Ticari inanç sözleşmesinden doğan tazminat davası: Şirket ortağı ve eşinin banka hesaplarını boşaltıp haksız menfaat sağlama iddiasıyla açılan gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir limited şirketin yüzde elli ortağı ve yetkili müdürü olan davacıların, diğer yüzde elli ortağı ve onun eşi olan davalıları, güven ilişkisini kötüye kullanarak, şirketin internet ve mobil bankacılık bilgilerini ele geçirmeleri ve bu yolla şirkete ait kredi, nakit para ve kredi kartı avansları dahil toplam 5.447.220,00 TLyi kendi şahsi hesaplarına aktararak şirketi dolandırmaları ve boşaltmaları sonucu uğranılan menfi ve müspet zararların yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi amacıyla açtığı, aynı zamanda nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlamasıyla cezai soruşturma ve arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığı ticari nitelikteki bir tazminat davasıdır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████.....................................................DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., diğer müvekkili ... Yemek Gıda Temizlik Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin yetkili müdürü ve %50 paylı ortağı olduğunu, davalılardan ...'un da %50 pay ile şirket ortağı olduğunu, davalı ... ise ...'un eşi olduğunu, şirketin ... Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi B Blokta bulunan kantini işletmekte olduğunu, şirket ortağı ..., eşi ...'un Hazine ve Maliye Bakanlığında çalışıyor olması nedeni ile hem mali mevzuat konusunda bilgi sahibi olduğunu, hem de eşinden destek alacağını belirterek şirkete ait internet ve mobil bankacılık işlemlerinin şirket ortağı olarak kendisi tarafından yapılması konusunda müvekkiline baskı yaptığını, müvekkili nezdinde oluşturduğu güven duygusundan istifade ederek müvekkili ikna ettiğini ve nihayetinde iki ortaklı şirkette davacı müvekkili şirket müdürü olduğunu, şirket hesaplarında şeffaflığın sağlanması ve karşılıklı güvenin temini amacı ile şirketin internet bankacılığı bilgileri davalı şirket ortağına ticari sır mahiyetinde tevdi edildiğini, şirkete ait banka hesaplarına ilişkin internet bankacılığı ve mobil bankacılık işlemleri davalıların kullanımında bulunan ........... ve 0................6 telefon hatlarına tanımlandığını, davalılar, ortaklığın ilk günlerinde, müvekkilin durumu fark etmesine engel olmak için şirketin görünürdeki acil ödemelerini yapmışlarsa da, bir taraftan şirkete ait banka hesaplarındaki paraları şahsi banka hesaplarına aktardıklarını ve şirketin içini boşalttıklarını, şirket ödemelerindeki aksamalar nedeni ile deyim yerinde ise "mızrak çuvala sığmaz hale gelince" davalılar kuşku uyandırıcı davranışlar sergileme başladıkları, yalanlar söyleyip müvekkili oyalamaya çalışmışlarsa da müvekkili tarafından şirket banka hesapları incelendiğinde, davalıların banka hesaplarını kullanarak şirketin içinin boşalttıklarını, davalı şirket ortağı ile eşi tarafından dolandırıldığını, şirkete ait banka hesaplarının ilk incelemesinde yapılan geçici tespitlere göre; ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... ... A.Ş., ... T.A.Ş.'den krediler kullanıldığı, çekilen kredi bedelleri ve şirkete ait anılan banka hesaplarından şirket ortağı ...'un şahsi banka hesabına ve büyük bir kısmının ise şirkette hiçbir sıfatı bulunmayan diğer davalı ...'a ait banka hesaplarına toplam 5.302.114,00 TL aktarıldığı, ayrıca davalıların akrabası olan ...'e farklı tarihlerde toplam 23.550,00 TL gönderildiğinin belirlendiğini, yine şirket muhasebesinin ilk incelenmesinde; şirket kasasından, ilk tespite göre, 300.000,00 TL nakit paranın davalılarca alındığını, şirkete ait kredi kartlarından şahsi harcamalar yapıldığını, kredi kartlarından nakit avanslar çekildiğini, ilk tespite göre davalılarca, kredi kartının haksız kullanımından kaynaklanan 215.056,00 TL tutarında haksız menfaat elde edildiğini, yapılan bu tespitler üzerine, davalılara ... 2. Noterliğinden 14.12.2023 tarihli ve 28679 yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, toplam 5.447.220,00 TL'nin her bir işlem tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte şirkete ait banka hesabına iadı i ihtar edildiğini, belirtilen bu miktarın davalıların uhdesinde bulunan ve ilk incelemede tespit edilen miktar olduğunu, bakiye miktar ve şirketin uğradığı menfi ve müspet zararları konusunda talep ve haklarının saklı tutulduğu ihtar edildiğini, buna karşılık davalılar ... 58. Noterliğinden 20.12.2023 tarihli ve 44256 yevmiye numaralı cevabi ihtarname göndererek, yukarıda zikredilen tüm ... ve işlemleri inkar ettiklerini, borçlu değil aksine alacaklı olduklarını iddia ederek şirket zararını ödemekten imtina ettiklerini, ayrıca davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemleri aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç teşkil ettiğinden TCK 158-1-(f),(h) maddesi uyarınca "Nitelikli Dolandırıcılık" ve TCK 155-2 maddesi uyarınca "Güveni Kötüye Kullanma" suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları için kamu davası açılması istemiyle suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, bu kapsamda ... Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Soruşturma numaralı dosyası açıldığını, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemleri neticesinde müvekkili şirketin uğradığı menfi ve müspet zararların tazmini talebiyle yapılan dava şartı arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını, bu kapsamda taraflar arasında dava şartı arabuluculuk anlaşamama son tutanağı imzalandığını belirtilerek, şirket ve banka kayıtlarıyla sabit olduğu üzere, davalı ortak ile onunla fikir ve eylem birliği içinde olan diğer davalı tarafından TTK, TMK ve TBK'nın ilgili hükümlerinin doğrudan ihlal edildiğini ve davalıların haksız eylemlerinden kaynaklanan zarardan doğrudan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğundan, davalıların haksız ve hukuka aykırı eylemlerinden kaynaklanan şirket zararının tespitini ve HMK m.107 uyarınca şimdilik 100.000,00 TL şirket zararının reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili ... Yemek Gıda Temizlik Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketine ödenmesini, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkillerinden ..., ... Üniversitesi Rektörlüğünden kiralanan “... İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi B Blok Kantin Çankaya/...” adresindeki Kafeteryayı işleten ... Ticaret Sicil Memurluğunun 322396 sicilinde kayıtlı davacı ... Yemek Gıda Temizlik San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı olan ...'ın hisselerinin %50'sini, davacılardan ... ise kalan %50'sini toplam 1.600.000,00 TL bedelle devralmak suretiyle adı geçen şirkete eşit hisse ile ortak oldukları, █████/2022 tarihli Genel Kurul Kararına istinaden tescil edilen ortaklıkta davacı ..., münferit yetkili müdür olarak tayin edildiği (Şirketin ... ile olan Kira Sözleşmesinde devir ve/veya alt kira yasağı bulunduğundan, davalı müvekkil ... ile davacı ..., şirket hisselerinin tamamını devralmak suretiyle devir ve/veya alt kira yasağından kurtulmuş, kararlaştırılan 1.600.000.TL tutarındaki devir bedelinin 400.000,00 TL'si elden, kalan 1.200.000,00 TL'si ise taksitle ve 4 adet senetle hisse devrini gerçekleştiren ...'da ödendiğini, şirketin tek malvarlığı, büyük çoğunluğu müvekkillerince konulan sermaye ve bankalardan alınan krediler ile 1.600.000,00 TL tutarındaki devir bedeli ödenen, yatırımı, bakımı, tefrişatı, genişletilme yapılan ve ciddi tutarda yatırım harcaması yapılarak faaliyete geçirilen ... Üniversitesi Rektörlüğünden kiralanan “... İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi B Blok Kantin Çankaya/...” adresindeki Kafeterya, Kantin ve Restoran işletmeciliği olduğunu, şirkete ait işyerinin 2023 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarındaki çalışan sayısı 30'a çıktığını, günlük cirosu ise ortalama 110.000,00 TL ila 120.000,00 TL'ye ulaştığını, davacılardan ..., hukuken münferit yetki ile Şirket Müdürü sıfatını taşımasına rağmen, halen üniversite öğrencisi olduğu için hiçbir şekilde şirket işleri ile ilgilenmediğini, şirkete ait işyerine dahi uğramadığını, şirketin gerçek ortağı babası ... yönetim işlerini müdür tayin edilen oğlu adına fiilen yürüttüğünü, yaklaşık 1,5 yıllık çaba sonucunda şirket ve şirkete ait işletme ciddi bir yatırıma dönüşünce, ...'ın bir tanıdığı şirketi 3. Ortak olarak girmek istediğini, yapılan değerlendirmede 1/3 oranındaki hisseye 8.000.000,00 TL değer biçilerek anılan tutar talep edildiğini, ortak olmak isteyen şahıs ise 6.000.000,00 TL önerdiği için anlaşma olmadığını, bunu fırsat bilen ve şirketin muhtemelen yarısını ya da tamamını anılan istekliye çok yüksek bedelle devretme niyetini açık eden davacı ... ve babası, 2023 yılı ekim ayında davalı müvekkil ...'u şirketten uzaklaştırarak fiili ve hukuki kontrolü tümden eline geçirdiğini, davacıların müvekkilleri şirketten uzaklaştırma kararları kapsamında ve 2023 yılı sonlarına doğru el yazılı bir liste yaparak şirketin; cari hesap, çek, SGK, kira, elektrik, vergi ve muhtasar, personel tazminatı, banka kredileri, şirket kredi kartları, muhasebe ücreti ve ...'dan alınan borç dahil 7.452.685,00 TL tutarında borç ve ödemesinin olduğunu, şirketin ve şirkete ait işletmenin toplam değerinin ise en fazla 10.000.000,00 TL, borçlar mahsup edildiğinde ...'un hissesine isabet eden çıkma payının 1.250.000,00 TL olduğunu, bu tutarın taksitler halinde ödenmesi şartıyla hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılmasını talep ettikleri, müvekkilinin ise, birkaç hafta önce şirketin 1/3 hissesine 6.000.000,00 TL önerildiğini, 8.000.000 TL talep edilmesinden dolayı muhtemel ortaklığın ortaklığa yanaşmadığını, bu haliyle şirket değerinin en az 24.000.000 TL olduğunu, borçların abartılarak yazıldığını, şirket borçları yüksek gösterilirken mevcutların hesaba dahil edilmediğini, bu koşullarda öngörülen tutarı alarak şirket hisselerini devretmesinin mümkün olmadığını beyan ettiğini, şirket hisselerini devretmeye yanaşmayan müvekkili aleyhine açılan eldeki davada ise haksız ve hukuka aykırı iddialarda bulunulduğunu, yine, tamamen kötüniyetli olarak hareket eden ve davalı müvekkillerinden ...'u zor durumda bırakarak şirket hisselerini ele geçirmeye çalışan davacılar, işbu dava ile aynı tarihte olacak şekilde arkadaşları ...'e davalı müvekkillerinden ... aleyhine ... 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı davasını açtırmış olduğunu, anılan dosya celp edilerek incelendiğinde de, davacıların ve dava dışı ...'ın gerçek niyeti kolayca anlaşılabileceğini belirtilerek, şirket müdürü ve şirket adına ayrı ayrı açılan davada 100.000,00 TL tutarındaki zararın tahsili talep edilmekte ise de, söz konusu zararı talep ve şirket lehine tahsil talebinde bulunma hakkı ancak ve ancak şirkete ait olduğundan, davacı ...'ın eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyeti de bulunmadığından, adı geçen yönünden açılan davanın aktif dava ehliyeti (husumet) yokluğundan, şirket tarafından açılan davanın ise esastan reddine karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, maddi zararının tespiti ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan tahsili talebine ilişkindir.Davacılar vekili tarafından █████/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiş, incelenen vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalılar vekili tarafından █████/2025 tarihli dilekçesiyle davacının feragat dilekçesi gereği karar verilmesini, tarafların herhangi bir yargılama gideri talebi bulunmadığından taraflar aleyhine yargılama gideri, vekalet ücreti, harç ve giderlerine hükmedilmemesini talep ve beyan etmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 311. Maddesinde "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." ve 309/2 maddesinde "Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir." hükmü düzenlenmiştir.Yapılan inceleme sonucunda, davadan feragat konusunda vekaletnamesinde özel yetki bulunan davacılar vekilinin davadan feragat ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalılar vekilinin vekalet ücreti ve sair hususlarda taleplerinin olmadığına ilişkin beyanı dikkate alınarak davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 58.343,01TL'nin mahsubu ile bakiye 57.727,61 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Talep bulunmadığından davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine YER OLMADIĞINA,5-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacılara İADESİNE,6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davalılar vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... BAM'da istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025