Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari satıştan kaynaklanan menfi tespit davasında borçsuzluk iddiası ile zamanaşımı ve cari hesap savunmalarının yargılaması.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibine rağmen kendisine borçlu olmadığını, taraflar arasında geçerli bir cari hesap veya döviz endeksli borç doğuran ticari işlem bulunmadığını iddia etmiş; davalı ise, 2015-2017 yılları arasındaki diş implant malzemeleri ticaretinden kaynaklanan, USD cinsinden kaydedilmiş bir borcun varlığını savunarak davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş, bilirkişi incelemesinde ise davacının ticari defterlerinde belirli alımların ve taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar ...DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davalı şirket tarafından davacı aleyhine ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olup, her ne kadar davalı tarafından böyle bir takip başlatılmış ise de davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından işbu takibe cari hesap ekstresi konu edilmiş ise de böyle bir cari hesabın da taraflarınca kabul edilmediğini, davalı tarafla davacı arasında döviz endeksli ve borç doğurabilecek hiçbir ticari alışveriş de gerçekleşmediğini, bu nedenlerle huzurdaki dava ile davacının davalıya borcu olmadığının tespitini talep etme zarureti meydana geldiğini, arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda; öncelikle, davacı hakkında başlatılan ...esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin ivedilikle, teminatlı/ teminatsız olarak durdurulmasına, haklı davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama süresince davacı tarafından haciz-icra baskısı altında borcun ödenmesi durumunda, ödenen miktarın istirdatına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Talep edilen dava konusunun zamanaşımına uğradığını, cari hesaba dayalı olduğu bildirilen bu borç için açılmış olan menfi tespit davasının, 2017 yılı ve öncesine ilişkin bir borcun icra takibine ilişkin bulunduğundan, söz konusu menfi tespit davasının 5 yıllık zamanaşımına uğradığını ve dava konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının... E. Sayılı takipte tebligatı 24.05.2017 tarihinde tebliğ aldığını ve borcu olduğunu bildiği icra dosyasına herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı sebebi ile de reddi gerektiğini, davalı şirketin Zimmer marka diş implant malzemelerinin Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, davacının ise davalı şirketin ana bayisi olduğu Zimmer marka diş malzemelerinin İzmir ilinde satış işini yaptığını, davalı şirketin, davacının adi şirketi ile arasında var olan ticari ilişkisinin 2015- 2017 yılları arasında devam ettiğini, davalı şirket taraflar arasındaki ticari ilişkinin konusu olan diş malzemesini ABD devletlerinden ithal ettiği için ürün fiyatlarının USD Doları üzerinden belirlendiğini ve davalının da ürünleri USD doları üzerinden fiyatlandırdığını ve ödemelerini TL üzerinden gönderdiğinde bile, tarafların cari hesaplarına USD doları cinsinden kaydedildiğini, davalı şirket ve davacı ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafından yapılan ödemelerin yapıldığı gün itibariyle kur cinsine çevrildiği, işlendiği ve davalı şirkete borcu bulunduğu anlaşılacağını, davacının bir kısım ödemeleri USD Doları üzerinden gönderildiğini, bunun da taraflar arasındaki ilişkin yabancı para üzerinden yürütüldüğünü ispatladığını, bu nedenle, davacının davalı şirkete borcu olduğundan dolayı, haksız açılan işbu davanın reddi gerektiğini, arz ve izah edilen sebeplerle; Söz konusu davada iddia edilen borcun konusu zamanaşımına uğradığından zamanaşımı sebebi ile davanın reddine, dava dilekçesine cevap ve itirazlarımızda belirttiğimiz tüm cevap ve itirazlarımız ve Sayın mahkemece de resen tespit edilecek durumlar nedeni ile, davacının tüm taleplerinin usul hukuku ve esasa dayalı sebeplerle reddine, takas, mahsup, karşı dava ve fazlaya ve başkaya ilişkin her tür hak ve alacaklarımızın saklı tutulmasına, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE:Davanın, ... esas sayılı icra dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olduğu ödeme olması halinde istirdat talebi ve kötü niyet tazminatı talebine ilişkin olduğu görüldü.... müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defter ve kayıtlarına göre (Talimat Bilirkişi Raporu); Davacının, İşletme defterine tabi olduğu, defterlerine ulaşılamadığı ancak muhasebe bürosunda bulunan Bilgisayar ortamındaki kayıtlardan 2015 ve 2016 yıllarında toplamda; 69 adet fatura ile kdv dahil 317.052,00 TL. Tutarında emtia alışının olduğu, Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirketin 2015 yılı ticari defterlerinin ... esas sayılı dosyaya istinaden Mahkemeye ibraz edildiğinden inceleme ve tespit yapılamadığı, 2016-2017 yılına ait ticari defterlerinin ise, yasal süresi içerisinde açılış - kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin █████/2015 yılında başladığı, Davalı şirketçe davacıya 2015 yılında 138.470,41.-TL, 2016 yılında 246.209,88.-TL tutarında fatura düzenlediği, Davalının █████/2017 tarihi itibari ile davacıdan 71.938,70.-TL tutarında alacaklı olduğu ancak, █████/2017 tarihi itibari ile davacı borcunun kapandığı, diğer taraftan, davalı şirketçe İç Muhasebe de tutulan kayıtların USD üzerinden olduğu, davacının █████/2017 takip tarihi itibari ile, 12.550,41.-USD borcu gözüküyor ise de, davacıya düzenlenen faturaların TL olarak düzenlendiği ve davalı şirketin Resmi Muhasebe ticari defter ve kayıtlarına göre davacının cari hesap borcunun kapandığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir.Bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ticari defter ve kayıtlarına göre (Talimat Bilirkişi Raporu); Davacının, İşletme defterine tabi olduğu, defterlerine ulaşılamadığı ancak muhasebe bürosunda bulunan Bilgisayar ortamındaki kayıtlardan 2015 ve 2016 yıllarında toplamda; 69 adet fatura ile kdv dahil 317.052,00 TL Tutarında emtia alışının olduğu, Davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirketin 2015-2016-2017 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış- kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Taraflar arasında ki ticari ilişkinin █████/2015 yılında başladığı, Davalı şirketçe davacıya 2015 yılında 246.209,88.-TL, 2016 yılında 138.470,41.-TL tutarında fatura düzenlediği, Davalının █████/2017 tarihi itibari ile davacıdan 71.938,70.-TL tutarında alacaklı olduğu ancak, █████/2017 tarihi itibari ile davacı borcunun kapandığı, (Ticari Defter Kayıtları) Diğer taraftan, davalı şirketçe İç Muhasebe de tutulan kayıtların USD üzerinden olduğu, davacının █████/2017 takip tarihi itibari ile, 12.550,41.-USD borcu gözüküyor ise de, davacıya düzenlenen faturaların TL olarak düzenlendiği ve davalı şirketin Resmi Muhasebe ticari defter ve kayıtlarına göre davacının cari hesap borcunun kapandığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (...karar sayılı emsal ilamı) Somut olayda davanın, ... esas sayılı icra dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkin olduğu, takip temelinin taraflar arasındaki cari ilişkiye dayalı fatura alacağına ilişkin olduğu, ispat yükünün davalı alacaklı taraf üzerinde olduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesinde davalı alacaklı ticari defterlerinde davalı şirketçe İç Muhasebe de tutulan kayıtların USD üzerinden olduğu, davacının █████/2017 takip tarihi itibari ile, 12.550,41.-USD borcu gözüküyor ise de, davacıya düzenlenen faturaların TL olarak düzenlendiği ve davalı şirketin Resmi Muhasebe ticari defter ve kayıtlarına göre davacının cari hesap borcunun kapandığı defter kayıtlarından anlaşılmakla davanın kabulüne, takibin kötü niyetli açıldığı ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1)Davanın KABULÜ ile; ... esas sayılı icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kötü niyet tazminat talebinin reddine,2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.614,64 TL harçtan, dava açılışında alınan 170,78 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 3.732,88 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.903,66 TL harcın düşümü ile kalan 11.710,98 TL karar harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 170,78 TL peşin harç, 3.732,88 TL ıslah harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 77,00 TL tebligat ücreti, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 7,50 TL diğer giderler olmak üzere toplam 8.568,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 36.573,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 ...