Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminatı davası gerekçeli kararı; kusur tespiti, pert total farkı ve araç mahrumiyet zararı taleplerini değerlendirmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, aracının karıştığı bir trafik kazası sonucu uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açtığı haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasına ilişkin olup; davacı, karşı tarafın şerit ihlali yaparak kazaya neden olduğunu ve aracının pert olduğunu iddia ederek, başlangıçta kendisine yüklenen %100 kusur oranına itiraz etmekte, aracının gerçek değerinin altında satıldığını belirterek pert total farkı ile yaklaşık dört ay kullanamadığı aracı için araç mahrumiyet bedelinin uzman bilirkişi raporuyla tespit edilerek davalılardan tahsilini talep etmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 4-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
BİRLEŞEN ... 4.ATM'NİN 2026/... E. 2026/... K. SAYILI DOSYA
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracın 13.06.2024 tarihinde ... Mah. ... Sokak'tan ... ... Caddesine girip sol tarafa dönecek iken o esnada ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan ...'ye ait, ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın önündeki aracı geçmek için karşı şeride geçmesi nedeniyle müvekkilinin aracına çarptığını, çarpmanın etkisi ile müvekkilinin aracında ağır hasarlar meydana gelip perte ayrıldığını, meydana gelen işbu kaza neticesinde müvekkiline ait ... plakalı araçta ağır hasarlar meydana geldiğini, işbu kazaların oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmayıp, davalı ...'in %100 kusurlu olduğunu, davalının müvekkiline ait araca çarpıp maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmesi nedeni ile derhal ZMMS sigortacısı ile dava şartı arabuluculuk yoluna başvurmak kaydı ile anlaşılmaya çalışılmışsa da bir sonuç alınamadığını ve müvekkillinin zararının giderilemediğini, davalı tarafın iki şeritli ... ... Caddesi'nde seyir halinde iken önündeki aracı sollamak amacı ile karşı şeride geçtiğini, müvekkilinin ... Sokak'tan çıkıp ... ... Caddesi'ne dönüş yaptığı esnada davalının ters şeritte olması nedeniyle çarpıştıklarını, açıkça anlaşılacağı üzere davalı ...'in şerit ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği için %100 kusurlu olduğunu, lakin kusur oranları tespit edilirken yanılgıya düşülerek müvekkilinin %100 kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, bu sebeple itirazları doğrultusunda tarafların kusur oranlarının doğru olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmesini talep ettiklerini, meydana gelen kaza neticesinde tramer işlendikten sonra müvekkilinin %100 kusurlu bulunduğu için sigorta şirketi ile pert mutabakat sözleşmesi imzalanamadığını, hatalı olarak müvekkilinin %100 kusurlu kabul edilmiş olması sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen zararların giderilmediğini, müvekkilininin aracının perte çıkmış olduğu için tamir masraflarının çok fazla olup müvekkilinin aracını satma kararı aldığını,10.07.2024 tarihinde üçüncü kişi Halil Yıldız'a aracını 50.000,00-TL'ye sattığını, ancak müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek zararın çok daha yüksek olup müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin aracı için yapılan işbu ödemenin de yetersiz kaldığını ve müvekkilinin aracının gerçek değerini yansıtmadığını, müvekkillinin aracının emsalleri ile kıyaslandığı vakit gerçek değerinin 330.000,00 - 350.000,00-TL arasında olduğunun anlaşıldığını, açıklamalarının www.sahibinden.com gibi satış sitelerinde yer alan ilanlardan da görüleceği üzere gerçeği yansıttığını, alanında uzman bir bilirkişiden alınacak rapor kapsamında aracın gerçek değerinin tespit edilip pert total farkının davalılarca taraflarına ödenmesi gerektiğini, işbu sebeple araçta meydana gelen pert total farkının belirlenmesi adına alanında uzman bir bilirkişinin mahkemece atanması talep olunduğunu, işbu davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca pert total farkının taraflarınca hesaplanmasının mümkün olmaması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, bilirkişinin yapacağı tespit ve değerlendirmelere bağlı olarak her nevi talep, ıslah ve dava haklarının mahfuz tutulduğunu, işbu kaza nedeni ile aracın tamirinin oldukça meşakkatli ve uzun sürdüğünü, yapılan onarımlar ve değişimlerin eksper raporundan da anlaşılacağını, bu nedenle müvekkilinin yaklaşık olarak dört ay gibi bir süre kadar aracını kullanamadığını, hal böyle olunca müvekkilinin araç mahrumiyet zararı meydana geldiğini, yapılacak bir bilirkişi incelemesi neticesinde işbu iddialarının sabit görüleceğini, zararın tanzimi ve tespiti adına bilirkişi ataması yapılmasını talep ettiklerini, yerleşik Yargıtaya içtihatlarına göre ikame araç için araç tamir edilebiliyor ise tamirden çıkış süresi, aracın tamiri mümkün olmayıp pert olması durumunda mağdurun tekrar araç alabilme süresinin tespit edilerek araç mahrumiyet bedelinin hesaplandığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca trafik kazalarında araç işleten ve araç sürücüsü meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararlardan müteselsilen sorumlu olduğunu, ilgili kanun uyarınca meydana gelen araç mahrumiyeti zararının yalnızca ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, araçta meydana gelen araç mahrumiyeti zararının taraflarınca tespit edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığını, gerçek zararın ancak uzman bilirkişiden alınacak rapor doğrultusunda ortaya çıkacağını, bu sair nedenle işbu davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107. Maddesi uyarınca 10,00-TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde tutulan rapor bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere ...'ye ait ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın sebep olduğu kaza hukuki niteliği itibariyle haksız fiil teşkil ettiğinin açık olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca davalı tarafların haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düştüğünü, bu sair nedenle bilirkişice yapılan hesaplama sonucu belirlenen tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, arz edilen nedenlerle ve mahkemenin re'sen gözeteceği hususlarla birlikte; fazlaya ilişkin beyan, ıslah ve ek dava dahil tüm hakları saklı kalmak kaydı ile taraflardan 10,00-TL pert total farkı tazminatı ve 10,00-TL araç mahrumiyet zararı tazminatına şimdilik neticeten 20,00-TL maddi tazminatlar toplamına karar verilmesine, müvekkilinin aracında kaza sonrası oluşan ve sayılan pert total farkı tazminatının, temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; araç mahrumiyeti alacağının temerrüt tarihi olan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte yalnızca ... ve ...'den tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebinin haksız ve mesnetsiz nitelikte olup reddine karar verilmesi gerektiğini, pert total farlı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden davanın HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, belirsiz alacak davası açılabilmesi için talep sonucunun miktar bakımından belirlenmesi imkânsız ya da davacıdan beklenemeyecek durumda olması gerektiğini, aksi halde davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, zira dava dilekçesinde belirtildiği üzere davacının aracını 50.000,00-TL bedelle sattığını, yine dava dilekçesinde davacı tarafın aracının gerçek değerini hesapladığını ve kabul anlamına gelmemekle beraber 330.000,00-TL ile 350.000,00-TL bedel arasında değeri olduğunu beyan ettiğini, bu doğrultuda davacı tarafça iddia ettiği alacağı belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası ikame edemeyeceğini, davacının pert olduğunu iddia ettiği aracına ilişkin talep ettiği araç mahrumiyet bedelinin de belirlenebilir alacak olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, dolayısıyla davacı tarafından belirsiz alacak davası olarak ileri sürülen pert total farkı ve ikame araç bedeli yönünden; talepleri belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki menfaat bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu hususun kaza sonrası alanında uzman sigorta çalışanlarınca tramer kaydına işlendiğini, anlaşılacağı üzere davacının %100 kusurlu olduğunun tartışmasız olduğunu, kusura ilişkin olarak yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru olmadığının açıklığa kavuşacağını, bu hususta anlaşmalı olarak düzenlenmiş olan kaza tutanağında belirtildiği üzere davacının tali yoldan ana yola çıkarken ihlal ettiği hususların da dikkate alınması gerekeceğini, pert total farkı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranın tespiti ile müvekkilinin karşı taraf aracında meydana gelen hasar bedelinden sorumlu olmadığının tespit edileceğini, bunun yanı sıra dava dilekçesinde genel geçer ifadeler ile pert total fark bedeli oluştuğundan bahsedilmişse de işbu iddiaların kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, aracın perte ayrılmasında hukuki yarar olmadığını, aracın cüzi bir bedel ile onarılmasının daha uygun olacakken pert farkı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalının İnternet üzerinde yer alan tamamen hayal ürünü olan fiyatlandırmalardan yola çıkarak pert total farkı talep etmesinin de mümkün olmadığını, davacının aracını yaklaşık olarak gerçek değeri ile sattığını, davacının haksız talebinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek olup, herhangi bir haklı gerekçesi de bulunmadığını, tüm açıklanan bu sebeplerle bir pert total farkı bedelinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranın tespiti ile müvekkilinin karşı tarafın aracında meydana gelen ikame araç bedelinden sorumlu olmadığının tespit edileceğini, bunun yanı sıra davacı tarafça mahrum kalınan süreye ilişkin de herhangi bir bilgi/belge sunulmadığını, davacı tarafın dilekçesinde aracının zarar görmesi sonucu 4 ay mahrumiyet yaşadığını belirttiğini, öncelikle perte ayrılan araçlarda aynı özellikte ve yaşta benzer araç için yeniden araç alma süresi tespit edilerek hesaplanması gerektiğini, bunun da ... içtihatlarına maksimum 30 gün olarak kabul edildiğini, ayrıca davacının kazaya karışan aracına bakıldığında ülkemizde yaygın olarak kullanılan ve parça tedariki konusunda sorun yaşanmayan, kısa sürelerde onarımın yapılabildiği türden araç olduğunun anlaşılacağını, yine benzer özelliklerde bir aracın satın alınması da çok kısa sürede gerçekleştirilebileceğini, bu nedenle davacının talebinin haksız ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek olup, kötü niyete dayandığını, ancak biran için aracın bir süre kullanılamadığı düşünülecek dahi olunsa gerçek zarar ilkesi gereği davalının kasko sigortasının ikame araç hizmetinden faydalanıp faydalanmadığının tespitini talep ettiklerini, zira sigorta şirketince ikame araç tedarik edilmiş olmasına karşın davacının ayrıca tazminat talep etmesi sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek olup, kötü niyetli olduğunu, tüm bu açıklamaları doğrultusunda dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlara ilişkin olarak talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; hukuki dayanaktan yoksun ve haksız işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, izah edilen nedenlerle; haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda müvekkili şirkete ulaşan talep olmadığından davacının Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddini arz ve talep ettiklerini, TTK madde 5/A gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dava ikame edilmeden evvel dava şartı olarak arabuluculuğa başvurmak zorunlu olup işbu hükmün yürürlük tarihinin 01.01.2019 olduğunu, buna karşın davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmadan huzurdaki davanın ikame edilmesinin hukuka aykırı olup, dava şartı yokluğundan usulden red sebebi olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini arz ve talep ettiklerini, davacının belirsiz alacak davası ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber aracın tamiririn ekonomik olmadığına karar verilmesi halinde çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine karar verilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın tamirinin ekonomik olmadığına hükmedilirse araç hurda belgesinin ibraz edilmesi gerektiğini, araç hurda belgesi başvuru sahibi tarafından ibraz edilmeden tazminat ödenmesine karar verilmeyeceğini, bu nedenle çekme belgesinin başvuran tarafından celp edilmesi gerektiğini, aracın hurdasının kime bırakıldığının da kararda ayrıntılı olarak açıklanması gerektiğini, aracın trafik kaydından düşebilmesi için çekme belgei ve aracın kime bırakıldığının tespitinin büyük önem arz ettiğini, hesaplamanın genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, açıklanan ve mahkeme tarafından re'sen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ...'ye usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
BİRLEŞEN ... 4.ATM'NİN 2026/ E. 2026/ K. SAYILI DOSYA
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'un, sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç; 13.06.2024 tarihinde, ... Mah. ... Sokak'tan ... ... Caddesi'ne girip sol tarafa dönecek iken o esnada ... ... Caddesi üzerinde seyir halinde olan, ...'ye ait, ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın önündeki aracı geçmek için karşı şeride geçmesi nedeniyle müvekkilin aracına çarpmış, çarpmanın etkisi ile müvekkilin aracında ağır hasarlar meydana gelmiş olup araç perte ayrıldığı, meydana gelen işbu kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta ağır hasarlar meydana gelmiş olup, işbu kazanın oluşumunda müvekkil ...'un hiçbir kusuru bulunmayıp, davalı taraf sigortalısı %100 kusurlu olduğu, müvekkilin aracında meydana gelen zararların tanzimi adına davalı araç sürücüsü ile araç sahibine ve davalı tarafın kaza tespit tutanağında belirtmiş olduğu ZMMS sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.'ye ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/ Esas sayılı dosya ile tazminat talepli dava ikame edildiği, ne var ki ilgili dosyada gelinen aşamada ... Sigorta A.Ş.'nin sunmuş olduğu beyanlar ve mahkemece yapılan araştırmada kaza tespit tutanağına davalının ZMMS şirketinin yanlış yazıldığı, ... Sigorta Anonim Şirketince düzenlenen bir poliçe olmadığı anlaşıldığı, Mahkemece ve tarafımızca yapılan araştırmalarda davalı tarafın kaza tarihi itibariyle ZMMS sigortacısının ... Sigorta A.Ş. olduğu anlaşıldığı, davalı tarafların kaza tespit tutanağına yanlış sigorta şirketi bilgisi yazması sonucu açılan davada tarafımızın herhangi bir kusuru bulunmadığını, tarafımız da işbu hatayı mahkemece yapılan araştırmalar sonucu öğrendiği, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı yazılı başvuruda bulunulmuş, davalı sigorta şirketince zararların karşılanmaması sonucu 23.03.2026 tarihinde dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ne var ki arabuluculuk görüşmeleri de anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı taraflarca anlaşmamaya varılamaması nedeni ile işbu dava ikame edildiği belirtilerek arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemenizin re'sen gözeteceği hususlarla birlikte; öncelikle usul ekonomisi gereği ikame edilen işbu davanın ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve davamızın kabulüne, gerekli görülmesi halinde alanında uzman bir bilirkişi görevlendirilerek maddi zararlarımızın hesaplanmasını, fazlaya ilişkin beyan, ıslah ve ek dava dahil tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı taraftan şimdilik 62.400,00-TL pert total farkının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsil edilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, haksız davanın reddini talep ettiklerini, 13.06.2024 tarihinde meydana gelen kazada oluşan maddi hasar ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda ... plakalı müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı aracın meydana gelen kazada kusursuz olması sebebiyle hasar tazminatından sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket poliçe limitinin üstündeki değerlerden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin taleplerinin kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlarlardan sorumlu olmadığını poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, onarım ve yenileme farklarının faturalarla ispatının zorunlu olduğunu, diğer yandan poliçede KDV klozunun mevcut olduğunu, buna göre sigortalı kıymetlerin KDV dahil bildirilmiş ise hasar ödemelerinin KDV dahil olabileceğinin hüküm altına alındığını, bu kapsamda da yapılacak KDV ödemelerinin ancak ve ancak müvekkili şirket adına düzenlenecek yansıtma fatura sonrası yapılacağının düzenlendiğini, poliçede sigorta bedellerine KDV dahil olduğuna dair bir ifadenin bulunmadığını, bu nedenle söz konusu kalemin de reddinin talep olunduğunu, tazminat bedelinde makul oranda iskonto uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, hesaplamanın kanun yollaması gereği genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin temerrüt tarihinin belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerektiğini, aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğunun ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, arz edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... Merkezi kayıtları, araç hasarı ve onarıma ilişkin kayıtlar, ... Sigorta A.Ş. ZMM poliçesi, ... Sigorta A.Ş. ZMM poliçesi ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Asıl dava; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç pert total farkı zararı ile araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Birleşen dava ise, █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle araç hasarından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dosyanın bilirkişiye tevdi ile, meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumları ile davacının varsa talep edebileceği zararının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda █████/2026 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Asıl dava yönünden davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerini araç mahrumiyet bedeli için 7.674,00-TL'ye arttırdığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;█████/2024 tarihinde, ... İli, ... İlçesinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... sokak istikametinden şerit çizgiler ile belirtilmiş iki yön birer şeritli Dr. ...caddesini takiben ... caddesi istikametine seyrettiği ve kaza yeri olarak belirtilen ... sokak kavşak kesişimine geldiği esnada önünde seyreden araçların durması ile bu aracı geçmek için sola manevra ile geliş istikamet şeridine geçtiğinde aracının sağ ön köşe kısımları ile, ... sokak üzerinden gelerek sola manevra ile ... sokak istikametine gidiş şeridine sol çapraz açılı girişi konumunda olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol ön köşe yan kısımları ile çarpışmaları sonucu meydana gelen kazada; dosya kapsamına ve mahkememizce benimsenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile yerleşim yeri içerisinde yol durumunu dikkate alarak şeridini muhafaza etmesi gerekirken, aksi durumda davranarak önündeki aracı kavşak kesişiminde sollamaya çıkmış, dolayısıyla geçme yasağı kuralı ve şerit izleme kural ihlalini yaparak kazaya sebebiyet verdiğinden meydana gelen kazada, KTK 54/b, 56/a ve 84/e-g maddeleri ihlal ettiğinden asli derecede tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanuna aykırı kural ihlali olmadığından kazada kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait ... plaka sayılı araçta 24.000,00 TL KDV hariç ( yedek parça tutarı ) + 28.000,00 TL KDV hariç ( işçilik tutarı ) = 52.000,00 TL KDV hariç & 62.400,00 TL KDV dahil hesap edildiği, 62.400,00 TL ( tamir ve onarım tutarı ) / 265.000.00 TL ( rayiç değeri ) = 0.235 hesap edilmekle, tamir ve onarım tutarı , araç rayiç değerinin % 50 ’nın üzerinde kaldığı gibi , tamir ve onarım sonrası araçta ayıp ve kusur kalmayacağından , tamir ve onarımın ekonomik olduğu, ayrıca dava konusu araç onarımının 15 günde tamamlanacağı, 15 günlük mahrumiyet zararının yıpranma payı ve bakım masrafları da düşüldüğünde 7.674,00-TL olduğu tespit edilmiştir.Kazaya konu ... plaka sayılı araç yönünden kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. Nedinde geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmayıp, Mahkememizce asıl dava yönünden davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, ayrıca kazaya konu ... plaka sayılı aracın kaza tespit tutanağında sigorta şirketinin ... Sigorta A.Ş. olarak gösterilmesi, davacı yanca ... Sigorta A.Ş. yapılan başvuru ve arabuluculuk görüşmelerinde ve cevap dilekçesinde dahi kazaya konu ... plaka sayılı araç yönünden kaza tarihi itibariyle davalı ... Sigorta A.Ş. nedinde geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmadığı hususunun ileri sürülmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... Sigorta A.Ş.'ye husumet yöneltilmesinde davacının kusuru bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyerek, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait ... plaka sayılı aracın tamir ve onarımın ekonomik olduğu tespit edilmekle araç yönünden pert zararı bulunmadığından Mahkememizce asıl dava yönünden davalılar ... ve ...'ye yönelik araç pert zararı istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiş, araç mahrumiyetine ilişkin dolaylı zararlar, sigorta poliçesi kapsamında olmayıp, araç mahrumiyetine ilişkin zarardan davalı sürücü/araç maliki sorumlu olduğu, davalılar sürücü/araç maliki yönünden kaza tarihinden itibaren temerrütün oluşacağı anlaşılmakla; Mahkememizce, asıl dava yönünden; davalılar ... ve ...'ye yönelik davanın kısmen kabulü ile, 7.674,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın 13.06.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Kazaya konu ... plakalı plakalı araç birleşen davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde, ... No’lu, █████/2023-█████/2024 tarihleri arasında geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, araç başı teminat limiti kaza tarihi itibariyle 200.000 TL limit ile sınırlı olarak sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketinin araç hasarına yönelik zarardan sigortalının kusuru ve poliçe limiti itibariyle sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine dava tarihinden önce 23.03.2026 tarihinde başvuru yapılmakla, temerrütün 8 iş günü sonunda 03.04.2026 tarihinde oluşacağı anlaşılmakla; Mahkememizce, birleşen dava yönünden; davanın kabulü ile, 62.400,00-TL araç hasarından kaynaklı maddi tazminatın 03.04.2026 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
A)ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davalı ... Sigorta A.Ş. 'ye yönelik davanın REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ...'ye yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 7.674,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminatın 13.06.2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 558,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 173,40-TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 7.674,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.047,00-TL harç, 6.400,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.525,80-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 8.972,80-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 8.961,12-TL'sinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
B) BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Davanın KABULÜ ile, 62.400,00-TL araç hasarından kaynaklı maddi tazminatın 03.04.2026 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 4.262,54-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.065,64-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.196,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 1.901,64-TL harç ve 20,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 1.921,64-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 6.000,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, asıl ve birleşen davacı vekilinin yüzüne karşı, asıl ve birleşen davalıların yokluğunda, asıl dava yönünden; miktar itibariyle kesin, birleşen dava yönünden; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!