Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kamu iktisadi teşekkülünün sözleşme damga vergisi ve faizini haksız zenginleşen yükleniciden rücuen tazminat olarak talep ettiği dava.
Özet: Kamu iktisadi teşekkülü olan davacı, bir ihale sözleşmesinde yüklenici davalının ödemesi gereken ihale kararı damga vergisini başlangıçta kendisinin yatırdığını, ancak davalının daha sonra mahkeme kararıyla bu bedeli davacıdan haksızca ikinci kez tahsil ettiğini iddia etmektedir. Davacı ayrıca, vergi dairesinin bu damga vergisi ve gecikme faizi nedeniyle kendisini cezalandırması üzerine, sözleşme ve kamu ihale mevzuatı uyarınca yükleniciye ait olması gereken bu toplam bedelin rücuen tazminini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; ... ihale kayıt numaralı ihale neticesinde Teşekkülün “...'ni üstlenen ... Yağı İnş. San. ve Tic. A.Ş. & ... İş Ortaklığı ile Teşekkül arasında imzalanan sözleşme ile işlerin yüklenici ortaklığa verildiğini, İlgili işe ait sözleşmedeki ihale kararı damga vergisi bedeli olan 147.615,67 TL'nin Teşekkül adına yatırıldığını ve ödeme alındı belgesinin sözleşme imzalanmadan önce Teşekküle sunulduğunu, Davalı firmanın ilgili ihaleye ait teklif tutarına dahil ettiği ve sözleşme gideri olarak ödediğini, sonrasında Teşekkülün de hak ediş ödemeleri içerisinde tekraren davalı firmaya ödenen ihale kararı damga vergisi tutarını, sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ... şikâyet itiraz yoluyla talep ettiğini, akabinde ... kararına dava açtığını, açılan davada mahkeme kararının (Ek: ... Mahkemesi 31.10.2023 tarih ve ... sayılı karar) firma lehine sonuçlanması neticesinde, ... firmaya ödeme gerçekleştirildiğini, Söz konusu ihale kararı damga vergisiyle ilgili olarak mahkeme kararı neticesinde ... 29.12.2023 tarih ve 627015 sayılı yazısı ile Teşekkül aleyhine 147.615,67 TL damga vergisi aslı ve 91.571,31 TL gecikme faizi cezası kesildiğini, damga vergisi tutarı ve fer'ileri olarak toplam 239.186,98 TL'nin ... hesabına Teşekkül tarafından vadesinde ödendiğini, ... 29.12.2023 tarih ve ... sayılı yazısının davalı firmaya 08.01.2024 tarih ve ... sayılı yazı ekinde gönderildiğini (Ek: İlgili tüm yazışma ve ödeme belgeleri), ancak bugüne kadar davalı firma tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, Davalının, sözleşme ve eki ihale dokümanlarına aykırı olarak ihale damga vergisini ilgili vergi dairesinden tekrar iade alarak haksız zenginleştiğini, Teşekkülün, 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olarak kurulmuş, sermayesinin tamamı devlete ait kamu iktisadi teşekkül olduğunu, Teşekkülün mal alımı, hizmet alımı, yapım ve satın alımı işlerinin 4734 ve 4735 sayılı kanunlar ve ikincil mevzuat hükümlerine göre yürütüldüğünü, Kamu İhale Genel Tebliği 78.30. maddesinde; “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin teklif bedelleri varsa yüklenici kârı ile aşağıdaki bileşenlerden oluşur: ç) Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler: İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri. (...) Sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir.” denilmekte olduğunu, Teşekkül ile davalı firma arasında imzalanan ve ekte sunulan sözleşmenin “Sözleşme Bedeline Dahil Giderleri” başlıklı 7. maddesi; “Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dâhil) yerine getirilmesine ilişkin her türlü ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri ile idari şartnamenin 25. maddesinde belirtilen her türlü işçilik, yemek, yol giderleri yüklenici tarafından karşılanacak olup, teklif fiyatına dâhil edilecektir, sözleşme bedeline dahildi İlgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak Katma Değer Vergisi, sözleşme bedeline dâhil olmayıp, İdare tarafından yükleniciye ödenecektir.” Kamu İhale Kurumunca hazırlanan ve Teşekkülün ihalelerinde kullanılan Tip İdari Şartnamenin “Teklif Fiyata Dâhil Olan Giderler” başlıklı 25.1. maddesi: “Sözleşmenin uygulanması sırasında ilgili mevzuat gereğince yapılacak işçilik, yemek, yol, sigorta, vergi, resim ve harç giderlerinin tümü, isteklilerce teklif edilecek fiyata dâhil edilecektir.” “İhalenin sözleşmeye bağlanması” başlıklı 44. maddenin 6. bendi “Sözleşmenin imzalanmasına ilişkin her türlü vergi, resim ve harçlar ile diğer sözleşme giderleri yükleniciye aittir.” şeklinde olduğunu, Yukarıda verilen Kamu İhale Mevzuatı kapsamında Teşekkülce vergi dairesine beyan edilip ödenen ihale kararı damga vergisi, ihale yaklaşık maliyet tablosunda; %4 sözleşme gideri ve genel giderler içerisinde 147.615,67 TL ihale kararı damga vergisi olarak yer aldığını, Teşekkül ile davalı firma arasında imzalanan sözleşme dikkate alındığında, idari şartnamenin ilanından sonra firmalar tarafından sunulan birim fiyat teklif mektubunda, teklif fiyata dâhil olduğu belirtilen tüm masraflar göz önünde bulundurularak teklif verdiklerini, bu nedenle sözleşme gideri olarak ihale kararı damga vergisini ödeyeceğini, teklif mektubunu ve sözleşmeyi imzalayarak kabul ettiklerini, Teşekkül tarafından damga vergisinin rücuen tahsili talebiyle birtakım davalar açıldığını, mahkemelerce sözleşme serbestisi kapsamında damga vergisinin yüklenici tarafından ödenmesinin kararlaştırılabileceğinin, yüklenicilerin damga vergisini yatırması ile bu hususu kabul etmiş sayıldığının ve yüklenici tarafından yatırılan damga vergisinin iadesinin talep edilmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçeleriyle davalarının kabulüne karar verildiğini (...K. sayılı kararı, ... sayılı kararı, .... sayılı kararı), ... sayılı kararında; “..davalı tarafın ...'ne karşı Damga Vergisi Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca ihale karar damga vergisinin mükellefi olduğu, yine Damga Vergisi Kanunu'nun 24/2. maddesi uyarınca sözleşme damga vergisinden davacı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, 818 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8/3. maddesi uyarınca vergi sorumluluğuna ilişkin özel hukuk sözleşmelerinin vergi idaresini bağlamayacağı, ancak vergi idaresine karşı hüküm ifade etmeyen vergi sorumluluğunun devrine ilişkin bu tür sözleşmelerin taraflar arasındaki İç ilişkide hüküm ifade edeceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesi ve idari şartnamenin 45.5. maddesi hükümleri ile dava konusu ihale karar damga vergisi ve sözleşme damga vergisinden davacı şirketin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, dolayısıyla istirdadı talep edilen vergilerden sözleşme hükümleri kapsamında davacı şirketin sorumlu olduğu, bu kapsamda davacı şirketin ödemiş olduğu bedellerin istirdadını talep edemeyeceği, sözleşmenin anılan hükmünün genel işlem şartı niteliğinde olmadığı, ancak sözleşmenin 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı ve ifa edildiği, 6101 sayılı Yürürlük Yasası'nın 1. maddesi hükmüne göre olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye halinin mevcut olmadığı, salt genel işlem şartlarına aykırılığın ise kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.” denilmekte olduğunu, Vergi hukuku anlamında mükellefiyet Teşekkülde olsa da taraflar arasında imzalanan sözleşme ile iç ilişkide sorumluluğun yüklenici firmaya geçtiğini, aynca davalının ihale kararı damga vergisini hem hakediş bedeli içerisinde hem de vergi mahkeme kararları ile iki kez almış olmasının sözleşme hükümlerine aykınlık teşkil etmesinin yanı sıra davalının sebepsiz zenginleşmesine ve haksız kazanç sağlamasına neden olduğunu” iddia ederek, "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 239.186,98 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini” talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
2) Davalı ... Vekilinin 04.03.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, her ne kadar dava dilekçesinde akdi muhatabı olarak diğer davalı/şirketin yanında davalı olarak müvekkilini taraf olarak göstermiş ise de müvekkili, dava konusu sözleşmenin şahsi muhatabı olmadığı gibi, davacı tarafça işbu sözleşmeden kaynaklandığı iddia edilen herhangi bir ödemenin sorumlusu da olmadığını, Davaya konu; ... İhale Kayıt No.lu ihale neticesinde "... İşini" ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. & ... İş Ortaklığı'nın üstlendiğini ve "..." vergi kimlik numarasına kayıtlı iş ortaklığı ile davacı/ihale makamı arasında imzalanan sözleşme ile işlerin yüklenici ortaklığa verildiğini, dolayısıyla davacı şirket ile müvekkili davalı ...'ın şahsi olarak yer aldığı akdi ilişkinin söz konusu olmadığını, davanın muhatabı da müvekkili şahıs olmadığından haksız talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Yani ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.-... Adi Ortaklığı'nın; 13.07.2021 tarihinden itibaren ... "..." vergi kimlik numarasına kayıtlı olup ... İhale Kayıt No.lu ihale konusu iş için noter tasdikli İş Ortaklığı Sözleşmesi doğrultusunda, ortakların belirli hisse oranları ile kurulduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun (Kanun) özel borç ilişkilerini düzenleyen hükümleri ile uygulama alanı bulan adi ortaklıkların; tüzel kişiliği bulunmayan, birlikte çalışma prensibinin temel alındığı, sözleşme odaklı bir kişi birliği olarak kabul edildiğini, Kanun'un 638. maddesinin 3. Fıkrasında *..Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler...” şeklinde düzenlenmiş olup, davalı müvekkili ...'ın da iş ortaklığının ortaklarından birisi olduğunu, Dava konusu olayda ihale kararına ait damga vergisinin iadesinin adi ortaklık vergi numarası üzerinden, ortaklık hesabına yapıldığını, ihale kararı damga vergisinin mükellefinin, ihale kararında imzası olan ve herhangi bir muafiyeti bulunmayan davacı/ihale makamı olduğunu ve dava konusu ihale kararına ait damga vergisinin de verginin mükellefi olan bu kurum tarafından vergi dairesine beyan edilip öden davacı ihale makamının sözleşmesel muhatabının, ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. & ... İş Ortaklığı olduğunu ve iş ortaklığının borcundan kaynaklı olan ihtilaflarda, ortağın ancak kar payı veya tasfiye payına haciz konulabileceği dikkate alındığında, ileride yeni ihtilaflara sebep olunmaması adına davanın iş ortaklığına yöneltilmesi gerektiğini, zira arabuluculuk başvurusunda da iş ortaklığının taraf olarak gösterildiğini, davada da husumetin iş ortaklığına yöneltilmesi gerektiğini, ...'nin ... vergi numaralı mükellefi olan müvekkili davalı şahıs/şahıs firması ...'ın; davacı yanın dava konusu ettiği yapım işi sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu sözleşmenin tarafının ... vergi kimlik numaralı "... İnş. San. ve Tic. A.Ş.-..." İş Ortaklığı olduğunu, bu nedenle müvekkili davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı kurumun talep ettiği alacaklarını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacının gecikme faizi talebi ve faiz tarihi talebinin haksız olduğunu (davayı kabul anlamına gelmemek üzere), Davacı tarafın, ihale karar pulu (damga vergisi) meblağının aslı ve gecikme faizinin, ödeme tarihi itibariyle işlemiş avans faizi isteminde bulunulmasının da hukuka aykırı olduğunu, bu talebin reddi gerektiğini, zira müvekkili davalının iş ortağı olduğu ortaklığın; vergi aslının muhatabı olmaması, sözleşmenin tarafı da olmaması sebebiyle yükümlülüğünde olmayan vergi ödemesini kesinleşmiş mahkeme kararı ile iade almış oluşu sebebiyle kusuru olmadığını, dolayısıyla davacı ihale makamının kendi yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı, kendi kusurundan doğan gecikme faizi talebinin de haksız olduğunu, reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu izahlar ile haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından ödenen ihale karar damga vergisinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca delil olarak dayanılan yazışma ve sözleşme örnekleri, ödemeye dair belge, idari şartname ve diğer belgeler dosyaya sunulmuş ve yazılan müzekkereler ile temin olunmuştur.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden █████/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin, ... Mahkemesi'nin kararında damga vergisi mükellefinin ... olduğu belirtilse de taraflar arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen ve taraflarca imzalanan sözleşmenin "Sözleşme Bedeline Dahil Giderler" başlıklı 7. maddesi, sözleşmenin eki sayılan İdari Şartname'nin "Teklif Fiyata Dâhil Olan Giderler" başlıklı 25.1 maddesi ve "İhalenin Sözleşmeye Bağlanması" başlıklı 44.6 maddesi gereğince, dava konusu damga vergisini ödeme yükümlülüğü davalılara yüklendiği, davalı iş ortaklığı, teklif mektubunda ve sözleşmede yer alan tüm düzenlemeleri kabul ettiğini beyan etmiş olduğu, dolayısıyla, Davacı ...'nün ödemek durumunda kaldığı 147.615,67 TL asıl borç ve 91.571,31 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 239.186,98 TL'lik damga vergisi alacağı oluşabileceği, ...'nün 29.12.2023 tarih ve ... sayılı yazısının davalı firmaya 08.01.2024 tarih ve 997942 sayılı yazı ekinde gönderildiği, bu yazıda, ... tarafından ödenen 239.186,98 TL'nin 30 gün içinde ödenmesi ihtar eden yazının gönderildiği 08.01.2024 tarihinden 30 gün sonrası 08.02.2024 tarihi Mahkemece temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi halinde, 239.186,98 TL asıl alacak tutarına 08.02.2024 tarihinden 27.01.2025 tarihine kadar değişen oranlarda işleyen avans faiz tutarının 117.565,32 TL olarak hesap edildiğinin bildirdiği görülmüştür.
Rapor gerekçeli ve denetime elverişlidir. Rapora itiraz hukuki ağırlık taşımakla, raporun sonuç kısmındaki görüş mahkememizce değerlendirileceğinden ayrıca ek rapor alınması cihetine gidilmemiştir.
Davanın çözümü için herşeyden önce ihale kararının nispi damga vergisinin kim tarafından ödenmesi gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
488 sayılı damga vergisi kanununun 3.maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi daireler ile kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği belirtilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "II.karararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2.fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya resmi daire ve kamu tüzel kişiliğe haiz kurumların hertürlü ihale kararlarının nispi damga vergisine tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Bunun yanında davacı kurum 233 sayılı KHK'de yer verilen resmi daireler arasında sayılmadığı gibi kendi ana statüsü 3.maddesinde de kurumun bir resmi daire olmadığı, bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu belirtilmiştir. Özetlenen söz konusu mevzuat hükümleri gözetildiğinde sözleşme öncesi alınan ihale kararına ilişkin olarak ödenen damga vergisinden dolayı mükellefin davalı kurum olduğu açıktır.
Ancak kanuni yükümlülüğe rağmen sözleşmenin imzalanması sırasında davalıya ait kanuni yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirileceğine dair bir anlaşma yapılması mümkün olup bu yönde bir anlaşmanın varlığı halinde sözleşme ilişkisine dayalı olarak davalının ödediği damga vergisini davacıdan talep etme hakkı bulunabilecektir.
Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı olarak sözleşme öncesi ihale kararı damga vergisinin de davalı tarafça ödenmesinin kararlaştırıldığını iddia etmektedir. Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.30 maddesinde Personel çalıştırılmasına dayalı ihalelerde işçilik maliyetleri üzerinden hesaplanan %4 sözleşme ve genel giderler içerisinde ihale kararı damga vergisinin de yer aldığının açıkça belirtildiği görülmektedir. Bu hükmün açıkça sözleşmenin imzasından önceki döneme ait ihale damga vergisini kapsadığı anlaşılamasa da eldeki davanın ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ayrıca Türk Borçlar Kanunu 19.madde ve 13.madde kapsamında da irdelenmesi gerekmektedir.
TBK.19. maddeye göre "bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır." TBK.13.maddede "kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metni ile çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır." düzenlemeleri mevcuttur. Söz konusu hükümler gözetildiğinde öncelikle tarafların gerçek iradelerinin tespiti ve yazılı yapılan sözleşmeye rağmen tarafların yan hükümler yönünden (sözleşme öncesi ihale damga vergisinin kim tarafından ödeneceği) yönünden sözlü anlaşmaya varıp varmadıklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Kamu ihale genel tebliğinin 78.30.maddesinde ihale ve sözleşmeye ilişkin damga vergilerinin teklif veren firmaya ait olduğu düzenlenmiştir. Ancak sözleşme imzalanırken kurum adına hareket edenlerin ihale damga vergisininde davalı tarafından ödenmesi gerektiğini bildirdikleri ve davalı adına hareket edenlerin de söz konusu miktarları davacı hesabına yatırarak kabul ettikleri ortadadır. Davalının hak ediş ödemeleri ile davacı idareden ihale karar damga vergileri tahsil ettiği ve vergi dairesine ödendiği halde dava açarak ödediği verginin istirdadını sağladığı, ... ise kendisinden dava ile tahsil edilen ihale karar damga vergisini cezası ile bu sefer davacı idareden tahsil ettiği, davalının vergi dairesine açmış olduğu davada, iş bu davanın tarafları arasında ilişki konu edilmediği anlaşılmakla, davacının hak edişlerle davalı yükleniciye sonra da vergi dairesine ayrı ayrı ödeme yapması, davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin oluş şekli bu şekilde belirlendikten sonra mahkememizce davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde açık bir hüküm olmasa dahi sözleşme imzalanmadan önce, ihale damga vergisinin davalı tarafça ödeneceği konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları ve bu anlaşmanın TBK.13/1 maddesi uyarınca mümkün olduğu sonucuna varılmış, davacının esas itibariyle kendi üzerinde olan ihale öncesi damga vergisi ödeme yükümlülüğünü sözlü varılan anlaşma gereği davalıya yansıttığı ve bu haliyle ödenen damga vergisini davalıdan talep edebileceğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davacı tarafından vergi dairesine davadan önce ödeme yapılmış olduğu ve ödenen bedelin tahsili amacıyla davalı yana, ödenen 239.186,98 TL'nin 30 gün içinde ödenmesi ihtar eden yazının gönderildiği 08.01.2024 tarihinden 30 gün sonrası 08.02.2024 tarihi olduğu bu tarih itibariyle davalının temerrüdünün gerçekleştiği anlaşılmış bu tarihten itibaren avans faizi talep edilebileceği kanaatine varılarak, davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile,
239.186,98 TL'nin █████/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Bu karar nedeniyle alınması gerekli 16.338,86 TL harçtan peşin alınan 4.084,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.254,14 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 4.084,72 TL peşin, 615,40 TL başvurma harcı ile 10.240,00 TL posta-bilirkişi ücreti toplamı 14.940,12 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.800,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili Av ..., Davalı ... Vekili Av. ... 'nün yüzüne karşı, diğer davalı yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!