İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödenen tazminat ve yargılama masraflarının zorunlu trafik sigortası kapsamında sigortalı sürücü tarafından sigorta şirketinden rücuen talep edildiği dava.
Özet: Bir trafik kazası sonucu üçüncü kişiye ödenen maddi ve manevi tazminat bedellerini karşılamak zorunda kalan davacı, zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında sigorta şirketinden 24.519,22 TLlik rücuen tahsilat talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi ise, davacının başvurusunun usuli eksiklikler içerdiğini, sigortalı sürücünün kusursuz olduğunu, sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu ve olası tazminattan SGK ödemelerinin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı ...'in ... plakalı aracı, kaza tarihinde geçerli olan zorunlu trafik sigortası kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanmıştır. 17.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında küçük ... yaralanmış, bunun üzerine çocuğun anne ve babası davacı sürücü aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmıştır. Dava ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülmüş ve sigorta şirketine ihbar edilmiştir. Sigorta şirketi de davayı vekili aracılığıyla takip etmiştir. Yargılama sonucunda mahkeme, davacının 5.744,96 TL maddi tazminat, 5.744,96 TL vekâlet ücreti ve 5.092,66 TL yargılama gideri ödemesine karar vermiştir. Kararın kesinleşmesinin ardından ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Davacı, sigorta şirketine gerekli bildirimleri yaparak söz konusu bedellerin poliçe kapsamında ödenmesini talep etmiş ancak sigorta şirketi herhangi bir ödeme gerçekleştirmemiştir. Bunun üzerine davacı, icra takibinin yarattığı cebri icra baskısı altında toplam 24.519,22 TL ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Bu tutar; maddi tazminat, vekâlet ücreti, yargılama giderleri, işlemiş faiz, icra vekâlet ücreti ve icra masraflarından oluşmaktadır. Yapılan tüm ödemelere ilişkin belgeler sigorta şirketine iletilmiş olmasına rağmen davacının zararı karşılanmamıştır. Davacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında meydana gelen rizikonun gerçekleştiğini, zarar gören üçüncü kişiye ödenen bedellerin sigorta teminatı kapsamında olduğunu ve sigorta şirketinin bu zararları karşılamakla yükümlü bulunduğunu ileri sürmektedir. Sigorta şirketi, tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiş ise de davacı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, ulaşım giderleri, bakıcı giderleri ve benzeri kalemler bakımından sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini belirtmektedir. Bu görüşünü Yargıtay kararları ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarıyla desteklemektedir. Davacı ayrıca, sigorta şirketine 22.08.2025 tarihinde gerekli başvuruları yaptığını, tüm belgelerin 25.08.2025 tarihinde şirkete ulaştığını ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenle şirketin 05.09.2025 tarihinde temerrüde düştüğünü ifade etmektedir. Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak süreç anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Sonuç olarak davacı, mahkeme kararı ve icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı toplam 24.519,22 TL'nin zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsilini, ayrıca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep etmektedir...” şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davalı ... Sigorta A.Ş., öncelikle davacının dava dilekçesine eklediği tüm delillerin kendilerine tebliğ edilmesi gerektiğini, aksi halde savunma haklarının kısıtlanacağını ileri sürmüştür. Şirket, davanın usulden reddi gerektiğini savunarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine eksiksiz başvuru yapılmasının zorunlu olduğunu, davacının eksik evrakla başvurduğunu ve bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini iddia etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle sigorta şirketinden tazminat talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Kusur durumunun mevcut dosya kapsamındaki belgelerle belirlenemeyeceğini, bu nedenle Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ile Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. Davalı şirket ayrıca, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, olası bir sorumluluğun ancak 4 Aralık 2021 tarihinde yürürlüğe giren yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları çerçevesinde değerlendirilebileceğini ileri sürmüştür. Bu kapsamda sağlık giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketinin bu kalemlerden sorumlu tutulamayacağını savunmuştur. Davacı tarafından sunulan sağlık raporlarının hükme esas alınamayacağını, maluliyet oranının ancak iyileşme süreci tamamlandıktan sonra Adli Tıp Kurumu tarafından ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ayrıca, tazminat hesaplaması yapılacaksa SGK tarafından yapılan veya ileride yapılacak ödemelerin dikkate alınması ve davacıya sağlanan tüm sosyal güvenlik kazanımlarının tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini savunmuştur. Bunun yanında, ilgili ceza davasının bekletici mesele yapılmasını ve tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığı aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiler tarafından yapılmasını talep etmiştir. Faiz yönünden ise sigorta şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşmediğini, bu nedenle sorumlu tutulması halinde ancak dava tarihinden itibaren ve yalnızca yasal faizden sorumlu olabileceğini ileri sürmüştür. Sonuç olarak davalı sigorta şirketi; öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise kusur, maluliyet ve zarar durumunun uzman bilirkişiler tarafından yeniden değerlendirilmesine, SGK tarafından yapılan ödemelerin tazminattan düşülmesine ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını...” şeklinde talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamına ilişkin kesinleşme şerhinin gönderilmesi için yazılan müzekkere cevabı dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya sigorta bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasının poliçe süresi içinde gerçekleştiği, sürücünün tam kusurlu olduğu ve bu kusurun kesinleşmiş yargı kararı ile sabit bulunduğu, tedavi giderlerinin kaza ile doğrudan illiyet içinde olduğu ve ... poliçesi kapsamında bedeni zarar niteliği taşıdığı, İcra, yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi fer’i alacakların asıl tazminata bağlı olarak sigorta sorumluluğu kapsamında değerlendirilebileceği, dosyada yer alan toplam 24.519,22 TL ödemenin poliçe teminatı kapsamında kaldığı, sigorta şirketinin ... poliçesi kapsamında tazmin yükümlülüğünün bulunduğu, ödenen bedellerin teminat dahilinde değerlendirilebileceği teknik kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın, davacının ... plakalı araç ile dava dışı...'a çarpması nedeniyle ... ve ona velayeten ... ve ...'a ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ... Esas, ...sayılı ilamı uyarınca ödemek zorunda kaldığı maddi tazminatın poliçe kapsamında davalıdan rücuuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı ...'in ... plakalı aracının, kaza tarihinde geçerli olan zorunlu trafik sigortası kapsamında ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğu, 17.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında küçük ... yaralandığı, bunun üzerine çocuğun anne ve babasının davacı sürücü aleyhine ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas maddi ve manevi tazminat davası açtığı ve dava neticesinde davacının, dava dışı mağdura toplam 24.519,22 TL ödemesine karar verildiği (manevi tazminat talepleri dışında) ve kararın kesinleştiği, davacı tarafın anılan ilam uyarınca ödeme yaptığı, █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasının poliçe süresi içinde gerçekleştiği ve sürücünün tam kusurlu olduğu ve bu kusurun kesinleşmiş yargı kararı ile sabit bulunduğu, yine sigorta şirketinin ... poliçesi kapsamında tazmin yükümlülüğü bulunduğu, ödenen
bedellerin teminat dahilinde anlaşıldığından davanın kabulüne, 24.519,22 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-24.519,22 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.674,91 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.059,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 24.519,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 740,40 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 7.971,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!