Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eski çalışanın iş akdi sonrası rekabet yasağını ihlal ederek rakip firmada çalışması nedeniyle talep edilen cezai şartın itirazın iptaline dair gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, eski çalışanı olan davalının, iş akdi sona erdikten hemen sonra, kendisiyle aynı faaliyet alanında ve müşteri kitlesine hitap eden rakip bir firmada, kritik şirket sırlarına vakıf olduğu pozisyonu gereği edindiği bilgilere dayanarak çalışmaya başladığını ve bu durumun taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde yer alan iki yıllık rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiğini belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptalini ve sözleşmedeki cezai şartın tahsilini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... ile davalı ... arasında 24.10.2023 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmış olup davalı tarafın müvekkili şirket bünyesinde bahsi geçen tarihten itibaren danışman olarak çalışmasını sürdürmüşse de 06.06.2024 tarihinde iş akdini sona erdirdiğini, buna karşılık iş ilişkisinin sona ermesinin sonrasında davalı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Rekabet Yasağı başlıklı 6. maddesi uyarınca gündeme gelen rekabet yasağı yükümlülüklerine aykırı olarak, müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ve aynı müşteri kitlesine hitap eden rakip firmalarda şifahi olarak öğrenildiği kadarıyla benzer pozisyonda çalışmaya başladığını ve böylece rekabet yasağına ilişkin taraflarca kabul edilen sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, bunun üzerine de rekabet yasağının ihlali nedeniyle müvekkili şirket nezdinde gündeme gelen (ve cezai şart tutarını aşan) zararın tazmini hakkımızı saklı tutmak kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın ilamsız icra takibi ile davacıdan tahsili gereği hâsıl olduğunu, davalı borçlu aleyhine ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından işbu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine ilgili icra müdürlüğü tarafından 18.10.2024 tarihli karar tensip tutanağı ile icra takibinin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine ... Arabuluculuk Merkezi nezdinde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulmuş ise de bu sürecinde tarafların anlaşmaması ile sonuçlandığını, iş ilişkisini sona erdiren ve hemen sonrasında rekabet teşkil edecek şekilde rakip firma bünyesinde çalışmaya başlayan davalının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenleme alanı bulan rekabet yasağına aykırı davrandığını, müvekkili şirket ile davalı arasındaki iş ilişkisi müvekkili şirket bünyesinde ürün araştırma, maliyet çalışması yapma, tedarikçilerden fiyat teklifi alma, teklifleri inceleme, müşterilere teklif verme, tekliflerin makullüğünü denetleme/araştırma/onaylama, ürün onaylarının takibini yapma ve tüm bu süreçleri sonuçlandırma gibi görevleri olan davalı yan, iş ilişkisinin sona ermesinden hemen sonra şifahi olarak öğrenildiği üzere; davacı taraf müvekkili Keyes'in (işin teknik niteliği nedeniyle sınırlı bir alanda gündeme gelen) faaliyet alanı ile aynı alanlarda faaliyet gösteren, aynı müşteri kitlesine hitap eden ve benzer iş ile işlemler yapan rakip bir firma nezdinde çalışmaya başladığını, böylece kilit bir pozisyonda görev alan müvekkili şirketin müşterilere verilen tekliflerdeki ücretlendirme kriterleri dahil en önemli şirket sırlarına vakıf olan tarafın sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını ve rekabet yasağını ihlal ettiğini, Sözleşme'nin Rekabet Yasağı başlıklı 6. maddesinden de görüleceği gibi davacının iş konumundan mütevellit iş ilişkisi içinde davalı şirketin müşterilerine nüfuz etmiş olması, iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir zaman dilimi içerisinde davalının müvekkili şirketle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesinin yasaklandığını, böylece davacı taraf rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle müvekkili şirkete karşı iş sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girdiğini, Rekabet Yasağı ...6.2 '' Personel, işbu Sözleşme süresince ve işbu Sözleşme’nin feshinden itibaren iki (2) yıllık bir süre boyunca, ... Bölgesi, İç ... Bölgesi ve ... Bölgesi sınırları içerisinde, doğrudan veya dolaylı olarak, kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, çalışanı, danışmanı veya müşaviri olarak İşveren’in işiyle rekabet halinde olan herhangi bir iş veya faaliyetle uğraşmayacak, iştigal etmeyecek veya İşveren’in müşteri portföyünde bulunan veya Personelin pozisyonu gereği birlikte çalıştığı İşveren’in iş ortakları veya tedarikçileri herhangi bir şirkette çalışmayacaktır. Personel, işbu maddede düzenlenen rekabet yasağının her hangi bir şekilde ihlali halinde, İşveren’in bahsi geçen ihlalin men’ini talep hakkının saklı bulunduğunu kabul eder.'' şeklinde olduğunu, satın alma ile satış alanında uzmanlığı ve tecrübesi olan müvekkili şirket bünyesinde teklifleri veren, denetleyen, buna ilişkin araştırmaları yapan ve müşteri kitlesiyle doğrudan iletişimi olan tek çalışan konumundaki davalı tarafın şirket bünyesindeki konumu göz önünde tutularak müşteri çevresi, üretim teknolojisi, oldukça özel nitelikteki ticari sır, emek ve öğretiye hakim olması sebebiyle iş akdinde süre ve bölge sınırlamalı şekilde rekabet yasağı düzenleme altına alındığını, ticari iş ve işlemler gerçekleştiren müvekkili şirketin en önemli ticari sırlarına, ücret ve ücretlendirme politikasına hakim olan ve uzman konumundaki davacı tarafın müvekkili şirkette edindiği bilgileri rakip işletmede kullanarak müvekkilini ağır ve ciddi zararlara uğratacak bir konumda olduğunu, bu sebeple de davalı tarafın işbu sözleşme ile iş ilişkisinin bitiminden itibaren 2 yıl süreyle müvekkilinin ekonomik menfaatinin olduğu ... Bölgesi sınırları içinde rekabet etmeme yükümlülüğü altına girmiş olup Türk Borçlar Kanunu'nun 444. maddesi uyarınca davacı tarafın sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet etmekten yani başka bir rakip işletmede çalışmaktan, başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlendiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü uyarınca her ne kadar davalı taraf müvekkili şirket ile rakip olan bir firma bünyesinde herhangi bir çalışmada bulunmayacağını taahhüt etmişse de iş ilişkisinin sona ermesinden hemen sonra ...'ün müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ve aynı müşteri kitlesine hitap eden ... Teknoloji Hizmetleri Limited Şirketi ("... ...") unvanlı şirket bünyesinde müvekkili şirketteki pozisyonu ile aynı pozisyonda ve görev alanında olacak şekilde çalışmaya başladığını, ...'ün sigorta kaydının hangi şirket üzerinden yapıldığını bilmemekle birlikte bu hususun tespiti için davalının ... kayıtlarının celbini talep ettiklerini, bunun yanı sıra işbu dava yönünden önemli olması sebebiyle davalının müvekkili şirketten ayrılma tarihinden sonra çalıştığı tüm şirketlere müzekkere yazılarak davalının bu şirketlerde hangi pozisyonda çalıştığının, görev kapsamının ve görev tanımının sorulması gerekmekte olup bu hususta da müzekkere yazılması talepleri olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet raporu ve Ticaret Sicil Gazetesi'nden görüleceği üzere; müvekkili şirketin her türlü nakil vasıtasına ait yedek parçanın alımı, satımı, ithalatı, ihracatı ve imalatı gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkili şirketteki iş ilişkisini sonlandırmasından sonra bünyesinde çalışmaya başlamış olduğu ve müvekkili şirketin rakibi konumundaki Aptiv ... de, "..." internet sitesi incelendiği takdirde görüleceği üzere; otomobil, kamyon, otobüs ve benzer her türlü vasıtanın bakımı, bunlarla ilgili yedek parçaların alımı, satımı, pazarlaması, ithalatı ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, nitekim ... Bölgesi'nde faaliyet gösteren mezkûr firmanın internet sitesinde bulunan hizmetler kısmından da dava dışı rakip firmanın müvekkili ile birebir aynı alanda faaliyet gösterdiğinin görüldüğünü, açıklandığı gibi müvekkili şirket ile ... ...'nin oldukça teknik nitelikteki iş faaliyeti ve söz konusu şirketlerin oldukça dar ve spesifik bir alanda hizmet verdiği hususu göz önünde tutulduğunda davalının müvekkili şirket bünyesindeki görevinden ayrılıp oldukça kısa bir süre sonra aynı faaliyet alanında hizmet veren rakip bir firmada işe başlaması nedeniyle müvekkilinin ağır ve kaçınılmaz zarar tehlikesi içerisinde olduğu hususunda şüphe bulunmadığını, davalının tedarikçi ve müşteri kitlesi ile doğrudan iletişime geçmesinin yanı sıra davacının hangi ürünün hangi tedarikçiden en iyi fiyatla alınacağı, nakliye ve satış fiyatları, müvekkilinin kâr marjı, satış ve fiyatlandırma politikası, iç işleyişi, potansiyel ve mevcut müşterilerle ilgili her türlü çalışma, müşterilere sunulan tekliflerde müvekkili şirketin baz aldığı tüm kriterler gibi hususlara da hakim konumda olduğunu, dava dışı rakip firma ile müvekkilinin faaliyet alanının aynı olmasının yanı sıra şirketlerin merkez adreslerinden de anlaşılacağı üzere; söz konusu şirketlerin aynı coğrafi bölgede faaliyet gösterdiğini, şirketlerin faaliyet alanının oldukça teknik bir işten ibaret ve sınırlı bir kitleye hitaben icra edilebilir olması nedeniyle şirketlerin rakip işletme konumunda olduğunu, müvekkili şirketin de dava dışı ... ... de aynı müşteri topluluğuna aynı ihtiyacı karşılayan ürünleri ve hizmetleri sunmakta ve aynı teknik ve ticari esaslara göre işlemekte olduğunu, müvekkili şirket ile davalının bünyesinde çalışmaya başladığı ... ...'nin rakip firmalar olduğu hususunda şüphe bulunmamakla birlikte rakip firmaya rekabeti sağlayacak bilgi, ticari sır, emek ve öğretileri aktaracak ve/veya bunları rakip firmada kullanacak niteliği haiz davacının rekabet yasağı kaydındaki sınırlamaları gözetmeksizin rakip firmada benzer pozisyonda işe başladığını, böylece rekabet etmeme taahhüdünü ihlal ettiğini, görevi ve pozisyonu sebebiyle müvekkili şirketin her türlü ticari sır ve politikasına vakıf olan davalının rekabet yasağı hükmünü ihlal etmesi sebebiyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsili amacıyla aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafın müvekkili işletmeye ait her türlü yedek parça vb. tüm mal ve hizmet ihtiyaçlarının fiyat araştırmalarını yapıp alımını sağlaması, teknik ve mali belgelerin takip ile kontrolünü sağlaması ve satın alma teklifleri ile sözleşmelerini hazırlaması sebebiyle müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca şirketin müşterileri ile doğrudan iletişim kurduğunu, müvekkili şirketin satış ve satın alma sürecine ilişkin her türlü detay ve ticari sırra vâkıf olduğunu, nitekim işbu dilekçe ekindeki tekliflerden de görüleceği üzere; davalı tarafın müvekkili şirket müşterileriyle doğrudan iletişime girmekte, görüşme yaptığı müşterilere teklif sunmakta olduğunu, davalının görev tanımı, uzmanlığı ve müvekkili şirkette yaptığı işler göz önünde tutulduğunda; davalının müvekkili şirketten edindiği bilgileri rakip firmaya aktarması ve rakip firmada bu edinimleri kullanması bir yana rakip firma nezdinde çalışıyor olması dahi müvekkili firmayı zarara uğratmakta, bu durumun rekabet yasağını ihlal ettiğini, nitekim ... rekabet yasağının ihlali için işçinin müşteri çevresi veya üretim/pazarlama sırları hakkında bilgi edinme ihtimalinin olması ve işçinin rakip bir firmada çalışmaya başlamasını yeterli kabul ettiğini, anılan sebeplerle davalının taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ilgili hükümlerinde mevcut rekabet yasağı kaydına aykırı hareket etmiş olduğunun açık olduğunu, bu durumda taraflar arasındaki Sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca davalının rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle son aldığı aylık brüt ücretin 6 katı tutarında cezai şartı müvekkili şirkete ödemesi gerektiği hususunda şüphe bulunmadığını, '' ...6.3. Personel, işbu madde hükmüne aykırı davranması halinde, İşveren’in talebi üzerine derhal, İşveren’e vereceği zarar ziyan hariç olmak üzere, aylık brüt ücretin 6 katı tutarında ceza ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder..'' dilekçe ekinde de sunmuş oldukları ücret bordrosundan da görüleceği üzere; davalının son aldığı aylık brüt ücretin 29.829,84 TL tutarında olup sözleşme uyarınca bu tutarın altı katı olan 178.979,00- TL tutarındaki cezai şartın rekabet yasağı ihlali sebebiyle müvekkiline ödenmesi gerektiğini, arz ve izah ettikleri nedenlerle; işbu davanın kabulü ile davalışirketin müvekkili şirkete karşı borçlu olduğunun tespiti ile ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe borçlu tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, belirtilen icra takibinin takip tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte devamına, mevcut olay sebebiyle gündeme gelen tüm maddi ve manevi zararların tazmini hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun takibe itirazda haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle 2004 sayılı kanun'un 67. maddesi uyarınca davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İş bu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli Mahkemenin İş Mahkemesi olduğunu, dosyada öncelikle görevsizlik kararı verilip dosyanın görevli olan İş Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin davacı şirketteki iş akdinin müvekkili tarafından █████/2024 tarihinde evlilik sebebiyle feshedildiğini, müvekkilinin █████/2024 tarihinde evlenmiş olup, yasal olan 1 yıllık süre içerisinde iş akdini feshettiğini işverenine bildirdiğini, devamında ise, davacı şirkette yaptığı işi ile hiç bir alakası olmayan, farklı bir iş yaptığı şu anki iş yerinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin davacı şirkette satış bölümünde çalıştığını, mevcut firmasında ise kalite kontrol bölümünde teknisyen olarak çalıştığını, davacı firmanın genel olarak ticari araçlar üzerinde faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin yeni çalıştığı ... Teknoloji Hizmetleri Limited Şirketi ise binek araç sektöründe faaliyet gösterdiğini, davanın rekabet yasağından kaynaklı olarak açılmış olup, somut uyuşmazlıkta rekabet yasağının ihlaline ilişkin bir husus olmadığını, rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesinin bir çok önemli şarta bağlı olduğunu, bu şartlardan birinin de yer bakımından sınırlandırılması gerektiği olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş olan iş sözleşmesindeki rekabet yasağı yasağı hükümleri incelendiğinde ( iş sözleşmesi madde 6.2 ) rekabet yasağının 2 yıllık süre ile ..., İç ... ve ... Bölgelerinde geçerli olduğunun belirtildiğini, ancak bu bölgelerin ülkemizdeki otomotiv sektörünün faaliyet alanının tamamına tekabül ettiğini, otomotiv sektöründe yer alan firmaların %100'ünün bu bölgelerde faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla, böyle bir rekabet sözleşmesinin geçerli olması demek müvekkilinin hiç bir şekilde otomotiv sektöründe çalışamaması anlamına geldiğini, bu sebeple iş sözleşmesinde yer alan rekabet hükümlerinin hukuken geçerli olabilmesinin mümkün olmadığını, aksinin kabulünün Anayasamızın 48.maddesinde yer alan " Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir”, ve 49. maddesinde yer alan “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini, iş bu davaya konu iş sözleşmesi içerisinde yer alan rekabet yasağı hükümlerinde yer alan yer kısıtlamasının tarafların faaliyet alanları gözetildiğinde müvekkilinin çalışma hayatını tamamen elinden alacağından, rekabet hükümlerinin kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca, rekabet sözleşmesi içeriğinde yer alan 2 yıllık sürenin de kabul edilebilir bir süre olmadığını, müvekkilinin çalıştığı firma olan ... Teknoloji Hizmetleri Limited Şirketinin İtalya ülkesi merkezli, dünyanın bir çok otomotiv şirketi ile çalışan küresel çapta bir firma olduğunu ve müvekkilinin çalıştığı ...'de bulunan firmanın hiç bir şekilde satın alım yapma imkanı bulunmadığını, tüm satın alım işlemlerin İtalya merkezden gerçekleştirilmekte olup, müvekkilini, firmanın hiçbir üst düzey yetkilisinin bile bu süreçlere müdahale imkanı bulunmadığını, müvekkilinin davacı firmada satış işi yaptığını, davacı firmanın bir nevi komisyon usulü gelir elde eden bir firma iken, müvekkilinin hali hazırda çalıştığı ... Teknoloji Hizmetleri Limited Şirketi'nin üretim üzerine çalışan bir firma olduğunu, müvekkilinin eski iş yerinde satış ve bir nevi pazarlama işine bakarken ve eski firmasında sadece 5-6 kişi çalışırken yeni firmasında 100'lerce kişi çalışmakta olup, müvekkilinin hiç bir şekilde satış ve pazarlama konuları ile ilgilenmediğini, bu hususun görev tanım belgeleri ile de sabit olduğunu, arz ve izah olunan gerekçelerle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli olan İş Mahkemesine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise işi esasına girilerek yazılı gerekçelerden ötürü davacının davasının reddine ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası, 24.10.2023 tarihli iş sözleşmesi, ... işe giriş ve çıkış bildirgeleri, özlük dosyası, ticaret sicil kayıtları, tanık beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle, sözleşmede yer alan cezai şartın tahsiline yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, █████/2024 tarihinde, 178.979,00-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin █████/2024 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işçinin işten ayrılması sonrasında dava dışı şirkette işe başlamış olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal şartlarının ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takip konusu ceza-i şart alacağının sübuta erip ermediğine ilişkindir.Mahkememizce dayanılan deliller toplanmış, bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür.Mahkememizce dava dosyası celp edilen deliller kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda █████/2026 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Dosya kapsamından, davalının davacı şirkette 24.10.2023 tarihli iş sözleşmesi ile proje mühendisi olarak işe girmiş olup, davacı şirketten █████/2024 tarihinde işten ayrıldığı, █████/2024 tarihinde dava dışı ... Teknoloji Hizmetleri Ltd. Şti.'nde tasarım uygulama teknisyeni olarak olarak çalışmaya başladığı görülmüştür. Davacı ... ... merkezli olarak 05.10.2015 yılında tescil edilerek motorlu kara taşıtlarının parça ve aksesuarlarının bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan ticareti, yangın söndürücüler, püskürtme tabancaları, buhar ve kum püskürtme makineleri vb. Sıvı ve tozları atan, dağıtan ya da püskürten mekanik cihazların imalatı alanında faaliyet gösterdiği, davalının çalışmış olduğu, ... Teknoloji Hizmetleri Ltd. Şti. de ... merkezli olarak 14.04.1989 yılında tescil edilerek motorlu taşıtlar için ateşleme kablo takımları ve diğer kablo setleri ile ateşleme bujisi ve manyetosu, dinamo, manyetik volan, distribütör, ateşleme bobini, marş motoru, alternatör vb. İmalatı ile faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin " Rekabet Yasağı " başlıklı 6. Maddesinde; "...6.2 Personel, işbu Sözleşme süresince ve işbu Sözleşme’nin feshinden itibaren iki (2) yıllık bir süre boyunca, ... Bölgesi, İç ... Bölgesi ve ... Bölgesi sınırları içerisinde, doğrudan veya dolaylı olarak, kendi hesabına veya herhangi bir kimse, firma veya şirketle bağlantılı olarak veya bunların hesabına veya bunların yöneticisi, müdürü, acentesi, çalışanı, danışmanı veya müşaviri olarak İşveren’in işiyle rekabet halinde olan herhangi bir iş veya faaliyetle uğraşmayacak, iştigal etmeyecek veya İşveren’in müşteri portföyünde bulunan veya Personelin pozisyonu gereği birlikte çalıştığı İşveren’in iş ortakları veya tedarikçileri herhangi bir şirkette çalışmayacaktır. Personel, işbu maddede düzenlenen rekabet yasağının her hangi bir şekilde ihlali halinde, İşveren’in bahsi geçen ihlalin men’ini talep hakkının saklı bulunduğunu kabul eder.. " şeklinde düzenlemeye yer verildiği, yine "...6.3. Personel, işbu madde hükmüne aykırı davranması halinde, İşveren’in talebi üzerine derhal, İşveren’e vereceği zarar ziyan hariç olmak üzere, aylık brüt ücretin 6 katı tutarında ceza ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder..." şeklinde düzenlemeye yer verildiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca," fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir." hükmünü içerir.6098 sayılı TBK'nın 444. Maddesi'nin 2. Fıkrasında "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir" şeklinde düzenlenmiştir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu ile, davacı firma ile dava dışı şirketi’nin ortak olarak otomotiv sektörüne ilişkin faaliyetleri olmasına rağmen davacı firmanın iştigal ettiği faaliyetler ve hizmetlerin dava dışı firmanın ... ili sınırları içerisindeki fabrikasındaki faaliyetler ve hizmetlerle,birbirlerinden farklı olduğu, firmaların birbirlerine göre farklı referanslı üretici markalara hizmet verdiği, bu nedenle birbirlerine rakip olmadıkları,davalının, davacıya ait şirkette görev tanımının ... bildiriminde proje mühendisi olduğu; dava dilekçesinde de yaptığı işin ürün araştırma, maliyet çalışması yapma, tedarikçilerden fiyat teklifi alma, teklifleri inceleme, müşterilere teklif verme,tekliflerin makullüğünü denetleme/araştırma/onaylama, ürün onaylarının takibini yapma ve tüm süreçleri sonuçlandırma olarak ifade edildiği,davacının işyerinde ortalama 7 aylık bir çalışma süresi de göz önüne alındığında, belirtilen görevleri gereği davacı şirketin ticari sır mahiyetindeki bilgilerini, çalıştığı pozisyondan farklı olarak nerede ve nasıl uygulayabileceği ya da bu bilgileri kendisinin kullanabilmesinin mevcut pozisyonunda mümkün olmadığı, davalının davacı şirketteki pozisyonu itibariyle, davacı şirketin ticari sır mahiyetindeki bilgilere doğrudan tek taraflı olarak erişim imkanı olduğu ve bu yönüyle iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı şirkette kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali bulunduğuna ilişkin somut delil tespit edilemediği, bu halde davalının davacının iştigal konusu ile aynı olan başka bir iş yerinde çalışmış olmasının tek başına rekabet yasağı hükmünü ihlali olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.161,62-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.429,62-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5- İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı tarafından yapılan 420,00-TL tebligat ve posta giderine ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!