Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen, alkollü motosiklet sürücüsünün yol açtığı ölüm ve cismani zarar tazminat davası istinaf kararı.
Özet: Alkollü, ehliyetsiz ve süratli olduğu iddia edilen motosiklet sürücüsü kaynaklı kazada ağır yaralanan davacının, yoğun bakım ve yatalak kalma sonucu uğradığı geçici/sürekli iş göremezlik, bakıma muhtaçlık ve özel tedavi zararları ile manevi tazminat talebiyle açtığı dava incelenmektedir; davalılar ise sigorta limitleri, aracın izinsiz kullanıldığı/çalındığı iddiaları, müteveffanın mirasçılarının durumu, kusur oranları, mükerrer ödeme ihtimali ve fahiş manevi tazminat miktarı gibi çeşitli savunmalarla davanın reddini talep etmektedirler.

T. C.

KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: ████████ Esas, ███████ Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: █████/2022
İSTİNAF KARARININ
VERİLDİĞİ TARİH: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı ve davalı ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; ...'in maliki olduğu ... plakalı ... ...'lik sürat motosikleti sürücüsü müteveffa ...'ın aşarı hızlı ve alkollü olduğunu, hızın etkisi ile motosikletin hakimiyetini kaybetmesi ve kaldırım taşına çarpması sonucu müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müteveffanın gerekli sürücü belgesinin bulunmadığını, kaza sonrasında müvekkilinin hayati tehlike nedeniyle 11 gün yoğun bakımda kaldığını, sonrasında evde yatalak olarak yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını, müvekkilinin Sgk tarafından karşılanmayan özel tedavi zararı, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, bakıma muhtaçlık zararına uğradığını ve tahsilini talep ettiklerini, ZMMS sigortacısı ... 'den poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere maddi tazminat, motosiklet sürücüsü ... Vefat etmesi sebebiyle mirasçıları annesi...ve babası...ve davalı ...'in tüm maddi manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu belirterek, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL bakıma muhtaçlık, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi zararı olmak üzere şimdilik 400,00-TL maddi tazminatın sigorta şirketinden █████/2021 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden ise... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 300.000,00-TL manevi tazminatın ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili; müvekkili şirket tarafından sigortalı olan, davalı ...'e ait aracın ... tarihinde arkadaşı ... tarafından çalındığını, aracın çalınmasında malikin bir kusuru olmadığını, müvekkili şirkete başvurunun usulüne uygun yapılmadığını, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, dosyanın ATK Trafik ihtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespitinin gerektiğini, sigortalı ... plakalı aracın kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, hesaba ilişkin rapor alınması halinde tazminat hesabının 2918 sayılı kanun'un 90/C maddesi uyarınca TRH 2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz yöntemi kullanılarak yapılması gerektiğini, dava konusu olay ile ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma dosyaları, tahkim başvuruları ve dosyaların henüz sonuçlanmamış ise işbu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacı tarafa herhangi bir kurumdan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ile mükerrer ödemelerin mahsup işlemi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, kazada başkaca yaralananlar ve vefat edenler olması da dikkate alınarak garame hesabı yapılması gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve... vekili; dava konusu kaza nedeniyle müvekkillerine mirasçı olmaları nedeniyle dava yöneltildiğini, yapılan masraflara ilişkin fatura sunulmadığını, öncelikle taleplerin incelenebilmesi için maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü ...'ın vefatı ile davalı müvekkillerin evlatlarını kaybettiğini, kazanın sonuçlarının müvekkilleri için son derece acı olduğunu, müvekkillerinin orta halli insanlar olduğunu, 300.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; müvekkili adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın müvekkili bilgisi dışında müteveffa ... tarafından ... tarihinde sevk ve idare ettiğini, ayrıca ... tescil plakasına kayıtlı hususi motorsikletin Karayolları Trafik Kanunu'nun 36/3-B maddesi hükmüne istinaden Motorlu aracın sürücü belgesi olmayan kişi tarafından sürülmesine izin vermek suçunun işlendiği gerekçesiyle müvekkili gıyabında... tarihli, toplam 2.698,00-TL bedelli trafik cezası tutanağı düzenlendiğini, müvekkili bilgisi dışında aracın sevk ve idare edildiğine ilişkin ... Amirliğine... tarihinde şikayette bulunulduğunu, her ne kadar davacı tarafça müvekkili adına kayıtlı aracın kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasını destekler nitelikte somut bir delilin dosyaya sunulmadığını, davacı taraf tüm maddi ve manevi tazminatlardan müvekkilini sorumlu tutmuş ise de davacı tarafın iddiasının somut ve hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olduğunu belirterek, davacı tarafın maddi manevi tazminat taleplerinin ve haksız ve hukuka aykırı ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayıldığından davalılar ..., ...ve davalı ... kaza tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle ,
A-Maddi tazminat Davasının Kabulü ile; 8.836,43 TL bakıcı gideri, 6.097,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 18.051,04 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 3.904.789,35-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.937.774,02-TL'nin davalılar ..., ...ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan... tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B-Manevi Tazminat Davasının Kısmen Kabulü ile; 150.000,00-TL davalılar ..., ...ve davalı ...'den kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; davalıların istinaf dilekçelerini ve beyanlarını kabul etmediklerini, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 25 yaşında olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının %30 olarak tespit edildiğini, karşı sürücünün hızlı ve alkollü olduğunu, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, maddi tazminatın da düşük belirlendiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili; mahkemece olay yeri keşfi yapılmadan, hakimiyet alanının tespiti ile ilgili olarak bilirkişi incelemesi yapılmadan, tanıkları ve müvekkili dinlenilmeden usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kapalı alanda sırt çantasında muhafaza ettiği anahtarının davalı tarafından izin ve bilgisi olmadan alındığını dava dilekçesi ekinde sadece hasta nakline ilişkin fatura sunulduğunu, henüz kati bir rapor alınamadığını, davacının taleplerini incelenebilmesi için öncelikle maluliyetin belirlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi ek raporunda tazminat hesabı yönteminin hatalı olmasına rağmen bu raporun hükme esas alındığını, geçici iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderlerinden müvekkilinin hukuken sorumlu olmadığını, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ki beyanlarına rağmen dilekçe ekinde sadece hasta nakline ilişkin fatura yer aldığını, davacı tarafça iddia edilen, tedavi, yol, ulaşım, konaklama, bakım vb. giderlerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, belirsiz alacak şeklinde talep edilemeyeceğini, davacının taleplerinin incelenebilmesi için öncelikle maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davalıların tek çocuklarını kaybettiklerini, kazanın sonuçlarının müvekkilleri içinde çok acı ve elem verici olduğunu, sosyal ve ekonomik durum araştırması neticesinde görüleceği üzere, müvekkillerinin orta halli insanlar olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, müvekkillerinin olayın müdahili olmadığını, evlat acısı yaşamış ebeveynler olduklarını, mirasçı sıfatı ile dahil olunan davada, hak dengesinin gözetilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili, ... yılının ilk 7 aylık mevcut bordrolarına göre davacının gelirinin ve kat oranının tespit edilmemesi, bu şekilde tespit edilecek gelir ve kat oranına göre hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu istinaf sebebi yapmış ise de, ... tarihli Aktüerya bilirkişi ek raporunda bu itiraz değerlendirilmiş ve ... yılına ilişkin geriye doğru 12 aylık ücretlerin karşılaştırılmasının 7 aylık karşılaştırmaya göre geliri daha doğru belirlemesi (örneğin son bilinen ücretten geriye doğru 11. ayda yapılan bir sosyal yardım ya da yıllık izin ücreti ödemesini de kapsaması, 7 ay geriye gidildiğinden bu ödemenin karşılaştırmada bulunmama ihtimalinin var olması) sebebiyle söz konusu itirazlara ilişkin olarak kök raporda bir değişikliğe gidilmediğinden, davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... her ne kadar ... plakalı aracının ... tarafından çalındığını sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüşse de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 107. Maddesine göre işletenin, çalınan aracın verdiği zarar nedeni ile kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerden birinin motorlu aracın çalınmasında veya gasp edilmesinde kusurlu olmadığını kanıtlaması halinde, aracın meydana getirdiği zarardan sorumlu olmayacaktır. Aracın çalınması veya gasp edilmesi olayında işletene veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilere atfı kabil bir kusurun belirlenmesi halinde işletenin bu aracın çalındığı veya gasp edildiği sırada işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zarardan dolayı sorumluluğu devam edecektir. İşleten, aracın çalınmasında kusuru bulunmadığını, aracın izinsiz kullanılmasını önlemek için gözetim bakımından gerekli bütün dikkat ve özenin gösterildiğini ispatlamalıdır. Özetle; işleten, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiğini kanıtlayarak KTK m.107/1 de işleten aleyhine ihdas edilen kusur karinesini çürütmedikçe sorumluluktan kurtulamaz. (YHGK ███████-398 E, ████████ K sayılı ilamı)
Açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasının neticesinde soruşturma açıldığı, ...'in soruşturma dosyasında yer alan █████/2021 tarihli beyanları incelendiğinde, olay günü ...'ın ... plakalı motosikleti kullanmak için ...den izin istediği, ...nin ise ...'ın alkollü olduğu farketmesi nedeniyle motosikleti kullanmasına izin vermeyerek ...'ın ısrarından kurtulmak için ...sonundaki kumlara gittiği, davalı ile ... arasındaki mesafenin 35 m kadar olduğu ve davalının çantasının ...'a yakın olduğunu beyan ettiği, motosikletin anahtarının ... içerisinde korumasız bir şekilde bulundurmak suretiyle aracın çalınmasını veya izinsiz olarak kullanılmasını önlemek için gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmıştır. Davalı ..., KTK m.107/1 uyarınca aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat edemediğinden meydana gelen zarardan sorumluluğunu kabul etmek gerekmiştir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu, hesaplamaların yöntemine uygun olduğu anlaşılmakla; doğru yöntemle hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetli olmuştur.
... tarihli kusur raporu ve Erciyes Üniversitesinden alınan ...tarihli ve ... tarihli maluliyet raporları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı yönünden ilk derece mahkemesince 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli düzeyde olduğu ve sonuç itibarı ile kararın doğru olduğu kanaatine varılmıştır. Taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf istemleri yerinde değildir.
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davacı ve davalı ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-)Tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-) a-) Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından davacıdan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,
b-)Alınması gereken 279.235,84 TL nispi istinaf karar harcından davalı ...'dan 69.809,00 TL ve davalı ...'den peşin alınan 69.809,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 139.617,84 TL daha harcın davalılardan müştereken-müteselsilen alınarak Hazineye İRAT KAYDINA,
3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-)Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatıranlara İADESİNE,
6-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!