Koruma tedbiri olarak şirkete kayyım atanması nedeniyle istenen maddi tazminat talebinin, şirketin zarar görmediğinin tespitiyle reddi ve Yargıtay onaması.
Özet: Haksız kayyım ataması nedeniyle şirket zararına ilişkin 50.000.000 TL maddi tazminat talepli davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, şirketin kayyımlık döneminde herhangi bir zarar görmediğini, aksine kârlılığını koruduğunu ve vergilerini düzenli ödediğini, kayyım ücretlerinin ise Ceza Muhakemesi Kanununun 133/2. maddesi gereğince ayrı bir hukuki ihtilaf konusu olduğunu belirterek tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay da hukuka aykırılık görmeyerek hükmün onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin davacı şirkete haksız el konularak kayyım atanması nedeniyle şirketin zarara uğradığı gerekçesiyle 50.000.000,00 TL maddi tazminatın kayyım atanma karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin talebinin davacının koruma tedbirleri nedeniyle oluşan zararı bulunmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kayyımların iş ve eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğradığına, şirketin o dönemde üretim yapamadığına var olan ürünlerin satımı nedeniyle şirketin zararı gözükmediğine davanın reddine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, kayyıma ödenen maaşlar ve onun tarafından yapılan harcamaların ve resmi olarak belirlenebilen zararların göz önüne alınması gerektiğine, davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmolunduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, yapılan incelemede, davacı şirket temsilcilerinden ...'nun Düzce 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığı terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan beraatine, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, ...'nun silahlı terör örgütü üyeliği, terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından beraat kararı verildiği, ... hakkında terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına kararı ile malvarlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak suçundan verilen beraat kararının istinaf edilmeden █████/2019 tarihinde, ... hakkında terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet suçundan verilen beraat kararının istinaf edilmeden █████/2019 tarihinde kesinleştiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, Düzce Sulh Ceza Hakimliğinin █████/2016 tarih ve █████████ D.İş sayılı kararı ile .... Şti'ne ...Fonu'nun kayyım olarak atanmasına karar verildiği, Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2018 tarih ve ████████ Esas sayılı ara kararı ile CMK'nun 133. maddesi gereğince ... üzerindeki kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın gerekli inceleme yapılması yönüyle bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre şirketin bu dönemde herhangi bir zararın bulunmadığı aksine şirketin karlılığını koruduğu, dönem karlarını arttırdığı, tahakkuk eden vergilerin zamanında ödendiği belirlendiği, kayyuma ödenen ücretler bakımından ise CMK'nun 133/2. maddesindeki, "Hakim veya Mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu şirket bütçesinden karşılanacak ücret nedeniyle soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı, kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde, ücret olarak şirket bütçesi tarafından ödenen paranın tamamının kanuni faizi ile birlikte Devlet Hazinesi'nden karşılanacağı" şeklindeki özel hüküm dikkate alındığında, CMK'nun 133/2. maddesi uyarınca, kayyımlara ödenen ücret nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kalacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince reddedilen edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.04.2026 tarihinde karar verildi.