Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, geç ödenen faturalara ilişkin faiz alacağı uyuşmazlığının incelenerek verilen gerekçeli kararı.
Özet: Davacı, ticari ilişkiden kaynaklanan mal ve hizmet tedariki kapsamında düzenlenmiş faturaların, sipariş formlarında belirtilen 21 günlük ödeme süresine uyulmayarak geç ödenmesi sebebiyle oluşan gecikme faizi alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; dava şartı olan arabuluculuk sürecinin tamamlandığı bu davada davacı, Türk Ticaret Kanununun 1530. maddesi uyarınca davalının itirazlarının mesnetsiz olduğunu ve alacağının likit olduğunu iddia ederek, geç ödemelerden kaynaklanan faiz alacağının tahsilini ve icra takibinin devamını istemektedir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlıklarının, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiğinden uyuşmazlıklarının çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, dava niteliği gereği ticari dava olduğunu, asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, türk ticaret kanunu'nun ilgili 4.maddesi gereği uyuşmazlık nisbi ticari dava olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca; bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekmekte olduğunu, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, nitekim davaya konu icra takibinin konusu da geç ödenen faturalara ilişkin faiz alacağı olduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, TTK'nın 5/a maddesi uyarınca "bu kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünün bulunması sebebiyle arabuluculuk şartı yerine getirilmiş olduğunu, bu kapsamda ... arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, huzurdaki davayı açma zorunluluklarının doğmuş olduğunu, davalı şirketin adresi gereği ... Daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun açık olduğunu, taraflar arasında akdedilen 21.10.2022 tarihli bir sona erdirme protokolü mevcutsa da, söz konusu protokol depo kiralama hizmetine ilişkin olup takip dayanağı faturalar depo hizmetine ilişkin olmadığını, bu sebeple söz konusu protokol ve yer alan yetki şartı iş bu davada itirazın iptali istenen icra takibini ve davayı kapsamamakta olduğunu, Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatlarına göre öncelikle borçlu/davalının icra takibinde yetkiye itirazının incelenmesi gerekmekte olduğunu, bu sebeple öncelikle borçlu/davalının yetkiye itirazının kaldırılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirket ... . san. ve tic. ltd. şti ile davalı ... şirketi arasında ticari bir ilişki mevcut olduğunu, ... a.ş tarafından müvekkili şirkete gönderilen sipariş formları incelendiğinde fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde ödeneceği belirtilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödemeler belirtilen sürelerden sonra yapılmış olduğunu, bu gecikme nedeni ile gecikme faizi ödemesi de yapılmamış olduğunu, bu sebeple başlatılan ... e.sayılı icra takip dosyasına borçlu/davalı tarafın yapmış olduğu itiraz ile takip durmuş olduğunu, itirazın tarafımıza tebliğinden itibaren süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasını ikame etme zarureti doğmuş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirket tarafından sağlanan hizmet ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak, müvekkili ... ltd. şti tarafından davalı şirkete keşide edilen ve ticari ilişkiyi kanıtlayan faturalar, sevk irsaliyeleri, yazışmalar, ticari defter ve belgeler ; sipariş formları ve ödeme dekontları incelendiğinde fatura alacaklarının geç ödendiği ve bu sebeple faiz alacaklarının oluştuğu anlaşılacak olduğunu, sipariş formlarında ödemelerin 21 gün içerisinde gerçekleştirileceği de açıkça beyan edilmekte olduğunu, bu davaya konu takip bakımından ödeme süresinde yapılmamış olduğunu, itirazın yasal dayanaktan yoksun, kötünüyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirketin alacağının likit olduğunu, davalı-borçlunun itirazı tümüyle haksız, kötü niyetli ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bilirkişi marifetiyle mahallinde ve çapraz karşılaştırmalar da yapılarak incelendiğinde alacağımızın varlığı kanıtlanmış olacak olduğunu, bu anlamda davalı tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın reddini talep etmekte olduğunu, bilindiği üzere, ttk. 1530. maddesi gereği ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer olduğunu, davalı şirkete gönderilen ve itiraz edilmeyen faturaların sipariş formunda belirtilen 21 gün içerisinde ödemesinin yapılacağı belirtilmiş, bu sürede ödenmeyen faturalar bakımından TTK. 1530. maddesine uygun şekilde faiz işletilmiş olduğunu, müvekkili şirket edimini yerine getirmiş olduğunu, borçlu/lar tarafından faturalara itiraz edilmemiş olduğunu, vade tarihleri geçtiği halde ödeme yapılmamış olduğunu, TTK. 1530. maddesi uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşülmüş bulunulmakta olduğunu, ödeme tarihlerinden sonra fatura bedelleri ödenmiş olduğunu, gecikme faizleri ödenmemiş olduğunu, “... faiz, fer’i nitelikte bir alacak ise de, bunun asıl alacak davasından ayrı, başlı başına bir dava ile istenmesini engelleyen bir yasa hükmü yok olduğunu, TL alacak ile alakalı olarak tarafların tacir olması ve ticari iş niteliğinden ötürü 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesine göre ... reeskont işlemlerinde uygulanan avans faiz oranında ticari temerrüt faizi talep edilmiş olduğunu, alacaklarının likit olduğunu, bu nedenle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamını, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, bu nedenlerle; ... E. sayılı dosyasına vaki itirazların iptali ile, takibin işleyecek faiz vd. tüm fer’ileriyle birlikte; 17.594,33-TL asıl alacak ve bu alacak kesimine işleyecek faiz, diğer fer’iler ile takibin tüm masrafları yönünden ... Ltd. Şti . adına devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağı olduğunu iddia eden davacı tarafın, vade farkı talebi hakkı olduğunu ispat etmekle yükümlü olup, sözleşme gereği vade farkı talep edilemeyeceği, Mahkemece gerekli görülmesi halinde yüklü miktardaki sipariş emri ve bunlara bağlı ticari defterlerin görevlendirilecek bilirkişilerce yerinde incelenme için yetkilendirilmesi ve şirketlerinin kayıtlarının tespitini talep ettiklerini, davacı asilin, takibe konu alacakla ilgili müvekkili şirketi ibra etmiş olduğunu, eldeki takip nezdinde icra takibine dayanak faturaların temerrüt faizi iddiasına ilişkin olup, temerrüt faizi ise daha evvel kesilen başka bir faturanın zamanında ödenmemesi iddiasına ilişkin olduğunu, daha evvel tarihli bu faturaların karşılık geldiği hizmetlerle ilgili davacı asil şirketin müvekkili şirketi ibra ettiğine yönelik ekteki protokol ile ticari ilişki sona ermiş olduğunu, hizmet listesi, ibra ve feragate yönelik açık beyanlar dikkate alındığında eldeki dosyaya konu alacak iddiasının temelinden ortadan kalktığının görüldüğünü, takibe konu alacak fatura karşılığının zamanında ödenmediği gerekçesiyle açılan temerrüt faizine ilişkin ise de temerrüt hükümlerinin eldeki dosya nezdinde uygulanamayacağının açık olduğunu, davacı tarafın alacağının ne muaccel olduğunu ne de takip öncesi temerrüde düşürerek faiz hak ettiğini iddia edemediğini, bu iddiaları dahi ileri sürmeyen davacı tarafın bu yönde bir delil yahut emareyi de mahkemeye ibraz etmediğinin görüldüğünü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. vd. Maddeleri dikkate alındığında temerrüt hükümlerinin uygulamayacağı açık olduğunu, takip öncesi temerrüt için ihtarın eksikliğini bilen davacı taraf dilekçesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1530. maddesine dayanarak temerrüt faizi iddiasının gerekçelendirmeye çalıştığını, kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere mezkur hüküm mal ve hizmet faturalarına yönelik olup ayrıca somut durumlara uygulanabildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın dilekçesinde belirttiği 21 günlük vade süresinin de sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmeye göre 30 günlük olağan vade süresinin olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
-... esas sayılı icra dosyası,
-Taraf ticari defter ve kayıtları,
-Jeneratör Hizmet Alım Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin sulh protokolü,
-Bilirkişi raporu:
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı arasındaki ticari ilişkinin, davalının sunmuş olduğu muavin defter kayıtlarından 2019-2022 yılları arasında çok sayıda düzenlenmiş faturalarla devam etmiş olduğunun görüldüğü, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalıdan fatura alacağı olmadığını, ... nolu dosyasında başlatmış olduğu icra takibindeki alacağının faturaların geç ödenmesinden kaynaklı 17.594,33 TL faiz alacağı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş çok sayıda faturanın, ödemelerin birebir faturalar karşılığı olmadığı; icra takibine konmuş olan alacağın hangi döneme ait, hangi faturalardan kaynaklandığı hususunu belirleyecek belgelerin de davacı tarafından ibraz edilmediği, davacı tarafın davalıdan fatura alacağı kalmadığını belirtmiş olunmasına karşın, incelenen defter kayıtlarına göre icra takibi öncesinde bakiye 3.037.536,24 TL alacaklı göründüğü, icra takibine konmuş faiz alacağı ile ilgili ticari defterlerinde bir kayıt görülemediği; davalı kayıtlarında ise, aynı dönem için davalıya herhangi bir bakiye borcunun bulunmadığı, davalının icra takibine koymuş olduğu 17.594,33 TL faiz alacağının, hangi döneme ait hangi yıllara ait faturalardan kaynaklı olduğunun kendilerinden talep edildiği halde, hesaplayabilmek, yapılan hesaplamayı teyit edecek belgelerin bildirilmediği, davacının, davalının faturaların geç ödenmesinden kaynaklı herhangi bir alacağı tespit edilemediği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, sözleşmeye dayalı para alacağının geç ödenmesi sebebiyle davacının temerrüt faizi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Taraflar arasında █████/2022 tarihli ... imzalandığı, akabinde █████/2022 tarihli sulh protokolünün imzalandığı görüldü.
Davacı takip talebine dayanak olarak "temerrüde uğrayan alacak kalemlerinde geç ödeme yapmaktan kaynaklanan faiz alacakları" ifadesine yer verdiği, dava dilekçesi ile sipariş formunda belirtilen 21 gün içerisinde ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacaklı olduğunu iddia etmektedir.
Davalı, davacı iddialarını reddedip herhangi bir alacağın bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraflar arasında sözleşmenin varlığı ve hükümleri hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık davalının geç ödeme yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf ticari defterleri, faturalar ve sözleşmeler ile dosya kapsamı incelenmek suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporları göz önünde bulundurulmak suretiyle yapılan incelemede: davacının icra takibine konu ettiği 17.000,00 TL'lik alacağın hangi faturalardan kaynaklandığını ve hangi tarihler itibariyle temerrüt oluşup faiz işlemeye başladığının ticari defter kayıtları ile anlaşılamadığı, taraflar arasında imzalanan sulh protokolünün 3.3.maddesinde davacının "cezai şart, maddi-manevi tazminat, gecikme bedeli, faiz vs." alacaklarının kalmadığının hüküm altına alındığını, davacının tüm alacakları yönünden davalıyı ibra ettiği, ibranameye ilişkin herhangi bir davanın olmadığı anlaşılmakla subut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.594,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davalı vekili Av. ...'ün yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!