Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin hatalı kusur belirlemesi ve maddi manevi tazminat kararlarını bozdu.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin erkeği ağır kusurlu, kadını ise az kusurlu bularak kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmetmesini hatalı görmüştür. Bölge Adliye Mahkemesinin tarafları eşit kusurlu kabul edip tazminatları yeniden belirlemesine rağmen, Yargıtay dosyadaki mevcut durum ve delillere göre tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit derecede kusurlu olduklarına hükmetmiştir. Bu kusur belirlemesi sonucunda, Türk Medeni Kanununun 174. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunan tarafın kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerektiğinden, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatların da isabetsiz olduğuna karar vererek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı ... vekili tarafından yoksulluk nafakası reddi, nafaka miktarları, maddi ve manevi tazminat miktarları, dava tarihinden itibaren faizin başlatılmaması yönünden; davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından ise karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, maddi-manevi tazminat, velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı ... vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğin; güven sarsıcı davranışta bulunduğu, 2019 yılından sonra evin aidatlarını ödemediği, eve seyrek gelip gittiği, evin ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılamadığı,kadından için "elimden eteğimden düşsün, dava açsın, küllük burada bir sene dursa boşaltmaz" sözler söylediği,
davalı-karşı davacı kadının ise; güven sarsıcı davranışta bulunduğu, temizlik, ütü gibi ev işlerini tam anlamıyla yapmadığı, kendi maaşı için "hem paramı verir hem kendimi s..." dediği, ev için destekte bulunmayacağını söylediği, annesinin erkeğe karşı olumsuz sözlerine sessiz kaldığı, görümcelerinden için "gelmesinler, istemiyorum" dediği ve geldiklerinde asık suratlı olup, ikram vs. yapmadığı, buna göre; davacı-karşı davalı erkeğin boşanmada ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davaların kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve fer'îlere hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince; kadının tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı ile erkeğin yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf taleplerini kabul ederek İlk Derece Mahkemesinin kararını bu yönlerden kaldırmış ve yeni hüküm kurmuştur. Yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir (TMK md.174). İlk Derece mahkemesince erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2.), (3.) bentlerde gösterilen kusur belirlemesi, maddi ve manevi tazminatlar yönlerinden BOZULMASINA,
2.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!