Danıştay 4. Daire, Mimarlar Odasının kültür varlıklarını koruma yönetmeliği değişikliklerinin yargı kararlarının uygulanması, idari yetki ve bilimsel değerlendirme ilkelerine aykırılığına ilişkin iptal davasını inceliyor.
Özet: Mimarlar Odası, Kültür Varlıklarını Koruma Yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin 2., 3. ve 4. maddelerinin iptali istemiyle dava açmıştır; bu maddelerin, süren yargılamalara rağmen kültür varlıkları hakkında karar alınmasına, Bölge Kurulları kararlarının yasal olmayan bir şekilde Genel Müdürlükçe denetlenmesine ve kesinleşmiş yargı kararlarının bilimsel veri bahanesiyle değiştirilerek uygulanmamasına imkan tanıyarak hukuka bağlı idare ve yargı denetimi ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████DAVACI : ... Mimarlar Odası VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... BakanlığıVEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...DAVANIN KONUSU : █████/2021 tarihli, 31356 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2., 3. ve 4. maddelerinin (4. maddenin, Ana Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmı hariç) iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesine ilişkin olarak, değişikliğin, Kurullara, açılmış davaların sonuçlarını beklemeden, dava konusu taşınmaz kültür varlıkları, bunların koruma alanları ve sitlere ilişkin başvurularla ilgili karar alma imkanı tanıdığını; bunun, yargı kararlarının uygulanmasını engelleyeceği ve uzun olan idari yargı sürecinde, kültür varlıkları ve sit alanları üzerinde her türlü müdahalenin önünü açarak, çoğu durumda yargı kararı verildiğinde geri dönülemez sonuçlar doğuracağını; bu durumun “hukuka bağlı idare” ilkesiyle bağdaşmadığını; düzenlemenin Koruma Yüksek Kurulu’nun █████/1988 tarihli, 21 sayılı ve █████/2010 tarihli, 759 sayılı ilke kararlarına da aykırı olduğunu; değişikliğin amaç ve sebep unsuru yönünden hukuka uygun olmadığını; Yönetmeliğin 3. maddesine ilişkin olarak, değişiklikle, daha önce sadece idari ve teknik hizmetleri yürütme görevi tanınan Genel Müdürlüğe, koruma bölge kurullarınca alınan kararların, biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesi yetkisinin de verildiğini; 2863 sayılı Yasanın 51. ve Yönetmeliğin 6. maddesinin (e) bendi uyarınca, koruma bölge kurulları kararlarına karşı yapılan itirazları karara bağlama yetkisi sadece Koruma Yüksek Kuruluna aitken, değişiklikle, Genel Müdürlüğün de bir karar mercii haline getirildiğini, oysa bölge kurulu kararlarının Genel Müdürlüğün hiyerarşik denetimine tabi idari kararlar olmadığını, bu denetimin ancak üst kurul niteliğini taşıyan Koruma Yüksek Kurulunca yapılabileceğini, dolayısıyla değişikliğin anılan maddelere aykırı olduğunu; Müdürlüğün bu denetimi hangi uzman birimiyle, hangi ölçütlere göre, ne şekilde ve ne amaçla yapacağının da maddede belirtilmediğini; “biçimsel denetim” ifadesiyle kastedilenin ne olduğunun anlaşılamadığını, bu belirsizliğin, kararların içeriğine müdahale edilmesi, biçim ve mevzuata aykırı olduklarından bahisle, üyeleri bilimsel uzmanlık alanlarına göre belirlenen Bölge Kurullarına, üyeleri daha çok bürokratlardan oluşan Genel Müdürlük tarafından, kararların değiştirilmesi yönünde baskı yapılmasına imkan tanıyacağını; düzenlemenin, kamu yararına ve koruma amacına aykırı olduğunu; Yönetmeliğin 4. maddesine ilişkin olarak, değişiklikle, bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konması halinde, kesinleşmiş yargı kararı bulunmasına rağmen, Yüksek Kurullara yeni bir karar alma imkanının sağlandığını, koruma kurulu kararlarına açılan davalarda konunun uzmanlarınca bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, dolayısıyla yargı kararlarının da bilimsel incelemelere dayalı olarak verildiğini; bilimsel tespitler ışığında verilen yargı kararlarının, Yüksek Kurulca, hangi bilimsel metotlara dayanan bir çalışmayla değiştirilebileceğinin de belirsiz olduğunu; bilimsel olup olmadığı denetime elverişli olmayan başvurular neticesinde idari yargı kararlarının uygulanmamasının sağlanacağını; Koruma Yüksek Kuruluna, yargı kararlarını değiştirebilme yetkisi verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesine ilişkin olarak, değişikliğin, korumanın, idarenin karar verme ve yerindelik denetimi yapma sürecini kesintiye uğratmadan gerçekleştirilebilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yapıldığı; maddenin değişiklikten önceki halinde de taşınmaz kültür varlıkları, bunların koruma alanları ve sitlerle ilgili başvuru yapılmasına imkan tanındığı; esasen bu yetkinin Kurullara 12.01.2005 tarihli Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge Kurulları Çalışmaları ile Koruma Yüksek Kuruluna Yapılacak İtirazlara Dair Yönetmelik’le tanınmış olduğu; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesi, yine Anayasa’nın 138/4. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 28. maddesinde yer alan idarenin yargı kararlarına uyma zorunluluğu karşısında, bir kamu kurumunun yargı kararlarını uygulamayacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığı; dava dilekçesinde belirtilen ilke kararlarının █████/2018 tarihli, 1110 sayılı ilke kararıyla yürürlükten kaldırıldığı, Bakanlık Teftiş Kurulunca bu ilke kararıyla dava konusu düzenleme arasındaki uyumsuzluğun, 2577 sayılı Kanunun 28. maddesi göz önünde bulundurularak giderilmesinin istendiği, dava konusu değişiklikle bu ilke kararının içeriklerinin aynı olduğu, böylece söz konusu uyumsuzluğun giderildiği ve bu ilke kararına karşı açılmış herhangi bir dava bulunmadığı; Yönetmeliğin 3. maddesine ilişkin olarak, Teftiş Kurulunca iletilen █████/2017 tarihli, 12 sayılı inceleme raporunda, koruma bölge kurulu müdürlüklerine yapılan başvuruların kurulda değerlendirilmesinde yaşanan gecikmelerin önlenmesi amacıyla, Kurul kararlarının Genel Müdürlüğe sadece “bilgi” amaçlı gönderilmesi yerine, “bilgi ve gereği” şeklinde gönderilmesi için Çalışma Yönergesinde gerekli değişikliğin yapılarak Genel Müdürlükte kurul kararlarının denetiminin sağlanması ve bunun için Genel Müdürlükte masalar oluşturulması şeklinde bir çözüm önerisi getirildiği, bunun üzerine gerekli düzenlemeleri içeren taslağın hazırlandığı; █████/2017 tarihli Devlet Denetleme Kurulu Raporunda, birçok kurul ve komisyon kararının, 2863 sayılı Yasanın 57. maddesine aykırı olarak, kararların, Kanun ve ilke kararlarındaki dayanakları ile bilimsel gerekçeleri gösterilmeden yazıldığı, kararların yazımında uygulama birliği sağlanamadığı şeklindeki tespite yer verildiği ve kurul kararlarının oluşturulmasında mevzuata uygunluk ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Genel Müdürlük tarafından gerekli çalışmaların yapılmasının uygun olacağının belirtildiği; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkilerine ilişkin 281. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, “e) Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamak,” düzenlemesine, (ğ) bendinde ise, “ğ) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.” düzenlemesine yer verildiği; Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları İle Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönergenin 9. maddesinde ise, “(h) Mevzuatla çeliştiği saptanan ve/veya Genel Müdürlükçe yeniden değerlendirilmesi istenen kararlarda koruma bölge kurulunca aynı kararda ısrar edilmesi halinde, karar dağıtımı yapılmadan, konu Koruma Yüksek Kurulunca değerlendirilmek üzere Genel Müdürlüğe iletilir.” hükmünün bulunduğu, bu hüküm gereğince, Genel Müdürlüğün kurul kararlarını mevzuatı esas alarak inceleyerek, çelişme halinde ilgili Kurul Müdürlüğünden kararın tekrar değerlendirilmesini isteyebileceği; dava konusu düzenlemenin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yukarıda belirtilen 281. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendiyle Genel Müdürlüğe verilen görevleri yerine getirmek ve teftiş raporlarında belirtilen iş ve işlemleri yapmak amacıyla hazırlandığı; ayrıca, 2863 sayılı Yasanın 57. maddesi uyarınca koruma bölge kurullarına verilmiş olan karar alma yetkisinin, Yönetmelik değişikliği ile Genel Müdürlüğe verildiği iddiasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu gibi gerçeği de yansıtmadığı, Genel Müdürlükçe sadece, bölge kurulu kararlarının, Yönergede belirtilen biçimsel şartları sağlayıp sağlamadığı, 2863 sayılı Kanuna, ilgili yönetmeliklere ve ilke kararlarına aykırı bir husus içerip içermediğinin değerlendirildiği, aykırılık tespit edilmesi halinde ise yeniden değerlendirilmek üzere konunun tekrar bölge kuruluna iletileceği; öte yandan, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları İle Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönergenin 8. maddesinde, koruma bölge kurullarınca alınacak kararlara ilişkin esasların tanımlanmış olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinde belirsiz olduğu iddia edilen “biçimsel denetim”in bu maddeye göre yapılacağı ve belirsizlik söz konusu olmadığı; koruma bölge kurulu kararlarına yapılan itirazların mevzuata uygun olarak hala Koruma Yüksek Kurulunca değerlendirildiği, Genel Müdürlüğün kararları incelemesi hususu ile Koruma Yüksek Kurulunun kararları değerlendirmesi hususunun farklı yöntem, kapsam ve idari işlemleri içerdiği; ayrıca, █████████ tarihinden itibaren, Genel Müdürlükçe, kararların başvuru tarihinden itibaren belirlenen hedef süreler içinde alınıp alınmadığının takibinin yapıldığı; taşra teşkilatında bulunan 35 adet koruma bölge kurulunun kararlarının biçim ve mevzuata uygunluk açısından değerlendirilmesi için Genel Müdürlükçe “Kararlar Şube Müdürlüğü” kurulduğu, bu nedenle dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine, söz konusu denetlemenin Müdürlüğün hangi birimince ve hangi yöntemle yapılacağı hususunun açık olduğu; kaldı ki, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü teşkilat yapısının ve birimlerin görev ve yetkilerinin belirlenmesinin yönetmelik normunda düzenlenmesinin gerekmediği; Yönetmeliğin 4. maddesine ilişkin olarak, ülkemizdeki sit alanlarının tespitinin ilk olarak 1970'li yıllarda, o dönemin maddi ve teknik imkanları doğrultusunda, bugün sahip olduğumuz dijital teknolojiden, sayısallaştırılmış halihazır haritalardan uzak, gözlemsel veriler ve elde edilebilen bilgiler üzerinden sağlandığı; günümüzde sahip olunan teknolojinin, yeraltında inceleme ve araştırma yapılmasına imkan verdiği ve bu gösterim tekniklerinin kültür varlıklarının tespitinde önemli rol oynadığı, koruma bölge kurullarınca izin verilmesi halinde, kültür varlıklarının tespitine yönelik yeraltı radarı (jeo-radar) ve jeofizik arama yöntemleri, sondaj, kazı vb. çalışmaların yapılmasının mümkün olduğu; yeniden araştırma yapılmasına imkan veren dava konusu düzenlemeyle, korumanın mekânsal düzlemde sınırlarının daha net belirlenerek varsa mülkiyet hakkı ihlal edilenlerin mağduriyetlerinin giderilmesinin de hedeflendiği; yargı kararlarına uyulmasının anayasal bir zorunluluk olduğu, dava konusu düzenlemenin, bunun aksine bir amaç içermediği, kaldı ki, kullanılan yeni araştırma yöntemlerinin, önceki verilerle uyuşması durumunda, mevcut uygulama ve statülerin korunmaya devam edeceği; öte yandan, taşınmaz kültür varlıklarının tespiti yetkisi ve bunların korunması görevi Koruma Bölge Kurullarında olduğundan, mahkemece atanan bilirkişilerce, Bakanlıktan izinsiz olarak, yeraltı radarı ve jeofizik arama yöntemleri kullanılarak yeraltı incelemesi gerçekleştirilmesi veya alanda sondaj yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava, █████/2021 günlü, 31356 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2., 3. ve 4. maddelerinin (4. maddenin, Ana Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmı hariç) iptali istemiyle açılmıştır. █████/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü" başlıklı 281. maddesinde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri kapsamında, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamak sayılmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 51. maddesinde; "Yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları" kurulur. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır; a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek, b) Koruma bölge kurulları arasında gerekli koordinasyonu sağlamak. c) Uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek görüş vermek suretiyle, Bakanlığa yardımcı olmak. d) (Ek: 8/8/2011-KHK-██████ md.) Bakanlıklarca Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesi talebiyle gönderilen ve gündeme alınan konularda karar vermek. (Değişik üçüncü fıkra: 8/8/2011-KHK-██████ md.) Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesini istedikleri hususları bağlı, ilgili veya ilişkili oldukları bakanlıklar aracılığıyla bildirir. Koruma Yüksek Kurulunca karar verilen konular ilgili koruma bölge kurulunca tekrar görüşülmez. (Değişik dördüncü fıkra: 8/8/2011-KHK-██████ md.) Koruma Yüksek Kurulunun gündemi Bakanlıkça belirlenir. Gündemin belirlenmesini müteakip Koruma Yüksek Kurulu toplantıya çağırılır. Toplantı sayısına bir sınırlama getirilmez. Koruma Yüksek Kurulu salt çoğunlukla toplanır, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar verir. Koruma Yüksek Kurulunun çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar bir yönetmelikle düzenlenir." hükmüne; "Koruma Bölge Kurullarının görev, yetki ve çalışma şekli" başlıklı 57. maddesinde; "Koruma bölge kurulları, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla aşağıdaki işleri yapmakla görevli ve yetkilidir. a) Bakanlıkça tespit edilen veya ettirilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının tescilini yapmak, b) Korunması gerekli kültür varlıklarının gruplandırılmasını yapmak, c) Sit alanlarının tescilinden itibaren üç ay içinde geçiş dönemi yapı şartlarını belirlemek, d) Koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karar almak, e) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının koruma alanlarının tespitini yapmak, f) Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından özelliklerini kaybetmiş olanlarının tescil kaydını kaldırmak, g) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak..." hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 61.maddesinin 2. fıkrasında da ; "(Değişik fıkra : 8/8/2011-KHK-██████ md. ) Koruma bölge kurullarınca alınan kararlara kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılan itirazlar, Bakanlıkça değerlendirilerek gerekli görüldüğü takdirde Koruma Yüksek Kurulu gündemine alınır." hükmü yer almaktadır. 19/4/2012 günlü, 28269 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 6. maddesinde; "(1) Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır: a) Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek. b) Koruma bölge kurulları arasında gerekli koordinasyonu sağlamak. c) Koruma bölge kurullarınca alınan kararlar nedeniyle uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek görüş vermek suretiyle, Bakanlığa yardımcı olmak. ç) Bakanlıklarca Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesi talebiyle gönderilen ve gündeme alınan konularda karar vermek. d) Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bağlı, ilgili veya ilişkili oldukları bakanlıklar aracılığıyla Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesini istedikleri konularda karar vermek. e) Koruma bölge kurullarınca alınan kararlara karşı kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılan itirazları değerlendirerek karar vermek." hükmü yer almaktadır. Dava konusu yönetmeliğin 2. maddesi yönünden; Madde hükmü ile 19/4/2012 günlü, 28269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 15. maddesinin 3. fıkrası değiştirilerek; "Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları kararlarına karşı idari yargıda açılan davalarda idari yargı tarafından iptal ve yürütmenin durdurulması kararı verilmedikçe, koruma bölge kurulları davacı ve mecburi dava arkadaşı dışındaki kişilerce yapılan ve davaya konu kurul kararını etkilemeyen başvuruları değerlendirebilir" yolundaki hüküm "Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları kararlarına karşı idari yargıda açılan davalarda idari yargı tarafından iptal ve yürütmenin durdurulması kararı verilmedikçe, ilgili koruma bölge kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları ile sit alanlarına yönelik başvuruları değerlendirebilir" şeklinde değiştirilmiştir. Anayasa'nın 125.maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. İdari yargı denetiminin amacı idarenin idare hukuku alanı ve yasa çerçevesi içinde kalmasını sağlamak, idarenin kanunların verdiği yetkileri aşması veya kötüye kullanması ya da hukuka ve mevzuata aykırı işlem tesis etmesi hallerinde bu eylem ve işlemleri yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlemek suretiyle idareyi hukuk alanı içinde kalmaya zorlamaktır. Hukuka ve mevzuata aykırı olması nedeniyle bir idari işlemin iptal edilmesine ilişkin karar, geçmişe yürüyerek sakat idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırır ve idareye iptal edilen idari işlemden önce var olan ve bu işlemle değiştirilmiş bulunan hukuki durumu aynen iade etmek zorunluluğu yükler. Yönetmeliğin 15. maddesinin 3. fıkra hükmü ile kurul kararlarının iptali istemiyle idari yargıda dava açılması halinde bu konularda koruma kurullarının yeni bir karar vermesi engellenerek idarenin hukuka uygun davranması öngörülmüş olmasına karşın, maddede yapılan değişiklikle korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanları ile sit alanları hakkında yeni bir kurul kararı alınmasına olanak tanınması suretiyle mahkeme kararlarının etkisiz hale gelebileceği sonucuna varıldığından, düzenlemede mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir. Davalı idare tarafından, koruma kurulu kararlarına karşı idare mahkemelerinde açılan davaların sonuçlandırılmasından önce kurula yapılan başvuruların değerlendirilmemesini öngören 04.03.1988 günlü, 21 sayılı ve 25.02.2016 günlü, 533 sayılı ilke kararlarının 07.11.2018 günlü, 1110 sayılı ilke kararı ile iptal edildiği, bu ilke kararına karşı açılmış bir davanın bulunmadığı, dava konusu değişiklikle 1110 sayılı ilke kararı ile uyum sağlandığı iddia edilmekte ise de, ilke kararlarının yönetmeliğin üst hukuk normu niteliğinde bulunmaması nedeniyle ilke kararında yapılan değişikliğin yönetmelik değişikliğine dayanak olamayacağı açıktır. Dava konusu yönetmeliğin 3. maddesine yönelik; Madde hükmü ile 19/4/2012 günlü, 28269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 17. maddesinin 1. fıkrası değiştirilmiştir. "Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetleri Genel Müdürlükçe yürütülür." şeklindeki fıkra hükmü "Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetleri ile koruma bölge kurullarınca alınan kararların biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesine yönelik iş ve işlemler Genel Müdürlükçe yürütülür." şeklinde değiştirilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarıyla ilgili tespit, tescil ve uygulamaya yönelik her türlü karar alma görev ve yetkisinin koruma bölge kurullarına ait olduğu, korumaya ilişkin ilkeleri belirleme, bölge kurulları arasında koordinasyonu sağlama, koruma bölge kurullarınca verilen kararlara itirazları değerlendirerek karar verme yetki ve görevinin de Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna ait olduğu belirtilmiştir. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün ise, karar mercii olarak belirlenmediği, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesi ve koordinasyonun sağlanması konularında yetkili ve görevli olduğu, bu koordinasyon yetkisinin bölge kurullarınca alınan kararların, biçim ve mevzuata uygunluk bakımından denetlenmesi yetkisini kapsamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu değişiklikle Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne koruma bölge kurullarınca alınan kararların biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesi yetkisi verilmesinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığından, düzenlemede geçen "denetlenmesine" ifadesinin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesine yönelik; Madde hükmü ile ana yönetmeliğin 18. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, "Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan koruma bölge kurulu kararlarına karşı Koruma Yüksek Kuruluna itiraz edilemez." hükmü "Bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konmadıkça hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan koruma bölge kurulu kararlarına karşı Koruma Yüksek Kuruluna itiraz edilemez." şeklinde değiştirilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu kuralı ile idarelere yargı kararları doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü getirilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen ve kesinleşmiş bulunan yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmesinin zorunlu olması nedeniyle, sözkonusu yargı kararına konu olan idari işlemlerin hangi nedenle olursa olsun idareler tarafından itirazen incelenmesi mümkün olmamasına karşın, dava konusu değişiklikle, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunan bölge kurulu kararlarına karşı, yargı kararının değiştirilmesi ve uygulanmaması sonucunu doğurabilecek idari bir itiraz yolunun öngörüldüğü anlaşıldığından, düzenlemede geçen "Bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konmadıkça" ifadesinin, mevzuata ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, █████/2021 günlü, 31356 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesinin, 3. maddesinde yer alan "denetlenmesine" ibaresinin, 4. maddesinde yer alan "Bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konmadıkça" ifadesinin iptaline, yönetmeliğin iptali istenilen diğer bölümlerine yönelik olarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan "ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesine" ifadesi ile 4. maddesinde yer alan "Bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konmadıkça" ifadesinin iptali, Yönetmeliğin dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın reddi yolunda verilen Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih ve E:█████████/11569, K:█████████ sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla; dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesi ile 3. maddesinin "denetlenmesine" ibaresi haricindeki kısımları ve 4. maddesinde yer alan "Bilimsel metotlarla yapılan çalışmalar doğrultusunda yeni bir veri ortaya konmadıkça" ibarelerine ilişkin kısmının onanması, anılan kararın dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan "denetlenmesine" ibaresine ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler, bozma kararı ile sınırlı olarak incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY :█████/2021 tarihli, 31356 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle, 19/4/2012 tarihli ve 28269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinin 15. maddesinin 3. fıkrası; 3. maddesiyle, 17. maddesinin 1. fıkrası değiştirilmiş; 4. maddesiyle de, 18. maddesinin 2. fıkrası yürürlükten kaldırılarak, aynı maddenin 3. fıkrası değiştirilmiştir. Davacı tarafından, yukarıda belirtilen 2. 3. ve 4. maddelerin, (4. maddenin Ana Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin kısmı hariç) iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun; "Kuruluş, görev, yetki ve çalışma şekli" başlıklı 51. maddesinde, "Yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları" kurulur.Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır; a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek,b) Koruma bölge kurulları arasında gerekli koordinasyonu sağlamak, c) Uygulamada doğan genel sorunları değerlendirerek görüş vermek suretiyle, Bakanlığa yardımcı olmak.d) Bakanlıklarca Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesi talebiyle gönderilen ve gündeme alınan konularda karar vermek.Mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları Koruma Yüksek Kurulunda görüşülmesini istedikleri hususları bağlı, ilgili veya ilişkili oldukları bakanlıklar aracılığıyla bildirir. Koruma Yüksek Kurulunca karar verilen konular ilgili koruma bölge kurulunca tekrar görüşülmez.Koruma Yüksek Kurulunun gündemi Bakanlıkça belirlenir. Gündemin belirlenmesini müteakip Koruma Yüksek Kurulu toplantıya çağırılır. Toplantı sayısına bir sınırlama getirilmez. Koruma Yüksek Kurulu salt çoğunlukla toplanır, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar verir. Koruma Yüksek Kurulunun çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar bir yönetmelikle düzenlenir." hükmüne "Koruma Bölge Kurullarının görev, yetki ve çalışma şekli" başlıklı 57. maddesinde ise, "Koruma bölge kurulları, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla aşağıdaki işleri yapmakla görevli ve yetkilidir. a) Bakanlıkça tespit edilen veya ettirilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının tescilini yapmak,b) Korunması gerekli kültür varlıklarının gruplandırılmasını yapmak, c) Sit alanlarının tescilinden itibaren üç ay içinde geçiş dönemi yapı şartlarını belirlemek, d) Koruma amaçlı imar planları ile bunların her türlü değişikliklerini inceleyip karar almak, e) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının koruma alanlarının tespitini yapmak, f) Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından özelliklerini kaybetmiş olanlarının tescil kaydını kaldırmak, g) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak.... Koruma bölge kurullarının teknik ve idari hizmetleri, koruma bölge kurulu müdürlükleri tarafından yürütülür...... Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir."hükmüne yer verilmiştir.█████/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü" başlıklı 281. maddesinde, "(1) Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: ... e) Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesini ve koordinasyonunu sağlamak... " düzenlemesi yer almaktadır. █████/2012 tarih ve 28269 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, koruma bölge kurullarınca alınan kararlara karşı kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce yapılan itirazları değerlendirerek karar vermek, Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri arasında sayılmış; dava konusu █████/2021 tarih ve 31356 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik ile değişik 17. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetleri ile koruma bölge kurullarınca alınan kararların biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesine yönelik iş ve işlemlerin Genel Müdürlükçe, koruma bölge kurullarının idari ve teknik hizmetlerinin ise Genel Müdürlüğe bağlı koruma bölge kurulu müdürlüklerince yürütüleceği belirtilerek, koruma bölge kurulu müdürlüklerinin çalışma usul ve esaslarının yönergeyle belirleneceği düzenlenmiştir. Aynı Yönetmeliğin 18. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Mevzuatla çeliştiği saptanan ve Genel Müdürlükçe yeniden değerlendirilmesi istenen kararlarda koruma bölge kurulunca aynı kararda ısrar edilmesi halinde konu Koruma Yüksek Kurulunca değerlendirilir." düzenlemesi yer almaktadır. █████/2013 tarih ve 12610 sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönerge'nin 8. maddesinde de, koruma bölge kurulu kararlarının oluşturulmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan "denetlenmesine" ibaresine ilişkin kısım yönünden;█████/2012 tarih ve 28269 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği'nin 17. maddesinin "Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetleri Genel Müdürlükçe yürütülür." şeklindeki birinci fıkrası; █████/2021 tarih ve 31356 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesiyle, "Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetleri ile koruma bölge kurullarınca alınan kararların biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesine yönelik iş ve işlemler Genel Müdürlükçe yürütülür." şeklinde değiştirilmiştir.Dava konusu değişiklikle, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne, Koruma Yüksek Kurulunun idari ve teknik hizmetlerinin yürütülmesi görevi yanında, koruma bölge kurullarınca alınan kararların, biçim ve mevzuata uygunluğunun denetlenmesi yetkisi verilmiştir. Yukarıda içeriğine yer verilen mevzuat düzenlemeleriyle, korunması gerekli kültür varlıkları ile ilgili uygulamaya yönelik her türlü kararı alma yetki ve görevi koruma bölge kurullarına, korumaya ilişkin ilkeleri belirleme ile koruma bölge kurullarınca verilen kararlara itirazları değerlendirerek karar verme yetki ve görevi ise Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna verilmiş olup; bu düzenlemelerde Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün bir karar mercii olarak belirlenmediği, yalnızca Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları kararlarının alınmasına ve uygulanmasına dair işlemlerin yürütülmesi ve koordinasyonun sağlanması hususlarında yetkili ve görevli olduğu anlaşılmaktadır. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 281. maddesinde ifade bulan koordinasyonun sağlanması hususundaki yetkisi, anılan Genel Müdürlüğe, aynı ya da benzer konular hakkında, aynı veya farklı koruma bölge kurullarınca, farklı anlamlara gelecek ve birbirine aykırı sonuçlar doğurabilecek kararlar verilmesinin önüne geçilmesi, koruma bölge kurullarınca verilen kararların 2863 sayılı Kanun ve █████/2013 tarih ve 12610 sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe giren Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüklerinin Çalışma Esasları ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu Çalışmalarına İlişkin Yönerge ile belirlenen kararların oluşturulmasına ilişkin esaslara uygun olarak yazılarak dağıtımının sağlanması ve mevzuata aykırı sonuçlar doğmasına neden olabileceği değerlendirilen kararların, karar mercii olan koruma bölge kurullarında yeniden ele alınmasının sağlanması gibi sorumluluklar yüklemektedir. Söz konusu koordinasyon yetkisinin asıl amacının ise, uygulamada birliğin ve kültür varlıklarının korunmasına yönelik uygulamaların etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesinin sağlanması olduğu açıktır.Nitekim, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan dilekçelerde de, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesi ile esas Yönetmeliğin 17. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişikliğin, koruma bölge kurullarınca alınan kararlar arasında dil birliğinin sağlanması, aynı içerikteki kararların değerlendirilmesi hususunda aynı koşulların göz önünde bulundurulması, varsa farklılıkların tespit edilmesi ve uygulamada birliğin sağlanması amacıyla yapıldığı ifade edilmiştir.Öte yandan, davacı tarafından, anılan Yönetmelik değişikliğiyle Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün, kültür varlıklarını ilgilendiren konularda yapılacak uygulamalarla ilgili karar mercii haline getirildiği ileri sürülmekte ise de; Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları Yönetmeliği'nin dava konusu edilmeyen 18. maddesinin yedinci fıkrasındaki "Mevzuatla çeliştiği saptanan ve Genel Müdürlükçe yeniden değerlendirilmesi istenen kararlarda koruma bölge kurulunca aynı kararda ısrar edilmesi halinde konu Koruma Yüksek Kurulunca değerlendirilir." şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, anılan Genel Müdürlüğün kültür varlıklarını ilgilendiren konularda uygulamaya yönelik herhangi bir karar alma yetkisi bulunmamaktadır. Bahsi geçen mevzuat düzenlemelerinde, Genel Müdürlüğün, biçim ve mevzuata aykırı gördüğü koruma bölge kurulu kararları üzerindeki "denetim yetkisinin" kapsamının, mevzuatla çeliştiği saptanan kararların koruma bölge kurulunca yeniden değerlendirilmesinin sağlanmasına ilişkin olduğu, koruma bölge kurulunun bu durumda Genel Müdürlüğün tespiti doğrultusunda kararını değiştirme zorunluluğunun bulunmadığı, aynı kararında ısrar edilebileceği ve bu halde de konunun Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca karara bağlanacağı anlaşılmaktadır.Sonuç olarak; konuya ilişkin mevzuat düzenlemelerinin bir bütün halinde incelenmesinden, bu ibarenin Genel Müdürlüğe hiyerarşik bir yetki tanımadığı gibi Genel Müdürlüğü bir karar mercii haline de getirmediği anlaşıldığından, anılan ibarede üst hukuk normlarına aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Genel Müdürlüğün koordinasyonun sağlanması hususundaki yetkisi kapsamında, uygulamada mevzuatla çelişen farklılıkların giderilmesine yönelik olarak işletileceği anlaşılan bu sürecin, kültür varlıklarının korunması uygulamalarının etkin, hızlı ve eşit bir şekilde yürütülmesini sağlayacağı anlaşıldığından, anılan düzenlemenin kamu yararı amacı taşıdığı da açıktır.Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan "denetlenmesine" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan "denetlenmesine" ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Davada nihai olarak kısmen ret, kısmen iptal kararı verildiğinden, haklılık oranının yeniden değerlendirilmesi suretiyle, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin, ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Yargılamanın önceki aşamalarında kesinleşen kısmen iptal ve kısmen ret kararı için taraflara karşılıklı olarak vekalet ücretine hükmedildiğinden, tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.