Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari araçların karıştığı trafik kazası sonucu oluşan hak mahrumiyeti ve kazanç kaybı tazminatı talebine ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli kararda, davacı ticari bir şirketin, davalının sürücüsünün %100 kusurlu olduğu bir trafik kazası sonucunda 19 gün iş göremeyen ticari aracından kaynaklanan kazanç kaybı ve hak mahrumiyeti nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 1.000 TL tazminat talep ettiği; davalının ise, hem davacının hem de kendisinin tüzel kişi ve tacir olmasından dolayı yetkisiz mahkemede açıldığını ve zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası incelenmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2026 tarih 2025/... Esas 2026/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında; davalı ... Makine Metal İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olmakla;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait olan ... plakalı aracın 28.06.2025 tarihinde sürücüsünün ..., sahibinin ... Çelik Makine Metal İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu ... plakalı araçla birlikte ... ilinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirketin aracının 19 gün serviste kalmış olup; müvekkili tarafından kullanılamadığından meydana gelen hasarın yanında işbu davaya konu olan hak mahrumiyeti de meydana geldiğini, dava konusu 28.06.2025 tarihli kaza sonucu müvekkiline ait araçta maddi hasarın da oluştuğunu, bu hasarın tutarının davalıya ait aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından karşılandığını, işbu tutarın söz konusu sigorta şirketince ödenmiş olduğundan dava konusu olmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. Maddesi uyarınca davalı/davalıların kusuruyla müvekkiline verdiği zararlardan sorumlu olduğunu, davacının aracının ruhsattan ve fotoğraflardan görüleceği üzere ticari nitelikte olan yarı römorklar için çekici olduğunu, müvekkilinin, kaza gerçekleşmeden önce aracıyla her gün iş yaptığını ve günde en az iki sefer şehir içi taşımacılık yaptığını, ancak davacının bu kaza sebebiyle aracının onarımda kaldığı süre boyunca aracını kullanamadığından oldukça olumsuz etkilendiğini, iş yapamadığını, bu nedenle de zaman ve para kaybının meydana gelmiş olup; müvekkilinin mağduriyetinin söz konusu olduğunu, müvekkiline ait aracın günde şehir içi tek bir nakliye bedelinin 5.500,00-6.000,00 TL olduğunu ve günde en az iki sefer yaptığını, hatta bazı günler bu sayının 10'a kadar çıkabildiğini, aracın ... Otomotiv isimli serviste onarım gördüğünü, davalıya ait aracın ZMMS kapsamında sigortasının mevcut olduğunu, ancak dolaylı bir zarar olan hak mahrumiyetinin sigorta teminatı kapsamında olmayıp; dava konusu alacağı sigortadan talep etme imkanlarının söz konusu olmadığını, kazanç kaybı ya da araç mahrumiyeti talep edilirken belge gösterme zorunluluğu olmadığını, işbu sebeple söz konusu durumda taraflarından dava değerinin tam ve kesin olarak belirlemesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olacağından işbu davanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, açıklanan ve mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle; davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL hak mahrumiyeti tazminatının kaza tarihi olan 28.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının 28.06.2025 tarihinde davalı şirkete ait ... plakalı aracın diğer davalı ...' in sevk ve idaresinde iken maliki bulunduğu ... plakalı araca çarptığından ötürü davacının bu aracın maliki, işleteni olup, aynı zamanda davacının ticari işleri için kullandığından bahisle hak mahrumiyet bedeli talebinde bulunduğunu, hem davacı hem de müvekkili davalının tüzel kişi ve tacir olduğunu, kazaya karışan her iki aracın da ticari maksatlı kullanıldığını, nitekim davacının da aracını ticari amaçlı kullandığını dava dilekçesinin 2. sayfasının 5 numaralı paragrafında açıkça beyan ettiğini, nitekim araçların ruhsatlarında da ticari araç olduklarının görüldüğünü, bu sebeple söz konusu uyuşmazlığı çözmekte görevli olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının davasının görevsizlik nedeni ile usulden reddi gerektiğini, davanın nispi ticari dava olup, dava şartı arabuluculuk kapsamında olan işlerden olduğunu, davacının dava açılış tarihinde uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurusu bulunmadığından eldeki davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davaya konu trafik kazasına karışan araçların davacı ve davalı tüzel kişilerin ticari işlerinde kullamış oldukları araçlar olduğunu, dolayısı ile eldeki davanın nispi ticari dava olup, dava şartı arabuluculuk kapsamında olan işlerden olduğunu, davacının dava dilekçesindeki delilleri arasında arabuluculuk son tutanağı vs. arabuluculuk dosyasının mevcut olmadığını, davanın açılmış olduğu 23.09.2025 tarihi itibari ile davacının taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk başvurusunun dahi bulunmadığını, somut uyuşmazlıkta arabuluculuk yolu dava şartı olduğundan ve davacı tarafından bu dava şartı yerine getirilmeden eldeki dava ikame edildiğinden davacının davasının dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, davacının davaya konu aracı ticari faaliyeti sebebi ile kullandığını ve kaza nedeni ile ondokuz günlük kazanç kaybının bulunduğunu iddia ettiğini, davacının tacir olması sebebi ile aracın ondokuz günlük maliyetini ve kaybettiği kazanç kaybını ufak bir hesaplama ile basitçe netleştirebilecek donanım ve mali bilgiye sahip olması gerektiğini, hal böyle iken eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak ikamesinde davacının hukuki yararı bulunmadığını, bu sebeple davanın hukuki yarar yokluğu ile reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasında belirlenen kusur durumunun hatalı olduğunu, davalı araç sürücüsünün olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bu sebeple kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davaya konu olayın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığından ötürü davalı müvekkilinin de araç işleten sıfatı ile kusursuz sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, bu sebeple kusur durumunun bilirkişi marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, somut olayda önemli olan aracın onarımda kaldığı süre değil onarımın ne kadar sürede yapılabileceği olduğunu, davacı taraf aracının 19 gün onarımda kaldığından bahisle bu sürenin tamamı için hak mahrumiyet bedeli talep ettiğini, ancak gerçek zarar belirlemesi için önemli olan aracın onarımda kaldığı süre olmadığını, aracın onarımının kaç günde gerçekleşmesi gerektiği olduğunu, bu sebeple aracın kaza sonrası fotoğrafları ile aracın hasar durumu, servis kayıtları, değişen parçalar, varsa boyanan kısımlar tek tek incelerek kaza ile alakası da dikkate alınarak aracın onarımının kaç gün süreceğinin belirlenmesi gerektiğini, davacının soyut iddiasına dayalı hak mahrumiyet bedeli talebinin esastan da reddi gerektiğini, öte yandan davacının kaskosun yapan sigorta şirketine müzekkere yazılarak aracın onarımda olduğu sürede ikame araç tahsis edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini, davacının davaya konu trafik kazası sebebi ile 19 günlük kazanç kaybının bulunduğunu iddia etmiş ise de bu yedi günlük kazanç kaybının neye göre talep edildiğinin belirsiz olduğunu, aracın gerçek hak mahrumiyet bedelinin tespiti için aracın onarımda kaldığı sürenin değil, aracının onarımının kaç gün süreceğinin bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini, nitekim ... kararlarının da gerçek zararının tespiti için onarım süresinin bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğinin araştırılmasını istediğini, ayrıca aracın kasko poliçesinin bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise kasko şirketi tarafından davacıya davaya konu dönemde araç tahsisinin yapılıp yapılmadığının mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının salt diğer davalının beyanı ile ve somutlandırılmadan dosyaya bu döneme ilişkin fatura sunarak müvekkilinden hak mahrumiyet bedeli talebinde bulunmasının yetersiz olduğunu, öte yandan mahkeme tarafından hak mahrumiyet bedeline ilişkin araştırma yapılacak ise hak mahrumiyeti bedeli dosyalarında davaya aracın çalışmadığı süreçteki bakım masrafları (yağ, filtre değişimi, yıkama, yağlama), yıpranma payı, yakıt masrafının da düşülmesi gerektiğini, iş bu sebeple davanın esasına girilip inceleme yapılması halinde bu hususlara dikkate edilmesini arz ve talep ettiklerini, açıkladıkları nedenlerle; davaya bakmaya görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olması sebebi ile davacının davasının görevsizlik nedeni ile reddine, davanın ticari dava olması ve ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kapsamındaki davalardan olması, dava açılış tarihinden evvel davacının bu hususta bir arabuluculuk başvurusunun bulunmaması sebebi ile eldeki davanın dava şartı yokluğundan reddine, açıkladıkları nedenlerle eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, son olarak davanın esasına geçildiği taktirde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava;28.06.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!