Boşanma davasında adli tatil nedeniyle uzayan temyiz süresinin yanlış hesaplanarak temyiz dilekçesinin reddedilmesi kararının kaldırılarak asıl kararın onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, davacı-davalı kadın vekilinin bölge adliye mahkemesi kararını adli tatil nedeniyle uzayan yasal süre içinde temyiz ettiğini tespit ederek, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin ek kararı kaldırmış; ancak bölge adliye mahkemesinin esas kararına yönelik temyiz itirazlarını incelemiş ve kararın usul ile kanuna uygun olduğunu, hukuka aykırı bir yön içermediğini belirterek temyiz itirazlarının reddiyle esas kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaTaraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, 09.09.2025 tarihli ek karar ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen asıl karar davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Davacı-davalı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.09.2025 tarihli ek karar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı-davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 09.09.2025 tarihli ek karar ile; "Eldeki dosyada Dairemiz tarafından verilen 08.07.2025 tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararın davacı vekiline 15.07.2025 tarihinde Dairemizce usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması gereken yasal iki haftalık süreden sonra (08.09.2025 tarihinde) temyiz yoluna başvurulduğu" gerekçesiyle davacı-davalı kadın vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.6100 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi uyarınca adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2025 tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı davacı-davalı kadın vekiline 15.07.2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davacı-davalı kadın vekili ise 07.09.2025 tarihinde temyiz dilekçesini uyap üzerinden göndermiştir. Kanunun tayin ettiği iki haftalık sürenin son günü, adli tatil süresi içine denk geldiğinden sürenin adli tatilin sona erdiği tarihten itibaren bir hafta uzamış sayılacağı, temyiz süresinin adli yılın başladığı 01.09.2020 tarihinden itibaren bir hafta uzayacağı ve bu durumda sürenin son gününün 08.09.2020 tarihi olduğu, buna göre davacı-davalı kadın vekilinin 07.09.2020 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulü gerekmektedir. Hal böyle olunca temyiz dilekçesinin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.09.2025 tarihli ek karar hatalıdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen 09.09.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.2.Davacı-davalı kadın vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince verilen asıl karar yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARARAçıklanan sebeplerle; 1.Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA,2.Davacı-davalı kadın vekilinin asıl karara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.