İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, servis atölyesinde kapıya çarpan ambulansın hasarı nedeniyle sigorta şirketinin rücuen tahsil talepli itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ait bir ambulansın servis atölyesinden çıkışı sırasında yarı açık endüstriyel bir kapıya çarparak hasar görmesi üzerine yaptığı ödeme sonrasında, sürücü ve araç sahibine karşı rücuen tahsilat için icra takibi başlatmıştır. Davalılar, olayın trafik kazası niteliğinde olmadığını, kapalı alanda gerçekleştiği için sigorta teminatı dışında kaldığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kusurlarının bulunmadığını ve hasar bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek takibe itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi ise itirazın iptali davasının süresinde açıldığı tespitini yaparak davanın esasını incelemeye başlamıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ████████
KARAR NO: ████████
DAVA TARİHİ : █████/2019
KARAR TARİHİ: █████/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... A.Ş.'nin müvekkil nezdinde 10.06.2017-10.06.2018 vade ve ... numaralı ...Sigortası ile sigortalı olduğunu, 31.10.2017 günü sigortalı servis atölyesinde bakım ve onarım çalışmaları tamamlanan ... plaka sayılı ... marka aracın sürücüsü ... tarafından kendi insiyatifi ile atölye içerisinden çıkışı esnasında endüstriyel kapının yarı açık olduğunu fark etmeyerek çarpması neticesinde sigortalının zararını doğuran maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, ekspertiz raporuna göre davalılar ... ve ... A.Ş.'ye rücu imkanının bulunduğu, yapılan ödeme nedeniyle sigortalının haklarına halef olunduğunu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına davalıların itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; itiraz tarihinden itibaren 1 yıl hak düşürücü süre içinde dava açılmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu olay trafik kazası niteliğinde olmayıp Karayolları Trafik Kanunu uyarınca karayolu sayılmayan trafiğe kapalı bir alanda gerçekleştiğini, dava konusu hasar sigortalı aracın bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle bırakıldığı servis atölyesinin içinde meydana gelmiş olup, hasar fotoğraflarından da görüleceği üzere araç atölyenin tam içinde bulunduğunu, dava konusu hasarın meydana geldiği yer yetkili servisin içi olup, hasar yerinin karayolu tanımına uymayacağı gibi trafiğe açık bir alan olmayıp zmss poliçesinin devreye girmesinin de mümkün bulunmadığını, dava konusu olay trafiğe kapalı bir alanda gerçekleştiğinden poliçe teminatında olmayıp, sigortalılarının olayın oluşumunda da kusuru bulunmadığını, kapının tam olarak açılması ve kapı yüksekliğinin bilinmesi, atölye kapısından servise araçların girişi, araçların atölye dışarısına çıkarılarak teslimi gibi hususların davacının sigortacısı olduğu servisin sorumluluğunda olduğunu, ağır bir hasar mevcut olmadığından hasar tutarına itiraz ettiklerini, dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden takibe konu alacağın likit olmadığını, davacı tarafından takibe yasal faiz denilerek avans faiz işletilmesi ve takip çıkışının bu şekilde belirlenmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkil şirket usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren faiz istenilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, ilgili serviste bir zarar meydana gelmişse de buna ilişkin tespit ve incelemenin eksik ve hatalı yapılmış olduğunu, mezkur ekspertiz raporu hazırlanırken yalnızca ilgili firmanın kayıtları ve firma çalışanları ile yetkililerinin beyanlarının dikkate alındığını, raporun objektiflikten uzak olduğunu, denetime elverişli olmadığını, araçların servis alanından çıkarılması eğer araç sürücüleri tarafından yapılacaksa da kapı uyarı sensörlerinin ya da uyarı levhalarının bulunması gerektiğini, hasar tespitinin yalnızca ambulans şoförünün kusurlu olduğu değerlendirmesi ile yapıldığını, dava konusu olayda zararın varlığı kabul edilecek olsa bile, hasar bedeli belirlenirken zarar görene ait kusurun da belirlenmesi ve göz önüne alınması gerektiğini, TBK'nın 51 ve 52. Maddeleri uyarınca fazla miktarda talep edilen meblağın indirilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebine ilişkin koşulların bulunmadığını, hasar ve kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, trafik kazasından kaynaklı olarak davacının ödemiş olduğu bedelin davalılardan rücen tahsili maksadı ile başlatılan takibe itirazın iptali davasında, davalılarca takipte borca ferilerine itiraz edildiği, itirazın iptaline ilişkin davanın İİK'nın 67/1. maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, trafik kazası tespit tutanağına göre 31.10.2017 tarihinde ... ili Merkez İlçesi ......de sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı davalı ..... ait ambulans ile ... oto bakım ve onarım servisinin içerisinden dışarıya çıkmak isterken aracın üst kısmında bulunan tepe lambasını servisin yukarıya aşağıya açılıp kapanan kısmına çarpması ve ambulansın tepe lambası ile servis kapısının hasar görmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı .... A.Ş.'nin █████/2017-█████/2018 vade ve ... numaralı ...sigortası ile davacının sigortalısı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, meydana gelen kaza nedeniyle davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsili noktasında toplandığı, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tanzim olunan ve mahkememizce de kabul gören bilirkişi raporuna göre, davalı ...... maliki olduğu ... sayılı araç sürücüsünün, aracının bakım onarım işlemleri bittikten sonra aracını kendisini servis atölyesinden dışına çıkarması, aracını servis atölyesinden çıkarırken aracının boy ve genişliğini dikkate almadan geçiş yaptığı, gereken özen ve yükümlülüğü göstermediği, öngörülebilir ve önlenebilir maddi hasarlı kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğinden kazada %50 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olan servis atölyesi çalışanlarının, ... plakalı aracı araç şoförüne servis atolyesi içinde teslim etmesi, servis kapısı tam açık şekilde bırakmadığı, ön görülebilir ve önlenebilir maddi hasarlı kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği kazada %50 oranında kusurlu olduğu, olayın karar yolu bağlantısı bulunan yerde gerçekleştiği, hasarlı parçaların ekspertiz raporu ve dosyaya sunulan fotoğraflar ile uyumlu olduğu, belirtilen parça bedellerinin parça bedelleri ile kadri maruf değer taşıdığı ve hasar bedeli olay tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için 1.634,79 TL faiz olmak üzere toplamda 31.634,79TL olarak hesaplanmış ise de kusur oranına göre davalıların 15.000,00 TL hasar bedeli ve ödeme tarihi tarihi olan 01.02.2018'den takip tarihi olan 09.06.2018 tarihine kadar geçen 128 gün için işlemiş olan 473,00 TL işlemiş faizden [(15.000 x%9x128) / 365=473,42] sorumlu olduğu, davacının işbu alacağının tahsiline yönelik başlattığı icra takibine davalıların itirazında kısmen haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak 473,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.473,42 TL üzerinden devamına, takipte asıl alacağın takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar yasal faiz işletilmesine, faize faiz işletilmemesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca alacağın miktarı yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİ ile .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak 473,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.473,42 TL üzerinden devamına, takipte asıl alacağın takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar yasal faiz işletilmesine, faize faiz işletilmemesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hasar fotoğrafları incelendiğinde meydana gelen zararların sürücünün hatasından kaynaklandığı gözle görülebilir durumda olduğunu, sırf sürücünün dikkatsizliği sebebiyle meydana gelen hasarın sorumluluğunun sigortalı iş yeri ile paylaştırılması adil olmadığını, ekspertiz raporu, fotoğraflar, tarafımızca sunulan somut delillerin hiçbirinin bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, aksine, bilirkişi heyeti tarafından aracın atölye içerisinde teslim edilmesi bir kusur sebebi olarak görüldüğünü, bakım ve onarımı tamamlanan araçlar bu noktaya getirilerek sürücüsüne teslim edildiğini, sürücü valeden teslim aldığı aracı yine otopark prensibinde olduğu gibi kendisi servis dışına çıkardığını, kazaya konu aracın yüksekliği de kapıdan geçebilecek seviyede olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ekspertiz raporu hazırlanırken yalnızca ilgili firmanın kayıtları ve firma çalışanları ile yetkililerinin beyanlarının dikkate alındığını, raporun objektiflikten uzak olduğunu, denetime elverişli olmadığını, araçların servis alanından çıkarılması eğer araç sürücüleri tarafından yapılacaksa da kapı uyarı sensörlerinin ya da uyarı levhalarının bulunması gerektiğini, hasar tespitinin yalnızca ambulans şoförünün kusurlu olduğu değerlendirmesi ile yapıldığını, bilirkişi raporu bu haliyle eksik inceleme ile tanzim edildiğini, ilgili serviste bir zarar meydana gelmişse de buna ilişkin tespit ve incelemenin eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur tespitine ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, dosya bilirkişisinin değerlendirmelerinin objektiflikten uzak olduğunu, müvekkili idarenin yargı harçlardan muaf olması nedeniyle de kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ...A.Ş., borçlularının ise ... A.Ş. ve ... olduğu, 30.000,00 TL asıl alacak ve 1.025,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 31.025,75 TL üzerinden 09.06.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "█████/2018 tarihli hasar tazminatı 30.000,00 TL" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu ... A.Ş.'ye 03.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ...'nün 06.07.2018, ... A.Ş. tarafından ise 09.07.2018 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait ...Mah. 135 / .... Dış Kapı No:... İç Kapı No:... Merkez/ ....riziko adresindeki işyeri için ... nolu 10.06.2017-10.06.2018 başlangıç ve bitiş tarihli ...sigorta poliçesinin düzenlendiğini, teminat limitinin araç çarpması için 30.000,00 TL olduğu, dava konusu olayın 31.10.2017 tarihinde meydana geldiği, sigortalıya 01.02.2018 tarihinde 30.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin haklarına halef olduğu sigortalının tacir olan şirketin ticari işletmesinden kaynaklı olduğu davalılar arasında yer alan sigorta şirketinin zmms poliçesini düzenlemiş olması nedeniyle TTK'da düzenlenen sigorta hukuku hükümleri uygulanacağından iş bu mutlak ticari dava yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca görevli olduğu, davacının TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereği aktif husumetin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2021 tarih ve 2018/(22)9-154 E., ████████ K. sayılı ilamı:"...Tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık irdelendiğinde; 02 Kasım 2011 tarihli ve 28103 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde; “Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan oluşur.” hükmüne yer verilmiştir. İlgili KHK’nın 26. maddesinde ise “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” bağlı kuruluş olarak düzenlenmiş, maddenin 2. fıkrasında kurumun görev, yetki ve sorumlulukları;
“a)Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek.
b)Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak.
c) Bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bununla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, bu konuda politika ve düzenlemelerin oluşturulması için Bakanlığa teklifte bulunmak.
ç) Yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek.
d) Birey, toplum ve çevre sağlığını etkileyen ve genel sağlığı ilgilendiren her tür etkeni incelemek, teşhis etmek, değerlendirmek ve kontrol etmek üzere gerekli laboratuvar hizmetlerinin organizasyonunu sağlamak ve ulusal referans laboratuvarı kurmak ve işletmek, içme suları, biyosidal ürünler gibi görev alanına giren konularda tüketici güvenliği ile ilgili tedbirleri almak ve buna yönelik her türlü iş ve işlemi tesis etmek.
e) Sağlık tehditlerine yönelik erken uyarı ve cevap geliştirilmesi amacıyla gerekli organizasyonu sağlamak, halk sağlığını tehdit eden konularda gereken tüm tedbirleri almak ve gerektiğinde müeyyide uygulamak.
f) Biyolojik ürünler ve test materyali ile benzeri ürünlerle ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak, bu ürünleri temin etmek veya edilmesini sağlamak, ürettirmek ve gerektiğinde üretmek.
g) Görev ve sorumluluk alanıyla ilgili olarak hizmet standardizasyonunu sağlamak, meslek personelinin yetişmesi için ilgili kurumlarla işbirliğiyle eğitim programları hazırlamak, eğitim ve yayın faaliyetinde bulunmak.
ğ) Görev alanı ile ilgili konularda ulusal veya uluslararası, kamu veya özel kurum ve kuruluşlarla bilimsel ve teknik işbirliği yapmak.
h) Kurum personelinin atama, nakil, özlük, ücret, emeklilik ve benzeri işlemlerini yürütmek.
ı) Kurum hizmetlerinin gerektirdiği her türlü satın alma, kiralama, bakım ve onarım, arşiv, idarî ve malî hizmetleri yürütmek.” şeklinde belirtilmiştir.
25. 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. maddesinin 1. fıkrasında; “İdareler, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haizdir.” hükmüne yer verilmiş, aynı KHK’nın 2. maddesinde ise İdare teriminin, “█████/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idarelerini,” ifade ettiği belirtilmiştir.
26. 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesi ile de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununa ekli (1) sayılı cetvele “53) Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” eklenmiştir. Ancak 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bakanlığı’nın teşkilat yapısı değiştirilmiş, aynı KHK’nın 203. maddesi ile 663 sayılı KHK’nın 26. maddesi ve “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” ibaresi yürürlükten kaldırılarak, diğer mevzuatta “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu”na yapılmış atıfların “Sağlık Bakanlığı”na yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
27. Yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında, her ne kadar hizmet alım sözleşmelerinde idare olarak “Ankara İl Sağlık Müdürlüğü” gösterilmişse de, İl Sağlık Müdürlüğünün tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti ve temsilci sıfatı yoktur. Özel Daire bozması bu noktada yerindedir. Davacı temsilcide hata sebebiyle davayı bu davalıya yöneltmiştir..."şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, dava doğrudan ... yöneltilerek açılmış, dava dilekçesinde ve karar başlığında da davalı olarak Aksaray İl Sağlık Müdürlüğü gösterilmiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak Sağlık Bakanlığına izafeten açıldığına dair bir ibarede bulunamamaktadır. Davanın Sağlık Bakanlığı'na karşı görülmesi gerekirken ... karşı sonuçlandırılması hatalıdır. Taraf ehliyeti HMK'nın 114/1-d. maddesi uyarınca dava şartı niteliğinde olup kamu düzeninden olan bu husus resen dikkate alınarak HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmesi gerekirken aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
...sigorta poliçesinin Açıklamalar ve Özel Koşullar başlıklı bölümü:"ARAÇ ÇARPMASI KLOZU Sigortalıya ait ve/veya 3. şahıslara ait olup sigortalının emanet ve muhafazasından sorumlu tutulduğu araçlarda riziko adresi içerisinde araçların kendi motor gücüyle hareket etmeleri sırasındaki çarpma ve çarpılma neticesinde meydana gelebilecek zararlar poliçede gösterilen sigorta bedelini aşmamak şartıyla Kara Taşıtları Çarpması klozu hükümleri ile teminata dahil edilmiştir. Araç Çarpmasındaki herbir hasarda araç başına 350 TL muafiyet uygulanacaktır." şeklindedir.
31.10.2017 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nın kazanın özeti kısmı:" Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı ...'ne ait ambulans ile ... oto bakım ve onarım servisinin içerisinden dışarıya çıkmak isterken aracın üst kısmında bulunan tepe lambasını servisin yukarıya aşağıya açılıp kapanan kapısına çarpması ve ambulansın tepe lambasının ile servis kapısının hasar görmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Bu kazanın oluşumunda sürücü ...'in 2918 sayılı KTK'nunda belirtilen 47/1-D(Aracın genişliğini ve yüksekliğini dikkate almadan geçiş yapmak) maddesine göre kural ihlal ettiği kaza yerinde yapılan araştırma ve inceleme neticesinde görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklindedir.
04.01.2018 tarihli ekspertiz raporunun hasarın oluşumu ve oluşan hasarın incelenmesi kısımları:" 31.10.2017 günü sigortalı servis atölyesinde bakım ve onarım çalışmaları tamamlanan ... plaka sayılı ... marka aracın sürücüsü ... tarafından kendi insiyatifi ile atölye içerisinden çıkışı esnasında endüstriyel kapının yarı açık olduğunu fark etmeyerek çarpması neticesinde olayın meydana geldiği beyan edilmiştir.
...Çarpmanın etkisi endüstriyel kapının panellerinin eğildiği,panel bağlantı menteşelerinin kırıldığı,kapının yukarı ve aşağı hareket ettiği klavuz rayların eğildiği ve kasıntıdan dolayı motorun arızalandığı tespit edilmiştir.
Ayrıca kapının kontrolsüz bir şekilde dışa doğru açılması sonucu kapının her iki kenar noktasında yer alan kompozit bina dış cephe giydirme panellerinde ezilme gerçekleştiği tespit edilmiştir.Zeminden başlayıp bina çatısına kadar tek parça olarak uygulanmış kapı kenar saclarının bu çerçevede değişimi gerektiği tespit edilmiştir.
Kapı üretici firması ... yetkilisi servisi tarafından yapılan inceleme sonrasında kapının onarımının ekonomik olmayacağı ve değişimin en sağlıklı ve kalıcı çözüm olacağı belirtilmiştir. Yurt dışından özel sipariş üzerine getirtilen kapı değişimine ilişkin 5.650 EURO + kdv maliyet bildirilmiştir.
Sigortalı firma tarafından şalternatif çözüm sağlanması amacıyla farklı üreticiden endüstriyel kapı fiyat teklifi alınmıştır.Güven Otomatik Kapı adlı firma tarafından 4x5mt ebatlarında aynı özelliklere sahip kapı için 4.800 EURO+kdv tutarında fiyat teklifi verilmiştir..." şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetinden aldırılan 02.06.2020 tarihli raporda:"...Davalı ...'nün maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün; aracının bakım onarım işlemleri bittikten sonra aracını kendisi servis atölyesinden dışına çıkarması, aracını servis atölyesinden çıkarırken aracının boy ve genişliğini dikkate almadan geçiş yaptığı, gereken özen ve yükümlülüğü göstermediği öngörülebilir ve önlenebilir maddi hasarlı kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği, kazada %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA ASLİ KUSURLU OLDUĞU,
Davacı sigorta şirketi bünyesinde sigortası olan servis atölyesi çalışanlarının; ... plakalı aracı araç şoförüne servis atölyesi içinde teslim etmesi, servis kapısı tam açık şekilde bırakmadığı, öngörülebilir ve önlenebilir maddi hasarlı kazanın oluşmasına sebebiyet verdiği, kazada %50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA ASLİ KUSURLU OLDUĞU,
Hasarlı parçaların ekspertiz raporu ve dosyaya sunulan fotoğraflar ile uyumlu olduğu, belirtilen parça bedellerinin parça bedelleri ile kadri maruf değer taşıdığı ve hasar bedeli olay tarihinden (█████/2017) takip tarihine (█████/2018) kadar geçen süre için 1.634,79 TL faiz tutarı olmak üzere toplamda 31.634,79 TL olarak hesaplanmış isede; 6100 sayılı HMK'nın “Taleple Bağlılık İlkesi” Davalıların kusuru oranında; 31.025,75 TL x %50 =15.512,87 TL olduğu," bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 23.12.2020 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, 31.10.2017 tarihinde davalı ...'nün maliki olduğu ... plakalı aracın davacı sigorta şirketin sigortalısı dava dışı ... A.Ş.'ye ait servisten çıkışı esnasında yarı açık vaziyetteki kapıya aracın üst kısmında bulunan tepe lambası ile çarpması şeklinde dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. ... plakalı aracın 31.10.2017 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin diğer davalı ...A.Ş. (eski ünvanı:... A.Ş.) tarafından düzenlendiği sabittir. Dava konusu olayın ... plakalı araç sürüsünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile işyeri çalışanlarınca kapının tam olarak açık şekilde bırakılmaması nedenleriyle gerçekleşmesi karşısında tarafların eşit oranda kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından kusura yönelik istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenin aykırılık nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 355. Maddesi uyarınca kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kısmen kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. sayılı █████/2021
tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
a-Davacının davalı ... hakkındaki davasının HMK'nın 114/1-d ve 115/2. Maddeleri uyarınca taraf ehliyeti yokluğundan USULDEN REDDİNE,
b-Davacının davalı ...A.Ş. hakkındaki davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak 473,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.473,42 TL üzerinden devamına, takipteki asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, davalı ...A.Ş. hakkındaki fazlaya ilişkin talebin reddine,
c-Davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.056,99 TL dava açılırken peşin olarak alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 544,66 TL karar harcının davalı ...A.Ş.'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı ve 512,33 TL peşin/nispi harç olmak üzere toplam 556,73 TL harcın davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.146,80 TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.746,80 TL yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 1.400,86 TL'lik kısmının davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın ise davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
d-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanan 673,20 TL'sinin davalı ...A.Ş.'den, 646,80 TL'sinin ise davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddelerine göre hesaplanan 15.473,42 TL vekalet ücretinin davalı Türkiye Sigortadan alınarak davacıya verilmesine,
f-Davalı ...A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2-3 maddelerine göre hesaplanan 15.473,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...A.Ş.'ye verilmesine,
g-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. 3/2 ve 7/2. maddelerine göre hesaplanan 4.964,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
h-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider/delil avansından artan kısmın HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden,
a-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
c-Davalı ... 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j. maddesi uyarınca harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harcı ve istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalı ...'ne iadesine,
ç-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı ... tarafından yapılan 350,00 TL istinaf posta masrafından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı ve davalı taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,
f-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!