İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, sosyal medya hesap yönetimi ve prodüksiyon hizmetlerinden kaynaklı cari hesap alacağı itirazın iptali davasında ilk derece ret kararını istinafen inceliyor.
Özet: Davacının, davalıya sunduğu sosyal medya hesap yönetimi ve prodüksiyon hizmetlerinden kaynaklanan cari hesap alacağının ödenmediği iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve borcu olmadığı savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesinin, davacının alacağını ispat külfeti altında olmasına rağmen bilirkişi raporları ve sunulan deliller ışığında alacağının varlığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmettiği ve bu karara davacının itiraz ettiği belirtilmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: █████████
KARAR NO: ████████
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ: █████/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 12 ay süreli "Sosyal Medya Hesap Yönetimi ve Prodüksiyon Hizmetleri'' işinin yapımı hususunda aylık 8.000,00 TL+KDV olacak şekilde 2017 yılı Ağustos ayında anlaştığını, borçluya tüm hizmetlerin eksiksiz verildiğini fakat borçlunun 2017 yılı Aralık ayında anlaşmayı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın tek taraflı olarak durduğunu bildirdiği, sonrasında ise borçlunun hizmetini almış olduğu, müvekkil şirket tarafından düzenlenerek davalıya ulaştırılan ve hiçbir itiraz ileri sürülmeksizin kabul edilen faturalar ve buna bağlı cari hesap alacağının ödemesini müvekkili şirkete yapmadığını, müvekkili şirketin davalı şirket ile ticari ilişkisinden doğan cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından haksız itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ile olan anlaşmasına istinaden anlaştıkları tarihten itibaren borçlarını hiçbir biçimde gereği gibi yerine getirmeyerek anlaşmaya aykırı davranması nedeniyle anlaşmanın şartları çerçevesinde hukuka uygun olarak feshedildiğini, şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin kayıtlarına işlenen tüm faturaların karşılığının davacıya banka kanalı ile ödendiği açıkça anlaşılacağını, müvekkili tarafından ticari defterlerine işlenen faturaların dışındaki dönemlerde davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir hizmet alışverişi olmadığını ve hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacının dava dilekçesinde dahi alacağının hangi faturaya istinaden olduğunu açıklayamadığını, müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak, davalının borcunu ödememesi iddiası üzerine .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK'nın 67. maddesi gereği açılan itirazın iptali davasında, davacı kayıtları ile davalı kayıtlan arasında 9.440.00 TL fark görüldüğü, davacı bu farka ilişkin davalıdan alacaklı olduğunu gösteren mal teslimi ya da hizmet ifasıına ilişkin delil ibraz edemediği, davacı vekili dosyada mübrez 19.04.2019 tarhli beyan dilekçesinde davalı firmanın müvekkilinden sosyal medya hesapları üzerinden davalı firma adına reklam verilmesini istediğini, davacı müvekkilinin, davalı tarafa ait şirketin hesapları için reklam verdiğini, iş bu hesaplara ilişkin reklam ödemeleri davalı firma adına ...ve ... firmalarına davacı müvekkili tarafından ödendiğini, söz konusu ödemelere ilişkin makbuzların tamamını mahkemeye sunulacağını beyan ettiği, bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu davacı tarafın kayıtlarında bu iddia ile ilgili kayıt görülmediği, 26.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacı tarafın 41.300.00 TL KDV dahil fatura düzenlediği, Davalı tarafın 41.300.00 TL ödeme yaptığı hesap bakiyesinde borç alacak bulunmadığı, davacı tarafın düzenlediği tüm faturaları itiraz etmeden kayıtlarına aldığı tespit edildiği, davacı tarafından verilen dosyada mübrez 11.09.2019 tarihli dilekçe ekindeki davalı için ...ödediklerini iddia ettikleri dekont toplamının 2.492.77 TL, fatura toplamının 1.764.00 TL olduğu bu dekont ve faturalar üzerinde davalı için ödendiğine dair bir ibare bulunmadığı toplamda 4.256,77 TL olan bu tutarın davalı adına ödendiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacı davalı adına 3. şahıslara yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin delil ibraz edemediği, ispat külfeti kendisinde olan davacı takip konusu alacağının varlığını ispatlayamadığı gerekçesiyle Davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın gerekçesiz olduğunu, 22.04.2021 tarihli ek bilirkişi raporunundaki davalının 22.420,00 TL ödeme yapmış olmasına rağmen davacı müvekkilin bu ödemeyi ticari defterlerine 12.980,00 TL olarak kaydetmesine yönelik tespitinin isabetsiz olduğunu, davalı tarafın davacı müvekkile 11.08.2017 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yaptığı belirtilmiş ise de bu ödemenin dava konusu ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, dava konusu alacak ile ilişkisi bulunmayan 5.000,00 TL'lik ödemenin dava konusu alacak miktarından mahsubu hukuka aykırı olduğunu, davalı yan cevap dilekçesi ekinde 445,00 TL'lik bir ödeme evrakı bulunmamasına rağmen ek bilirkişi raporunda davalı tarafın davacı müvekkile 24.11.2017 tarihinde 445,00 TL ödeme yaptığı belirtildiğini, davalı tarafın 445,00 TL'lik ödeme iddiasını ispat edememişken yalnızca davalı taraf ticari defterlerine üstünlük tanınarak 445,00 TL'lik miktar davacı müvekkile ödenmiş gibi hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf davacı müvekkiline 24.11.2017 tarihinde 16.975,00 TL ödemiş ise de davalı taraf ile davacı yapmış oldukları mutabakat ile 16.975,00 TL'lik ödemenin 12.980,00 TL'sinin taraflar arasındaki cari hesaba aktarılması hususunda anlaştığını, bu mutabakat gereği davalı tarafın davacı müvekkile bir taksitlik KDV dahil 9.440,00 TL borcu kalacağını, ancak davalı taraf 16.975,00 TL'lik ödemenin tamamı dava konusu alacağa ilişkin ödenmiş gibi ticari defterlerine gerçeğe aykırı şekilde kayıt yaptığından davalı taraf ticari defterlerinde gerçeğe aykırı şekilde borç gözükmediğini, 5.000,00 TL ve 16.975,00 TL'lik ödemeleri davacı müvekkilin şahsi hesabına ödenmesinin de dava konusu ile ilgisiz olduğunu gösterdiğini, reklam ödemelerinin davacı müvekkil tarafından davalı adına yapıldığını, dosyada mevcut 22.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun son sayfasında █████/2021 tarihli dilekçemiz ekindeki davalı taraf adına google, ... ve instagrama ödenen 2.492,77 TL'lik dekont ve 1.764,00 TL'lik fatura olmak üzere toplam 4.256,77 TL'lik ödeme evrakı bulunmasına rağmen bu dekont ve faturalarda davalı adına ödeme yapıldığına dair bir ibare bulunmadığından bahisle bu ödemelerin davalı taraf adına davacı tarafından yapıldığı ispat edilemediği belirtilmiş ve ilk derece mahkemesi kararında bilirkişi raporundaki bu ifadeler aynen tekrar edilmiş ise de, sundukları ... faturalarında reklam ödemesinin açıkça davalı tarafın cevap dilekçesinde sahibi olduğunu beyan ettiği "..." açıklamasının yer aldığını, ...reklam faturalarının da davalı .... Şti.'e faturalandırıldığını, bu halde ilgili reklam ödemeleri davacı müvekkil tarafından daha sonra davalı tarafından kendisine ödenmek üzere ödenmişken ilk derece mahkemesince ilgili reklam ödemelerinin davalı taraf adına ödendiğinin tespit edilemediğine kanaat getirerek hüküm kurması açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ekstresi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ..., borçlunun ise ... Ltd. Şti. olduğu, 9.040,00 TL asıl alacak üzerinden 04.07.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emrinin takip borçlusuna 07.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 10.09.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince mali müşavir bilirkişiden aldırılan 19.09.2021 tarihli raporda:" Davacı tarafın dava konusu 2017 ait ticari defter ve belgelerinin Şirkel merkezinde yapılan incelenmesinde; Ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, kayıtların düzenli olduğu, Davacı taraf davalı tarafın hesaplarını 120.09 Alıcılar hesabı içerisinde takip ettiği, kayıtlar incelenmesinde; Davalı tarafa 41.300.00 TL KDV dahil fatura düzenlediği Davacı tarafın 31.860.00 TL ödeme yaptığı Davalı taraftan 9.440.70 TL KDV dahil kayıtlarında alacaklı göründüğü, Davalı tarafın dava konusu 2017 ait ticari defter ve belgelerinin Şirkel merkezinde yapılan incelenmesinde; Ticari defterlerinin süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, kayıtların düzenli olduğu, Davacı taraf davalı tarafın hesaplarını 32001.185 satıcılar hesabı içerisinde takip ettiği, kayıtlar incelenmesinde; Davacı tarafın 41.300.00 TL KDV dahil fatura düzenlediği, Davalı tarafın 41.300.00 TL ödeme yaptığı hesap bakiyesinde borç alacak bulunmadığı, davacı tarafın düzenlediği tüm faturaları itiraz etmeden kayıtlarına aldığı tespit edilmiştir..." bildirilmiş aynı bilirkişiden tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 22.04.2021 tarihli ek raporda ise:"...Davalı tarafın ticari defter kayıtları ile cevap dilekçesi ekinde sundukları dekontların örtüştüğü ve tutarın 41.300,00 TL olduğu, Davalı yanın █████/2017 tarihinde ödediği 5.000,00 TL, 24.11.2017 Tarihinde ödediği 16.975,00 TL ve 24.11.2017 Tarihindeki virman 445.00 TL olmak üzere toplam 22.420.00 TL'nin davacı kayıtlarında görülmediği, bu tutar yerine davacı taraf kayıtlarına (-)12.986.00 TL olarak davalıyı alacaklandırdığı, davacının takip talebinde bulunduğu 9.440,00 TL nin bu farktan kaynaklandığı, bu tutar kadar eksik kayıt yapılmasının ispat yükünün davacı tarafta olduğu, Davacı tarafından verilen dosyada mübrez 11.09.2019 tarihli dilekçe ekindeki davalı için ...ödediklerini iddia ettikleri dekont toplamının 2.492,77 TL, fatura toplamının 1.764,00 TL olduğu bu dekont ve faturalar üzerinde davalı için ödendiğine dair bir ibare bulunmadığı toplamda 4.256,77 TL olan bu tutarın davalı adına ödendiğinin ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu hususları tespit edilmiştir. Mevcut durum itibari ile takip tarihinde davacı tarafın alacaklı olmadığı kanısına varılmıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ve davalı ticari defterlerinde faturalar nedeniyle 41.300,00 TL toplam alacak kaydı bulunmakta olup HMK'nın 222. maddesi uyarınca birbirini doğrulayan bu miktar üzerinden davacının davalıya hizmet verdiğini ispat ettiği, dava dilekçesinde detayları bahsedilmeyen google, ... ve instagrama ödenen 2.492,77 TL'lik dekont ve 1.764,00 TL'lik fatura olmak üzere toplam 4.256,77 TL'lik ödeme evrakları yönünden ise davalıya hitaben düzenlenen fatura olmaması kendi ticari defterlerine göre dahi bu bu miktarda davalıdan alacak kaydının olmaması nedeniyle üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği kanaati ile dikkate alınmamasında isabetsizlik olmadığı davacı tarafın sunduğu dekont ve fatura şeklinde nitelendirilen belgelerin ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla bu konudaki davacı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Davacının ispata elverişli 41.300,00 TL alacağı yönünden davalı tarafın ödemesinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekli olup, cevap dilekçesinin ekinde sunulan 11.08.2017 tarihinde 5.000,00 TL (açıklama: Ön Ödeme), 18.08.2017 tarihinde 9.440,00 TL (açıklama: 346058 nolu ft ödeme), 22.09.2017 tarihinde 9.440,00 TL (açıklama: 346061 nolu ft ödeme) ve 24.11.2017 tarihinde 16.975,00 TL (açıklama: sms gönderimi ödeme) ödemeye ilişkin dekontlarda davacı gerçek kişinin hesabına ödeme yapıldığının bildirildiği, davalı tarafın defter kayıtlarının da bu ödemeler ile örtüştüğü, davacı defterlerinde ise 18.08.2017 tarihli 9.440,00 TL ve 22.09.2017 tarihli 9.440,00 TL tutarlı ödemelerin yer aldığı, 24.11.2017 tarihli ödemeye ilişkin 3.540,00 TL ödeme kaydı yer aldığı ve 11.08.2017 tarihli 5.000,00 TL ödeme ye ilişkin ise hiç bir kaydın yer almadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacı gerçek kişi hesabına gönderilen 4 ayrı dekontta yer alan toplam 40.855,00 TL ödemenin TBK'nın 101. maddesi uyarınca 18.08.2017 tarihli 9.440,00 TL ve 22.09.2017 tarihli 9.440,00 TL tutarlı ödemeler yönünden dekont açıklamasında yer alan faturalara istinaden yapılmış, diğer 11.08.2017 tarihli 5.000,00 TL ve 24.11.2017 tarihli 16.975,00 TL yönünden ise açıklamalarda hangi fatura olduğu belirtilmediğinden TBK'nın 102/1. maddesi uyarınca takip konusu cari hesap ekstresi alacağına yapılmış sayılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda davacının alacaklı olduğu ispatladığı 41.300,00 TL'den davalının ödemesini ispat ettiği 40.855,00 TL'nin çıkarılması suretiyle davacının alacaklı olduğu 445,00 TL'nin bulunduğu, bu miktar yönünden davalı defterinde virman kaydı var ise de bu konuda ispata elverişli bir belge bulunmadığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde davanın tamamen reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu miktarında da taraflar arasındaki anlaşmaya dayalı ticari defterlerde kayıtlı faturalardaki likit nitelikteki hizmet alacağına ilişkin olması nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesindeki koşulların varlığı dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilen miktar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; davanın esasıyla ilgili olarak yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, mahkemece kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş ise de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... E. 2021/... K. sayılı .../███████ tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,
a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 445,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca 445,00 alacağın takdiren %20'si üzerinden hesap edilen 89,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,
a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan davacı tarafından yatırılan 158,31 TL peşin harcın mahsubu bakiye ile 573,69 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı ve 158,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 194,21 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafça 68,00 TL tebligat ile posta gideri ve 800,00 bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 868,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesap edilen 43,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafça 150,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesap edilen 120,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddeleri uyarınca 445,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddeleri uyarınca 8.595,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider/delil avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden,
a-Davacı tarafca yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
c-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ve 62,00 TL istinaf posta masrafı olmak üzere toplam 283,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı tarafa karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,
d-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!