Danıştay, Batmanda fuhuşla mücadele tüzüğü kapsamında bir iş yerinin 90 gün kapatılmasına ilişkin idari kararın hukuka uygunluğunu mülkiyet hakkı ve delil yetersizliği yönünden değerlendirdi.
Özet: Batman Valiliğinin, bir iş yerini "Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü" kapsamında 90 gün süreyle kapatma ve mühürleme kararı, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir; mahkemeler, uyuşmazlık konusu iş yerinin ilgili tüzükte sayılan veya benzeri yerlerden olmadığını, gizli fuhuş yapıldığına dair somut delillerle ispatlanamadığını ve dolayısıyla fuhuşa yer temini amacıyla kullanıldığına dair yeterli kanıt sunulmadığını belirtmiş olup, temyiz incelemesini yapan Danıştay da bu yöndeki kararları onama düşüncesindedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : ████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye BaşkanlığıVEKİLİ : Av. ...DİĞER DAVALI : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Batman ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, Av. ... Caddesi, No:... adresinde bulunan iş yerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca 90 gün süre ile kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Batman Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu Başkanlığı kararı ile anılan karar uyarınca dava konusu iş yerinin mühürlenmesine dair █████/2024 tarihli tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu iş yerinin, ilgili Tüzükte tek tek sayılan yerler ya da bu yerlere benzeyen yerlerden olmadığı gibi genel kadınlara sanat icra etme amacıyla bir yer temininin de söz konusu olmadığı, aksine davacı şirketin yetkilisi olan şahsın, ofisini kendi şahsi menfaatlerine yönelik olarak kullandığı, dolayısıyla fuhuşa yer temini amacıyla kullanıldığı somut olarak ortaya konulmayan davacıya ait iş yerinin 90 gün süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı Batman Belediye Başkanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, ''Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.Yine Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olup, █████/1952 tarihinde kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından █████/1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği belirtilmiştir.Öte yandan, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde, "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde, ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.Bakılan uyuşmazlık, davacı şirket tarafından işletilen iş yerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 104. maddesi uyarınca 45 gün süre ile kapatılmasına ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır.Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzük'ün 104. maddesi uyarınca, iş yerinin otuz gün süreyle faaliyetten men edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan █████/2019 tarih ve ██████████ numaralı bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin █████/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarihli kararında, Tüzük'ün dayanağını teşkil eden 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinde, çıkarılacak tüzükle umumi kadınlar ile evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların, bilhassa da zührevi hastalıkların sirayetine mâni olacak tedbirlerin tespit ve yine müştereken tatbik edileceği, umumi kadınlarla umumi evlerin ve bunlara benzer mahallerin bu Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağının ifade edildiği, ancak anılan Kanun'da umumi kadınlar ve evlerin hangi hükümlere tabi olacakları, fuhuş nedeniyle meydana gelen hastalıkların yayılmasına ilişkin tedbirlerin neler olduğu, umumi kadınlarla umumi evler ile bunlara benzer mahallerin kapsamı ve nasıl tahdit olunacağı belirsiz bırakıldığı Anılan kanun hükmünde yer verilen ve ilgili tüm hususların düzenleneceği ifade edilen Tüzük'e ilişkin olarak herhangi çerçeve çizilmediği, ikincil düzenlemeler yoluyla kamu makamlarına sınırı belirli olmayan şekilde tanımlama, düzenleme yapma ve sınırlandırma yetkisi tanındığı, kamu makamları da kapsamı 1593 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve Tüzük'te yer verilen hükümlere göre başvurucu Şirkete ait işyerini otuz gün süreyle faaliyetten men etttiği, Mülkiyet hakkının sınırlanmasına yol açan bu düzenlemeye ilişkin olarak 1593 sayılı Kanun'da genel bir çerçevenin çizilmemiş olması ve bu hususların Tüzük'e bırakılması yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisinin tanınmasına neden olduğu, ayrıca bu durum yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin kanunda bulunması gerekli belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini sağlamadığı, bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda metnine yer verilen kararı ile 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin iptaline hükmedilmemiş olmakla birlikte, anılan maddenin Anayasa ile hüküm altına alınan ve kanuni düzenlemelerde yer alması gereken belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuş olduğundan, söz konusu Kanun maddesine dayalı olarak ihdas edilen Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzük'ün 104. maddesine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Bu itibarla, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle Üye ... ile Üye ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2026 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde; ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan, Anayasa'nın 152. maddesinde, "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." hükmü yer almaktadır.UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdare Dava Dairesince E:████████ sayılı dosyada verdiği █████/2025 tarihli kararda, anılan Tüzüğün dayanağı olan 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu'nun 128. maddesinin 1. cümlesinde yer alan "... umumî kadınlar ve evlerin tâbi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevî hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri ..." ibaresi ile 2. cümlesinde yer alan "... ve tahdit ..." ibaresinin iptali istemiyle Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, söz konusu başvurunun █████/2025 tarihinde E.████████ esasına kaydedildiği, Anayasa Mahkemesince başvuru hakkında bugüne kadar karar verilmediği görülmeketdir.Buna göre, anılan itiraz yoluna başvurulduğu █████/2025 tarihinden itibaren 5 aylık sürenin dolduğu dikkate alındığında, bakılan davanın yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerekmektedir.Bu durumda, Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde verilen yetki kapsamında idarece fuhuşla mücadele için Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün düzenlendiği ve yürürlükte olduğu dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru üzerine verilen █████/2024 tarih ve Başvuru No: ██████████ sayılı karar esas alınarak verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla Dairemizin kararına katılmıyoruz.