İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen, müflis şirketten kira alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne dair, iflas öncesi ve sonrası alacak ayrımı uyuşmazlığını ele alan istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir kiraya verenin iflas eden kiracısından olan kira alacaklarının iflas masasına kaydı talebine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, iflas tarihine kadar oluşan 55.000 TLlik alacağın masaya kaydına karar verirken, iflas sonrası döneme ait kira alacaklarının ayrı bir dava yoluyla talep edilmesi gerektiğini gerekçe göstererek fazlaya ilişkin talebi reddetmiş; davacı taraf ise, kira akdinin iflasa rağmen devam ettiği ve taşınmazın kullanıldığı göz önüne alındığında, iflas sonrası kira alacaklarının da aynı kayıt kabul davası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: █████████
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ: █████/2021
DAVA: Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından müflis şirkete 05.04.2018 tarihli kira kontratı ile aylık 20.500,00 TL kira bedeli üzerinden taşınmaz kiralandığını, sözleşmenin 1 yıllık yapıldığını, sürenin dolmasının ardından 05.04.2019 tarihinde 24.000 TL kira bedeli belirlenerek yeni bir kira sözleşmesi hazırlandığını ancak taraflarca imzalanmadığından geçerlilik kazanmadığını, 05.04.2019 tarihinden sonra ilk yapıları 05.04.2018 tarihli sözleşmenin bedeli 22.000,00 TL'ye çıkartılmak suretiyle sözleşmenin devam ettirildiğini, müflis şirketin aylık kira bedelinin 11.000,00 TL olduğu şeklindeki iddialarının doğru olmadığını, müflis şirketin yanına kiracı olarak ... A.Ş.'yi almasınına müvekkilinin muvafakatı olmadığı gibi bilgisinin dahi olmadığını, iflas müdür yardımcısı kararı ile sıra cetvelinin uyuşmadığını, müvekkilinin müflis şirketten 2019 kasım ve aralık ayından 22.000,00 TL, 2020 ocak, şubat, mart, nisan, mayıs ve haziran ayından 132.000 TL olmak üzere toplamda 154.000,00 TL bakiye kira alacağı bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile 154.000,00 TL alacaklarının sıra cetveline kaydını talep etmiş; davacı vekili 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 11.000,00 TL artırarak talebini 165.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İİK'nın 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkin davada, davacının 05.04.2018 tarihli kira sözleşmesi gereğince müflis ... Şirketine çatılı işyeri kiraya veren olduğu, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesine göre 05.04.2018 tarih itibarı ile aylık 20.500,00 TL olan kira parasının yenilenen 05.04.2019 tarih itibarı ile 22.000,00 TL olduğu ve bu hususların ihtilafsız olduğu, kira sözleşmesinin yazılı olması sebebi ile işbu sözleşmede yapılacak değişikliğin de yazılı olarak akdedilmesi gerektiği ve bu sebeple kira sözleşmesine konu mecurun kısmen müflis şirkette kirada kısmen de bir 3. Kişiye kiraya verildiğine dair müflis şirket yetkilisinin beyanına itibar edilemeyeceği, kiraya veren davacının 3. Kişinin alt kiracılık sıfatını kabul etmemesine rağmen banka hesabına 3. Kişiden kira ödemesi olarak gelen paranın “kiracı ... Şirketi yararına 3. Kişi ödemesi” olarak kabulün gerektiği, çünkü kira borcunun bizzat kiracı tarafından ifasının gerekmediği, dava dosyasına gelen banka kayıtlarının 24.01.2020 tarihine kadar olduğu ve yapılan inceleme neticesinde; davacı kiraya verenin, kiracısı ... Şirketinin iflas tarihi 30.01.2020 tarihine kadar olan alacağının 55.000,00 TL olduğu, TBK'nın 332. maddesi gereğince kiraya veren kira akdinin feshine dair bir ihbarın olmadığı iflas tarihi itibariyle davacının kirada kaynaklı alacağının 55.000,00 TL olduğu, davacı her ne kadar iflas tarihinden sonra da kira ilişkisinin devam ettiğini ve işleyen kira sürecine dair bakiye kira alacağının da masaya kaydını talep etmişse de, ancak iflas tarihine kadar oluşan borçlarla alakalı olarak kayıt kabul taleplerinin sonuca bağlanabileceği iflas tarihinden sonra oluşan borçlarla alakalı olarak kayıt kabulün mümkün olmadığı, artık iflas masasına karşı açılacak dava ile ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; Kayıt kabule konu 55.000,00 TL alacağın ....İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; iflas tarihinde ve sonrasında kira akdinin devam ettiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, bu durumda kiralayanın kira alacaklarını iflas tarihine göre ikiye bölüp, iflas tarihine kadar olanların masaya kaydını kabul edip kalan kısmın reddi usul ve yasaya uygun olmadığını, iflasa rağmen taşınmazı kullanılan kiralayanın alacaklarının suni bir şekilde ayırıma tabi tutularak, iflas tarihinden sonraki alacakları için ayrıca iflas masasına karşı dava açma külfetinin yükletilmesinin kesinlikle adil bir sonuç vermediğini, bu sebeple mahkemenin kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.
.... İflas Dairesi'nin ...İflas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu müzekkere cevabında; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında 30.01.2020 tarihinde iflasına karar verilen müflis ... Limited Şirketi'nin tasfiye işlemlerinin devam ettiği, davacı tarafça müflis şirket masasına ... kayıt numarası ile 132.000,00 TL'lik alacak kaydının 77.000,00 TL kısmının kabul edildiği, 55.000,00 TL kısmının ise reddedildiği, sıra cetveli ilanının 14.10.2020 tarihinde Korkusuz gazetesinde, 16.10.2020 tarihinde Ticaret Sicil gazetesinde yayınlandığı, ret kararının da 18.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve alacaklı tarafından masraf yatırıldığı belirtilmiştir. Dava tarihinin 28.10.2020 olması nedeniyle 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince kat mülkiyeti mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden aldırılan 15.11.2021 tarihli raporda:"...Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesine göre 05.04.2018 tarih itibarı ile aylık 20.500,00.-TL olan kira parasının yenilenen 05.04.2019 tarih itibarı ile 22.000,00.-TL olduğu ve bu hususların ihtilafsız olduğu,
Davacı kiraya verenin, kiracısı ... Şirketinin İFLAS TARİHİ 30.01.2020 tarihine kadar olan alacağının 55.000,00.-TL olduğu, TBK 332. Maddesi gereğince kiraya veren kira akdinin feshine dair bir ihbarın olmadığı ve kiraya veren tarafından 30.01.2020 tarihinden Haziran 2020 ayına kadar işleyen kira parası talep edildiği, davacının kira parası talep ettiği süre hususunda müflis şirket tarafından ve iflas müdürlüğü tarafından da itiraz gelmediği, bu sebeple; Davacı kiraya verenin, kiracısı ... Şirketinin İFLAS TARİHİ 30.01.2020 tarihinden Haziran 2020 (bu ay dahil) kira alacağının 110.000,00.-TL olduğu, Davacının toplam kira alacağının 165.000,00.-TL olduğu, Davacı tarafın iflas müdürlüğüne verdiği alacak kayıt talebinin 132.000,00.-TL, Davacı tarafın bu davada tespiti istedikleri alacak talebinin 154.000,00.-TL olduğu " şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Müflis yönünden talep edilebilecek alacaklar üç gruba ayrılır. Bunlar; iflastan önce doğan iflas alacakları, iflastan sonra iflas masasının teşekkülü neticesinde iflas masasınca yapılan masraf ve giderlerin oluşturduğu masa alacakları ve iflas tarihinden sonra doğan genel alacaklardır.
İflas alacakları;
İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır.
İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212).
İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nun 235. maddesinden alan davalardır. Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
İflas tarihinden sonra doğan genel alacaklar;
Müflisin, iflasın açılmasından sonra yaptığı borçlar, iflas alacağı olmayıp, iflas masasından istenemez. Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.
Masa borçları;
Masa borçları ise; muhatabının masa olduğu, masa üzerine doğan ve masanın doğrudan sorumlu olduğu borçlardır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur". İflas açıldıktan sonra müflisin, masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkan yoktur. Bu nedenle masa alacağı müflisin değil, iflasın açılmasından tasfiyenin sonuçlanmasına kadar iflas masası ya da masa adına iflas idaresi tarafından yapılan borçlardan olup, masa alacağının müflisle ilgisi bulunmadığından bu borçlardan iflas masası sorumludur.
Masa borçları, iflasın açılmasında itibaren tasfiye aşamasında masa adına yapılan ve masa tarafından ödenmesi gereken borçlardır. Örneğin; iflas idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde yaptığı borçları, iflas idaresinin haksız iktisap ve haksız fiillerinden doğan borçları, iflas masası için tutulan avukatın vekalet ücreti, masanın tasfiyesi aşamasında kanun gereği doğan vergi ve resimler, masadaki malın değerinin korunması için yapılan giderler, müflise ait işyerinde iflasın açılmasından sonra çalışmaya devam eden işçinin bu döneme ait ücreti, müflis şirketin kiracı olduğu işyerinin iflasın açılmasından sonraki kira alacağı...gibi. (Mahmut Coşkun, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, s:925)
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 16.02.2022 tarih ve █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı:"...İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), alacakların ödenmesine tahsis olunur. (İİK m. 184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken (masaya yazdırılabilirken), müflisin iflas açılmasından sonra doğan borçları, iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez. İflas masasından istenebilecek (hatta, iflas alacaklarından daha önce ödenecek) olan, bir başka alacak çeşidi de masa alacaklarıdır. Bunun masa bakımından adı "masa borcudur." Masa borçları müflisin değil, (çünkü, müflisin iflas açıldıktan sonra masayı bağlayıcı nitelikte borçlanmasına imkân yoktur.) iflas masasının yaptığı borçlardır. Masa borçları, iflasın açılmasından iflas tasfiyesinin sonuçlanmasına kadar, iflas masası (masa adına iflas dairesi veya iflas idaresi) tarafından yapılan borçlardır. (İİK 248, 303/2) Masa alacakları iflas masasından tam olarak ödenir. (örn: İflas kararının ilanı giderleri (İİK 166;219), defter tutma (İİK 161;208) giderleri (İİK 160), masa mallarının muhafazası için kiralanan depo için ödenecek kira, iflas idaresinin ücreti (İİK 223,IV), masanın (iflas idaresinin) taraf olduğu davaları takip eden avukatın avukatlık ücreti vb.) Bu sayma, tahdidi değildir; masa borçlarına bazı misaller vermek içindir. Şu halde, masa alacakları (borçları), iflas açıldıktan sonra iflasın tasfiyesi için bizzat masa (yani, masa adına iflas dairesi veya idaresi) tarafından yapılan borçlardır. Masadan ödenecek alacakların, iflas alacağı ve masa alacağı olarak ikiye ayrılmasının pratik önemi şudur: Masa alacakları, iflas masasından tam olarak ödenir. Masa alacakları, iflas alacaklarından daha önce ödenir (İİK 248). Oysa, iflas alacaklarının tam olarak ödenmesi çok enderdir (belki yalnız İİK nın 206. Maddenin ilk üç sırasındaki imtiyazlı alacaklar tam olarak ödenir.) İflas alacakları (özellikle İİK'nın 206. maddenin dördüncü sırasındaki imtiyazsız alacaklar), iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında ödenir. İşte bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, S. 1212 vd. Ankara, 2013) İflas masrafları ve masa borçları sıra cetvelinde yer alamayacağından, iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır..."şeklindedir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin (Kapatılan) 09.09.2020 tarih ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı:"...Somut olayda, davalı şirketin 16.07.2013 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafça iflas masasına kayıt ve kabulü talep edilen 01.08.2013 tarihli faturaya dayalı kira alacağının ise iflastan sonra doğduğu anlaşılmıştır. Bu durumda bahsi geçen faturada yazılı alacak miktarı, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan masa borcu niteliğinde olduğundan iflas masasına kayıt ve kabulü istenemeyeceği anlaşılmış ve hükmün yazılı nedenlerle bozulması gerekmiştir."şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının sıra cetveline kayıt için sunmuş olduğu 02.07.2020 tarihli başvuru dilekçesinde "İflastan sonra işleyen kira bedelleri ( Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları ) : 110.000-TL, İflastan önde işleyen kira bedelleri ( 2019 Kasım, Aralık Ayları ) ; 22.000- TL Toplamı : 132.000-" şeklinde sıra cetveline kayıt talep ettiği, 09.10.2020 tarihli iflas sıra cetvelinde alacak kaydının 77.000,00 TL kısmının kabul edildiği, 55.000,00 TL kısmının ise reddedildiği, dava dilekçesinde ise 2019 kasım ve aralık ayından 22.000,00 TL, 2020 ocak, şubat, mart, nisan, mayıs ve haziran ayından 132.000 TL olmak üzere toplamda 154.000,00 TL bakiye kira alacağı bulunduğunu belirterek bu miktar üzerinden kayıt kabul talep ettiği, bilirkişi raporu üzerine 29.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 11.000,00 TL artırdığı anlaşılmıştır. Müflis şirketin Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında 30.01.2020 tarihinde iflasına karar verildiği, davacının bu tarihten önceki kira alacaklarının sıra cetveline başvurunun reddedilmesi halinde kaydını talep edebileceği, iflas tarihinden sonra oluşan kira alacağının ise masa borcu olması nedeniyle iş bu kayıt kabul davasına konu edilemeyeceği, davacının da sıra cetveline kayıt talebi reddedilen 55.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının iflas masasına başvurusunun reddedildiği 55.000,00 TL'lik kısım yönünden davanın değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekemekte ise de, davacının iflas masasına başvurmadan iş bu dava ile dava dilekçesinde bakiye talep ettiği 99.000,00 ve ıslah ile arttırılan 11.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL'lik kısım yönünden talebinin kayıt kabul değil iflas tarihinden sonraki masa borcu niteliğindeki alacak talebine ilişkin olması nedeniyle tefrik kararı verilerek tefrik edilen alacak talebi yönünden iflas tarihinden sonraki masa borcu nedeniyle kira alacağı yönünden görev hususunun dikkate alınarak değerlendirme yapılıp karar verilmesi, mevcut dosyadaki kayıt kabul talebi yönünden ise yalnızca davacının tarafın istinafına göre oluşan usuli kazanılmış hakka da riayet edilerek iflas idaresince masaya kaydı reddedilen ancak iflas masasına kaydı gereken kısma ilişkin değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
Açıklanan sebeplerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılığa ilişkin sebepler ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/.... E. 2021/... K. sayılı ./███████ tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!