Elektrik sayaç okuma ve bildirim hizmet alım sözleşmesinin haksız feshi ile eksik ödenen hizmet bedeli alacağına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, davacı firmanın elektrik sayacı okuma ve bildirim hizmetleri sözleşmesini haksız yere feshettiği gerekçesiyle davalı şirketten ödenmeyen hizmet bedellerinin tahsilini talep ettiği alacak davasında, davacı, sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ileri sürerken; davalı, davacının edimini gereği gibi ifa etmediğini, hayali okumalarla haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ve tüm hak edişlerinin ödendiğini savunmakta; ilk derece mahkemesi ise taraflar arasındaki hizmet ilişkisini ve okunamayan ancak ziyaret edilen sayaçlar için de ödeme talep edilebileceği yönündeki yargısal içtihatları kabul etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: █████████ Esas ███████ Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili firmanın 19.02.2016 tarihinde ... ilindeki dağıtım şebekesi kullanıcıların elektrik sayaçlarının sayaç, okuma ve bildirim hizmet alımı hususlarında sözleşme imzaladığını, müvekkili firmanın sözleşmenin 5.1, 5.2, 5.3, 5.4 maddelerinde belirtilen hükümlerine göre yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ancak davalı firmanın sözleşmeyi, sözleme süresinden önce tek taraflı olarak fesh ettiğini, sözleşmenin davalı tarafça haksız yere fesh edildiğini ileri sürerek müvekkili firmanın sözleşme hükümlerine göre görevini ifa ettiği halde; davalı tarafından hizmet bedeli ödenmeyen iş ve iş bedellerinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile 50.000,00 TL'nin tahakkuk ettirilmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile; 50.000,00 TL'lik alacak taleplerini 380.067,01 TL arttırarak 430.067,01 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşme kapsamında davacının hakkettiği bedellerin kendisine ödendiğini, davacının iddiasının aksine sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğinden müvekkili şirketin zarara uğradığını, söz konusu açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hangi kalemler yönünden ne miktarda talepte bulunduğunun açık olmadığını, davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, dava konusu sözleşmenin 19.02.2016 tarihinde yapılmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teknik şartnamede, ödeme, tahakkuk şartına bağlanmış olduğunu, hal böyle iken basiretli bir tacir olan ve sözleşme hükümleri ile bağlı olan davacının tahakkuk şartının gerçekleşmediği işlerin bedelinin talep etmesi haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının edinimini gereği gibi ifa etmediğini, gerçekte okuma yapmamış olmasına rağmen hayali kayıtlar ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu nedenle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, sözleşmenin 17. Md. I fıkrası uyarınca her okuma döneminde il genelinde %92 okuma oranını tutturmak zorunda olduğunu, bu oranın %92'den fazla olması halinde prime hak kazanıldığını, bu nedenle davacı taraf gerçekte okuma yapmadığı aboneleri okumuş gibi göstererek ve hayali okumalar ve yanlış durum kodu notları ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, örneğin davacı personel tarafından iki farklı lokasyonda yarım saat ara ile not atılmış olup bu zaman zarfında o iki bölgeye ulaşımın mümkün olmadığını, yine başka bir personel 14 dakika içerisinde 72 aboneye not attığı, başka bir personel 4 dakika da 73 aboneye, diğer personel 32 dk içinde 128 aboneye not attığı, zamansal olarak bu yapılan işlemin mümkün olmayacağını, 2013 yılına kadar daire boş ve bina yıkık v.b abonelerin ve durum kodunun güncellemesini yapma yetkisinin davacı tarafa verildiğini, yine 2013 yılına kadar daire boş ve bina yıkık notlu abonelerin okuma karnesinden çıkarılan abonelerin, uygulamada çöp karne olarak diye tabir edilen kısma kaydedildiği ve bir sonraki dönem okumaya gidilmediğini, bazı abonelerde tüketim olmasına rağmen çöp karneye kaydedildiğini, bu durumun fark edilmesi ile bu izin ve yetki davacıdan alındığını ve davacıya ceza uygulandığını, davacı personeli tarafından şüpheli bulduğu durumları kaçak/usulsüz olarak bildirdiği, ... tarafından yapılan kontrollerde bu bildirilen abonelerin kaçak/usulsüz kullanım yapmadığının tespit edildiğini, kaçak kullanım olan aboneler için davacıya ödemler yapıldığını, davacı firmanın tüm hakkedişleri kabul ederek imzaladığı, herhangi bir itirazı olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, "...Davacı ile davalı arasında bir hizmet ilişkisi olduğu sabittir. Davacı hizmet veren davalıdan aldığı elektrik abonesi adres ve isimlerine eleman gönderip, sayaç okutuyor. Buna göre de hak ediş listesi hazırlıyor. Hak edişleri davalının da imzaladığı ihtilafsızdır. İmzalı olan bu hak edişlerde okunan sayaç bilgileri yer alıyor. Ancak bir şekilde kapalı olduğu, adreste bulunmadığı sebepleri ile sayaç bilgileri yer olmadığı ve raporda ''okuma notu'' olarak tanımlanan aboneler var. Davacı bu yerlere de eleman gönderdiğinden bedel talep edebileceği, yargısal içtihatlar ile tereddütsüzdür. Zira davalı tarafından imzalanan hak edişlerde bu yer alıyor. Davamızdaki farklılık bu okuma notlarına muhatap olan bazı abonelerin kuvvetle muhtemel iptal edilen abonelikler ve sona erdirilen aboneler olmasına rağmen listelerin güncellenmediği için bir sonraki dönem yeniden ''okuma notu'' muhatap olmasıdır. Bilirkişiler burada her iki tarafı güncelleme yapmadığı için sorumlu tutmuş ise de sorumluluk tespiti mahkemeye aittir, bilirkişiye bırakılamaz. Abone kaydetmek, abone listeleri güncellemek davalıya aittir. Bu nedenle davacının görevi kendisine verilecek listeye göre hizmet vermektir. Davalı bu listeyi güncellemediği için davalı sonuca katlanmalıdır. Bu nedenle birleşen kusur indirimi yapılmamış olup davanın kabulü ile 430.067,01 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili yasal süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnameye uygun şekilde düzenlenen hak edişler basiretli bir tacir olan davacı tarafından kabul edilerek imza altına alındığını ve bu hak edişler esas alınarak davacı yan faturalarını düzenlediğini, davacının hak edişlere itiraz etmediğini ve Yargıtay yerleşik içtihatları gereği bu hak edişlere bağlı haklarının düştüğü dikkate alındığında bu neden dahi tek başına açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu ortaya koyduğunu, kararın öncelikle bu sebeple kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve şartname hükümlerinde ödemelerin “tüketim tahakkuku şartına” bağlandığı açıkça düzenlenmiş olup; ilk derece mahkemesince taraflar arasında akdedilen özel hukuk sözleşmesi hükümleri incelenmeksizin, bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın ve iddialarımız karşılanmaksızın "sözleşme özgürlüğü ilkesi", "dürüstlük ilkesi" ve "ahde vefa ilkesi" de ihlal edilerek; tamamen hatalı bir sonuca ulaşıldığını, tüketici kayıtlarının güncellenmesi yükümlülüğü davacı şirkete aittir. mahkeme kararında bu hususta da hatalı hüküm kurulduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, dayanak alınan bilirkişi raporundaki tespite rağmen, ilk derece mahkemesinin müterafik kusuru değerlendirmemesi de tamamen hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki 19.02.2016 tarihli ''Sayaç Okuma ve Bildirim /Fatura Tebliğ Hizmet Alımı'' sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına ilişkindir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında, ... A.Ş.'nin ...'deki elektrik sayaçlarının, ... mevzuatına uygun olarak endekslerinin tespiti, tespit edilen endekslerin mekanik sayaçlar için manuel, elektronik sayaçlar için optik port'tan el bilgisayarına kaydedilmesi, fatura/bildirim tanzimi, müşteriye bırakılması, serbest tüketici sayaçlarının optik port'tan tespit edilmiş bilgilerinin davalı şirket bilgisayarlarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ve davalı şirkete bildirimine ilişkin █████/2016 tarihli sözleşme imzalanmış olup davacı taraf, ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen, not atılan boş bina, yıkık bina, sayaç sökülmüş, arazılı vb durumlardan kaynaklanan tahakkuk ettirilmeyen hizmet bedellerinin ödenmesi amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Talimat mahkemesi kanalıyla davacının sözleşme gereğince yapıldığı iddia edilen işlerin ayrıntılı dökümü ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup Mali Müşavir ve Elektrik Mühendisi'nden alınan █████/2021 tarihli müşterek raporda özetle;
"Tüm hakkedişlerde davacı firma olan .... Şti tarafından kaşeli ve imzalı olduğu, hakkedişlerde herhangi bir itiraz şerhi olmadığı, tüm hakkedişlerde aynı tablo kullanılmış olup, yukarıda örnek bir hakkediş incelemesi yapıldığında, yapılan hakkediş düzenlemesinin sözleşme ve teknik şartname esaslarına uygun olduğu,
2 Klasör dosya kapsamında yukarıda tanımlamaları verilen iş ve işlemler ile ilgili olarak dosya içeriğine sunulan 1,2,3......24 no.lu hakkedişlerde, “not atılan” aboneler olarak listelerde yer aldığı, hakkedişlerde bu not atılan abonelerin sayısı her bir abone grubu için ayrı ayrı toplam miktarı listelerde gösterildiği, not atılan aboneler için yükleniciye herhangi bir ödeme yapılmadığı, hakkediş listelerinde not atılan abonler için ödeme yapılmadığı gibi, bu not atılan aboneler için bir bedel ödenmediği için yüklenici firma tarafından herhangi bir itiraz kaydı olmadığı tespit edildiği, not atılan abonelerin dönemsel olarak yukarıda tablo halinde verilmiş olup, hakkedişler içerisindeki okuma listeleri incelenmiş olup, “not atılan” abone olarak her bir dönem için yukarıda ayrıntılı miktarlar verilerek değerlendirildiği, not atılıp' da fatura edilmeyen abonelerin dönem birim fiyatları ile çarpılması sonucu toplam tutarın KDV Dahil 430.067,01TL olduğu hesap edildiği, bu not atılan aboneler ile ilgili olarak dava dosyasına sadece hakkedişlerde toplam miktarlar verilmiş olup, mahkemenin vermiş olduğu yetkiye istianeden şirket ofisinde yapılan incelemede kağıt ortamında tutanak olmadığı, dijital olarak verilerin saklı olduğu, bu dijital veriler üzerinde bildirildiği, yapılan incelemede “not atılan” aboneler ile ilgili her bir abone grubu için ayrı ayrı yapılan işleme ilişkin kod numarası verildiği, bu her bir dönem için not atılan abone sayıları ile hakkediş listelerinde verilen toplamı miktarlar ile uyumlu olduğu tespit edildiği, not atılan abonelerin dönemsel olarak incelendiğinde ise çoğu abonede aynı not kodu tekrar etmiş olduğu görüldüğü, bu durum davacı ve davalının abonelerde gerekli güncellemeleri sisteme işlemediğinden kaynaklı olduğu görüldüğü, hakkediş döneminde davacı ve davalı bu not atılan aboneler için davalı taraf bir ödeme yapmadığı gibi, davacı tarafta herhangi bir talepte bulunmadığından işin süresi boyunca gerekli güncellemelerin, eksik yapılmasına bağlı olarak, okuma yapılmaması listede kayıtlı abonelere tekrar okuma için personel gittiği ve yine aynı aboneye aynı not atıldığı belgeler üzerinden tespitle değerlendirildiği, dolayısıyla yukarıda hesap edilen bedelin oluşmasında davacı ve davalının müteferrik kusuru olduğu" yönünde sonuç ve kanaate varılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.maddesinde; "Sözleşme konusu iş; ... ... ilindeki elektrik sayaçlarının, ... mevzuatına uygun olarak endekslerinin tespiti, tespit edilen endekslerin mekanik sayaçlar için manuel, elektronik sayaçlar için optik port ile el bilgisayarına kaydedilmesi, fatura/bildirim tanzimi, müşteriye bırakılması, serbest tüketici konumundaki müşteri sayaçlarının her ayın biri ile onu (1-10 arası) optik port ile tespit edilmiş bilgilerinin şirket bilgisayarlarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ve şirkete bildirimine ilişkin işlerdir." şeklinde tanımlanmış, 9.maddesinde sözleşmenin ekleri açıklanarak, 9.2. maddesinde "1-Sözleşme ... 4-Teknik Şartname, ... 6-Hizmet İşleri Genel Şartnamesi" şeklinde sıralama ile ihale dokümanını oluşturan belgeler arasında öncelik sırası gösterilmiştir.
Sözleşmenin eki niteliğinde olan 3 "El Bilgisayarı / Ekdeksör İle (GPRS) Endeks Okuma Ve Fatura / İhbarname Dağıtım Hizmet Alımının 3. Şahıslara Yaptırılmasıyla İlgili Teknik Şartnamenin 2. maddesi; "Şirket tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmekle bereber endeksinin; enerji kullanım yeri boş, yıkık, enerji kullanıyor - sayaç arızalı, enerjisi herhangi bir sebepten dolayı kesik, sayacı sökülmüş, aboneliği iptal edilmiş, enerji tüketimi
yok v.b. gibi nedenlerle okunamaması halinde yukarıdaki konularda bu tür abonelerle ilgili bilgiler akabinde şirket tarafından tekrar kontrol edilerek yüklenici ile birlikte güncelleştirilecektir.
Şirket tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmekle bereber endeksinin; abonenin sayacı kapalı yerde okunamıyor, abone evde bulunmuyor, abonenin bahçesinde köpek var, girilmiyor v.b. gibi, nedenlerle okunamaması halinde ... Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca
yüklenicinin kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (boş ihbarname) ile aboneden sayaç değerini tespit ederek şirkete bildirilmesini isteyecektir. Ancak bu endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlemesi halinde yükleniciye uygulama yılındaki ana hizmet bedeli ödenecektir. Tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Abone tarafından endeksin işletmeye bildirilmemesi ve sonucunda tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre davalı şirketin durum kod ve kaçak bildirimlerini tutanağa ve tahakkuka bağlaması şartı koyulmuştur. Bu itibarla tutanağa ve tahakkuka bağlanmayan işler için davacının hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Yine sözleşmenin eki niteliğinde olan hizmet işleri genel şartnamesinin "Hakedişler ve Ödeme" başlıklı Yedinci Bölümünde, "Hakediş Ödemeleri" başlıklı 42.maddesi; "... Yüklenicinin geçici hakedişleri, itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de Hakediş Raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "İdareye verilen ........tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır.
Her hakediş tutarına, eğer sözleşmede öngörülmüşse eklenecek miktar dahil edilir. Bulunan miktardan, bir önceki hakediş tutarı çıkarılarak bulunan miktara, ilgili mevzuata göre hesaplanacak Katma Değer Vergisi (KDV) eklenir. Bu miktardan sözleşmede yazılı kesintiler, varsa yüklenicinin idareye olan borçları ve cezalar ile kanunen alınması gereken vergiler kesilir. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır..." hükmünü haizdir.
Aynı ihtilaf konusuna ilişkin, davalı tarafın ...A.Ş. olduğu bir davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı; "... Taraflar arasındaki Sözleşmenin eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla.” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici arasında delil sözleşmesi niteliğinde olup hakedişlere itirazın ne şekilde yapılacağı açıkça düzenlendiğinden belirtilen usule uygun olarak itiraz edilmediği takdirde geçici hakedişler hizmet veren açısından kabul edilmiş sayılacaktır.
Somut olayda, davacı tarafından bu hakediş raporlarına Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde gösterilen şekilde itiraz edilmediği tespit edildiğine göre söz konusu hakedişlerin kesinleştiği davacının bu bedelleri talep edemeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. ..." şeklinde karar verilmiştir.
Yine davalı tarafın... A.Ş. olduğu bir davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararında, davalı tarafın ... A.Ş. olduğu bir davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı kararında da Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesine gereğince davanın reddi gerektiğine işaret edilmiştir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin █████████ E., █████████ K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. █████████ K. sayılı ilamları ile de aynı yönde karar verilmiştir.)
Somut dosya incelendiğinde ise; sözleşmenin eki niteliğinde olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42.maddesinde belirlenen usule göre davacı tarafça hakedişlere itiraz edilmediğinden hakedişler kesinleşmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre davalı şirketin durum kod ve kaçak bildirimlerini tutanağa ve tahakkuka bağlaması şartı koyulmuş olup bu itibarla tutanağa ve tahakkuka bağlanmayan işler için davacının hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmadığı gibi Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42.maddesi uyarınca, davacı tarafça hakedişlere süresi içerisinde itiraz ileri sürülmediğinden hakedişlerin davacı tarafça kabul edildiği, emsal mahiyette Yargıtay ilamları da nazara alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yanılgı ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL ANADOLU .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarihli ve 2018/... Esas 2022/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar kanunu uyarınca yatırılan 7.344,47 TL harçtan (853,00 TL peşin harç+6.490,59 TL ıslah harcı) alınması gerekli 732,00 TL karar ilam harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.612,47 TL harcın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca taraf yararına AAÜT uyarınca 68.810,72 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
İstinaf giderleri yönünden;
1-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan 7.344,47 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL karar harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.612,47 TL harcın ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70.TL istinaf başvuru harcı, 732,00 TL karar harcı ile 72,00 TL posta masrafı istinaf yargılama gideri toplamı 1.024,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas ███████ sayılı kararı uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!