Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklı alacakta işlemiş faiz talebinin Türk Ticaret Kanunu 1530. maddesi kapsamında değerlendirildiği itirazın iptali davası.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı müvekkiline mal tedariki sonrası düzenlenen e-faturaların asıl alacağının ödenmesine rağmen işlemiş faizine itiraz edilmesi üzerine, Türk Ticaret Kanununun 1530. maddesi gereğince faiz talep ederken temerrüt ihtarının gerekmediğini savunmuş; davalı ise taraflar arasında yazılı sözleşme veya vade olmadığından faiz talebinin haksız olduğunu, ayrıca kısmi davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu iddia etmiş, bilirkişi raporu ise talep edilen faiz miktarının hesaplanabilir olduğunu tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı borçlu arasında yürütülen ticari faaliyetler kapsamında müvekkilinin davalıya mal tedarik ettiği ve buna ilişkin e-faturalar düzenleyerek davalı borçluya gönderdiği, söz konusu faturaların ödenmemesi nedeni ile bu faturalardan ve cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili için icra takibinde bulunduğu, davalı borçlunun icra takibinde asıl alacağa itiraz etmediği ve ödediği, ancak işlemiş faize itiraz ettiği ve takibin durduğu, Taraflar arasında yürütülen ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafında düzenlenen faturalar karşı tarafa gönderilmiş olup, müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi dogrultusunda faiz talep ettiğini TTK 1530/4 maddeye göre de karşı tarafın ayrıca temerrüte düşürülmesine gerek bulunmadığı, ... 02.05.2016 tarihli kararına göre; “01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 1530. maddesi gereğince davalının temerrüde düşürülmesi için önceki kanuni düzenlemelerdeki gibi mutlaka bir temerrüt ihtarının gönderilmesine gerek bulunmadığından temerrüdün gerçekleştiği, davalı tarafça yapılan ödemenin takip tarihinden sonra yapılması karsısında işlemiş faiz borcunun da bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nın 1530/2. maddesinde yazılı şekilde dosya kapsamında sözleşmede öngörülmüş olan bir tarih veya ödeme süresi tayin edilmemiş ise de az yukarıda ifade edildiği üzere, faturalarla davalının temerrüde düsürülmüş bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.” Davalı borçlunun, takip öncesi işlemiş faiz alacağının 2.642,69TL'lik kısmına olan itirazının kabul edildiği, takip öncesi işlemiş faiz alacağının işbu davaya konu 6.739,87 TL olduğu, davalı borçlu, belirli, likit ve hukuki alacağa haksız ve kötü niyetle itiraz ettiği, bu nedenle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesi ayrıca talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağa ilişkin temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebinin haksız olduğu, TBK.m.117/f.1’de, “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” denmek suretiyle, temerrüdün muacceliyetten itibaren değil de, kural olarak alacaklının ihtarından itibaren gerçekleşeceği kabul edildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, belirli bir vadenin de söz konusu olmadığı, bu nedenle somut olayda TTK m.1530'un uygulama alanı bulunmadığından, işlemiş faiz talebinin de hukuka aykırı olduğu, ayrıca faturada ödeme ihtarı da bulunmadığı, itirazın iptali davasının kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığı, alacaklı tarafından takip konusu yapılan ve itiraz edilen alacak miktarı belirli olduğundan alacaklı itiraz edilen alacağı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali davası açılamayacağı, bu nedenle huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan reddi talep etmiştir. DELİLLER;... Esas sayılı takip dosyası,Ticari defter ve kayıtlar, Bilirkişi raporu.19.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı icra takip talebinde 9.382,56 TL işlemiş faiz istemiş ise de, işbu itirazın iptali davasında takip öncesi işlemiş faiz alacağının 2.642,69 TL'lik kısmına olan itirazının kabul edildiği, takip öncesi işlemiş faiz alacağının işbu davaya konu 6.739,87 TL olduğunu belirtmişlerdir. Tarafımdan yapılan hesaplamada, davacının 10.05.2024 icra takip tarihi itibari ile 6102 Sayılı Kanun 1530. Madde kapsamında talep edebileceği Temerrüt Faizi tutarı 7.295,08 TL olarak hesaplanmış olup, Davacının işbu itirazın iptali davasındaki talebinin 6.739,87 TL olduğu, Görüş ve kanaatinin mahkemede olmak üzere raporunu teslim etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemli olup takip dosyası ve taraflarca sunulan dilekçeler incelenmekle, takibe konu edilen faturalar ile taraflar arasında alım-satıma konu mallara ilişkin ihtilaf bulunmadığı, çözümü gereken hukuki ihtilafın bu faturalar sebebi ile doğan alacağa temerrüt sebebi ile faiz isteminin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili, sunmuş olduğu dava dilekçesi ile davalı ile aralarında mal tedarik edilmesine yönelik anlaşma gereğince 6102 sayılı TTK'nun 1530. maddesi gereğince faiz isteminde bulunulduğunu beyan etmiştir. Öncelikle ele alınan ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takibin █████/2024 tarihinde açılmakla, borçlu vekilince yasal süresi içerisinde, █████/2024 tarihinde, sunulduğu anlaşılan dilekçe ile takip öncesi işlemiş faiz alacağına itiraz edildiği, █████/2024 tarihli tensip ile takibin durdurulmasına karar verildiği, takip dosyası kapsamında itiraz evrakının alacaklı vekiline tebliğine dair evrak bulunmadığı, bu halde davanın 2004 sayılı İİK'nun 67. Maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmekle işin esasına girilmiştir. Davacı, takip öncesi faiz istemine 6102 sayılı TTK'nun 1350. maddesine dayandırmakla anılan maddenin kanunda (1) Aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ve şartlar batıldır. Ancak, sözleşme uyarınca yerine getirilmesi gereken edimler için kanunun veya yetkili makamların koymuş olduğu en yüksek sınırı aşan sözleşmeler en yüksek sınır üzerinden yapılmış sayılır; sınırı aşan edimler hata ile yerine getirilmiş olmasa bile, geri alınır. Bu sınırlarda, Türk Borçlar Kanununun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uygulanmaz.(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda; şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir.(5) Sözleşmede öngörülen ödeme süresi, faturanın veya eş değer ödeme talebinin veya mal veya hizmetin alındığı veya mal veya hizmetin gözden geçirme ve kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Şu kadar ki, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla ve açıkça anlaşmak suretiyle taraflar daha uzun bir süre öngörebilirler. Ancak alacaklının küçük yahut orta ölçekli işletme (...) veya tarımsal ya da hayvansal üretici olduğu veya borçlunun büyük ölçekli işletme sıfatını taşıdığı hâllerde, ödeme süresi, altmış günü aşamaz.(6) Gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçerizdir. Geçersizlik durumunda yedinci fıkra uygulanır.(7) Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını ... her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/███████ tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır.(8) Mal veya hizmet bedelinin taksitle ödenmesinin öngörüldüğü durumlarda, bu maddenin ödeme sürelerini düzenleyen hükümleri birinci taksit bakımından uygulanır. Her bir taksit tutarının ödenmeyen kısmı yedinci fıkrada öngörülen oranda gecikme faizine tabidir. Alacaklının küçük veya orta ölçekli işletme veya tarımsal veya hayvansal üretici olup borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu hâllerde taksitle ödemeyi öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.Şeklinde düzenlenmiş olduğu sabittir.Madde metni okunduğunda, düzenlemenin mal tedarik sözleşmelerine yönelik olduğu, davacı tarafça tedarik sözleşmesi iddia edilmişse de bu yönde bir sözleşme dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça tanzim edilen ve davalının da kabulünde olan fatura içeriklerinin oto bakım ürünlerine yönelik olup davalının otomotiv işi ile iştigal etmediği, takip öncesinde davalının mütemerrid olduğunu gösterir bir delil de sunulmadığı görülmüştür.Benzer hususa ilişkin, ... Dairesinin █████/2018 tarih ve ... sayılı ilamında belirtildiği üzere, "Dava, taraflar arasında mal alım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1530.maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz. Mahkemece bu husus gözönüne alınarak bilirkişiden alınacak ek rapor ile karar verilmesi gerekmekte olup yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." (Aynı mahiyette ... Dairesinin █████/2025 tarih ... sayılı ilamı) şeklinde belirtildiği üzere davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya delil sunulmadığından davacının işlemiş faize ilişkin talebi kabul görmemiştir.Tüm dosya kapsamı incelenmekle, kısaca izah edilenler çerçevesinde davanın reddine karar verilmesi kanaati hasıl olmuş, davacının takip öncesi faiz isteminde haklı olmadığı, talebin dava tarafları arasında hukuki yorum farklılığından kaynaklanmakla davacının takip ile takip öncesi faiz talep etmiş olmasında kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin de reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Sübut etmeyen davanın reddine, Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 6.739,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.