gerçekleştiği, o tarihten bu yana herhangi bir heyelan olayının gerçekleşmediği, dayanak jeolojik etüt raporuna itiraz edilerek, bölge hakkında verilen afete maruz bölge kararının kaldırılması talep edilmesi üzerine verilen cevapta ise; 10337 sayılı Genelge eki ve 1919 sayılı Genelge formatına uygun, jeolojik-jeoteknik-jeofizik etüt çalışmalarının tüm alan için yaptırılması, çalışmalar esnasında sondaj kuyularının açılması, açılan sondaj kuyularında en az iki dönem yağışlı ve kurak mevsim olmak üzere inklinometre ölçümlerinin okunması, bölgedeki litolojinin ortaya konulabilmesi için jeofizik yöntemlerin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, ancak, sunulan şartların hak sahiplerini maddi-manevi çok büyük yükümlülük altına soktuğu ve taşınmazların kullanımını engellediği, dayanak etüt raporunun yeterli araştırma ve değerlendirme içermediği iddia edilerek, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, öte yandan; dava konusu taşınmazın bulunduğu alan hakkında ilk olarak 1963 ve 1981 yıllarında afete maruz bölge kararı verildiği, daha sonra yapılan tarama etütleri çerçevesinde 1983 yılında genel hayata etkililik kararı alındığı, daha sonraki yıllarda yapılan tarama etütleri sonucu düzenlenen jeolojik etüt raporlarında ise heyelanın aktif olmadığı ancak bölgenin şartları gereği kontrol etütleri programında kalmasının gerektiği sonucuna varıldığı, son olarak afet bölgesinin sınırlarının sayısallaştırılmasına yönelik olarak █████/2020 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği ve dava konusu işlemin tesis edildiği, bu nedenle tesis edilen işlemin yeni bir işlem olmadığı, yalnızca afet bölge sınırının sayısallaştırılması amacı taşıdığı, █████/2020 tarihli jeolojik etüt raporunda da belirtildiği üzere bölgenin kaya düşmesi ve heyelan riski altında bulunduğu, dava konusu işlemin kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla kamu yararı gözetilerek, mevzuata uygun şekilde alındığı iddia edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Bursa ili, İznik ilçesi, ... Mahallesinde bulunan alanın, 7269 sayılı Kanunun 2. ve 14. maddeleri uyarınca afete maruz bölge olarak ilanına ilişkin 24.02.2022 tarihli, 5221 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2. maddesinde, "Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmı-yan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, (…) ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur.
Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur." hükmü, 14. maddesinde, "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köy-lerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir.
Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmıyan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir.
Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır.
Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükmü yer almıştır.
Dosyada bulunan bilirkişi raporunda özetle; afete maruz bölge ilan edilen söz konusu alanda, 1963 yılında heyelan olduğu, 1980 yılında hazırlanan raporda da heyelan durumunun dava konusu alanı da etkilediğinin rapor edildiği, daha sonraki yıllarda heyelan hareketinin durduğu ve yapıların zarar görmediği, keşif tarihinde keşif mahallinde herhangi bir heyelan görülmemiş olsa da gerek yaklaşık 900 metre kuzeyde aktif fay hattının olması gerekse tabandaki nispeten sağlam kayanın üzerinde gevşek/yumuşak özellikli kolüvyon/yamaç molozu türü malzemenin olması nedeniyle büyük bir deprem anında kolüvyon/yamaç molozunun hareket edeceği ve bu birim üzerinde bulunan tüm yapıların heyelandan olumsuz olarak etkileneceği, bu nedenle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir heyelan olma riskinin bulunduğunun tespit edildiği değerlendirmesine yer verilmiştir.
Bu durumda dosyanın ve bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan 7269 sayılı Kanunda belirtilen afete maruz bölge niteliğindeki alanlardan olduğu ve afet bölgesi sınırlarının tespitine ilişkin tesis edilen işlemin dava konusu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Bursa İli, İznik İlçesi, ... (...) Mahallesi'nde ilk etüdün heyelan nedeniyle █████/1963 tarihinde yapıldığı ve █████/1963 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, rapora istinaden köyün tamamı olan 130 konutun bulunduğu alanın "afete maruz bölge' olduğuna dair █████/1963 tarihli, 6/2344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının alındığı, mahallede ikinci etüdün yine heyelan nedeniyle █████/1980 tarihinde yapılarak █████/1980 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği ve 90 konut için █████/1981 tarih ve 9139 sayılı genel hayata etkililik kararı ile alanın afete maruz bölge olduğuna dair █████/1981 tarih ve 8/2733 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının alındığı, mahallede üçüncü etüdün heyelan ve kaya düşmesi nedeniyle █████/1983 tarihinde yapıldığı ve █████/1983 tarihli tarama etüt raporu düzenlendiği, rapora istinaden █████/1981 tarih ve 9739 sayılı genel hayata etkililik kararının iptal edildiği, ancak █████/1981 tarih ve 8/2733 sayılı afete maruz bölge kararının ise kontrol etütleri müddetince yürürlükte kalmasının uygun bulunduğu, ilerleyen dönemde bir çok kontrol etütlerinin yapıldığı, bunlara istinaden düzenlenen raporlarda özetle; heyelanın aktif olmadığı, ancak köyde heyelan gelişmesi için jeolojik ve topoğrafik şartların uygun olmasından dolayı köyün kontrol etütleri programında kalması gerektiği ifade edilmiştir.
Son olarak, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının █████/2014 tarihli ve 14495 sayılı yazısı ile daha önce koordinatsız-kroki halinde olan 'afete maruz bölge” sınırlarının sayısallaştırmasının istenilmesi üzerine, Bursa Valiliği İl Alet ve Acil Durum Müdürlüğünce █████/2020 tarihinde inceleme yapıldığı ve █████/2020 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda; sayısallaştırma işlemine konu heyelan olayının başlıca nedeninin, köyün yamaç molozu üzerinde kurulmuş olması, eğimin fazla olması (25-30) ve köy içindeki suların kanalize edilmemesi olarak gösterildiği, heyelanın Kavaklar Deresinin batısındaki Musluk Tepesinin eteğinde Kavaklar Deresine doğru ve köyün batı ve kuzeybatısındaki zeytinlik ve meyvelik içinde yine Kavaklar Deresine doğru görüldüğü, bu bölgede yer yer yarılmaların ve çökmelerin görüldüğü de belirtilmiş, bu rapora istinaden █████/1963 tarihli 6/2344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki alanı da kapsayan ve kroki halinde olan █████/1981 tarih ve 8/2733 sayılı “afetle maruz bölge” sınırının sayısallaştırılmasına yönelik dava konusu █████/2022 tarih ve 5221 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararının incelenmesinden; ülke kapsamında birçok yerde koordinatsız-kroki halinde ilan edilen afete maruz bölge kararının kaldırılarak (kapsamdan çıkarılarak) sayısallaştırma yapılmak suretiyle yeniden afete maruz bölge kararı verildiği, davacının taşınmazının bulunduğu Bursa İli, İznik İlçesi, ... (...) Mahallesinin (Kararname eki listede 42. sırada) tümü hakkında afete maruz bölge kararı verildiği anlaşılmış, dava dilekçesinde de Bursa İli, İznik İlçesi, Göllüce Mahallesi bakımından ilan edilen afete maruz bölge kararının iptali talep edilmiş ise de; dava dilekçesi ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, esasen davacının malik olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden bir değerlendirme yapılarak, karar verilmesini talep ettiği sonucuna varıldığından, anılan afete maruz bölge kararı Bursa İli, İznik İlçesi, ... Mahallesi ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden incelenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, " ... Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar göz önünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir. Yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir." hükmüne, 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 14. maddesinde ise; "İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları
krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir. Belediyesi olan yerlerde belediyeler, olmayan yerlerde ihtiyar meclisleri bu yasaklanmış afet bölgesi hükmünü uygulamakla görevlidir. Hilafına hareket edildiği takdirde, mevcut ve yapılmakta olan binalar, yıkma parası yıkıntı malzemesinden karşılanmak, yetmemesi halinde kalan kısmı afetler fonundan tamamlanmak üzere vali ve kaymakamların emri ile yıktırılır. Yasaklanmış afet bölgesi sınırları, alınacak tedbirlerle tehlikenin önlenmesi oranında daraltılır veya tamamen kaldırılır. Bu husus da aynı şekilde duyurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden;
Davalı idarelerin davanın süresinde açılmadığına yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden;
Dosyanın incelenmesinden; Bursa İli, İznik İlçesi, Göllüce (Balarım) Mahallesi'nde ilk etüdün heyelan nedeniyle █████/1963 tarihinde yapıldığı ve █████/1963 tarihli jeolojik etüt raporu düzenlendiği, rapora istinaden köyün tamamı olan 130 konutun bulunduğu alanın "afete maruz bölge' olduğuna dair █████/1963 tarihli, 6/2344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı alındığı, mahallede ikinci etüdün yine heyelan nedeniyle █████/1980 tarihinde yapılarak █████/1980 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği ve 90 konut için █████/1981 tarih ve 9139 sayılı genel hayata etkililik kararı ile alanın afete maruz bölge olduğuna dair █████/1981 tarih ve 8/2733 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının alındığı, mahallede üçüncü etüdün heyelan ve kaya düşmesi nedeniyle █████/1983 tarihinde yapıldığı ve █████/1983 tarihli tarama etüt raporu düzenlendiği, rapora istinaden █████/1981 tarih ve 9739 sayılı genel hayata etkililik kararının iptal edildiği, ancak █████/1981 tarih ve 8/2733 sayılı afete maruz bölge kararının ise kontrol etütleri müddetince yürürlükte kalmasının uygun bulunduğu, ilerleyen dönemde bir çok kontrol etütlerinin yapıldığı, bunlara istinaden düzenlenen raporlarda özetle; heyelanın aktif olmadığı, ancak köyde heyelan gelişmesi için jeolojik ve topoğrafik şartların uygun olmasından dolayı köyün kontrol etütleri programında kalması gerektiği ifade edildiği, Afet ve Acıl Durum Yönetimi Başkanlığının █████/2014 tarihli ve 14495 sayılı yazısı ile daha önce koordinatsız-kroki halinde olan 'afete maruz bölge” sınırlarının sayısallaştırmasının istenilmesi üzerine, Bursa Valiliği İl Alet ve Acil Durum Müdürlüğünce █████/2020 tarihinde inceleme yapıldığı ve █████/2020 tarihli jeolojik etüt raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda; sayısallaştırma işlemine konu heyelan olayının başlıca nedeninin, köyün yamaç molozu üzerinde kurulmuş olması, eğimin fazla olması (25-30) ve köy içindeki suların kanalize edilmemesi olarak gösterildiği, heyelanın
Kavaklar Deresinin batısındaki Musluk Tepesinin eteğinde Kavaklar Deresine doğru ve köyün batı ve kuzeybatısındaki zeytinlik ve meyvelik içinde yine Kavaklar Deresine doğru görüldüğü, bu bölgede yer yer yarılmaların ve çökmelerin görüldüğünün de belirtildiği, bu rapora istinaden de dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının tesis edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın 7269 sayılı Kanun uyarınca heyelan nedeniyle davacının taşınmazının da bulunduğu alanın afete maruz bölge olarak ilan edilmesine ilişkin olması ve çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle, Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2022 tarihli, E:█████████ sayılı ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; Bursa İli, İznik İlçesi, Göllüce Mahallesinde bulunan afete maruz bölge olarak belirlenen alanda geçmişte heyelan oluştuğu, bu durumun (mülga) T.C. İmar ve İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müdürlüğü Şehircilik Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen █████/1963 ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan █████/1980 tarihli raporlarda açıkça belirtildiği, keşif tarihi itibarıyla, alanın güneyindeki yamaçlarında hareketine devam eden aktif heyelanın mevcut olduğu, dava konusu alanın daha alt kotlarında ise paleo (eski) heyelanlar bulunduğu, ayrıca alanın yaklaşık 900 m kuzeyinde aktif fay hattının olduğu ve tabandaki nisbeten sağlam kayanın üzerinde gevşek/yumuşak özellikli kolüyyon/yamaç molozu türü malzemenin bulunduğu, büyük bir deprem anında kolüvyon/yamaç molozunun hareket edeceği ve bu birim üzerinde bulunan tüm yapıların heyelandan olumsuz olarak etkileneceği, bu nedenlerle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir heyelan olma riski bulunduğu belirtilmiştir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve bu bağlamda da hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından rapora yapılan itiraz, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi raporu ile dosyadaki mevcut diğer bilgi ve belgelere göre, keşif tarihi itibarıyla, alanın güneyindeki yamaçlarında hareketine devam eden aktif heyelanın mevcut olduğu, dava konusu alanın daha alt kotlarında ise paleo (eski) heyelanlar bulunduğu, ayrıca alanın yaklaşık 900 m kuzeyinde aktif fay hattının olduğu ve tabandaki nisbeten sağlam kayanın üzerinde gevşek/yumuşak özellikli kolüyyon/yamaç molozu türü malzemenin bulunduğu, büyük bir deprem anında kolüvyon/yamaç molozunun hareket edeceği ve bu birim üzerinde bulunan tüm yapıların heyelandan olumsuz olarak etkileneceği, bu nedenlerle, dava konusu alanda can ve mal güvenliği açısından, gelecekte muhtemel bir heyelan olma riski bulunduğu sonucuna varıldığından, bölgede yaşayanların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla kamu yararı gözetilerek ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, anılan idareye verilmesine,
3. Posta gideri avansından ve keşif giderinden varsa artan tutarın ilgilisine iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!